Hz. Aişe

7,7/10  (21 Oy) · 
44 okunma  · 
14 beğeni  · 
787 gösterim
Ben Aişe...
Gözleriyim geceyle gündüzün...
Onlar ki birbiri ardından gelerek dizildiler sirete...
Ben Aişe...
Şahidiyim vahyin...
Ta-Ha ve Yasinin...

Beni sevdi Resul (asm), bende kendisini gördü.
Benim sevgim ona su, benim sevgim ona ayna oldu...
O benim yurdumdu, ben onun toprağındanım...
Ben onun vuslatıyım, o benim sılam.

Hazreti Aişe... Hz. Ebubekirin, seçkin bir soyun ince terbiyesiyle yetişmiş kızı. Peygamberimizin (asm) "Seni kördüğüm gibi seviyorum" dediği kadın... Sahih kaynakların ışığında Hazreti Aişenin hayatı, çocukluğu, Resulullah(asm) ile evliliği, Hazreti Peygamberin vefatından sonra yaşadıkları, Sibel Eraslanın aşk dolu kaleminden süzülüyor.
(Tanıtım Bülteninden)
  • Baskı Tarihi:
    2013
  • Sayfa Sayısı:
    300
  • ISBN:
    9786050813050
  • Yayınevi:
    Timaş Yayınları
  • Kitabın Türü:
Suskun/ca 
31 Eki 2014 · Kitabı okudu · Beğendi · 10/10 puan

Efendimizin (s.a.v) biricik eşi Hz. Aişe annemizin hayatına dair çok güzel şeyler öğrendiğim akıcı bir kitaptı. Sibel Eraslan'ın anlatımını çok beğeniyorum zaten. Mutlaka okunmalı :)

Sümeyye 
 13 Oca 01:05 · Kitabı okudu · 9 günde · 9/10 puan

Yine gecen yil okuduğum kitaplardan biri.Okurken hic bitmesin istemiştim.O kadar akıcı ve bir o kadar da bilgilendirici olması çok hoşuma gitmişti.

Şeyma 
12 Ağu 2016 · Kitabı okudu · 8/10 puan

Kitabın zihnimde ve kalbimde bıraktığı etkiyi anlatmaya kelimeler yetmez. O kadar hoş bir dille yazılmış, o kadar güzel şeyler anlatılmış ki okurken kendinizi alamiyorsunuz. Peygamberimiz'in (sav) ve eşlerinin arasındaki münasebetlere fazlasiyla yer verilmiş. Aile hayatimiza örnek olmasi açısından bile okumaya değer. Hiç bitmesin istedim, kesinlikle okuyun :)

Kitap ve Kahve Gezegeni 
11 May 2016 · Kitabı okudu · 4 günde · Beğendi · 9/10 puan

Peygamber Efendimiz'in(sav) hayatını eşlerinin gözünden merak ettiğim için başta Hz. Hatice annemizin hayatını okudum. İkinci olarakta Hz. Aişe annemizin gözünden öğrenmek istedim. Kendi hayatından başlayarak hem dönemi hemde efendimizle evliliği doyurucu bir şekilde anlatılmış. Hz. Aişe Muhammed'in (sav) biricik Hümeyra'sı. Sevmek; hem Allah için sevmek, kıskanmak; herşeyden, kendi gözünden bile kıskanmak. Bu nasıl bir aşk diyor insan kitabı okurken. Habibullahı sevmek. Ümmetinin peygamberini ümmetiyle paylaşacak kadar sevmek. Söylenecek çok şey var kitap için ama ben söylemek istemiyorum. Okumanızı tavsiye ediyorum. Okumak öğrenmek lazım diye düşünüyorum...

Kitaptan 50 Alıntı

Suskun/ca 
29 Eki 2014 · Kitabı okudu · İnceledi · Beğendi · 10/10 puan

"Ölümün hak ve gerçek olduğunu aramızdaki çocuklarla kediler bile bilirken, biz onu yine de, kolay kolay yaklaştırmayız kapılarımıza, kondurmayız sevdiklerimize... Oysa her bükülmesi zamanın, ölümden haber veren birer ayet gibi inmektedir günlerin ve gecelerin üstüne... Bükülür, bükülür, bükülür de zaman yine toz kondurmayız yeryüzü günlerimize... Vedanın içli dokunuşu, hep uzaktır kullara..."

Hz. Aişe, Sibel Eraslan (Sayfa 293)Hz. Aişe, Sibel Eraslan (Sayfa 293)

Hendek, cihadın ve sabrın, şehadet ve sebatin sınandığı bir muharebeydi...
Açlıkla da imtihan veriliyordu, düşman gazabıyla da...

Yiyecek hiçbir şeyin kalmadığı bir gün Enes'le "Aişe bize yemek yollasın" diye haber göndermiş Allah Resulü (s.a.v.)... Yanımızda kalmış son yiyeceği, birkaç parça ekmekle bir tas kadar sütü, Enes'in şaşkın bakışları altında tutuşturmustum eline... Kalabalıktılar çünkü....

Resulallah (s.a.v.) bizlere sık sık, "Saymadan verin..." derdi. Bu yüzden "Bismillah" deyip Enes'in eline tutuşturmustum az da olsa bulduklarımı, hiç saymadan, hiç bakmadan...

Enes'cik, "acaba kime yetecek" zannıyla götürmüş verilenleri, "acaba bana da kalır mı" diye düşünmeden de edememiş çocuk safiyetiyle...

Bir örtü yayıp, getirilen ekmekleri sini üzerinde ince ince ufalamış Allah Resulü (s.a.v.)... Sonra da sütle karıştırıp süt tiridi yapmış, onar onar çağırmış adamlarını, hepsi de karınlarını doyurarak kalkmışlar bu bereket sofrasından, kalanını da bana geri yollamış Resulallah (s.a.v.)... Gözlerini açarak kendisini seyreden Enes'e de bir avuç kadar vermiş, bu ekmek kırıklarından... Enes onu küçük bir keseye koymuş... Resulallah (s.a.v.) sonra bile, o kesedeki ekmekler uzun yıllar hiç tükenmemiş... Bu yemek, bize Allah'tan gelmiş bir sofraydı, hamdolsun... "Saymayın, sayarsanız bereketi kaçar verdiğinizin" derdi O (s.a.v.)...

Hz. Aişe, Sibel Eraslan (Sayfa 236)Hz. Aişe, Sibel Eraslan (Sayfa 236)

O (s.a.v.), Hüzün Peygamberi'dir...
Dişleri gözükünceye kadar güldüğü nadirdir, kahkahasına ise hiç şahit olmadım desem abartmış olmam. Evet, güler yüzlü ve mütebessimdi her daim... Ama bu... Nasıl anlatsam... Mahzun bir tebessümdü ki insanın içine işlerdi... Bizlere sık sık "İslam hüzünle geldi, hüzünle yürür" derdi... O (s.a.v), Hüzünler Peygamberi'ydi bir bakıma... Hüzün, yeis ve umutsuzluk değildir hâşâ! Hüzün, gurbete düşmüşlüğün bilgisidir. Ancak, gerçek sevginin ne olduğunu bilenler, sevmenin hakikatine erişmiş olanlar anlayabilirler hüznün değerini...

Hz. Aişe, Sibel Eraslan (Sayfa 85)Hz. Aişe, Sibel Eraslan (Sayfa 85)

"Ey iman edenler! Ey müminler, sizden önceki ümmetlere olduğu gibi, günahlardan arınasınız diye, sayılı günler olarak oruç tutmak size de farz kılındı.

İçinizden kim hasta ya da yolcu olursa tutamadığı günler sayısınca sonraki günlerde oruç tutar. Oruca dayanamayanların bir yoksulu doyuracak kadar fidye vermeleri gerekir. Kim gönüllü olarak bundan daha fazlasını verirse, bu onun için daha hayırlıdır. Ayrıca, eğer bilirseniz, oruç tutmanız sizin için daha hayırlıdır.

Ramazan ayı ki, o ayda Kur'an, insanlara yol gösterici, doğru yola iletici, eğri ile doğruyu birbirinden ayırt edici olarak indirildi. İçinizden kim bu aya yetişirse onu oruçla geçirsin. Kim hasta ya da yolcu olursa tutmadığı günler sayısınca sonraki günlerde oruç tutsun. Allah sizin için kolaylık ister, zorluk istemez. Bu sayılı günleri tamamlamanızı ve size doğru yolu gösterdi diye kendisini tekbir etmenizi ister, ola ki, O'na şükredesiniz." (Bakara, 183-184-185)

Hz. Aişe, Sibel Eraslan (Sayfa 131)Hz. Aişe, Sibel Eraslan (Sayfa 131)

Bir erkeğin annesinden bahsetmesini hep çok önemli bulurum. Zira; Resulallah (s.a.v.) bize anne hakkından çok söz etmiştir. "Annenize gidin, annenize gidin, annenize gidin" diyerek üç kez tekrarladıktan sonra, "babanıza gidin" derdi soranlara mesela...

Hz. Aişe, Sibel Eraslan (Sayfa 234)Hz. Aişe, Sibel Eraslan (Sayfa 234)

Hicret, kendi nefsinden hicret etmekti aslında... Malından mülkünden, evinden barkından, yurdundan giderdin elbet... Ama ya kendinden vazgeçmek?

Hz. Aişe, Sibel Eraslan (Sayfa 99)Hz. Aişe, Sibel Eraslan (Sayfa 99)

Dikkatimi çekmek istediğindeyse "Ey Ebubekir'in kızı, bu böyle değil midir" derdi veya "Ey Sıddık'ın kızı, öyle değil böyledir" derdi... Diğerlerine benden bahsederken "Anneniz bugün böyle dedi" gibi bir cümle kuruyorsa şayet, düzeltmem gereken bir durum var demekti... Bana her şeyi tane tane anlatır, sabırla dinler, çoğu kez heyecanıma iştirak eder, fark ettirmeden beni bir talebesi gibi eğitirdi...

Hz. Aişe, Sibel Eraslan (Sayfa 111)Hz. Aişe, Sibel Eraslan (Sayfa 111)

Mü'minler!
Size bir emanet bırakıyorum ki ona sıkı sarıldıkça yolunuzu hiç şaşırmazsınız. O emanet Allah'ın kitabı Kur'an'dır.

Hz. Aişe, Sibel Eraslan (Sayfa 262)Hz. Aişe, Sibel Eraslan (Sayfa 262)

Resulallah (s.a.v.) hepimizi tek tek biliyor, işitiyor, görüyor... Tıpkı Neml suresinde anlatılan Hz. Süleyman gibi... O (s.a.v.), bütün dilleri biliyor. Çocuklarınkini... Kızlarınkini... Kölelerinkini... Yoksullarınkini... İhtiyar kadınların, yersiz yurtsuzların, acemilerin, gariplerin... Hepimizin dillerini biliyor.

O (s.a.v.), gönül alıcıların en muhteşemiydi. Jest sahibi, çok kibar bir kimseydi.
Kimsesizlerin kimsesiydi...

Hz. Aişe, Sibel Eraslan (Sayfa 63)Hz. Aişe, Sibel Eraslan (Sayfa 63)
5 /