Kan Konuşmaz Romanlar 1

9,4/10  (5 Oy) · 
29 okunma  · 
6 beğeni  · 
894 gösterim
Nâzım Hikmet'in sayısı sadece dört olan romanları yaratıcı çalışmaları içinde daha sınırlı sayıda olsa da, yazarı bütüncül olarak tanımak için vazgeçilmez bir okuma oluşturuyor. Genelde Nâzım Hikmet'in bireye, topluma, olaylara ve olgulara "tarihsel diyalektik" açıdan bakışını veren bu romanlar, aynı zamanda, özellikle Yaşamak Güzel Şey Be Kardeşim'de gizli bir otobiyografi niteliği de taşıyor. "Nâzım Hikmet Külliyatı" bu romanlarsız düşünülemez...
(Arka Kapak)
  • Baskı Tarihi:
    Ekim 2000
  • Sayfa Sayısı:
    300
  • ISBN:
    9789750804441
  • Yayınevi:
    Yapı Kredi Yayınları
  • Kitabın Türü:
Sadettin TANIK 
03 Eyl 2015, Kitabı okudu, 5 günde, Beğendi, 10/10 puan

Nazım Hikmet'i hep şiirleriyle tanırız. Ancak yazdığı bu roman oldukça yalın, akıcı ve sizleri içine çeken bir anlatımı olması nedeniyle elinizden bırakmadan bitirebileceğiniz, ve bitiminde kitap okumanın hazını alabileceğiniz bir kitap. Kesinlikle tüm arkadaşlara okumalarını öneririm.

Ahmet Samsa 
 14 Ağu 13:16, Kitabı okudu, 9 günde, Beğendi, 10/10 puan

Nâzım Hikmet'in romanları da olduğunu duyunca gerçekten heyecanlanmıştım fakat YKY'nin arka kapak yazısı kitabı almama engel oldu. Burada da kitabın tanıtım yazısı olarak bulunan bu yazıda özetle, kitabın içeriğine değinmek yerine Nazım Hikmet işte yazarı, alın okuyun, "Nâzım Hikmet külliyatı bu romanlarsız düşünülemez." demişler.
Bir kitabevinde kitabı gördüğümde ilk paragrafını okuyunca ( #9476034 ) hemen aldım.
Roman torna ustası Nuri Usta, bir beyzade tarafından hamile bırakılmış ve sokağa atılmış Gülizar ve Usta'nın anası etrafında şekilleniyor. Kurtuluş Savaşı öncesi ve sonrasında İstanbul'da halkın yaşadıklarını akıcı bir dille anlatıyor Nâzım. Nuri Usta'nın gençliğinden, oğlunun gençliğine kadar geniş bir zaman dilimin anlatıldığı bu romanı okurken bir an bile sıkılmadım. Herkese tavsiye ediyorum, Nâzım'ı bir şair olarak seviyorsanız da, sevmiyorsanız da alın okuyun derim.

Halim Gençer 
15 Nis 2015, Kitabı okudu, Puan vermedi

Kitabı okuyunca Nazım Hikmet hakkındaki görüşlerinizin değişeceğine inanıyorum.Güzel bir Kurtuluş Savaşı öncesi ve sonrası dönemi gözler önüne seriyor

Helin Polat 
29 Eki 2015, Kitabı okudu, Beğendi, 7/10 puan

Okuduğum 2.romanı ve ilk okuduğum "Yaşamak Güzel Şey Be Kardeşim" gibi çok beğendim.Ama ilk kitaptaki otobiyografik bir roman okuyomuş hissini burda o kadar baskın almadım.Kitabın sonunun eksik basılması üzücü.Tavsiye edilecek kitaplardan umarım severek okursunuz

Kitaptan 11 Alıntı

Ahmet Samsa 
14 Ağu 12:16, Kitabı okudu, İnceledi, Beğendi, 10/10 puan

Ben, dedi, ne İttihatçıyım, ne İtilafçı, ben tornacıyım. Tornacı Nuri Usta!..

Kan Konuşmaz, Nazım Hikmet Ran (Sayfa 46)Kan Konuşmaz, Nazım Hikmet Ran (Sayfa 46)
Ahmet Samsa 
14 Ağu 12:12, Kitabı okudu, İnceledi, Beğendi, 10/10 puan

Burası bir medresedir. Dışarısı içeriye girmesin diye duvarları kale duvarı gibi yapılmış ve içerinin dışarıya çıkmaması için pencerelerine kalın demir parmaklıklar takılmış bir medrese...
Şimdi medrese boştur. Mahallede ağaç ve ağaç dalları üstünde kuşlar bulunmadığından mahalle çocukları bu boş medresenin camlarını nişanlayıp nişanlayıp yere indirmişler. Böylelikle medreseli mahallenin dar karanlığında pırıl pırıl ışıldayan bir yol peyda olmuş.

Kan Konuşmaz, Nazım Hikmet Ran (Sayfa 7)Kan Konuşmaz, Nazım Hikmet Ran (Sayfa 7)
Ahmet Samsa 
14 Ağu 12:14, Kitabı okudu, İnceledi, Beğendi, 10/10 puan

Aslanı kafese alıştırmak için onu yavruyken tutup içeri atarlar... Bizi kırk yaşında kafese koysalar, üçüncü günü yerimize alışırız. Ve on sene kafeste kaldıktan sonra dışarı salsalar, on yıl yattığımız yeri üç haftada unutuveririz...

Kan Konuşmaz, Nazım Hikmet Ran (Sayfa 13)Kan Konuşmaz, Nazım Hikmet Ran (Sayfa 13)
Ahmet Samsa 
14 Ağu 12:20, Kitabı okudu, İnceledi, Beğendi, 10/10 puan

Şimdi tramvay gelecek, ikisi aynı vagona binecek, belki de yan yana oturacaklardı.
Tramvay geldi. Fakat ne aynı vagona bindiler, ne yan yana oturdular.
Çünkü gelen tramvay iki vagonluydu: Biri önde, biri arkada, biri kırmızı, biri yeşil, biri birinci mevki, biri ikinci mevki...
Ömer yeşile, arkadakine, ikinciye bindi.
Süheyla kırmızıya, öndekine, birinciye atladı.

Kan Konuşmaz, Nazım Hikmet Ran (Sayfa 221)Kan Konuşmaz, Nazım Hikmet Ran (Sayfa 221)
Ahmet Samsa 
14 Ağu 12:24, Kitabı okudu, İnceledi, Beğendi, 10/10 puan

İnsan hayatının hesabını ancak gözlerini kaparken verir. Sen de gözlerini kapayıncaya kadar sapıtmadan yürüyebilecek misin? Güç iş delikanlı... Yalnız heyecan, yalnız coşkunluk, yalnız bilgi yetmez.

Kan Konuşmaz, Nazım Hikmet Ran (Sayfa 271)Kan Konuşmaz, Nazım Hikmet Ran (Sayfa 271)
Ahmet Samsa 
14 Ağu 12:19, Kitabı okudu, İnceledi, Beğendi, 10/10 puan

Ve bazen karşılıklı tramvay duraklarında, ikisi yapayalnız, dakikalarca, aksi taraflara gidecek olan tramvaylarını bekliyorlar.
Ömer'in tramvayı daha önce gelirse, Ömer binmiyor. Fakat bir defa olsun Süheyla bu nezaketi göstermedi. Kendi tramvayı gelir gelmez hemen sıçrayıp atlıyor basamağına ve karşıda Ömer'i tek başına bırakıyor, camdan olsun bakmayarak gidiyor.

Kan Konuşmaz, Nazım Hikmet Ran (Sayfa 220)Kan Konuşmaz, Nazım Hikmet Ran (Sayfa 220)
Ahmet Samsa 
14 Ağu 12:18, Kitabı okudu, İnceledi, Beğendi, 10/10 puan

Mum yandıkça nasıl erir ve eriyişin önüne mumu söndürmeden geçilemezse Nuri Usta da Ahmet'in bu yuvarlanıştan ancak ölümle kurtulabileceğini anlıyordu.

Kan Konuşmaz, Nazım Hikmet Ran (Sayfa 90)Kan Konuşmaz, Nazım Hikmet Ran (Sayfa 90)
Ahmet Samsa 
14 Ağu 12:13, Kitabı okudu, İnceledi, Beğendi, 10/10 puan

Bir sürü karga bütün değişen renk dünyası içinde siyahlıklarından bir damla bile kaybetmeksizin kapkara gelip geçtiler. Gökyüzü şimdi kurşuni bir kâğıda kömür ve tebeşirle çizilmiş bir deniz resmi gibiydi.

Kan Konuşmaz, Nazım Hikmet Ran (Sayfa 10)Kan Konuşmaz, Nazım Hikmet Ran (Sayfa 10)
Ahmet Samsa 
14 Ağu 12:17, Kitabı okudu, İnceledi, Beğendi, 10/10 puan

Ahmet ceketsiz, yarısı budanmış bir ağaç gibi kımıldanarak sol eliyle tezgâhı temizliyor. Terlemiş. Düşük bıyıklı, sarı yüzünde ter ışıltıları. Büyük bir güçlükle çalıştığı belli. Sanki tezgâh kara, kabarmış, öylece donakalmış bir deniz dalgası ve o bu dalgayı tek kürekle aşmak isteyen harap bir sandal.

Kan Konuşmaz, Nazım Hikmet Ran (Sayfa 55)Kan Konuşmaz, Nazım Hikmet Ran (Sayfa 55)
2 /

Kitapla ilgili 1 Haber

Uluslararası Nazım Hikmet Şiir Günleri Başlıyor!
Uluslararası Nazım Hikmet Şiir Günleri Başlıyor! Ataşehir Belediyesi bu yıl ilk kez “Uluslararası Nazım Hikmet Şiir Günleri” düzenliyor. Şiir Günler’i, Türkiye’den ve Macaristan’dan şairlerin katılımıyla 3-5 Haziran 2016 tarihleri arasında gerçekleşecek.