Kadersizlik

8,0/10  (1 Oy) · 
5 okunma  · 
1 beğeni  · 
408 gösterim
Çağdaş Macar edebiyatının en önemli adlarından biri olan Imre Kertesz, ilk kez Türkçede. Yazıldığında, Macaristan Devlet Bakanlığı'nın basmayı reddettiği Kadersizlik, daha sonra Almancaya çevrilip basılınca, okurlar ve eleştirmenlerin büyük ilgisiyle karşılanmıştı. Kadersizlik, on altı yaşındaki Yahudi asıllı bir Macar gencinin, babasını çalışma kampına yolcu etmesiyle başlar. Bir süre sonra, çalıştığı yere giderken, arkadaşlarıyla birlikte o da yolda polisçe yakalanıp Auschwitz toplama kampına giden bir trene bindirilir. O andan başlayarak gencin ağzından, gördüğü, duyduğu, tattığı, dokunduğu her şey, tüm ayrıntıları ve canlılığıyla dile getirilir. Genç, hiçbir yorum, hiçbir değerlendirme yapmadan, hiç abartıya kaçmadan, karamsarlığa kapılmadan, tanık olduğu her şeyi, ince bir mizahla anlatır. 'Oradaki bacalarda bile dumanların kesildiği anlarda mutluluğa benzeyen bir şeyler vardı. Belki de asıl bu deneyim benim için unutulmuş kalacak, ama herkesin öğrenmek istediği, yalnızca kötü olan, yalnızca 'dehşet'. Evet, bir daha soracak olurlarsa, onlara bunu, toplama kampındaki bu mutluluğu anlatmalıyım. Soracak olurlarsa. Kendim bile unutmuş olmazsam.' Kendisi de toplama kampında kalmış olan Imre Kertesz'in bu çarpıcı romanı, otobiyografik özellikler taşıyor.
(Arka Kapak)
  • Baskı Tarihi:
    Mayıs 1999
  • Sayfa Sayısı:
    224
  • ISBN:
    9789755109169
  • Orijinal Adı:
    Sorstalansag
  • Çeviri:
    İlknur İgan
  • Yayınevi:
    Can Yayınları
  • Kitabın Türü:
Ümit güder 
28 Ara 2016 · Kitabı okudu · Beğendi · 8/10 puan

#kitapyorum #imre kertesz#kadersizlik
Konu kısaca 14 yaşında ki yahudi Macar bir gencin ilk önce babası sonra kendisinin Alman toplama kamplarına götürülmesi orada gördükleri ki yazarın kendisi de toplama kamplarında bulunmuş ve sağ çıkmayı başarmış olarak yaşadıkları duygu sömürüsü yapmadan ,yalın gerçekleri anlatması ,efendi bu tarz kitapları çok okuduk bunun farkı ne niye okuyalım derseniz ilk önce kurgu olmaması ,sonra müthiş bir kara mizah ile anlatılması ki bu kadar trajedi içinde sık sık gülüyorsunuz ki hatta soykırım kurbanları ile alay ediyor bile denmiş ama bence bu bizim artık işlerin iyice kötüye gittiği Zaman'larda çaresizlikten işi deliliğe vurmak argo tabirle ..... Geçmek noktasına geliriz ya o şekilde bence bir nevi kabullenip sadece önünde ki anı yaşamak .tek sıkıntı kitapta doğal olarak Avrupa'nın bir çok yerinden getirilmiş yahudi ,Çingene insanların bazen farklı dilde kendi aralarında konuşmaları ve dipnot olarak Türkçeye çevrilmemiş olması .
Hoş bir yan sayfa 66 da geçen bir söz
-bir sonraki trendekilerin bir vagon da seksen kişi olacağını unutmamalıydılar ve şöyle iyice düşündüğümde sonuçta daha sıkışık koşulları da yaşadığı mı söyleyebilirim ,orada yer sorununu aramızda anlaşıp " Türk usulü " yere çömelip durarak çözmüştük .
Bazı karekteristik özelliklerimiz tüm dünyaca biliniyormuş öğrenmiş olduk.
Bu dönem kitaplarını seviyorsanız 10 numara 5 yıldız bence

hatay nerese 
28 Tem 2016 · Kitabı okuyor · Puan vermedi

Kitabın 52 sayfasındayım. ilk sayfadan itibaren etkileyici olay ve kurgu düzeni görmedim. İleri ki sayfalarında neler değişecek, neler olacak bilmiyorum.