İbiş'in Rüyası

8,3/10  (8 Oy) · 
27 okunma  · 
7 beğeni  · 
594 gösterim
İbiş’in Rüyası, Tarık Buğra'nın 1970 tarihli romanı.

Roman, 1930'lu yıllarda İstanbul'da geleneksel tiyatro anlayışı ile oyunculuk yapmayı inatla sürdüren bir ortaoyuncunun çileli sanat hayatını ve fırtınalı aşkını anlatır. Ortaoyununun ünlü ismi Naşit Özcan'ın hayatından ilham alarak kaleme alınan eser, yazarı Tarık Buğra'nın hayatından da izler taşır.İlk defa 1970 yılında Hisar Yayınları tarafından yayımlanan eser yazara “TRT Roman Ödülleri Yarışması”nda Başarı Ödülü kazandırdı.
  • Baskı Tarihi:
    2008
  • Sayfa Sayısı:
    256
  • ISBN:
    9789754371222
  • Yayınevi:
    Ötüken Yayınları
  • Kitabın Türü:
Ayşen BÜLBÜL 
 27 Ara 2015, Kitabı okudu, 2 günde, Beğendi, 8/10 puan

Bir İbiş var öyle bir şey ki Nahit'e Nahitliğini unutturdu. İbiş dışında diğer oyunların hiçbiri ona o kadar yakışmadı. Nahit kitabın baş kahramanı. Naşit Özcan'ın hayatından kesitler taşıyan roman o dönemin sosyal,siyasi yönlerine de ışık tutuyor. Bir aşk üzerinden bir tiyatroyu seyrediyorsunuz. Dönemin kadınlara karşı tutumu da ayrı bir konu. Nahit'in aşkı Hatice -sahne adı Semra- gözünden aşk ,kıskançlık,hayatta kalma mücadelesine de tanık olacaksınız. Komünizm,insan hayatı gibi çok farklı konulardan da kesitler bulacaksınız. Çok güzel bir kitaptı. Hak ettiği gibi okunmalı.

fatma küçükbesleme 
16 Eyl 2015, Kitabı okudu, Beğendi, Puan vermedi

ibiişş...Evet bir tuluğatçı ve aynı zamanda hepimizin yakından tanıdığı Adile Naşit in babasısıdır Naşit Özcan.Bu kitabın üslubunu başta çok sevmesem de hikayesi beni çok sardı.Tiyatro arkasında da tiyatroyu aratmayacak oyunların, aşkların döndüğü bu hikayede Nahit in profesyonelliği,babacanlığı,bilgisi olmasa nasıl yürürdü.Haticenin Nahitin hayatına dahil olmasından sonra başka bi kitapta böle bi aşkı hissetmediğimi fark ettim ve bu çok hoşuma gitti.Bitişte ise yazar bize herşeyin tozpembe olmadığını göstermiş ve gerçekten böle bi hayat vardır olacak dedirtti.Ayrıca kitabı bitirir bitirmez hemen araştırmaya koyuldum siz de de böle bi etki oluşturduysa yazar başarmış diye düşünüyorum

Kitaptan 5 Alıntı

O rüyaları -ve kâbusları- aydınlatan ışık artık yoktu. Çünkü minimini bir kedi yavrusu için "gelsin" demişti. Gelen Hatice oldu... giden ise herşey....

İbiş'in Rüyası, Tarık Buğraİbiş'in Rüyası, Tarık Buğra

Sonra acılar, acı çekenler var. Geçip gidecekler, ama bizim geçip gitmesin diye çırpındıklarımız var. Başka insanlarda da. Aşk en kötü bencillik.. dirsek çeviriyorsunuz dünyaya.. zavallı insanlara, güzel insanlara, insanların yaralılarına, vurulmuşlarına, iyilerine, üstünlerine. Hattâ sevdiğinizin yaralarına, berelerine bile. Bütün meseleler dümdüz.. Küçük mü küçük herşey; varsa aşkımız, yoksa aşkımız. Tiksiniyorum aşktan.

İbiş'in Rüyası, Tarık Buğra (Sayfa 193)İbiş'in Rüyası, Tarık Buğra (Sayfa 193)
Ayşen BÜLBÜL 
23 Ara 2015, Kitabı okudu, İnceledi, Beğendi, 8/10 puan

Komünizm kötü tamam ama bu kötüyü önlemek için ille bir başka kötüyü mü beslemek lazımdı? Birtakım insanlar başka birtakım insanların kanını emiyordu. Artık emmesinler diye ille boyunlarını kesip bütün kanlarını toprağa akıtmak mı lazımdı? Ve saldırganlığı önlemenin tek yolu saldırmak mı idi ?

İbiş'in Rüyası, Tarık Buğra (Sayfa 44)İbiş'in Rüyası, Tarık Buğra (Sayfa 44)
Ayşen BÜLBÜL 
23 Ara 2015, Kitabı okudu, İnceledi, Beğendi, 8/10 puan

Bir insanı öldürmek hırsını bir türlü anlayamıyordu. O insan insanların en kötülerinden biri olsa bile. Çünkü öldürülen yalnız kötülük olmuyordu ki. Nahit en kötülerde bile güzel,iyi ve korunmaya değer bir şeyler bulunduğuna inanıyordu ki mesela çiçek sevgisi,kuş sevgisi,evlat veya eş sevgisi. Bir kurşun veya iskemleye bir tekme veya kalbe indirilen bir hançer. Tamam ;al sana kötülüklerle birlikte yapma,yaratma,iyileşme,verimli hale gelme şanslarının da öteki sevgilerin de ölümü

İbiş'in Rüyası, Tarık Buğraİbiş'in Rüyası, Tarık Buğra
Ayşen BÜLBÜL 
23 Ara 2015, Kitabı okudu, İnceledi, Beğendi, 8/10 puan

Dorukta yalnız kalmaktan ve doruktan başlamak ne kadar zormuş meğer

İbiş'in Rüyası, Tarık Buğra (Sayfa 68)İbiş'in Rüyası, Tarık Buğra (Sayfa 68)