Hoşça Kal Diyarbakır

7,0/10  (2 Oy) · 
13 okunma  · 
2 beğeni  · 
541 gösterim
Yılmaz Odabaşı, Diyarbakır'la hikâyesini, Diyarbakır'la derdini, Diyarbakır'la aşkını anlatıyor bu kitapta.

Bağlar küçelerindeki yoksul çocukluğun hergele neşesinden, ilk aşklardan, mahrumiyetlere, baba zulmüne... Mehdi Zana'nın belediye başkanı seçilişinden Diyarbakır Askerî Hapishanesi'ne, olağanüstü hal koşullarında dergicilik, gazetecilik deneyimine... İlk şiirler, ilk ödüller... Kürt özgürlük hareketindeki büyük fedakarlıklar, öte yandan insanı örseleyen değer bilmezlikler...

Bir insanın bir şehirle nasıl yoğrulduğunun hikâyesi... Bir tür karşılıksız aşk hikâyesi...

"Ben ki Diyarbakır'a her gelişimde yeniden gitmek zorunda kalan, gittikten sonra bir biçimde yeniden dönen ve nereye gitse gözü hep şehrin gözlerinde, gönlü hep bu şehrin gönlünde asılı kalan bir adam olmuştum... Kırılıp dökülüp, itilip, dağılıp hep naçar kaldığım bu şehrin kapılarına dönüp dönüp hep arsızca yüz süren bir aşıktım çünkü ben. Yıllar usanmış, ben usanmamış, hiç iflah olmamış, arlanmamıştım.
(Tanıtım Bülteninden)
  • Baskı Tarihi:
    Kasım 2013
  • Sayfa Sayısı:
    262
  • ISBN:
    9789750512858
  • Yayınevi:
    İletişim Yayınevi
  • Kitabın Türü:

Kitaptan 1 Alıntı

Hep "herkesin bir kenti var" derdim; hep öyle derdim ve dünyanın neresine gitsem,kalbimin bir kıyısında adınla giderdim.
Fakat ne Diyarbakır,ne yar beni anlamayınca,bildim ki herkesin "bir kenti" değil, "bir kendi" vardır.Bu dünya ki bizim büyük yalnızlığımızdır ve aslında herkesin bir "kendi" vardır.
Belki de Diyarbakır,hiç benim şehrim olmamıştır; belki de sadece ben hep öyle sanmışımdır.Belki de ben,öyle çekilmiş bir diş gibi kalmışımdır. Çekilmiş bir diş gibi Diyarbakır'dan...

Hoşça Kal Diyarbakır, Yılmaz Odabaşı (Sayfa 244)Hoşça Kal Diyarbakır, Yılmaz Odabaşı (Sayfa 244)