İpek ve Bakır - Bütün Yapıtları

7,7/10  (3 Oy) · 
14 okunma  · 
0 beğeni  · 
512 gösterim
1965-1970 yılları arasında yazılmış on yedi öyküden oluşan İpek ve Bakır, daha baştan kendini yinelememeyi ilke edinmiş usta yazar Tomris Uyar'ın ilk öykü kitabı.

Yıllar sonra yeniden okuduğunda, kitaptaki öyküler için, "Bu yaşta' tıpatıp öyle yazmazdım onları belki; biraz daha mı damıtırdım, bazı sözcükleri mi değiştirirdim, yoksa biraz daha deneyim yükleyip o genç-öyküyü yokuşa mı sürerdim, bilemem. Zaten hepsinin altına imzamı gönül rahatlığıyla bugün de atabileceğime göre, farketmez" diyen yazar; bir çocuğun yalın dünyasına, evde kalmış bir kızın kırgınlığına, gösterişli düğünlere, bir esnaf ailesinin yaşamına, ihtiyar bir kadının yalnızlığına, şiirsel bir dil ve ayrıntılara dayalı bir kurguyla sokuluyor. İnsanın hallerini yeniden düşündürmek; dahası kimsenin "İpek"ten ve "Bakır"dan yoksun kalmamasını sağlamak için...
(Arka Kapak)
  • Baskı Tarihi:
    Mayıs 2012
  • Sayfa Sayısı:
    96
  • ISBN:
    9789750803307
  • Yayınevi:
    Yapı Kredi Yayınları
  • Kitabın Türü:
Aykut 
 11 Ağu 10:55, Kitabı okudu, 2 günde, 9/10 puan

İpek ve Bakır, Tomris Uyar'ın ilk öykü kitabı. Kitaplarını okudukça (bu dördüncü) daha fazla anlıyorum Tomris Uyar'ın usta kaleminin gücünü. Öyle ki, her öyküde başka bir yön buluyor insan. Kitabın arka kapağında da bahsedildiği gibi, kendini yinelememeyi ilke edinmiş bir yazar Uyar. Bu eserinde ne gibi "yinelememeler" vardı kısaca bahsetmek isterim. Çocuklardan, çocukluktan bahsetmiş genel olarak bana göre yazar. Bir çocuğun evde sürekli birşeyleri beklemesi ve bu bekleme sırasında yaşadığı yalnızlık. Kendisi onun yalnızlık olduğunun farkında mı? Bilinmez. Fakat alışmış o adlandıramadığı şeye. Sırf bu yüzden utangaç ve arkadaş edinemeyen biri olacak belki de. İşte bu "çocuk yalnızlığını" anlatmış Uyar, bir çocukmuş gibi. "Birşeyleri beklemesi" dedim, daha ilk öyküde, ilk sayfada dahi üç kere "baban birazdan gelir" cümlesi geçiyor. Beklemeyi, beklemenin getirdiği yalnızlığı ve beklemeyle büyüyen çocukların renksizliğini anlatıyor yazar. Küçük bir çocuğun bizlere anlamsız gelen ancak kendisine, bize anlamsız geldiği kadar anlamlı ve korkunç gelen o korkularını da dile getirilmiş. İleride o çocuk da hatırlayıp gülecek o korkuları; herkesin yaptığı gibi. Çok da masumanedir ama bu korkular. Hayalleri dahi uysallık içinde iken korkuları nasıl masum olmasın çocukların? Çocukluğumuzu özetliyor Uyar. Öyle ki, çocukluk korkularımıza dönmek pahasına (oysa o zaman için nasıl büyük bir korkudur bunlar) çocuklaşmak istiyoruz. Hayallerimizi istiyoruz. Sınırlı gibi gözüken aslında sonsuz olan çocukluk hayallerimizi. Bir yemek masasının altına girip orada kurduğumuz hayalleri örneğin. Hayal etmemizi sağlayan şey sadece o masanın altına girmemizdir fakat nasıl sonsuzdur o hayaller. Sadece çocuklardan mı bahsediyor İpek ve Bakır? Hayır. Az bir yazıdan oluşup çok şey anlatan öyküler de var İpek ve Bakır'da. Bir ihtiyarın geçmişe özlemi de anlatılıyor ama öyküde "bir ihtiyarın geçmişe özlemi"nden fazlası var. Daha birçok şey var İpek ve Bakır'da. Eskiye özlem; gerek ihtiyarlıkta yaşanan çocukluklarla ile gerekse bu çocuklukların getirdiği anılarla. Çocuklaşan büyükler, büyükleşen çocuklar var. Büyümeyi istemeyecek kadar büyük olan çocuklar var. "Çocukluk" var; yaşı olmayan çocukluk. Kitabın ismi de aslında oradan geliyor bana göre: İpek narindir, çocukları temsil eder, bakır ise sağlamdır, dayanıklıdır büyükler gibi.

Kitaptan 10 Alıntı

selinay tuzun 
19 Şub 2015, Kitabı okudu, 6/10 puan

Bu çocukluğun var ya, hiç yitirme onu, bazıları yitirmezler. Sen öyle bir çocuğa benziyorsun. Korun.

İpek ve Bakır - Bütün Yapıtları, Tomris Uyar (Sayfa 17)İpek ve Bakır - Bütün Yapıtları, Tomris Uyar (Sayfa 17)
Aykut 
10 Ağu 20:36, Kitabı okudu, İnceledi, 9/10 puan

... Yüreğim çarpıyor yine. Kokuyu, geceyi, suyu, evin bitimini, anılarımı, bir bir korumak istercesine elimle yüreğimi bastırıyorum, yatıştırıyorum. Yaş: 47. Biraz güçsüz, biraz kırık dökük en güzel yaşım. Darala darala iki odaya inmiş, biraz kullanışsız en güzel evim. Hep evde oturdum ve bekledim. Arkadaki küçük koruda gözalabildiğince yeşil ağaçlar ve ateş böcekleri parlar. Hepsini, ne varsa, sımsıkı kapalı bir kutuya doldurmak, bir ufak delik açmak ve kalan yıllarımı bu usul parıltıyla geçirmek isterdim. Ellerimle yüreğimi bastırıyorum. Sevecen, 47 yaşlı yüreğimi...

İpek ve Bakır - Bütün Yapıtları, Tomris Uyar (Sayfa 52 - Yapı Kredi Yayınları)İpek ve Bakır - Bütün Yapıtları, Tomris Uyar (Sayfa 52 - Yapı Kredi Yayınları)

Sen çay seversin, diyorum. İki şeker, değil mi?
- Nasıl hatırlıyorsun? diye şaşırıyor. Pes doğrusu!
Hatırlamak değil, diyorum, başka bir şey. Unutmamak belki, diye ekliyorum usulca. Boş yere.

İpek ve Bakır - Bütün Yapıtları, Tomris Uyarİpek ve Bakır - Bütün Yapıtları, Tomris Uyar

Birbirimizden ne beklediğimizi bilirdik, buydu önemli olan, yeterdi. Dürtüklenmeyen, kendine dayalı bir şey. Saatlerce konuşmazdık da oda dolu kalırdı.

İpek ve Bakır - Bütün Yapıtları, Tomris Uyarİpek ve Bakır - Bütün Yapıtları, Tomris Uyar
Beril Mete 
08 Şub 13:21, Kitabı okudu, 8/10 puan

Bütün bu acayip bağdaşmaların, düşman köşebaşlarının ve uyuklayan kedilerin çok ötesinde kalabalıkların yüreği atıyor diyorsun. Vakit var. Evimizin mutluluğun usul kabuğunu zorlayan, çatlatan, kapılara yüklenen ve haklı bir nabız gibi gittikçe yükselen odalara dolan yüreği duy. Eşikte duraladım.
Haklısın.

İpek ve Bakır - Bütün Yapıtları, Tomris Uyar (Sayfa 64 - yapı kredi yayınları)İpek ve Bakır - Bütün Yapıtları, Tomris Uyar (Sayfa 64 - yapı kredi yayınları)
Hasan Ulubaş 
25 Kas 18:52, Kitabı okudu, Puan vermedi

''Emine Halana da acıma,kimseye de.Kaçamadığı için üzül yalnız,o zaman acımamış olursun,çünkü bu başka bir şeydir,sevmektir.''

İpek ve Bakır - Bütün Yapıtları, Tomris Uyar (Sayfa 66 - Yapı Kredi Yayınları)İpek ve Bakır - Bütün Yapıtları, Tomris Uyar (Sayfa 66 - Yapı Kredi Yayınları)