Huzursuz Bacak

7,5/10  (12 Oy) · 
64 okunma  · 
4 beğeni  · 
757 gösterim
İçimde yıllar sonra memlekete dönmüş olmanın sevinci, ellerimde bavullar, havaalanının kalabalık telaşından kurtulup bir taksiye doğru yürürken azıcık terlemiş alnıma huzurun sessiz, sakin, ama garip bir şekilde ürpertici eli dokunuverdi...

Bavulları bıraktım, terimi sildim. Tam bu sırada o boz renkli kertenkele, ayaklarımın ucundan sessiz, sakin ama garip şekilde ürpertici bir bakışla süzülerek geçip gitti.
  • Baskı Tarihi:
    2013
  • Sayfa Sayısı:
    164
  • ISBN:
    9789759951399
  • Yayınevi:
    Dergah Yayınları
  • Kitabın Türü:
Mehmet Yılmaz 
08 Tem 2015, Puan vermedi

Mustafa Kutlu'ya yakışan güzel bir hikaye daha...
Kutlu, uzun yıllar yurt dışında yaşamış ve 12 Eylül Öncesi İslami kesimde yer almış olan bir kişinin İstanbul'a gelişiyle birlikte yaşadığı 4-5 günü anlatıyor. Çok şeyin değiştiğini, eski dostlarının değiştiğini kahvehaneden, iş görüşmesine, seminerden, üniversite ortamına kadar tahkiye ediyor.
Hikayenin sonunda ise babadan kalan çiftlikte organik tarım yapmaya karar veriyor. Çiftlik kahyasının isminin Adem olması, eşinin olması ve yalnız yaşamaları güzel bir gönderme oluyor tabii. En başa dönmek!

Fatma Nur DOĞAN 
 19 Haz 02:34, Kitabı okudu, 6 günde, Puan vermedi

Yazar herhangi bir şeyi, çok iyi bildiği bir şeyi, acaba bir sayfa sonra ne olacak merakını hiç kaybettirmeden anlatıyor.
Huzursuz Bacak’ın kahramanı Ömer Faruk, üniversite yıllarında memleket meseleleri üzerinde çatışma yanlısı değil, uzlaşımcı bir tavır sergilemesine rağmen babasından her seferinde ihtar almış; bu yüzden de yüksek tahsili için yurtdışına gönderilmiştir. Huzursuz bacağın tıklamaya başlaması, işte bu yurtdışından ülkeye dönüş ile başlar. Memleketi, ailesi ve de arkadaşları bıraktığı gibi değildir. Kendisinin özlem duyduğu her ne varsa, artık çoktan vazgeçilmiştir burada. Mazi ile şimdiki zaman arasında uçurumlar vardır. Ülkede maddi kıymetlerin beraberinde manevi kıymetlerin de değişmesi, Ömer Faruk’u bir arayışa iter. Kutlu’nun diğer hikâyelerinden farklı olarak şehir hayatının, meselelerinin göbeğinde başlayan bu hikâye; babadan kalma bir çiftlikte, toprağın şifalı ellerinde nihayet bulur. Huzursuz bacağın tıklaması, toprağa basınca kesilir.
Huzursuz Bacak, okunmaya; fikredilmeye değer bir eserdir. Çünkü bu hikâyede Türk toplumunun, bireyinin, memleket meselelerinin analizi vardır.
Hikâyenin yayın tarihiyle şu anki tarih arasında yedi sene olmasına rağmen maalesef sorunlarda bir çözümlenme görülmediğinden okurken hiç yabancılık çekmeyeceksiniz.
Keyifli Okumalar :)

Kitaptan 44 Alıntı

sena nur 
24 Eki 11:39, Kitabı okudu, Puan vermedi

Dört bir yanım ezan sesi ile kaplanıyor,şükür Rabbime,şükür.
Ezan sesi semalarda yükseldikçe,elbette bir hayatımız vardır.

Huzursuz Bacak, Mustafa KutluHuzursuz Bacak, Mustafa Kutlu

".....Dört bir yanımı ezan sesi kaplıyor. Şükür Rabbim'e. Ezan sesi semalara kadar yükseldikçe elbette bir hayatımız vardır. Tövbe kapısı açık,gayret kuşağı yanı başımızdadır. Gayret bizden,tevfik Allah'tan....."

Huzursuz Bacak, Mustafa Kutlu (Sayfa 124)Huzursuz Bacak, Mustafa Kutlu (Sayfa 124)
Buket 
04 Eyl 00:07, Kitabı okudu, Puan vermedi

Anadolu kökenli bir esnaf ailesi ne kadar çalışırsa çalışsın, iki üç kuşak içinde ancak dış görünüşünü değiştirebilir.

Huzursuz Bacak, Mustafa Kutlu (Sayfa 16)Huzursuz Bacak, Mustafa Kutlu (Sayfa 16)
Mehmet Emin 
18 Nis 2015, Kitabı okudu, 10/10 puan

Bir kentsel dönüşüm olmalı. ''Kentsel dönüşüm''; fiyakalı bir söz. Ama nasıl? Kentin dönüşümü sadece mekana makyaj yapmakla olmaz. İnsanı yetiştirmek lazım. O da çok yönlü bir iş.

Huzursuz Bacak, Mustafa KutluHuzursuz Bacak, Mustafa Kutlu
Fatma Nur DOĞAN 
18 Haz 02:28, Kitabı okudu, İnceledi, Puan vermedi

Yeter ki insan kaybolmasın, insan bozulmasın. Eşyayı, etrafı yenilersin; düzeltirsin ama bozulan insanı düzeltmek zordur, kim bilir kaç nesil alır.

Huzursuz Bacak, Mustafa Kutlu (Sayfa 122 - Dergâh yayınları)Huzursuz Bacak, Mustafa Kutlu (Sayfa 122 - Dergâh yayınları)
Fatma Nur DOĞAN 
16 Haz 13:27, Kitabı okudu, İnceledi, Puan vermedi

Mezar taşlarına bakıyor, bazılarını okuyorum.
...
...bir küçük taş ve üzerindeki bir satır yazı beni yerime mıhladı.
"Dünya bir gündür, o da bugündür - Çarşambalı Deli Remzi".
Ne tarih, ne başka bir şey.

Huzursuz Bacak, Mustafa Kutlu (Sayfa 48 - Dergâh yayınları)Huzursuz Bacak, Mustafa Kutlu (Sayfa 48 - Dergâh yayınları)
Şeyma Köse 
26 Nis 2015, Kitabı okudu, Puan vermedi

Batsın bu dünya diyeceğim geliyor. Bir yer, bir şey turistik oldu mu çek kuyruğunu.O artık sirk aslanı sayılır. Hayatımızdan çıkıp gitmiştir. Hayatımız. Öyle bir şey kaldı mı? Derken. Bu acı içinde kıvranırken birden ezanlar patlıyor. Dört bir yanım ezan sesi ile kaplanıyor. Şükür Rabbime, şükür. Ezan sesi semalara yükseldikçe elbette bir hayatımız vardır.

Huzursuz Bacak, Mustafa Kutlu (Sayfa 124)Huzursuz Bacak, Mustafa Kutlu (Sayfa 124)
Fatma Nur DOĞAN 
19 Haz 00:52, Kitabı okudu, İnceledi, Puan vermedi

Ezan sesi semalara yükseldikçe elbette bir hayatımız vardır.
Tövbe kapısı açık, gayret kuşağı yanıbaşımızdadır.
Gayret bizden, tevfik Allah'tan.

Huzursuz Bacak, Mustafa Kutlu (Sayfa 123 - Dergâh yayınları)Huzursuz Bacak, Mustafa Kutlu (Sayfa 123 - Dergâh yayınları)
5 /