Hüzün ve Tesadüf

6,5/10  (11 Oy) · 
50 okunma  · 
7 beğeni  · 
1.061 gösterim
Şiirsel, kısa hikayeler. yer yer şaşırtıcı, insanı gülümseten, hüzünlendiren, yaşamın ayrıntıları. Az sözle çok şey anlatan öyküler. Lirizm. Klasik paragraf analyışı yok, serbest şiir dizilişinde cümleler…

Yazarın bu eserinde çok kısa metinlerden oluşan bir bölüm ile uzun metinleri kapsayan ikinci bir bölüm vardır.

Eserde şu hikâyeler yer alıyor: Seyfettin'i Severdik, Mahzun Mücahit, Bir Şey Yap, Su Sesi, Uysallığın Lüzumu Yok İsyanın Sırası Değil, Masal ve Rüya, Tâciser'in Şiiri,Hikâye, Bahar Dalı, Yürüyen Hüküm, Hikâye, Aheste Beste, Kambur Hafız ve Minare, Hüzün ve Tesadüf , Karakoncolos, Dürbünlü Çiçek, Mevzu Derin, Uç Selahattin Uç.
  • Baskı Tarihi:
    Ekim 2007
  • Sayfa Sayısı:
    90
  • ISBN:
    9789757032533
  • Yayınevi:
    Dergah Yayınları
  • Kitabın Türü:
Mehmet Güner 
04 Ara 2015, Kitabı okudu, 3 günde, 3/10 puan

Ey Mustafa Kutlu eserlerine bayılan kitap sever. Bu kitabı okuyup da yazara olan sempatini kaybetme. En iyisi mi bu kitabı eline bile alma.
İyi de neden üç yıldız verdin diyenlere...
Yazarın isminin o kadar da hatrı olsun....

Gelen bir pasaj üzerine merak edip okudum. Yürüyen hüküm en beğendiğim bölümdü. Beklentilerimi karşılamadı ama bol betimleme seven okurlara bu kitabı tavsiye edebilirim.

Polat S. 
06 Mar 2015, Kitabı okudu, Puan vermedi

Hüzün ve Tesadüf Mustafa Kutlu'nun deneme tarzında yazılmış olan kısa anlatılarının bir bütünüdür.Yazar bu kitabında yine doğal, içinden geldiği gibi adeta okurla sohbet eder tarzında anlatılarını oluşturur.Okuru şahıslarla, yakın geçmiş zamanın gelenekleriyle, akıp giden zamanla birlikte değişen teknoloji karşısında; bireyin geçmişe duyduğu özlemle yüzleştirir.

Fadime Ş.S. 
03 Ara 16:39, Kitabı okudu, 1 günde, Beğendi, 10/10 puan

Kitap yazarlığı için adım atmak istiyordum. Nasıl başlamam gerektiğini düşünürken bu kitabı okuduktan sonra fikir bombardımanına tutuldum. Çevremde herşey hikaye, yeter ki sen yazmayı betimlemeyi anlatmayı bil :) :)...

merve aslan 
27 Nis 10:23, Kitabı okudu, 1 günde, Beğendi, 10/10 puan

Bir solukta okudum.Seyfettin'i severdik bölümü çok güzel. Vesilen ile bizde tanıdık Seyfettin'i bizde pek sevdik. Teşekkürler Mustafa Kutlu.

Kitaptan 6 Alıntı

Masallara boşverdiğimiz günden bu yana rüya göremez olduk... İp koptu, zaman uçtu, hayat köşe bucak bir yerlere saklandı... Uykularımız kabuslarla donatıldı... Aydınlık bir yüz gördüğümüzde ilk aklımıza gelen cümle
“Sırıtma lan” oluyor...

Hüzün ve Tesadüf, Mustafa KutluHüzün ve Tesadüf, Mustafa Kutlu

Türü tükenmekte olan kuşların tüyü yolunuyor. Çifte yataklar büyüye büyüye bir halı saha genişliği kazanıyor, tarihin derinliklerinden atlas yorganlar, diba çarşaflar, zümrütlere bulanmış gece lambaları çıkarılıyor. Uzay teknolojisi cep telefonu ile işini ve eşini arayanlara bütün imkânlarını sunuyor. Otelde istihdam edilmek üzere cins-i latif cinsinden, her deri ve renkten isteklilere güzellik yarışmaları yapılarak istikbal hazırlanıyor. İstikbal, şu mabadı kavanoz olan dünyada arabı gülenleri sırıtarak kucaklıyor. Koyu takım elbiseli, papyon kravatlı, ayakkabıları cilalı beyler; kollarında tüyden hafif sevgilileri ile Limuzinlerin kapılarına doğru yürüyüş dersi aldıklarını belli ederek yürüyorlar. Galiba opera dinleyecek veya bale seyredecekler.

Hüzün ve Tesadüf, Mustafa KutluHüzün ve Tesadüf, Mustafa Kutlu

Sırıtma lan!
Masallara boşverdiğimiz günden bu yana rüya göremez olduk. İp koptu, zaman uçtu, hayat köşe bucak yerlere saklandı. Uykularımız kabuslarla donatıldı. Aydınlık bir yüz gördüğümüzde ilk aklımıza gelen cümle ''Sırıtma lan'' oluyor.

Hüzün ve Tesadüf, Mustafa Kutlu (Sayfa 27 - Dergah)Hüzün ve Tesadüf, Mustafa Kutlu (Sayfa 27 - Dergah)

Kimin hükmü yürüyor? Bu sahneyi kim tasarladı? Kim aldı bu kararı? Bu asfaltlardan kimler geçecek, bu yataklarda kim yatacak?
Şair mi? Filozof mu? Silahına sarılıp sipere uzanmış yatan asker mi? Şalteri indiren işçi, önünü ilikleyen bölge müdürü mü? Çoban veya gardiyan mı?
Nerede olduğunu kimselerin bilmediği düğmeye kim basacak?
Bu beyhude soruları kim soruyor?
Vâiz nerede?
Nerede hesap pusulası? Çimenler üzerinde parıldayan gözyaşları kimin?

Hüzün ve Tesadüf, Mustafa KutluHüzün ve Tesadüf, Mustafa Kutlu

YÜRÜYEN HÜKÜM

Kimin hükmü yürüyor?
Ney ve tamburun, fırça ve tezhibin, kemanların, çizgilerin, bestelerin hükmü değil herhalde. Bunlar yürüyen hükmün geçtiği mekânları süslüyor, zarif esintiler, âhenkli görüntüler sağlıyor. Göl kenarında bir otel yapılıyor, kurt-kuş, börtü-böcek pılını-pırtısını yüklenip kaçıyor. Duru suya katran karışıyor, balıkların feleği şaşıyor. Sonra bahçe mimarları, dekoratörler sökün ediyor. Yürüyen hüküm gereği duvarlar reklâmı güçlü bir boyanın rengine boyanıyor; zemine o kelebek gözlüğü burnuna düşen kadidi çıkmış dazlak ihtiyarın son buluşu sentetik halılardan döşeniyor. Armatürler yeniden dizayn ediliyor, venüsten aşırılmış bir parıltı muslukların ensesinden fışkırıyor.
Dünya küçüldü artık, hepimiz biliyoruz. Hayret, neredeyse bir köy oldu. Bu küçümen köyün bir adımda ulaşılan öteki ucundan, artık bulunması fermana mahsus bir istakoz cinsi canlı canlı mutfağa taşınıyor. Maymunların beyni çıkartılıyor, katır dili, cambaz ayvası, kirpi oku, yılan tavası, yassı-massı bir şeyler hazırlanıyor.
Türü tükenmekte olan kuşların tüyü yolunuyor. Çifte yataklar büyüye büyüye bir halı saha genişliği kazanıyor, tarihin derinliklerinden atlas yorganlar, diba çarşaflar, zümrütlere bulanmış gece lambaları çıkarılıyor. Uzay teknolojisi cep telefonu ile işini ve eşini arayanlara bütün imkânlarını sunuyor. Otelde istihdam edilmek üzere cins-i latif cinsinden, her deri ve renkten isteklilere güzellik yarışmaları yapılarak istikbal hazırlanıyor. İstikbal, şu mabadı kavanoz olan dünyada arabı gülenleri sırıtarak kucaklıyor. Koyu takım elbiseli, papyon kravatlı, ayakkabıları cilalı beyler; kollarında tüyden hafif sevgilileri ile Limuzinlerin kapılarına doğru yürüyüş dersi aldıklarını belli ederek yürüyorlar. Galiba opera dinleyecek veya bale seyredecekler.
Otel, gecenin onuruna karşı bütün ışıklarını yakmış, şu küçümen köyün alâmet-i farikası olarak dikiliyor.
Kimin hükmü yürüyor? Bu sahneyi kim tasarladı? Kim aldı bu kararı? Bu asfaltlardan kimler geçecek, bu yataklarda kim yatacak?
Şair mi? Filozof mu? Silahına sarılıp sipere uzanmış yatan asker mi? Şalteri indiren işçi, önünü ilikleyen bölge müdürü mü? Çoban veya gardiyan mı?
Nerede olduğunu kimselerin bilmediği düğmeye kim basacak?
Bu beyhude soruları kim soruyor?
Vâiz nerede?
Nerede hesap pusulası? Çimenler üzerinde parıldayan gözyaşları kimin?

Hüzün ve Tesadüf, Mustafa Kutlu (Sayfa 37 - Dergah Yayınları)Hüzün ve Tesadüf, Mustafa Kutlu (Sayfa 37 - Dergah Yayınları)