İyi ki Geldin Blossom Street Serisi 9

8,3/10  (29 Oy) · 
106 okunma  · 
33 beğeni  · 
1.875 gösterim
Libby Morgan`ın yıllardır tek bir hayali vardır: Büyük iş yükü altında çalıştığı hukuk firmasına ortak olmak. Kariyeri için arkadaşları, evliliği ve aile kurma şansı da dahil olmak üzere her şeyden feragat etmiştir. Patronu onu ofisine çağırdığında, Libby en sonunda güzel haberi alacağını zanneder, fakat sarsıcı gerçek onu beklemektedir: İşten çıkarılmıştır ve tüm hayatını yeni baştan kurmak zorundadır... hem de hiç vakit kaybetmeden.

Bütün uğraşlarına rağmen iş bulamayınca Libby eski arkadaşlarıyla tekrar bağlantı kurar ve öğleden sonralarını da sıcacık bir yüncü dükkânı olan Bir Yumak Mutluluk`ta geçirmeye başlar. Burada dükkânın iyi huylu sahibi Lydia, Lydia`nın çocukluktan yeni çıkmış olan enerjik kızı Casey ve Casey`in en iyi arkadaşı olan Ava`yla yakın bir ilişki kurar. Utangaç ama sıkıntılı bir kız olan Ava, Libby`nin geleceğini şaşırtıcı ve köklü bir şekilde yeniden biçimlendirecektir.

Bir Yumak Mutluluk`un ikinci yuvası -buradaki kadınların da ikinci ailesi- olmasıyla birlikte, Libby sahip olduğu bu yeni hayattan büyük bir zevk almaya başlar. Hatta, onun için mükemmel bir seçenek olarak görünen etkileyici ve yakışıklı bir doktorla romantizm yaşamak için gereken zamanı bile bulur. Ama olaylar gelişirken, Libby çok sevdiği yeni yaşamını sonsuza kadar değiştirebilecek bir tercih yapmak zorunda kalır.

Sımsıcak bir anlatımı ve zengin dokunmuş bir kumaşı olan
İyi ki Geldin, yeni başlangıçların vaadi ve dostluğun ve aşkın sonsuz keyifleriyle dolu bir roman.

(Tanıtım Bülteninden)
  • Baskı Tarihi:
    Haziran 2013
  • Sayfa Sayısı:
    440
  • ISBN:
    9789944826815
  • Orijinal Adı:
    Starting Now
  • Çeviri:
    Nil Bosna
  • Yayınevi:
    Epsilon Yayınları
  • Kitabın Türü:
Ceren Acer 
02 Tem 2015, Kitabı okudu, Beğendi, 10/10 puan

Okurken çok duygulandığım bir kitaptı. Yazarın hayat verdiği karakterlerin hepsiyle bütünleştim. Debbıe Macomber'in kalemine hayranım. Üslubu çok etkileyici, renkli, olağanüstü, akıcı ve profesyonel bence. Bu yazarın kitabını okurken, üzüldüğüm kadar da mutlu ve umutlu oluyorum. Debbıe, gerçekten de benzersiz yazarlar arasında! Umarım daha fazla kitabıyla merhaba der biz takipçi okurlarına. Yazara sonsuz teşekkürlerimi sunarım.

Sinem Atılgan 
16 Haz 2015, Puan vermedi

debbie macomber'ın ilk okuduğum romanıydı.ve devamını getirebilecek kadar güzeldi.her şeyden biraz içeriyor.şu biraz fazla diyebileceğim konu yoktu.okumanızı tavsiye ederim.

Ahmed Yasir Orman 
 27 Eyl 2015, Kitabı okudu, 7/10 puan

Kitabı okurken zevk aldınız mı derseniz? Evet zevk aldım. Okurken eğlendim ve kitaba her ara verdiğimde de kitabı tekrar açıp okumak istedim ama kitapta bazı şeyler eksikti. Bir türlü kitaba adam akıllı ısınamadım. Beni benden almadığı için de kitaba puanım 7 oldu.
Kitapta bazı kurgu hataları var. Mesela asansör sahnesini hatırlayalım. Libby iki kızla birlikte bebekler için ördükleri şapkaları hastaneye götürüyorlar. Bebek bölümüne gitmek için asansöre biniyorlar. Asansöre Doktor Philip'de biniyor. O sıra Philip Küçük kızlardan birinin hamile olduğunu ve annesinin Libby olduğunu düşünüyor. Ve Libby'nin de kızının hamile olduğunu düşünmediğini düşünüp kötü gözle bakıyor. Nasıl bu düşünceye kapılıyor ki. Velev ki Libby kızın annesi. İlla kızının hamile olduğunu bilse bile her taraf da kızım hamiledir ve bunu biliyorum demesi mi gerek! Bu olay kurguyu çok bozmuş. Çünkü o olay sayesinde Phlip ile Libby bir daha görüşüyorlar falan.
İkinci bir husus da Ava olmuş 6 aylık hamile. Ananesi ve hiç kimse hatta kendi bile farketmemiş hamile olduğunu. Kızın kendisi bile hamile olduğunu bilmiyor. Böyle saçma bir şey olur mu? Valla ben dışardan birini görsem bu hamiledir derim. Hatta kız 8 aylık hamileyken Lydia geliyor torununuz hamile diyor. Anane yok hamile değil çok yemek yiyor ondan diye kızıyor. İnsan bir şüphelenip açar bakmaz mı.
Üçüncü bir husus Libby bu kızı Ava'nın isteğiyle evlatlık almaya karar veriyor. Daha sonra kızı bazı nedenlerden dolayı evlatlık alamıyor. Bu yüzden Libby aylardır üzgün oluyor. Çok mantıksız geldi bu. Kız kendisinin değil. Hiç bir insan öyle başkasının kızını evlatlık alamadı diye aylardır üzüntü duymaz. Bana mantıksız geldi.
Dördüncü bir husus da kitap da 13 yaşındaki Ava'yı çok iyi bir kız yapmışlar. Kız 6. ayına geldiğinde bile hamile olduğunu bilmeyecek kadar saf. Çocuğun babası olacak 15 yaşındaki Peter'i de çok iyi göstermişler. Ama bu kadar saf ve iyi iki insan cinsel bir ilişkiye girecek kadar ileri gidebiliyorlar. Bana bu tuhaf geldi. Bu olayı bu kadar saf ve iyi olarak gösterilen insanların yapması imkansız. Tabi ben Türk toplumuna göre düşünüyorum. Tabi bozuk Avrupa ve Amerika toplumlarında bu iş farklı oluyormuş. Bu iki genç pis bir iş yapmış ve doğru düzgün kızan da yok. Ava'nın 15 yaşında abisi var ve Peter'e bu olay yüzünden hiçbir şey de yapmıyor. Ya da Peter'in ailesi oturup güzelcene konuşuyorlar Peter'le. Valla bu haberi hangi baba duyarsa duysun azarlar iyi bir çocuğunu. Böyle bir olay asla düzgün karşılanamaz. Yazar çok güzel olağan bir durum gibi göstermiş bunu. Domuz eti yiye yiye mi artık bilinmez ama bazı duygular bozulmuş bu toplumlarda. Yanlışla doğru karışmış.
Neyse daha fazla kötü eleştiri yapmayayım. Bu kurgu hatalarını bir kenara bırakırsak kitaba güzel diyebiliriz başta da belittiğm gibi. Yazarın ikinci bir kitabını okurmuyum bilmiyorum. Hayat kısa ve bu yazar gibi yazan bir sürü yazar var. Bu yüzden bu tarz kitapları okurken bir eleme yapmam gerek artık.

http://ahmedyasirorman.blogspot.com.tr/...-macomber-kitap.html

Fatoş Çetiner 
04 Şub 13:33, Kitabı okudu, 10/10 puan

Bu kitabı okurken güldüm, ağladım, keşke dedim, acaba dedim, belki dedim, umut doldu kalbim, kıskandım hatta, hatta dedim ki keşke bu hikayede ben de yaşayabilseydim... Kısacası ben bu kitabı çok sevdim.
Debbie Macomber zaten sevdiğim bir yazar ama son birkaç kitabında özellikle tekrar tekrar ayni şeyleri yazdığı için biraz ara vermiş, belki de başka kitabını okumamalıyım demiştim. Ancak bu kitap gerçekten bambaşka. Bildiğimiz Debbie gibi değil ama bir yandan da ayni onun gibi.
Kitabın sonuna doğru bir ara neden bitirmedi de kitabı uzattı diye düşündüm, ama kitabı bitirdiğimde hak verdim. Öyle olmalıydı. İnsanoğlunun hatalarından ders almadığını ve çok kolay unuttuğunu, kendi kendini bir kısır döngü içine sokup mutsuz olmaktan sadece kendinin sorumlu olduğunu okumak beni etkiledi. Yani evet, ben bu kitabı kesinlikle tavsiye ediyorum. Okunmalı.

Nejla GÜNEŞ 
13 May 00:55, Kitabı okudu, 9/10 puan

Hırs, kariyer ve para her zaman malesef mutluluk getirmiyor. Mutluluk çoğunlukla gerçekten de hayatın acısını, hüznünü , sevincini , korkularını , mululuğunu paylaşmaktan geçtiğini çok güzel bir anlatım diliyle anlatan sıcacık bir hikaye.. Debbie Macomber sen bir harikasın...

Kitaptan 4 Alıntı

ecicekk 
07 Ara 2015, Kitabı okudu, Puan vermedi

''Eskisi gibi genç değilim,' diye şikayet etti.
''Bir de bana sor,'' diye ekledi Roy.
''Yatma saatin mi geçti yoksa?'' diye takıldı Robin.

İyi ki Geldin, Debbie Macomber (Sayfa 346)İyi ki Geldin, Debbie Macomber (Sayfa 346)
ecicekk 
07 Ara 2015, Kitabı okudu, Puan vermedi

''Biliyor musun, itibarımı iki paralık ediyorsun.''
Libby kaşlarını çattı. ''İtibarın mı?''
''Evet. Eskiden bana Taş kalpli derlerdi. Ama seninle tanıştığımdan beri her şey değişti.''
''Bende değiştim.'' Kendisinin de aynı kadın olmadığını Phillip'in bilmesi önemliydi.

İyi ki Geldin, Debbie Macomber (Sayfa 341)İyi ki Geldin, Debbie Macomber (Sayfa 341)
ecicekk 
07 Ara 2015, Kitabı okudu, Puan vermedi

Aşk filmlerinden gına geldi artık, ben yalnız ve depresifken diğer kadınların erkekleri elde etmesini seyretmek beni hasta ediyor.

İyi ki Geldin, Debbie Macomberİyi ki Geldin, Debbie Macomber