Huzur Sokağı

8,0/10  (264 Oy) · 
1.400 okunma  · 
231 beğeni  · 
8.890 gösterim
Huzur Sokağı, bugüne kadar milyonlarca okura ulaşmış, neredeyse her evin kütüphanesinde yerini almış, soluksuz okunan bir roman. Hatta bir klasik. Sahip olduğu haklı şöhretle, yüzlerce baskı sayısına ulaşan Huzur Sokağı, birkaç neslin kült kitabı haline geldi.

Gazetelerde tefrika edildi, beyaz perdeye uyarlandı, tiyatroda sahnelendi, televizyon dizisi yapıldı, herkesin gönlüne girip huzurun sembolü oldu.

Huzur Sokağı, hasretini çektiğimiz, huzurlu bir cemiyetin, küçük bir sokakta sembolize edilen sarsıcı, duygusal, ama hepsinden önemlisi gerçek hikâyesi.

Dönüp dönüp tekrar okuma isteği duyduğum yegane eser. O kadar güzel bir tat bırakıyor ki insanın damağında, zamanla tiryakisi oluyorsunuz. İçimden bir ses hala bir yerlerde Huzur Sokağı'nın var olduğunu fısıldıyor. Bu öykü bir hayal olamayacak kadar güzel.
(Tanıtım Bülteninden)
  • Baskı Tarihi:
    Ekim 2000
  • Sayfa Sayısı:
    552
  • ISBN:
    9789757544425
  • Yayınevi:
    Timaş Yayınları
  • Kitabın Türü:
Tuncer KAHRAMAN 
19 Haz 2015 · Kitabı okudu · Beğendi · 9/10 puan

Huzur Sokağı dizi olarakta ekranlarda yerini alan fakat dizi ile roman arasında alaka dahi yok diyebileceğim bir eser . Aşkın en güzel en temiz hali sonunda kavuşmak olmasada romandaki gönüllere işleyen içten muhabbeti zevkle okuyacak ve o hayatın içinde olduğumuzu göreceğiz. Yapılacak yorumlar bile az geliyor okuyun derim....

Ödev için okudum. Varlığından yine bir öğretmen sayesinde haberdar olmuş, yarım bırakıp öğretmene teslim etmiştim kitabı. O zaman beğenmediğim gibi yine beğenmedim. Aslında ödev listesinde çok daha kaliteli kitaplar vardı ama çabuk bittiği söylendiğinden bu kitabı okumaya karar verdim.

Kitabı beğenmeme nedenim açık: Her iki taraftan da ayrı bir öfke söz konusu. Bana göre yazar dediğimiz insanlar empati duygusu güçlü kişiler olmalı. Yani bir kitap tek taraflı olmamalı. Olmamalı. Yazıldığı dönemi de ele alarak yazara hak vermeye çalıştıysam da yapamadım. Laiklerin dindarlara, dindarların laiklere olan öfkesini yazar da ayrı bir öfkeyle anlatmış. Yani? Ne olacak şimdi, böyle birbirinizden nefret edip şekle takılı kalarak çocuklarınıza 'kaka Müslüman, cici Müslüman' gibi kavramlar mı öğreteceksiniz? Affedersiniz, ama bu kimin haddine? 'Cici Müslümanlar' olarak Tanrı egosundan kurtulmalısınız.

Kitabın dili yorucu değil. Ben de 500 sayfalık kitabı tüm sınıf nasıl bir haftada bitirdi merak ediyordum ama kitapta zihin yorucu bir şey yok. Edebi değeri tartışılır. Kadının okumasına pek sıcak bakmıyor ya da şöyle diyelim, bir kadının okumasını kendi ayakları üzerinde durmaktan çok bilgili ve şuurlu bir Müslüman olup bu doğrultuda çocuk yetiştirip ancak evinde huzur bulan, kocasından ve çocuklarından bir de ilmihal kitaplarından başka hiçbir şeyi olmayan bir insan olması için istiyor. Bunlara rağmen Hilal'i doktorluğa yaklaştırmayı da ihmal etmiyor, yazar.

Hilal...

Okulda çektikleriyle içimi acıtan bir kız olmasına rağmen -okulda kıldığı namazdan dolayı sürekli dayak yiyor öğretmenlerinden, okul değiştirmek zorunda kalıyor defalarca.- tanıştığım en yapmacık kitap karakterlerinden biri. 12 yaşına gelmiş kıza 'yavrucak' diye seslenmek nasıl yapmacıksa aynı kızı 19 yaşında 'Anneciğim, anneciğim' diye ağlatmak da aynı derece yapmacık. Ya lütfen, bir insanın iki kelimesinden ikisi 'anneciğim' olur mu ya, olur mu? Her anneciğim dediğinde huylanıyordum, resmen....

Klişe konu, anlaşılır dil ve öfke ve alay ve iğnelemeler...

Bakın bunu tesettüre, namaza karşı biri yazsaydı ne bileyim Bilal, Feyza için dini bütün yaşamaktan vazgeçseydi bir düşünün, o zaman da bu küçük düşürücü tabirler kullanılır mıydı? Büyük ihtimalle kullanılırdı. Büyük ihtimalle. Nasıl ki bu haliyle yazar açık kadınları kapalılığa sevk etmek için o kadınları kötü duruma sokuyorsa, o haliyle de kurguda tüm kapalılar cahil, akılsız, manasız ve vasıfsız kişiler olurdu. Büyük ihtimalle, ne yazık. Birbirimize karşı ön yargılarımızdan başka hiçbir şeyimiz yok; ne yazık, ne yazık...

Sevdenur Akgöz 
19 Ağu 2015 · Kitabı okudu · 10/10 puan

Aaah Huzur Sokağı, sen de mi buralardaydın? Ben de seni arıyordum.
Küçükken annem yatmadan önce bize okurdu, tabi o zamanlar sıkıcı gelirdi bana. Daha sonra 1. cildini buldum-2. cildi vardı bizde sadece-. Kuzenim tavsiye etmişti. Böyle tanıştık biz Huzur Sokağıyla.
Bana okumayı sevdiren kitap. Sabahtan akşama kadar Huzur Sokağı okurdum. Arada mola,devam... Yeri geldi ağladım onunla, yeri geldi güldüm, yeri geldi aşık oldum... Öyle içten öyle kana kana okudum ki-Şule Yüksel Şenler in ellerine sağlık-, kitap bitince adeta inanamadım. Bir süre onun üstüne kitap okumadım, okuyamadım. Filmini izledim. Bir süre sonra dizisi çıktı onunla avundum. Ben her yerde Huzur Sokağı hakkında konuşuyordum. Şule Yüksel Şenler ile tanışmayı öyle çok istedim ki...
İşin özü Huzur Sokağı benim için sadece bir kitap değil. O bence canlı. Belki de benim en iyi arkadaşım, hatta öyle ki hayatımdaki bazı kişilerden daha değerli.
Buraya düşüncelerimi ve duygularımı yazmak öyle rahatlattı ki beni bilemezsiniz. Susamışım Huzur Sokağı hakkında konuşmaya...
Sevgili okur,
Umarım sen de Huzur Sokağı gibi bir kitabı okumanın zevkini yaşarsın.

ömer altunkaynak 
28 Ağu 2015 · Kitabı okudu · 8 günde · 7/10 puan

Zengin ve güzel bir hayat yaşayan güzel kızın fakir ve yaradana sığınmış saygın ve zeki bir öğrenciye idda uğruna duygularına dokunurken duygularından olmasıyla birlikte gerçek duygularla tanışması....

Kader Aras 
11 saat önce · Kitabı okudu · 5 günde · Beğendi · 10/10 puan

Yeni dünya düzeninin arasında kalmış, özlenilen ve istenen hayatı temsil eden Huzur Sokağı ve sakinlerinin hikayesidir. Sokakta yaşayan Bilal ve Feyza'nın sürükleyici hikayeleridir. Hasretiyle yanıp tutuşulan, olması gerekeni gösteren, bir çok hasletin kendisinde toplandığı ismiyle müsemma bir sokakta yaşanılanların hikayesi...

Sokağın beğenilen terbiyeli ve ahlaklı evladı, üniversite öğrencisi Bilal ve mahalleye yeni yaptırılan konutlara taşınmış, din ve İslam'dan bihaber yetişmiş Feyza'yı konu almaktadır. İslam uğruna terk edilenler anlatılmıştır, İslamî yaşayış için feda edilenler...

Sonunun farklı olmasını o kadar çok istediğim, muhafazakar camianın nadide kitabı. Dil olarak biraz eski bir dil. Eski dile hakim olmayanlara yapmacık gelebilir ama güzel. Kitabı kafada daha rahat canlandırmak için aynı isimli dizinin karakter fotolarına bakılabilir.

Hayri ÖZDEMİR 
28 Nis 2015 · Kitabı okudu · Beğendi · 10/10 puan

Derin bir ah çektim. Ah Feyza, Ah Bilal. Bu kitabı yorumlamak bence çok haddim değil. Kitabı kesinlikle ön yargısız okumalısınız. Taraflı bakarsanız bu kitaptan alacağınız keyfi sürmeniz mümkün değil. Uzun uzadıya yazmak ta istemiyorum ama Türk Edebiyat tarihinde bence "mihenk taşı" olabilecek bir romandır.

meryem sezer 
03 Haz 2015 · Kitabı okudu · 10/10 puan

Lise yıllarımda okuduğum ve başkahramanı Bilal'e aşık olduğum kitap. Yaşanmış bir dönemi çok güzel anlatmış. Kitap dan uyarlanarak Türkan Şoray ve İzzet Günay'ın başrollerini paylaştığı Birleşen Yollar filmi de çekilmiştir. İzlemenizi tavsiye ederim :)

Melike Durum 
01 Tem 2016 · Kitabı okudu · Beğendi · 7/10 puan

Aslında dizi ve kitap farkını ortaya koyan en belirgin eser diyebilirim. Zira kitaptaki kusursuz kurgu dizi de öylesine değiştirilmiş ki kitabı okuduğumda hayret ettim. ahlaki açıdan özenle yazılmış bu kitap kesinlikle okunmaya değer.

ozlem kara 
 02 Nis 2016 · Kitabı okudu · Beğendi · 10/10 puan

Huzur Sokağı,okuyali bir hayli zaman oldu ama dönüp dönüp tekrar okuma isteği duyduğum cok guzel bir kitap …
bazen gercekten bir yerlerde Huzur Sokağı var gibi geliyor Bu öykü bir hayal olamayacak kadar güzel.”

4 /

Kitaptan 20 Alıntı

Ş'eyda N'ur 
30 Kas 2016 · Kitabı okudu · Beğendi · 8/10 puan

İnsanın fikrini Allah'tan çeviren kimseler aslında insan suretine bürünmüş şeytanlardır....

Huzur Sokağı, Şule Yüksel ŞenlerHuzur Sokağı, Şule Yüksel Şenler
Aysel 
01 Ara 2014 · Kitabı okudu · 7/10 puan

Bir misafir odası benim küçük kalbim,
Lakin her misafiri hemen kabul eylemez.
Biraz hırçın ve mağrur, bu esrarlı mabedin,
Kapıları kapalı, her gelen pek giremez.
Öyle bir oda ki bu, hiç bir eşya yok, bomboş,
Yalnız bir köşesinde vuran küçük bir saat.
Kapıları kapalı, üstelik bir hayli loş,
Bu kasvetli odaya verir bir parça hayat.
Bu misafir odası bir misafir bekliyor,
Köşede duran saat vuruyor tik tak-tik tak.
Gelecek diye her an günlere gün ekliyor,
Öyle bir misafir ki, bir daha hiç çıkmayacak...

Huzur Sokağı, Şule Yüksel ŞenlerHuzur Sokağı, Şule Yüksel Şenler
P.K. 
08 Ağu 2016 · Kitabı okudu · Beğendi · 10/10 puan

bir misafir odası benim kücük kalbim
lakin her misafiri hemen kabul eylemez
biraz hırcın ve magrur,bu esrarlı mabedin
kapıları kapalı,her gelen pek giremez
öyle bir oda ki bu ,hic bir esya yok,bombos
yalnız bir kösesinde vuran kücük bir saat
kapıları kapalı,üstelik bir hayli los
bu kasvetli odaya verir bir parca hayat
bu misafir odası bir misafir bekliyor
kösede duran saat vuruyor tik tak-tik tak
gelecek diye her an günlere gün ekliyor
öyle bir misafirki,bir daha hic cıkmayacak...

Huzur Sokağı, Şule Yüksel ŞenlerHuzur Sokağı, Şule Yüksel Şenler
Ayşe Ruveyda Canşimşek 
 21 Ağu 2015 · Kitabı okudu · Beğendi · 10/10 puan

Peygamber Efendimiz (s.a.v) diyordu ki:
"Kim aşık olur, iffetini muhafaza eder ve aşkını gizleyerek ölürse, şehiddir."

Huzur Sokağı, Şule Yüksel ŞenlerHuzur Sokağı, Şule Yüksel Şenler
Ali ELT 
24 Ara 2014 · Kitabı okudu · İnceledi · 9/10 puan

Baki'de bekayı, bekada Baki'yi bulma yolculuğuna çıkmış, sonsuzluğun sırrına doğru yol alıyordu.

Huzur Sokağı, Şule Yüksel Şenler (Sayfa 544)Huzur Sokağı, Şule Yüksel Şenler (Sayfa 544)
Yasin YALÇIN 
18 Eyl 2016 · Kitabı okudu · İnceledi · Beğendi · 8/10 puan

Necati, o her zamanki alışkanlığıyla ayakkabı ile içeri dalmak istedi. Fakat Bilal arkasından ceketini çekerek:
-Hop, arkadaş! Seninle anlaşılan işin "A"sından başlamamız gerekecek.
Diye güldü ve bir çift terlik uzatarak:
-Giy şu terlikleri de müslüman evine girdiğimiz anlaşılsın, dedi.

Huzur Sokağı, Şule Yüksel Şenler (Sayfa 33 - Timaş Yayınları)Huzur Sokağı, Şule Yüksel Şenler (Sayfa 33 - Timaş Yayınları)
Ali ELT 
24 Ara 2014 · Kitabı okudu · İnceledi · 9/10 puan

Derdim! Yeter, sakin ol, dinlen biraz artık;
Akşam olsa diyordun, işte oldu akşam;
Siyah örtülere sardı şehri karanlık;
Kimine huzur iner gökten, kimine gam.
Bırak, şehrin iğrenç kalabalığı gitsin,
Yesin kamçısını hazzın sefil cümbüşte,
Toplasın acı meyvesini nedametin
Sen gel derdim! Ver elini bana, gel şöyle.

Huzur Sokağı, Şule Yüksel Şenler (Sayfa 115)Huzur Sokağı, Şule Yüksel Şenler (Sayfa 115)
2 /