İskambil Destesi

8,0/10  (2 Oy) · 
4 okunma  · 
3 beğeni  · 
579 gösterim
"İskambil Destesi'nde, okur karşısına çıktıkları tarih sıralamasıyla Son Istanbul, Kaf Dağının Önü, Üç Aynalı Kırk Oda ve Yedi Kapılı Kırk Oda'daki uzun öykülerin arasından seçilmiş parçalar yer alıyor. Bu biçimde desteyi yeniden kardığımızda, kısa öyküye gücünü veren özellik ortaya çıkıyor sanki: tamamlanmamışlığın, yarım kalmışlığın verdiği bir çeşit hayat sızısı… Bu seçki aynı zamanda bir tür oyun kitabı: edebiyatın girdi-çıktıları üzerine yeniden düşünmeye kışkırtmak isteyen edebiyat-içi bir oyun… Oyun masasında yolları kesişen kişiler, hayatları, kaderleri, tesadüfleri birbirine karışsın diye desteyi yeniden karıyorum. Herkesin hayatta birden fazla şansı olmalı."
- Murathan Mungan-
(Tanıtım Bülteninden)
  • Baskı Tarihi:
    Nisan 2014
  • Sayfa Sayısı:
    112
  • ISBN:
    9789753429559
  • Yayınevi:
    Metis Yayıncılık
  • Kitabın Türü:
Sinan Tütüncüler 
18 Ara 2015, Kitabı okudu, 5 günde, Beğendi, 6/10 puan

10 kısa öyküden oluşan bir seçki kitabı. Murathan Mungan'ın daha önce yayınlanmış farklı kitaplarında yer alan uzun hikayelerin parçası olan küçük hikayeler yeni bir kitabın parçalarını oluşturmuş. Kitabın önsözünde Murathan Mungan, uzun hikayelerini oluşturan kısa hikayelerin kendi içinde bir bütün oluşturmasına özen gösterdiğinden bahsetmiş. Bu kitap, bu iddianın ispatı gibi. Birbirinden bağımsız 10 hikaye, kendi içlerinde bir bütünü oluşturuyor. Okuduğum bu 10 hikaye içinde, en fazla Bantlar hikayesi beni etkiledi. Murathan Mungan'ın ruh çözümleyici yönünü en iyi yansıtan hikaye buydu. Murathan Mungan aynı zamanda hem keskin, hem yumuşak, hem dolambaçlı hem de düz olabilmeyi başaran bir yazar. Kitabı okurken hissettiğim en büyük eksik ise bu küçük hikayeleri oluşturan uzun hikayeleri barındıran kitapların çoğunu okumamış olmamdı. Kitabın beni, küçük su yataklarının birleştiği büyük nehri keşfetmeye teşvik ettiğini söyleyebilirim. Bu kitabı okumasam eksik kalırdım.

Kitaptan 5 Alıntı

Moruğun Müridi 
 13 Eki 20:08, Kitabı okudu, Beğendi, 10/10 puan

Kısa öykünün önemli özelliklerinden biri, roman kesinliğinde bir "son" duygusuna sahip olmayışıdır. Pek çok öykü, "aydınlattığı an'la" okurun gözlerini kamaştırır, ama biterken, ardında okurun izini artık kendi imgeleminde sürdüreceği yanıtsız bırakılmış sorular, asılı kalmış durumlar, puslu belirsizlikler bırakır. Çoğu kez öyküye gücünü veren de budur; yarım kalmışlığın ya da olmamışlığın verdiği bir çeşit hayat sızısı...

İskambil Destesi, Murathan Munganİskambil Destesi, Murathan Mungan
Moruğun Müridi 
 13 Eki 20:09, Kitabı okudu, Beğendi, 10/10 puan

Hayatım boyunca en çok yalnızlığımı sevdim. Baş edemediğim yalnızlığımı.

İskambil Destesi, Murathan Munganİskambil Destesi, Murathan Mungan
Sinan Tütüncüler 
18 Ara 2015, Kitabı okudu, İnceledi, Beğendi, 6/10 puan

İnsan kendi yalnızlığıyla baş etmeyi öğrenirken, başkalarının yalnızlığına da uğruyor. Başkalarının aynalarının ardına geçerek, oradaki sırrı kazıyarak, kendi aynasına yeniden bakıyor, aynasını yeniden ayarlıyor. Tırnaklarımın arasındaki başkalarının şiirlerine ilişkin karanlık böyle böyle oluştu. Biliyorum sen daha çok işin ruhsal yanını önemsiyorsun ama, bu, biraz da seçilen yazının türüne de ilişkin bir şey. Benim yazım, bu tür bir yazı. Çözümleyici bir yazı. Freud, Jung, Althusser, Foucault, Eco okuyan bir yazar, bunların olmadığı devirlerdeki yazarlar gibi yazamaz ki artık. Geçtiğimiz yüzyılı geçmemiş gibi yapamayız. Zalim çözümleyicilere karşı diğerlerinin de biraz yürekli olmasının gerektiği bir çağda yaşıyoruz artık.

İskambil Destesi, Murathan Mungan (Sayfa 84 - Kitapta yer alan "bantlar" isimli hikayeden alıntıdır)İskambil Destesi, Murathan Mungan (Sayfa 84 - Kitapta yer alan "bantlar" isimli hikayeden alıntıdır)
Sinan Tütüncüler 
 18 Ara 2015, Kitabı okudu, İnceledi, Beğendi, 6/10 puan

Kadınların çoğu, gözlerinin ille de bir şeye benzetilmesinden pek hoşlanırlar. Sanki gözler, erkekler benzetme sanatı yapsınlar diyedir. Birçok piyasa şarkısının "yosun gözlüm", " zeytin gözlüm", "boncuk gözlüm" birebirliğinden "duman gözlüm" "gece gözlüm", "yangın gözlüm" belirsizliğine varana dek manasız bir benzetme sanatı dağarcığını telef etmesi bu yüzdendir! En azından tanıdığım kadınlara bakarak söyleyebilirim ki, kadınların en tahammül edemedikleri şey , herhangi bir yerlerinin değil ama gözlerinin güzel bulunmamasıdır. Madem, gözler ruhun aynasıdır, onların gözüne söz söylemek, biraz da ruhlarına söz etmek demektir.

İskambil Destesi, Murathan Mungan (Sayfa 91 - Kitabın, Bere isimli hikayesinden)İskambil Destesi, Murathan Mungan (Sayfa 91 - Kitabın, Bere isimli hikayesinden)