Kabuk Adam

8,3/10  (45 Oy) · 
106 okunma  · 
30 beğeni  · 
1.571 gösterim
Dünya okurlarınca "geleceğe kalacak elli yazar" arasında sayılan Aslı Erdoğan'ın sayılan Aslı Erdoğan'ın yayımlandığı günden bugüne değerini ve yerini hiç kaybetmemiş ilk romanı: Kabuk Adam. Türk edebiyatında olduğu kadar dünya edebiyatında da yeni bir yazarın doğuşuna tanıklık eden bir kitap. Şık olmakla cinayet işlemek arasındaki o çok ince çizginin öyküsü.

"Size Kabuk Adam'ın öyküsünü anlatacağım, tropik bir adayı, cinayet ve işkencenin, şiddetin bataklığında filizlenen bir aşkı, içinde yetiştiği toprak kadar acı dolu bir aşkı anlatacağım. Çıldırtıcı gücünü sonuna dek yaşanmayan arzulardan, en gizli hayallerden alan bir tutkuyu, ölümle yaşamın sınırında kurulan mucizevi bir dostluğu ve bütün yıkımların nedeni olan korkuyu, insanın en temel özelliği olan korkusunu, alçaklığını, umutsuz yalnızlığını.. Tropiklerde, o gözden ırak adada öğrendim ki, cennetle cehennem iç içedir, ancak bir katil bir peygamber olabilir ve insan bir başkasına, aynı karabüyü ayinlerindeki "Size Kabuk Adam'ın öyküsünü anlatacağım, tropik bir adayı, cinayet ve işkencenin, şiddetin bataklığında filizlenen bir aşkı, içinde yetiştiği toprak kadar acı dolu bir aşkı anlatacağım. Çıldırtıcı gücünü sonuna dek yaşanmayan arzulardan, en gizli hayallerden alan bir tutkuyu, ölümle yaşamın sınırında kurulan mucizevi bir dostluğu ve bütün yıkımların nedeni olan korkuyu, insanın en temel özelliği olan korkusunu, alçaklığını, umutsuz yalnızlığını.. Tropiklerde, o gözden ırak adada öğrendim ki, cennetle cehennem iç içedir, ancak bir katil bir peygamber olabilir ve insan bir başkasına, aynı karabüyü ayinlerindeki gibi, dönüşebilir, çünkü insanın tam zıddı gene kendisidir."
(Tanıtım Bülteninden)
  • Baskı Tarihi:
    Ocak 2012
  • Sayfa Sayısı:
    140
  • ISBN:
    9752893090
  • Yayınevi:
    Everest Yayınları
  • Kitabın Türü:
mehmet pak 
 09 Oca 21:00 · Kitabı okudu · Puan vermedi

Yasaklanmış kitaplar ve filmler ,tutuklanmış yazarlar genel olarak daha çok ilgimi çekmiştir.Mutlaka bir şeyleri doğru söylüyorlardır. Kirlenmiş sistemin parçası olmamayı tercih etmişlerdir.Bu sistemin bütün pisliklerini yazmışlardır.İspanyada Don Kişot okunmasını yasaklayan ,Çin’de Alice Harikalar Diyarını yasaklayan , İran 'da 1001 Gece Masalları 'nı yasaklayan , bir çok ülkede Gazap Üzümleri 'ni yasaklayan , Yunanistan 'da Aristofanes 'in Lysistrata 'yı yasaklayan zihniyetle Sabahattin Ali 'nin , Ataol Behramoğlu ' nun ,Pınar Kür 'lerin, Nazım Hikmet 'lerin ,Rıfat Ilgaz 'ların ,Erdal Öz 'lerin ,Nihat Behramlar 'ın ( Bu liste uzadıkça uzar ) kitaplarını yasaklayan zihniyet ve sistem aynıdır. Sistem bununla yetinmez birde ders vermek için yazarları tutuklar. Yıllarca hapishane köşelerinde işkenceden geçirir,baskıyla ,zulümle kalemlerine kelepçe vurmaya çalışır. Islah oldunuz mu ? Hayır aksine beni buraya tıkayan sistemi daha çok sorgulamama vesile oldunuz. Demek ki halen daha insanlığa anlatamadığımız bir şeyler var.Demek ki daha çok yazmalıyız ,daha çok anlatmalıyız.Aslı Erdoğan 'da bu şekilde tanıdığım bir yazar. Müebbet hapis cezası ile iddinamesi hazırlanıp ,dört beş ay sonra terörist değildir denilip serbest bırakılan bir yazarın yazdıklarını merak edipte bütün kitaplarını kütüphaneme kazandırdım.Önceleri bir iki kitabı ve köşe yazıları ile yetindiğim için kendime şu anda çok kızıyorum.Gerçi birkaç hafta önce yakılan 600 -700 kitabımın yerini ne denli doldurabilecekler şimdilik bilemiyorum.Farkında mısınız arkadaşlar kitaplar yakılıyor !


Tıpkı kitaplar gibi ötekileştirilmiş ve dışlanmış insanlarda ilgimi çekmektedir. Mesela hayat kadınları , eşcinseller , travestiler , tinerciler ,sokak çocukları ,hani şu çöpleri karıştırıpta kağıt toplayan çocuklar , Siyahiler ,Romanlar ,Yahudiler, Ermeniler ,Çingenler ,Süryaniler vs. hemen hemen bir çoğumuzun gördüğü zaman yollunu değiştirdiği dışlanmışlar ! O insanların hayatlarına girmeyi çok istemişimdir ve mümkün olduğu kadarıyla girmişimdir.Hatta ve hatta ailemin de büyük desteği ile bir tinerciden avukat yaratacak kadarda haddimi aşmışımdır.
( Şimdi atlar birileri yaratmak Allah 'a mahsustur diye. )


Boğaziçi Üniversitesi'nde Bilgisayar Mühendisliği ve Fizik bölümlerini bitirip , aynı üniversitenin Fizik bölümünde yüksek lisans eğitimi alıp ve asistanlık yaptıktan sonra ,Cenevre'de Masterını yarıda bırakıp gelen ve kendini yazmaya adayan Aslı Erdoğan 'ın aklından zoru mu var acaba. Hayır hayır Aslı Erdoğan sistemin belirlediği insan modeli olmayı kabul etmedi. Sabah sekizde işine gidip akşam beşte işinden çıkıp , kendi eğitim seviyesinde bir koca bulup ,birde çocuk doğurdun mu ayın on beşini gönül rahatlığıyla bekleyebilirsin. Sonra da başını kuma gömüp ömür boyu istesen de çıkaramazsın. Ne güzel anlatmış şu alıntıda Fizikçi arkadaşına ; '' Sen yıllardır Amerika 'da yaşayan , Amerikalaşmış bir fizikçisin. Ülkendeki acılara sırtını dönüp gittiğini için bunca parayı veriyorlar sana ,o kanın üzerine sıçramasına bile izin vermezsin. Bir fizikçi olduğun sürece senden istenen ,insanın kendisine de sırt çevirmendir zaten . Çözümleyici bir zekadan başka değeri yoktur insanın ;hedefi de ,doğayı üç - beş formüle indirip denetim altında tutmaktır. '' Aslı Erdoğan hayatı sokaklarda ,doğada ,meydanlarda ,dışlanmışlar da, ötekileştirilmişler de aramasaydı nasıl yazabilirdi Kabuk adamı ? Nasıl aşık olabilirdi kabuk satıcına ? Toplumun tabulaştırdığı her şeye nasıl baş kaldırabilirdi ? Ha birde ahlak vardı değil mi ,ahlaksızların var ettiği ahlak. Ne de güzel işlemiş ahlak anlayışını.

Hani bir çok insanın çevresinde vardır mutlaka şöyle aykırı karakterler .Tabulara inat sevgilisini sokak ortasında öpmeye çekinmeyenler , gezi eylemlerinde hatırlayanlar vardır sevgilisinin elinden tutup tomanın sıktığı suyun karşısında öpüşen çifti .Ne kadar da ahlaksızca değil mi ? Utanmazlar yahu bunlar. Çok mu ihtiyaçları vardı buna ? Dört duvar arasında ki ahlaksızlıkların yanında ne kadar da ahlaklı bir direniş oysaki .Kabuk adam ile tabulaştırılmış bir çok değeri Aslı Erdoğan 'ın aykırı kişiliği çok daha iyi anlamamıza yardımcı olacaktır. Acaba olması gereken Aslı Erdoğan 'ın yaptıkları mı ? Şu sözlerle hepimize mesaj vermek istemiş ; "Hepimiz okyanusun sonsuzluğunda kaybolmuş yapayalnız adacıklardık; sınırlarımızı aşıp bir başkasına dokunabilmemiz, bir yanılsamaydı yalnızca."


Her insanın hayatına bir Kabuk Adam girmiştir mutlaka. Ya kabuk toplayıcısı olduğu için görmemişizdir ya da siyahi olduğu için dışlamışızdır .Hatta yasa dışı işlere karışmıştır. Ne alaka şimdi bu yorumlar diyen arkadaşlara okuyun alakayı kendiniz mutlaka bulacaksınızdır.

eso.okur 
 21 Eki 2016 · Kitabı okudu · Beğendi · 8/10 puan

Ben başlangıçta acaba Aslı Erdoğan'ın fizik bölümünü yarıda bırakmasından dolayı kendi otobiyografisini yazmış olduğu bir kitap mı diye düşündüm fakat internette araştırma yapınca onunla ilgili herhangi bir bilgiye rastlamadım. Belki de öyledir orası da şimdilik ben de muamma tabi. Bu kitabı okurken bir film canlanıyor gözünüzün önünde -filmi yapılsa da pek güzel olur - ... Okyanusun ılık sularının teninizde bırakmış olduğu yakıcı noktacıklar, nemden yapış yapış olan bir vücut, cinselliğin ve tutkunun ten üzerindeki hafif kıvılcımları, Küba esintileri, rastalı adamlar, adacıklar, yeşillikler, öbek öbek düzensiz beyaz evler... Fizik üzerine seminer yapmak için tropik adaya giden kadın karakterimiz oranın yerlisi olan okyanustan kabuk toplayarak turistlere satıp geçimini sağlayan "Kabuk Adam" Tony'le tanışır. Tony'yi tanıdıkça onun farklı yönlerini keşfeder, Korkuyla karışık arzu ve merak onu Tony'e yakınlaştırır ve ona aşık olur. Belki eser sonsuzluk vadedecek bir aşk hikayesi olmasa da okyanus havasını tüm hücrelerinizde hissettireceğine emin olabilirsiniz.

" *Her insanın kabuk altında geçmişini saklayan yaraları var, kabuk açıldıkça yaralar kanar." diyerek kitap hakkında da elimin altında duracak açıklayıcı bir cümle. Keyifli okumalar.

Meyrem KARADENİZ 
30 Kas 2016 · Kitabı okudu · 3 günde · Beğendi · 9/10 puan

Kitap kardeşim eso.okur Esra'nın bu ay benim için seçtiği, ilk sayfada ilk satırlarından itibaren doyurucu ve etkileyici bir anlatıma sahip kitap ve yazarı ile tanışmakta geç kaldığımı düşünüyorum. Henüz tamamlamadım ama okuduğum kadarı bile yazarın güçlü kalemi hakkında yeterince fikir sahibi olmamı sağladı.
Arka kapakta yer alan tanıtım bültenindeki "İnsanın tam zıddı yine kendisidir." cümle bile sizi kitaba, karakterlere ve duyguların derinliğini, hayata bakış açısındaki farklılığı ve aynı evrende farklı boyutlarda yaşayan, herhangi biri gibi görünen ama herhangi biri olmaktan çok uzak karakterleri ile "bu yazara ait tüm kitapları bir an önce okumalıyım..." dedirten bir kitap.
Gönül rahatlığı ile öneri kitaplardan biri olarak paylaşabilirim. Ben sevdim kitabı, kim bilir belki siz de kendinizden bir şeyler bulursunuz satırlarda... ;)

Kitaplarla kalınız dilerim...

Okuduğum ikinci Aslı Erdoğan kitabıdır. İlki hayatın sessizliğinde isimli kitabı beni oldukça etkilemişti. Ama benzer etkiyi okuduğum bu kitabında bulamadım. Nurdan Gülbilekin' in yer değiştiren gölgeler isimli denemesinde geçen bir cümleyi anımsadım. Bazen okuduğumuz kitapların arkasından koşarız, yakalamaya çalıştıkça daha uzaklara düşeriz. Sanırım bende ilk kitabında kaçarken beni yakalayıp içine alan yazardan yine bencilce beni kucaklamasını bekledim. Bu bekleyiş hikayenin peşine düşmeye dönüştü. Sonrasında çok uzaklarına düştüğümü fark ettim. Bunlar benim kişisel hissedişlerim. Bir kitabı da değerlendirirken tabi ki okuyucuda bıraktığı etkinin önemi kadar, kitabın ne anlattığı ile ilgili mesajını da es geçmemek gerekiyor. ( felsefesine saygı duymalı)

Aslı Erdoğan hayatlarımızda hepimizin yaşadığı dışlanmışlıklardan bahsederken bunu Avrupalı diye gözümüzde büyüttüğümüz( medeni insanlar) diye lanse ettiğimiz hatta bu insanların en üst seviyesi olan bilim adamları arasında bile acımasızca yer aldığını, siyah, beyaz, Akdenizli, zenci, İngiliz, İtalyan vs vs Ülkesine göre, rengine, geçmişine, cinsiyetine; ayrımcılığın dünyanın her köşesinde acımasızca işlediğini! İnsanın ne derecede yükselmek için başkalarını ezdiğini; Sınıflar arasında ki o derin uçurumu, medeniyet dediğimiz şeyin nelerin üzerine inşa edildiğine dair küçük çıkarımlar yapabileceğimizi. Bir bilim kadını ile, eğitimsiz bir çok suça karışmış, hiç bir ortak yönü bulunmayan (görünüşte) statü anlamında, iki insanın birbirlerine yakınlaşabileceğini.. Aslında Aslı Erdoğan'ın elinin tersiyle ittiği kariyerini, bu itişi yaparken buna etken olan duygusal tetiklenmelerini yani bir nevi kendi nedenlerini sıraladığı otobiyografi niteliğinde bir anlatım. İçinde güzel cümleleri bulduğum, anlamlı tespitlerin yer aldığı; asla okurun anlamayacağı kelimelerden oluşmayan akıcı, anlamlandırmaya göre değişebilecek derinliğin olduğu bir çırpıda okunacak bir kitap. Herkesin yaptığı gibi " kendisini gelişmiş bir insan olarak nitelendiren bir çok kişide gördüğüm cinsiyetçi yaklaşımı içselleştirecek bende hem cinsime saygılarımı iletip, kendisine haksızlık etmemeye çalışıyorum!...

Hikayede geçen anlatımları bir erkek yazarın ağzından dinleseydik ağzımızın suyu aka aka ne hoş bir hikaye derdik. Lakin her ne kadar olmadığımızı iddia etsek de en gelişmişimizde bile var olan yargılama ve dışlama duygumuz, içselleştirdiğimiz ahlak anlayışımız, Aslı Erdoğan'ı yargılama yada aklama arasında gel-git yapan düşüncelerime rağmen ve bundan utanç hissinin içinde kendimi bulmama rağmen, Söyleyeceğim tek şey; yeterince yargılanıyor!.. Birde bu zalimliği benim gibi ( sıradan , vasat) bir okurun yapmaması yönünde olması gerektiğine karar vererek, Yazara saygılarımı iletiyorum.

HATİCE GENÇER 
26 Eki 2016 · Kitabı okudu · 2 günde · Beğendi · 7/10 puan

Aslı Erdoğanın Kabuk Adamı...Karayiplerde geçen esrarengiz büyüleyici bir AŞK!!! Hayat bazen bize Kabuk Adam Tony gibi insanlar çıkarır karşımıza ama biz kıymetini bilemeyiz....Sonra arar dururuz...Güzel bir dostluk isteriz ama kusurlar bahaneler buluruz...Bazen dış görünüşe bakarız aldanır belkide mükemmel büyüleyici dostlukları kaybederiz...Kısacası hayatımızdakilein kıymetini yanımızdayken bilmeli...

Mehmet Y. 
09 Oca 10:43 · Kitabı okudu · 3 günde · Puan vermedi

Bir kitapla ilgili beklentiye girmek okuma hazzını da etkiliyor. Bu yetersiz olduğunu düşündüğümüz bir kitabın umduğumuzdan iyi çıkmasında olabileceği gibi çok iddialı sözlerle takdim edilen bir kitabın beklenen etkiyi oluşturamaması şeklinde de olabiliyor. Aslı Erdoğan'ı okumak bir tarafa aylar önce kendisine ve daha pek çok insana yaşatılan mağduriyetine kadar adını dahi duymamıştım. Nihayetinde Kabuk Adam'la başlayayım istedim. Açıkçası hakkında yazılanlar çok iddialı idi ve bu da beni büyük bir beklentiye soktu. Ilk cümle de şahaneydi; 'Bazen insana hiçbir şey hatırlamak kadar acı veremez, özellikle de mutluluğu hatırlamak kadar.' Ancak sonrasında bir türlü o seviyeyi yakalayamadım. Şimdi olur, bundan sonrası farklıdır diye diye roman bitti ama 'işte bu' diyebileceğim bir duruma gelemedim. Yanlış anlaşılmasın, roman kötü bir roman değil. Psikolojik gelgitler, ırkçılık karşıtlığı, metaforlar, aforizmalar vs. Ancak beni pek sarmadı.

Musarra_beyit 
26 Eki 2016 · Kitabı okudu · Beğendi · 8/10 puan

Bir çırpıda okunan bir kitaptır kendisi. İçerisinde bir çok metaforu içinde barındırıyor. Mesela okyonus mesela deniz kabuğu mesela ten renklerinin farklılığı... Yazmaksa kahramanın yaşama tutunması için kaçınılmaz bir olgu olduğundan dolayı yazarak yarattığı kurgusal dünya sayesinde gerçek yaşamın şifresini çözebilir.

BAŞAK TOKER 
 04 Oca 18:05 · Kitabı okudu · Beğendi · Puan vermedi

Kitabi okurken acaba kendi hayatini mi anlatti diyorsunuz.fizikci olmasi,ayni kitaptaki gibi bir ruh hali oldugunu hissetmeniz neden oluyor bu hissiyata.bir de insan kendi oykusunu daha kolay yazar diyor kitapta insan daha da inaniyor aslinin hikayesini okuduguna,huzunleniyor insan yasadiklarina,bir de yerinde olmak istiyor ; o alti cizilmis,insanin yuregine oturan cümleleri yaratabilmek icin.insanin kendini bulma surecini anlatiyor kabuk adam,tukaka dedigimiz insanlari,hayatimiza girislerini,hayatimizi degistirmeleri.kitaplarinin hepsini okuyacagim,ellerine sağlık!!

Gülçin Akdeniz 
19 Kas 2016 · Kitabı okudu · 7 günde · Beğendi · Puan vermedi

oradaydım..suyun serinliğinde sahilin karanlığında( korkusunda) palmiyelerin sınırında ve onun yanlızlığındaydım..İşte bu kadar etkilendim..Okuyun...

Fatma Koçoğlu 
01 Ara 2016 · Kitabı okudu · 7 günde · Beğendi · 9/10 puan

Bana çok dokunan bir kitap oldu. Gerçekliğe sırt çevirmişliğin, burun kıvırmanın, kulak ardı edip duyumsamamanın, göz ardı edip görmezden gelmenin acısını çıkartıyor. Söylenemeyenlerin dili oldu benim için Kabuk Adam'ın hikâyesi.

2 /

Kitaptan 52 Alıntı

“Hayatın bizlere verip verebileceği tek ödül,tek armağan, sevgi dolu bir insandır ve biz böyle bir insanı, ilk fırsatta katlederiz. Sonra da, ömür boyu, bu asla bağışlanmayan günahın lanetini sırtımızda taşırız.’‘

Kabuk Adam, Aslı ErdoğanKabuk Adam, Aslı Erdoğan

Bazen insana hiçbir şey hatırlamak kadar acı veremez, özellikle de mutluluğu hatırlamak kadar.

Kabuk Adam, Aslı Erdoğan (Sayfa 7)Kabuk Adam, Aslı Erdoğan (Sayfa 7)
sezen 
24 May 2015 · Kitabı okudu · Beğendi · 9/10 puan

...başımı kaldırdım. Soğuk,ıslak yıldızlarla dolu bir gök kubbe,okyanusun sonsuz karanlığın üzerine asılmış duruyordu. siyah bir tülbente iğnelenmiş mücevherler gibi.

Kabuk Adam, Aslı Erdoğan (Sayfa 64)Kabuk Adam, Aslı Erdoğan (Sayfa 64)
mehmet pak 
04 Oca 14:38 · Kitabı okudu · İnceledi · Puan vermedi

'' Karanlıktan herkes korkar , ama karanlıktakilerin aydınlığa çıkarılması gerekir. ''

Kabuk Adam, Aslı Erdoğan (Sayfa 66 - Everest Yayınları)Kabuk Adam, Aslı Erdoğan (Sayfa 66 - Everest Yayınları)

“Korkmadığını söylediğin şeylerden korktuğuna eminim. İstemediğini söylediğin şeyleri de çok istiyorsun. Umutsuzluk değil seninki, sadece bıkkınlık. Yaşayan herkesin umudu vardır.”

Kabuk Adam, Aslı ErdoğanKabuk Adam, Aslı Erdoğan
mehmet pak 
04 Oca 13:00 · Kitabı okudu · İnceledi · Puan vermedi

'' Bir kitabın kapağına bakarak içindekileri anlayamazsın. ''

Kabuk Adam, Aslı Erdoğan (Sayfa 33 - Everest Yayınları)Kabuk Adam, Aslı Erdoğan (Sayfa 33 - Everest Yayınları)
sezen 
20 Eyl 2015 · Kitabı okudu · Beğendi · 9/10 puan

"Hepimiz okyanusun sonsuzluğunda kaybolmuş yapayalnız adacıklardık; sınırlarımızı aşıp bir başkasına dokunabilmemiz, bir yanılsamaydı yalnızca."

Kabuk Adam, Aslı Erdoğan (Sayfa 114)Kabuk Adam, Aslı Erdoğan (Sayfa 114)
mehmet pak 
 04 Oca 12:55 · Kitabı okudu · İnceledi · Puan vermedi

Yaşama katlanabilmenin bazı koşulları vardı : okumak ,öykü yazmak, arada bir dans etmek ,sokaklarda başıboş dolanmak gibi.

Kabuk Adam, Aslı Erdoğan (Sayfa 12 - Everest Yayınları)Kabuk Adam, Aslı Erdoğan (Sayfa 12 - Everest Yayınları)
Gözde Uysal 
15 Eyl 2016 · Kitabı okudu · Puan vermedi

O ana kadar birbirimizle aracısız konuşabiliyorduk ; iki insanın çıplak, maskesiz, bir zırha ya da kalkana sığınmadan iletişim kurabilmesi kutsal, mucizevi bir şeydi.

Kabuk Adam, Aslı Erdoğan (Sayfa 96)Kabuk Adam, Aslı Erdoğan (Sayfa 96)

Irkçılığa, ayrımcılığın ve sömürünün her türlüsüne karşı koymayı varoluş nedenlerimden biri sayardım.

Kabuk Adam, Aslı Erdoğan (Sayfa 157)Kabuk Adam, Aslı Erdoğan (Sayfa 157)