Hoca Efendi

8,0/10  (1 Oy) · 
1 okunma  · 
1 beğeni  · 
434 gösterim
Erol Toy Hocaefendi'de, bir köy imamının, üç yıllık köy okulunu bitiren yetenekli oğlu Meto ekseninde, samanın altında yürüyen suyun öyküsünü anlatıyor.

Bir çocuğun adeta zorla tırmandığı kürsünün, tarikat kanadıyla uçunca, hangi gök kubbelerin doruklarında dolaştığını anlayacak; öncüllerinin gördüğü ama onun gerçekleştirdiği düşlerin güncel sonuçlarını yorumlayacak; Cumhuriyet altyapısında yumak yumak sarılan, iplik iplik örülen bir gerçeğin gizeminde gezinecek; gizliliğin kazandığı gücü tanıyıp yaygınlaşma yöntemlerini görecek ve günden güne etkinlik kazanması gerçeğiyle baş başa kalacaksınız.

Böylece azınlığın, teknik ve teknolojik bilgiden hangi bağlantılarla, nasıl yararlandığını; sızma ve sızıntılarının devlet aygıtına eklemlenmesindeki koruyucu meleklerin kimliğini; himaye görenlerin, gösterenleri neden horladığının gizini çözeceksiniz.

Camilerle minarelerde, avlularla evlerde, saf manevi değerlerle başlayan hak aşkının, maddi güçle ete kemiğe bürünen bir dünya projesine nasıl dönüştüğünü merak ediyorsanız, Hocaefendi'yi okumalısınız.
(Tanıtım Bülteninden)
  • Baskı Tarihi:
    Haziran 2011
  • Sayfa Sayısı:
    342
  • ISBN:
    9786055525668
  • Yayınevi:
    Cumhuriyet Kitapları
  • Kitabın Türü:
M.Ali BARAN 
 05 Nis 15:02, Kitabı okudu, 10 günde, Beğendi, 8/10 puan

Romanı iki bölüm olarak ele alabiliriz.
Birinci bölüm: Zeynep öğretmen ve Anadolu köylüsünün hikayesi.
1945’li savaş yılları, Ülke Kurtuluş Savaşı vermiş, insanlar yorgun ve bitik durumda halk eldekini avucundakini savaşta kaybetmiş. Ülkede yoksulluk hat safhada, ülke ikinci bir savaşa henüz hazır değil. Ülkenin kalkına bilmesi için sanayi devrimine ihtiyaç var. Bu yüzden ülkede okuma yazma seferberliği ilan edilmiş ülkenin doktor, mühendis, öğretmen ve okur yazar insana ihtiyacı var. O dönemlerde eğitim enstitüleri yeni kurulmuş. ilk mezun öğretmenler ülkede okuma seferberliği için yurdun değişik yörelerine devlet tarafından görevlendirilmiş. Zeynep öğretmende onlardan sadece bir tanesi. Zeynep öğretmen atandığı köy ilköğretim okulunu, köy halkının da yardımıyla onararak eğitime hazır hale getiriyor. köyde okuma yazma bilmeyen çocukların okula gidebilmesi için gerekli devlet görevlileri ve köy muhtarı ile koordineli çalışarak köydeki okuma bilmeyen çocukların kayıtlarını zabıt altına alarak köyde okuma faaliyetlerini hayata geçiriyor

İkinci bölüm ise: Köy imamı ve küçük oğlu, Metonun hikayesi..
Köy imamının üç yıl köy okulunu giden babasının tayini nedeni ile okulu yarıda bırakan küçük oğlu Meto babası tarafından imam olabilmek ve dini eğitimini artırabilmek için, ilçede tanıdığı Mustafa hocaya emanet edilir. Bu Meto’nun geleceği için iyi bir aşamadır. Mustafa hoca Meto’yu ilçede bir medreseye yerleştirir. Eksik kalan dini konularda eğitimini tamamlaması için değişik hocalardan eğitim aldırır. Meto bu zaman zarfında çok çalışır hocalarının gözüne girer ve hocaların takdirini kazanır. Dini eğitimin sonunda Meto imam olamaz. İmam olabilmesi için yarıda bıraktığı okulu bitirmesi ve diploma alması gerekmektedir. Hocasının yardımıyla dışarıdan sınavlara girerek yarım bıraktığı eğitimi tamamlar ve imam olmaya hak kazanır. Mustafa hocası onu Sait Nursiyi ziyarete götürür ve onunla tanışmasına vesile olur . Meto daha sonra Sait Nursi tarafından sınava tabi tutulur sınavı başarı ile geçer ve veliaht (halef) ilan edilir. İmam olarak yurdun değişik bölgelerinde tarikata hizmet eder. Romanda Devlet kurumları içine sızmış tarikat ve cemaat üyesi dinci İslami kesimin, Cumhuriyet rejimini yıkmak için, nasıl örgütlendikleri. Bu alanda faaliyetlerini sürdürebilmek için, kuran kursları, imam hatip okulları ve kendi yürüttükleri faaliyetlerine ait yararlı dernekleri nasıl oluşturdukları, bilim ve teknolojiden yararlanmak için dış güçlerden nasıl yardım aldıkları ayrıntılı olarak anlatılmıştır. Yazarın roman kurgusunda Meto adını verdiği ve onun hayatından kesitler verdiği roman kahramanı Metullah Hoca efendinin asıl isminin Fethullah GÜLEN olduğudur.
Romanda geçen faaliyetler, bu günkü durumla bire bir ölçüşmektedir. Güzel bir roman okuyucuya tavsiye ederim.

Kitaptan 3 Alıntı

M.Ali BARAN 
05 Nis 13:51, Kitabı okudu, İnceledi, Beğendi, 8/10 puan

‘’ Hiçbir eğitmen eğittiğinden kopmaz, kopmamalı. Eğitim sevgiye ve güvene dayanır. Boşluk olursa güven sarsılır, genişledikçe edinilen unutulur, öğrenilen yiter,’’ demişti. Gerekçesi unutmayan belleğiydi.

Hoca Efendi, Erol Toy (Sayfa 164)Hoca Efendi, Erol Toy (Sayfa 164)
M.Ali BARAN 
05 Nis 13:53, Kitabı okudu, İnceledi, Beğendi, 8/10 puan

Kişi damından, ana babasından kopanda gurbettedir. Ve gurbet çok büyük mekteptir. En bir cahile insanlığı, sevgiyi, dostluğu, olmadı düşmanlıkla kavgayı, dahası yek başına ayakta kalmayı öğretir

Hoca Efendi, Erol Toy (Sayfa 224)Hoca Efendi, Erol Toy (Sayfa 224)
M.Ali BARAN 
05 Nis 13:51, Kitabı okudu, İnceledi, Beğendi, 8/10 puan

Ben senin kadarken büyük harp yeni bittiydi. Her harpte olduğu gibi oda köyde, ne ekmeklik bir dane, ne bineklik, ne süreklik ne yemeklik hayvan bırakmıştı.
Ardından İstiklal harbi geldi.
Adı üstünde oda harp!. Her harp gibi kıyım ve kırım.
Küpte kilerde, torbada sepette, teknede senitte kalanı da o kazıdı..

Hoca Efendi, Erol Toy (Sayfa 89)Hoca Efendi, Erol Toy (Sayfa 89)