İstiklal Mahkemeleri Ve Sivas'ta Şapka İnkılabı Duruşmaları

10,0/10  (1 Oy) · 
3 okunma  · 
0 beğeni  · 
400 gösterim
Bugün İstiklâl Mahkemeleri ve Cumhuriyetin ilk yıllarını değerlendirirken artık daha farklı bakış açıları kullanmak ve peşin hükümleri terk edip olup biteni gerçek çehresiyle algılamak gibi borcumuz var. Böyle bir bakışla Sivastaki yafta hadisesinin sonuçları değerlendirilirse şu gerçek ortaya çıkacaktır: Muhaliflerin tasfiyesi! Ne var ki bu iki başlı bir tasfiye olmuştur; bir yandan mahallî nüfuz sahipleri de yine aynı şekilde siyasi ve sosyal rakiplerini etkisiz hale getirmeyi başarmışlardır.

19 yıl aradan sonra genişleyerek yeniden yayımlanan bu eserde, Ahmet Turan Alkan, İstiklâl Mahkemelerinin kuruluş ve işleyiş süreçlerine ışık tutuyor. Olağanüstü mahkemeler tarihten bugüne dünyanın çeşitli coğrafyalarında vücut bulmuştur. Toplumsal karışıklıklar, kalkışmalar, savaş halleri gibi ortamlar bu tür mahkemelerin varoluş gerekçesi ve zemini haline gelmiştir.

Ahmet Turan Alkan bu eserinde bir olağanüstü mahkeme olarak Milli Mücadele ve Cumhuriyet döneminde yürütülen mahkemelerin siyasetin neresinde olduğu, benzerlik ve farklılıklarını gözler önüne seriyor...
Mehmet Yılmaz 
08 Tem 2015, Puan vermedi

Kitap iki bölümden müteşekkil; birinci kısımda İstiklal Mahkemeleriyle ilgili süreç anlatılıyor. Niçin kuruldu, işlevleri nelerdi, neler yaptı, özellikleri neydi? gibi suallerin cevapları veriliyor. İkinci bölümde ise Sivas'ta yaşanan bir yargılama süreci anlatılıyor. Nitekim Sivas örneği bize harbin bitiminden sonraki dönemde mahkemelerin nasıl çalıştığını ve aslında ortalama her türlü muhalefete ve siyasi, ekonomik nüfuz unsurlarınca nasıl kullanıldığını açıkça ortaya koyuyor. Mesela, şapka inkılabı bahanesiyle açılan bir davada, aslında şehrin önde gelen ve CHF'li bir ferdinin, siyasi rakiplerini nasıl bertaraf ettiğini ve konuyu TCF'ye kadar getirebildiğini göstermesi açısından hayli ilgi çekici. Öyle ki, idam edilerek öldürülen Çil Mehmed'in karakteri, alışkamlıkları ve dünya görüşüyle şapka inkılabına hele de din adına karşı çıkacak birisi olmadığı çok açık!