Kara Kitap

7,8/10  (73 Oy) · 
332 okunma  · 
55 beğeni  · 
2.413 gösterim
Galip, çocukluk aşkı, arkadaşı, amcasının kızı, sevgilisi ve kayıp karısı Rüya'yı karlı bir kış günü İstanbul'da aramaya başlar. Çocukluğundan beri yazılarını hayranlıkla okuduğu yakın akrabası gazeteci Celâl'in köşe yazıları, bu arayışta ona işaretler yollayacak ve eşlik edecektir. Okuyucu, bir yanda her bacası, her sokağı, her insanı başka bir esrarlı âlemin işaretine dönüşen İstanbul'da Galip'in araştırmalarını ve karşılaştığı kişileri izlerken, bir yandan da bu araştırmaları değişik işaretler ve tuhaf hikâyelerle tamamlayan Celâl'in köşe yazılarıyla karşılaşır. Eski cellatların hikâyelerinden Boğaz'ın sularının çekileceği felaket günlerine, kılık değiştiren paşalardan kültür tarihimizde kalmış esrarlı cinayetlere, karlı gecenin aşk hikâyelerinden yüzlerimizin üzerindeki anlamın sırlarına, İstanbul'un ücra ve karanlık köşelerinden gülünç ve tuhaf kişilerine, yakın tarihimizden günlük hayatımızın unutulmuş ve şaşırtıcı ayrıntılarına kadar uzanan bu araştırma Galip'i hem kayıp karısına, hem de hayatımızın içine gömüldüğü kayıp esrara doğru çekecektir.

"Zengin, yaratıcı, modern bir ulusal destan." 
-The Sunday Times, İngiltere-

"Pamuk Kara Kitap'la, romanın bir edebi tür olarak hâlâ hayatta olduğunu, hâlâ bir potansiyeli ve geleceği olduğunu kanıtladı. Bunları yapan biri ne zamandır çıkmıyordu." 
-Nobel Komitesi Başkanı Horace Engdahl-
(Tanıtım Bülteninden)
  • Baskı Tarihi:
    Eylül 2013
  • Sayfa Sayısı:
    476
  • ISBN:
    9789750826139
  • Yayınevi:
    Yapı Kredi Yayınları
  • Kitabın Türü:
mithrandir21 | Uğur D. 
 29 Ağu 08:45, Kitabı okudu, 15 günde, Beğendi, 10/10 puan

Kitap okumayan insanların Orhan Pamuk’a yaptığı karalama kampanyasına kitap okuyan bir kişi olarak kanmam ve Orhan Pamuk’a senelerce önyargımın oluşmasından ötürü kendime ne kadar kızdığımı anlatamam. Pamuk’un kalemine tek kelime ile bayıldım desem abartmış olmam. Galip’i İstanbul sokaklarında yürütmesi, İstanbul’u anlatırken Galip’in düşüncelerini bizlere birebir yaşatabilmesi, kurduğu o uzun uzun cümlelere rağmen insanı sıkmamasını çok beğendim gerçekten. Uzun cümleler sıkmıyor ama zorlamıyor da değil. Uzun cümlelerin bazılarını da anlayabilmek için daha doğrusu gerçek manada kavrayabilmek için birden fazla da okuduğumu söylemek isterim. Aslında bu güzel kitabı birden fazla okumam gerek ya.

Tahsin Yücel’in “Kara Kitap Üzerine” isimli yazısında dediği gibi kitap içinde fazlası ile topal cümleler olduğu bir gerçek evet hatta bu dediğim cümlelerin okurken o cümlenin haddinden fazla uzun olması maalesef bazı cümleleri havada bıraktığı da doğru. Özneye sanki birden fazla yüklenen yüklemlerin cümle içinde ağır geliyor ve özne de bu yüklemleri kaldıramıyor gibiydi; ama ben şahsen ne Tahsin Yücel’in dediği gibi Orhan Pamuk’un Türkçe’sinin yetersiz olduğunu düşünüyorum ne de İlber Ortaylı’nın dediği gibi Türkçe’sinin zengin olmayıp fakir olduğunu da düşünmüyorum. Bana göre kesinlikle Orhan Pamuk’un kaleminin, tarzının bu şekilde olduğunu düşünüyorum. Tahsin Yücel’in yazısının tamamına linkten ulaşabilirsiniz. http://www.dipnotkitap.net/...tap_Tahsin_Yucel.htm Hatta Nüket Esen’in Kara Kitap Üzerine Yazılar kitabını okuyarak Kara Kitap üzerine fazlası ile de eleştiri yazılarını okuyabilirsiniz.

Romanın konusuna gelecek olursak genel olarak söyleyemem o kadar sayıda kitap okumadım ama benim okuduğum kitaplara göre bana en farklı gelen kitap Kara Kitap diyebilirim; hatta sadece bana göre olmadığı da çok açık ki kitabın bu kadar seveni var iken bu kadar da sevmeyeni mevcut. Galip’in Rüya’yı araması, arar iken de ilgisiz taraflara yönelmesi ama ilgisiz tarafları ilgili şekilde okuyabilmek çok güzeldi. Roman içinde geçen Alaaddin’in Dükkan’ı çok güzel, çok başarılı, fazlası ile haklı olarak da ilgi çekici anlatılmış ve şimdi bu zamanda olduğunu bilsem bu dükkanın kesinlikle ziyaretine giderdim.

KeMâL 
 28 Kas 20:11, Kitabı okudu, 11 günde, Beğendi, 10/10 puan

Evet Orhan Pamuk ile tanıştım, ama bu nasıl bir tanışmak. “ Kara Kitap “ evet gerçekten büyük mutlulukla okudum; çünkü bu kadar güzel kitaplar arada nadide çıkıyor. Gerçekten okuyup beğendiklerim arasında ilk 10’a girecek romanlardan. Neden sevilmez Orhan Pamuk bilmem. Kişiliği beni pek ilgilendirmiyor. Edebiyatının, dilinin ve kurgusunun güzelliği çok nadide. Belki geç bile kaldım yazarla tanışmak için ama git gide kendimi hızlandırıyorum okumada.

Nasıl bir yazar Orhan Pamuk ? Cümleler gayet uzun. Bazı yerlerde bir paragraflık cümleler gördüm. Hayretler içinde kaldım. Noktalama o kadar güzel kullanılmış ki. Eğer bu noktalamalara uymazsanız inanın paragrafı anlamıyorsunuz. Hatta ben bir çok kez başa dönüp dönüp durdum. Çünkü anlam düşüklüğü oluyor. Ha bu arada mutlaka sessiz ve sakin kafayla okumanızı tavsiye ederim. Gerçekten çok önemli derecede güzel ve zor bir kitap. Kelime düşüklüğü mü yoksa özne eksikliğimi bilemem ama bazı yerler gerçekten kopuktu. Tekrar tekrar okuyarak anlayabildim. Romanın kurgusu ve konuları ise zaten harika ötesi. Gerçekten güzel bağlantılarla romanı tamamlattı yazar. Betimlemeler , tarih bilgisi ve karakter analizleri çok güzeldi. Çok katmanlı, farklı olaylar ve konularla bezeli bir modern romanların kırılma kitabı, yazarı.

Kitabın konusuna gelince o kadar çok konu var ki… Yani çok şeyler yazmak geliyor içimden ama not aldıklarımı sizlerle kısa kısa paylaşmak istiyorum. Öncelikle Milliyet gazetesinde köşe yazarı olan Galip’in Celal’i ve Rüya’yı ararken kendini bulması yada bulmak istemesi. Hatta ve hatta ana tema “ İnsan nasıl kendi olur ? “ “ İnsan nasıl başkası olur ? “ bu sorulara cevap olarak bir çok konuyla işlenmiş bir roman. İçerisinde ülkenin 90’larda siyasi durumu ele alınmış. 80’ler ve 90’ların moda konuları işleniyor. Mankenliğe ayrı bir cümle açmalıyım. Reyonlardaki mankenlerin canlandırılması onları metafor olarak kullanması çok iyiydi. Ülkenin çağdaşlaşması ve belli tabularının yıkılması konularını işlemiş. İslamiyet, islam alimleri, dergahlar, cemaatlar hakkındaki bilgisi de çok şaşırtıcı. Nakşibendi’den tutun Galata Mevlevihane’sine kadar ne isimler geçmiyor arada. Polisiye ve gerilim romanlarına da baya atıfta bulunuyor romanın başından sonuna kadar. Türkan Şoray ve Müjde Ar’ın olduğu bölüm, genelev ve Vesikalı Yarim filminin canlandırılması çok hoştu. Kahkahalarla güldüm. Bir bölüm ise Marcel Proust ve Kayıp Zamanın İzinde kitabına atıfta bulunmuş. Tez zamanda bu seriyi okumalıyım. Mevlana ve Şemş hikayesi de unutmadığım bölümler arasında. Tarikat yolcusunun gerçeğe kavuşması nedir ? Nasıl olur? Doğruyu ve yanlışı okurun yüzüne vuruyor bu konuda yazar. Okumalısınız yine… Abdi Paşa ve Cellat’ın hikayesi.

Bu konuya ayrı paragraf açıyorum çünkü çok etkilendiğim bir bölüm de burası. Hurufilik…. Harfler ve yüzler. Nesnelere isim vermek, canlandırmak ve hayal gücünü geliştirmek. İnsanın yüzünden yaşadığını anlamak. Yüzündeki duyguyu dile getirmek. Çok güzel bir bölümdü. Halden anlamak nedir? Çok güzel anlatılıyor.

Yine farklı bir paragraf açmam gereken yer. Osmanlı Devleti’nin yönetim şekli. Daha doğrusu şehzade eğitim şekli. Çok güzel anlatmış yazar psikolojik durumu.

Esrarengiz kaçmalar, hayaller alemi, Fatih Sultan Mehmet, Mevlevilik, İstanbul, Kadıköy, Karaköy, Beyoğlu ve Nişantaşı,gizli tarih ve daha nicesiyle harika bir eser.

Kesinlikle kişilik oluşumunu etkileyecek bir eser bence. İnsanın kendisi olabilmesi için mutlaka okunmalı ve üzerinde durulmalı. Çok beğendim ve 10 puanı kesinlikle hak eden bir eser. Mutlaka tavsiye ediyorum.

Kemal Basmacı 
15 Eyl 02:12, Kitabı okudu, 10/10 puan

1990 yılında sadece türk edebiyatını değil dünya edebiyatını çarpan bir roman, bitirmemin üzerinden bir aya yakın bir süre geçmiş olmasına rağmen bir türlü aklımdan çıkmayan, bayram günü, bir gece yarısı bana böyle bir yazıyı yazdıran bir roman, kendi dilinden okuduğumuz için gurur duyabileceğimiz bir roman, ilham ve cesaret veren bir roman.

türk edebiyatı'nın şeref sayfalarından.

Kübra Gürel 
12 Ağu 2015, Kitabı okudu, 3/10 puan

Konu itibariyle ilgi çekici ve hatta daha somuta indirgenebildiği takdirde sürükleyici olabilecek bu kitabın geneline yayılmış, biraz eleştirisel yaklaşmayı zorunlu kılan bir dokusu var. Yazarın düşünce dünyasından tam olarak sıyrılamamış, sözcüklerle armonik olarak bir uyum yakalayamamış olan bu eser, kendi kendini çürüten bir yapıya sahip. Zira yazar Türkçe'nin güzelliklerini ve ince söyleyişleri tam manasıyla bir kenara iterek ve kurgusunu tamamen günlük söyleyişlere dayandırarak ne yazık ki roman edasında konulu bir metin sunmakla kalmıştır.

Öznur Bedir 
 26 Oca 16:18, Kitabı okudu, 5 günde, Beğendi, 10/10 puan

Orhan Pamuk'un okuduğum ilk kitabı ve de en beğendiğim kitabıdır. İlk Orhan Pamuk kitabı olarak ağır olduğunu, öncesinde diğer kitaplarından okumaya başlamamın daha iyi olacağını söylemişlerdi; ancak bu sözler bende Kara Kitaba karşı daha büyük bir merak uyandırdı. Galip'in karısı Rüya'yı arama maceraları bu esnada köşe yazarlığına başlaması, beni çok etkilemişti. Ayrıca Orhan Pamuk'un eserlerine kendisinden küçük parçalar eklemesini çok sevdim.Okunmaya değer bir kitap benim gözümde.

AYŞE ŞİMŞEK 
13 May 2015, Kitabı okudu, 10/10 puan

Orhan Pamuk'un yeri bende başkadır, Kara Kitap'ın daha da başkadır. Okuyalı üzerinden uzuun zaman geçti. Ama etkileri geçmedi,geçmez. Herkesin pek de hoşlanmadığı dilini sevdim. Anlamın tamamen açık olmamasını sevdim. Pamuk hep bunu yapar, kitabın kendini zor hissettiren bir alt metini vardır. Onu yakaladıktan sonra etkilenmemek elde değil. Sırf pazarlamak, para kazanmak için Kara Kitap'ın 25.yılına özel bir baskı yapmış olsa da paralar helal olsun, onu da alıp okuyacağım.

ahmet kaplan 
18 Haz 2015, Kitabı okudu, Beğendi, 8/10 puan

Çok katmanlı yapısı ve farklı anlatim tarziyla gerçekten iyi ve değerli bir kitap.istanbulun ne kadar büyük bir tarihi olduğunu tekrar anlıyor insan.karakterlerin analizleri ve insana yakin gelmesi ayrica önemli

zeki erdem 
 05 Mar 17:19, Kitabı okudu, 14 günde, Puan vermedi

Kitabın arka kapağında "Pamuk'un şaheseri." İngiliz The Times Literary Supplement ve yine Fransız Liberation "Bir şaheser." Diye yazmış...
Ben Kara Kitap'ı bir şaheser olarak bulmadım. "Şahaser" olarak değerlendirilmesini de abartılı bulduğumu belirtmek zorundayım...
Eleştirmek istediğim diğer bir konu 94'üncü sayfada geçen bir cümle; " ..., çocukluğunda bostanlarda kız kardeşiyle karga kovalayan çılgın ve sapık padişahın hikayesi,..."
Ne şimdi bu? Hani aklıma gelmiyor da değil; bu İngiliz ve Fransızlar boş yere "şahaser(!)" demezler bir esere...
(Sırf bu cümleye kızdığım için "şahaser" olarak kabul etmediğim anlamı çıkmamalı)

Caner Aksakal 
06 Nis 2015, Kitabı okudu, Beğendi, 9/10 puan

Etkileyici bir kitap daha... okuma süreniz boyunca aklınızdan çıkmayacak sahneler gözünüzde canlanacaktır ben okuma sürem boyunca kitaptaki olayların kafamdaki acabalarla dolaşmasını pek hatırlamam, Orhan Pamuk gerçekten kafası güzel bir yazar.. Tavsiyemdir...

Celal Salik 
20 Haz 20:16, Kitabı okudu, Beğendi

İstanbul'u karış karış gezen düş gezgini Galip'in kend benliğini, kendi özgün sesini aradığı ve en sonunda bulmayı başardığı romandır bu. Celal Salik'i örnek alıp onu arayan Galip en sonunda kendisini bulur. Aradığı kendisidir.

Roman postmodernizmin bizdeki ilk yetkin örneklerinden biridir. Değişik anlatı tarzları bir arada kullanılmıştır.

Romanın geneline kısmen bir şiirsellik hakimdir. Uzun ve enfes cümlelerin içinde kaybolur insan.

2 /

Kitaptan 108 Alıntı

BİROL COŞKUN 
25 Ara 2014, Kitabı okudu, Puan vermedi

Bir başkasının belleğini ağır ağır edinmekten başka neydi ki okumak?

Kara Kitap, Orhan Pamuk (Sayfa 325)Kara Kitap, Orhan Pamuk (Sayfa 325)
mithrandir21 | Uğur D. 
 15 Ağu 18:23, Kitabı okudu, İnceledi, Beğendi, 10/10 puan

Kedi
Akıllı bir hayvan olan kedi nankör değildir; yalnızca köpekleri seven yazarlara güvenilmeyeceğini bilir.

Kara Kitap, Orhan Pamuk (Sayfa 93)Kara Kitap, Orhan Pamuk (Sayfa 93)
Kemal Basmacı 
 03 Eyl 23:19, Kitabı okudu, İnceledi, 10/10 puan

Bir gün beni öyle terk etti gitti. Seni hiç öyle bırakıp gittiler mi?

Kara Kitap, Orhan Pamuk (Sayfa 151)Kara Kitap, Orhan Pamuk (Sayfa 151)
mithrandir21 | Uğur D. 
21 Ağu 10:21, Kitabı okudu, İnceledi, Beğendi, 10/10 puan

"Askeri darbe yapacaklar. Ordu içinde küçük bir örgüt. Dinci bir örgüt, bir yeni tarikat. Mehdi'ye inanıyorlar. Vaktin geldiğine inanıyorlar."

Kara Kitap, Orhan Pamuk (Sayfa 242)Kara Kitap, Orhan Pamuk (Sayfa 242)
KeMâL 
21 Kas 22:47, Kitabı okudu, İnceledi, Beğendi, 10/10 puan

Üç büyük tema, tabii ki, ölüm, aşk ve müziktir.

Kara Kitap, Orhan Pamuk (Sayfa 94 - Yapı Kredi Yayınları)Kara Kitap, Orhan Pamuk (Sayfa 94 - Yapı Kredi Yayınları)
BİROL COŞKUN 
22 Ara 2014, Kitabı okudu, Puan vermedi

İnsanın kendisi olmasına bir türlü izin vermezler, insanı bırakmazlar kendisi olsun diye, hiçbir zaman bırakmazlar.

Kara Kitap, Orhan Pamuk (Sayfa 188)Kara Kitap, Orhan Pamuk (Sayfa 188)
BİROL COŞKUN 
19 Ara 2014, Kitabı okudu, Puan vermedi

Az oku, ama severek oku, çok ama sıkıntıyla okuyandan daha okumuş gözükürsün.

Kara Kitap, Orhan Pamuk (Sayfa 93)Kara Kitap, Orhan Pamuk (Sayfa 93)
KeMâL 
26 Kas 23:17, Kitabı okudu, İnceledi, Beğendi, 10/10 puan

Ne kadar kalabalığız hepimiz, ne kadar acıklıyız hepimiz; ne kadar çaresiziz çoğumuz!

Kara Kitap, Orhan Pamuk (Sayfa 274 - Yapı Kredi Yayınları)Kara Kitap, Orhan Pamuk (Sayfa 274 - Yapı Kredi Yayınları)

Kitapla ilgili 1 Haber