Kan Ağacı

8,3/10  (3 Oy) · 
7 okunma  · 
4 beğeni  · 
446 gösterim
"...Hatırlamak tutsaklıktır dostlar! Hatıralar ise geçmişin önünde nöbet tutan güleryüzlü gardiyanlar!.. Diyorum ki unutun! Unutun ve kavuşun geleceğinize! Çünkü özgürlük, geçmişin değil geleceğin ellerinde! Ve unutmayın ki özgürlüğünüzün yalnızca iki kapısı var. Biri aklınız, diğeri ise kalbiniz. İkisinden biri ya da her ikisi birden, farkında bile olmadığınız bir anda kapandı. Açın diyorum! Ve işte şimdi yine, kapıları açık unutarak gidiyorum."

Unutkan, bu geceki son sözlerini tamamladıktan sonra mikrofonu kapattı ve yayını bitirdi. Tutsaklar içinse gece hiç bitmeyecekti.

Melike, güllü sedirde ayaklarını altına topladı.
Canan, iyi bir kırmızı şarap seçmek için mahzenin kapısındaydı.
Rüzgâr usulca esip Derman'ın kıvırcık saçlarını karıştırırken, Lucia, parlattığı son gümüş parçayı da vitrindeki yerine kaldırıyordu.
Suna, radyoyu kapattı. Başucundaki kitaba uzanırken ellerine ilaç sürmediğini fark etti.
İncecik atıştırmaya başlayan yağmur altında Fuat, merdivene oturdu ve bir sigara yaktı.
Firuze Hanım, pırlanta taşlı saatinin kelepçesini ve saçlarının topuzunu açıp yatmaya hazırlanırken, Nergis için mahrum bir geceyi daha sessiz bir sabaha başlamanın vakti gelmişti.

Bir bekleyici nasıl beklemesi gerektiğini bilir. Bekleyiş ne kadar uzun sürerse, hasret o kadar anlamsızlaştırır zamanı. Saatler ve beklenenin yüzü birbirine karışır. Her şeyi unutulur o'nun; bir tek bakışı unutulmaz. O unutulsa, zaten bekleyici olunmaz.

Herkes birini bekledi. Kimi, gidenlerin dönüşünü... Kimi, dönmeyenlerin ölüşünü...
(Tanıtım Bülteninden)
  • Baskı Tarihi:
    Ekim 2010
  • Sayfa Sayısı:
    336
  • ISBN:
    9786056402739
  • Yayınevi:
    Nemesis Kitap
  • Kitabın Türü:

Kitaptan 5 Alıntı

“Yokluğu mu acıtıyor sizi, yoksa varlığını ancak yokluğunda hatırladığınızı fark edişinizin utancı mı?”

Kan Ağacı, Jale DemirdöğenKan Ağacı, Jale Demirdöğen

"Varlığına alışılmış birinin ani yokluğu, hissedildiği yeri derin bir sessizliğe düşürürdü; hele ki vakit geceyse."

Kan Ağacı, Jale DemirdöğenKan Ağacı, Jale Demirdöğen

"Her gidiş, ardında bıraktığı yerin düzenini değiştirirdi; giden özlenecek biri olmasa bile..."

Kan Ağacı, Jale DemirdöğenKan Ağacı, Jale Demirdöğen

“Lucia, sizin yalnızlığınızın oyalayıcılığından artık sıkılmış ve onu çağıran kendi yalnızlığına gitmiş olmasın?” derdi meselâ.

Kan Ağacı, Jale DemirdöğenKan Ağacı, Jale Demirdöğen