Karamazov Kardeşler

8,8/10  (242 Oy) · 
973 okunma  · 
208 beğeni  · 
7.059 gösterim
Dostoyevski, yaşamının son yıllarında başyapıtı Karamazov Kardeşler'i tamamladığında, Rus yazınında 'felsefe düzeyinde roman-tragedya denen türün de temelini attığının bilincinde değildi. Dostoyevski'nin yaşam birikiminin tümünü ve sanat gücünün doruğunu içeren bu roman, gerçekte insanı insan yapan ne varsa, onlara adanmış bir destan niteliğini taşır. Yazar, hiçbir romanında "Karamazov Kardeşler"de olduğu denli insan ruhuna inmemiş, insanoğlunu bu denli kesitler biçiminde, içgüdülerinin ve istencinin tüm görünümüyle sergilenmiştir. Bir aileyi konu alan ve bir felaketler zinciri olarak gelişen olay örgüsü, bireysel öğelerin yanı sıra, ondokuzuncu yüzyılın ikinci yarısındaki Rus toplumunu da geçirdiği sarsıntıların tümüyle, dünya edebiyatında bir eşi daha bulunmayan bir sanat aynasından yansıtır.
(Tanıtım Yazısından)

Dostoyevski (1821-1881): Gerek 1840'ların ortalarından itibaren yayımlamaya başladığı Beyaz Geceler ve Öteki gibi uzun öykü-kısa romanlarıyla, gerekse Karamazov Kardeşler,
Suç ve Ceza ve Budala gibi Sibirya sürgünü sonrası büyük romanlarıyla, insanın karanlık yakasını kendinden sonraki bütün romancıları derinden etkileyecek biçimde dile getirmiş büyük bir
19. yüzyıl ustasıdır. Karamazov Kardeşler, yazarın son başyapıtıdır.
(Arka Kapaktan)
  • Baskı Tarihi:
    Mart 2013
  • Sayfa Sayısı:
    1025
  • ISBN:
    9789944880985
  • Orijinal Adı:
    Братья Карамазовы
  • Çeviri:
    Nihal Yalaza Taluy
  • Yayınevi:
    İş Bankası Kültür Yayınları
  • Kitabın Türü:
Yasin YALÇIN 
 22 Ara 2016 · Kitabı okudu · 22 günde · Beğendi · 9/10 puan

Anitk Yunan yazarı Sophokles'in Kral Oedipus adlı bir tragedyası vardır. Hatta bu oyunun Freud tarafından tanımlanmış sendromu bile vardır. Oedipus sonradan annesi olduğunu öğrendiği bir kadınla evlenir, sonradan babası olduğunu öğrendiği bir adamı öldürür. Karamazov Kardeşler'i okurken sıklıkla baba-oğul arasındaki nefreti inceleyen Kral Oedipus sendromu geldi aklıma. Bir kadını paylaşamayan baba ile oğulun arasındaki rekabet...

Birinci cildini kütüphanede bulamadığım için sadece ikinci cildini okuyabildim ama bu kadarı bile yetti. Yaklaşık 200 sayfa olan mahkeme sahnesini ve 100 sayfayı aşan sorgu sahnesini okuduğunuzda kitabın neden bu kadar kalın olduğunu da anlıyorsunuz.

Önce kitapta kullanılan üsluptan söz etmek istiyorum. Dostoyevski bu son romanında dönemine göre farklı bir üslup kullanmış. Anlatıcı, her şeyi bildiği halde hiçbir şeyi olduğu gibi açıklamayan, olayları sırası gelince tanrısal bakış açısıyla aktaran, şehirde yaşayan bir vatandaş olarak nakledilmiş. Kahraman bakış açısından büyük bir doğallıkla ve okuyucuya hiç çaktırılmadan tanrısal bakış açısına geçiliyor. Bu da Dostoyevski'nin sadece edebi anlamda değil teknik bağlamda da gayet usta bir yazar olduğunu bizlere gösteriyor. Sevmediğim şey ise bazı aynı sözlerin sürekli olarak tekrarlanması.

Kitap konu itibariyle üç kardeşin ve muhtemel bir üvey evladın hikayesidir. Fiyodor Pavloviç'in üç oğlu Dimitriy, İvan, Aleksey Karamazov ve evin uşağı Smerdyakov. Kardeşlerden biri birazcık serseri aşık, biri tanrıtanımaz, biri ise papaz. Baba Karamazov en büyük oğlu Dimitriy ile aynı kadına aşık olur ve aralarında amansız bir mücadele başlar. Kitap boyunca da baba ile oğulların ilişkileri ve aralarında tırmanıp giden gerilim, kardeşlerin birbirleriyle dayanışması, kadının paraya, erkeğin kadına olan aşkı ve toplumun tüm bunların hepsine verdiği tepki anlatılmaktadır. Kitabın kendi içindeki felsefesi olay örgüsüne güzelce yedirilmiş, kitap sıkıcılıktan uzak, akıcı bir roman haline getirilmiş.

Avukat Fetyukoviç'in mahkemede babalar ve oğullarla ilgili konuşması ve en merak ettiğim karakter İvan Karamazov'un içindeki şeytanla konuşması kitabın en sevdiğim ve en ilgimi çeken bölümleri oldu. Bunun dışındaki bölümler de gayet kaliteliydi.

Kalın ve ağır roman okumayı sevmeyenler sıkılabilir. Yine de ben herkese tavsiye ederim. Keyifli okumalar...

murat çelik 
05 Kas 2016 · Kitabı okudu · 7 günde · Beğendi · 8/10 puan

Dostoyevski'nin ağır psikolojik analiz ve insanı fazlasıyla düşünmeye yoran bir romanı.
Geçmişe bakıldığında özellikle insanlar tarafından din adamlarının,büyücülerin,putların hatta fiziki kusurla doğan insanların bile tanrı yerine ilahlaştırıldığı gözükmekte.Dostoyevski karamazov kardeşler romanında din unsuruna ve dinlerdeki aşırı bağnazlığa geniş yer vermiş.

Gecmişten günümüze din farketmeksizin bir ilah gibi cübbe öptürenler,tanrı buyruğu verenler,şifa dağıttığını söyleyenler,günah affedenler hala mevcut zira bunların devam etmesinin sebebi yine biz insanlarız.İnsanların kendi coğrafyasındaki inançlarını savunup diğerlerini kötülemesi fazlasıyla anlatılmaktayken yaşadıkları toplum ve çaresizlikleri,fakirlikleri açısından tanrı unsurunu insanların yarattığı vurgulanırken,tanrı dusmanı şeytanında aslında insanın ta kendisi olduğu açıkça anlatılmakta.

Anneleri daha onlar çocukken ölen ve sorumsuz,içki aşığı,ilgisiz bir babaları olan üç kardeşin hikayesini anlatmakta daha çok roman.Başkalarının yanında büyüyüp yetiştikleri ve anne baba sevgisinden mahrum kaldıkları için hayat bu üç kardeşi zorlu psikolojik savaşın içine kimi zaman bir eziklik duygusuyla,kimi zaman hırsla,kimi zaman asilik ve serserilikle en kötüsü de babalarına duydukları nefretle karşı karşıya bırakmakta.Çocukların yaşamda ki en temiz varlık ve saflık simgesi olduğunu ısrarla vurgulayan ve bunu romandaki Alyoşa karakteriyle yansıtan dostoyevski bir çoçuğun üzüntüsünün,çektiği acının,gözyaşının hiçbir şeyle mukayese edilemeyeceğini ve bir çocuğun hayatında acı iz bırakacak bir insana verilen en kötü cezanın bile fayda etmeyeceğini söylemekte.

Bunun yanı sıra o dönem popüler olan hristiyanlık ortadoksluğundaki staretz akımından sıkça söz edilmekte ve bu akımın o dönemki lideri rahip zosima'nın insanlar üzerindeki büyük beyin yıkıcı etkileri ve gücü göz önüne alınmakta.

Ömrü boyunca hayatında türlü zorluklar,sıkıntılar,çileler çeken yazar hayat kavgalarını,tecrübelerini,yaşanmışlıklarının tamamını biz okuyucuyla paylaşmıştır.
Karamazov kardeşleri okurken Dostoyevski'nin anlattıklarının bugünle benzer olmasına hiç şaşırmadım.

Aslı T. 
04 Haz 2016 · Kitabı okudu · Beğendi · Puan vermedi

Ahlâksız ve bencil bir kişiliğe sahip olan Fyodor Pavloviç Karamazov’un öldürülmesi ve bu ölümün ardından dört oğlunun yaşadığı olaylar konu edilmiş kitapta. Felsefe, psikoloji, din ve sosyoloji; kahramanların hayatları üzerinden sağlam bir polisiye kurguyla işlenmiş romanda. Kitabın sonuna kadar merak duygusu, sizi kitabı elinizden bırakmamaya zorluyor.

Psikoljik çözümlemeler, karakter analizleri çok çok başarılıydı. Kitabın kahramanlarını o kadar iyi tanımaya başlıyorsunuz ki, sanki bir kitap kahramanı değil gerçekten yaşamış insanlar olduğunu düşünmeye başlıyorsunuz.

Aslı 
31 May 2015 · Kitabı okudu · Beğendi · 10/10 puan

Of daldım bir klasikler denizine çıkamıyorum. Dostoyevski de iyice dağıttı beni. Aldı götürdü. Kitap bitiyor ama hala onların bir yerlerde yaşadığına inaniyorsunuz ve sonrasında neler olduğunu merak ediyorsunuz. Roman gibi değil birinin ağzından gerçek yaşam öyküsü dinler gibi. Kanlı canlı insanmislar gibi..

HÜLYA BİLGİN 
13 Nis 2015 · Kitabı okudu · Beğendi · 10/10 puan

Aile kavramına bakış açınız değişecek... Dostoyevski'nin bütün kitaplarını okudum.. Karamazov'ları tanıyınca daha da büyülendim.. Bir solukta okuyup bitmesini istemeyeceğiniz şaheser ...

Reşat KARAKAŞ 
19 Eyl 2016 · Kitabı okudu · 12 günde · 9/10 puan

İlk basta sıkıcı geldi cok zor okudum. Ama ilerledikce alyoşa'nın yumuşaklığı zosima dedenin yol göstericiliği.. Harika kurgu savcı hakim kısımları müthişti..
ivan fyodoroviç karamazovun şizofren bölümü harikaydi .. Dövüş kulübü (fight club) filmini izler gibi oldum bi ara .. :)

mimgvn 
27 Eki 2016 · Kitabı okudu · 10/10 puan

MUTLAKA OKUNMALI!!!
Dostoyevski ile tanışmam ''suç ve ceza '' ile olsa da Karamazov kardeşleri okuduktan sonra anladım ki ; insan ruhuna bu derece net ve derin dokunuşları , bu kadar büyük bir incelikle işleyebilmek gerçekten bir dahi işi....
İnsanın derinliklerine ulaşabilmesi , samimiyeti ve aktarımı bakımından bana Necip Fazıl 'ı anımsattı. Elbette Türkçeyi büyük bir ustalıkla kullanan Üstat ile başka dilden çevirilmiş bir romanın dili mukayese edilemez ancak bende uyandırdığı hisler birbirine çok yakın...

Büyük bir keyif ve hayranlıkla bir çırpıda bitirdiğim ve etrafımdaki herkese tavsiye ettiğim bir roman.. Okunmalı ve okutulmalı....

Hasan Özçelik 
18 May 2015 · Kitabı okudu · 10/10 puan

Kitapta karakterlerin yaptıkları en küçük bir imanın bile psikoanalizleri yapıldıktan sonra yazıldığını görüyorsunuz. Bir insan kendi türünü nasıl bu kadar derinine çözümleyebilir? Gerçekten takdire şayan...
Eser içimdeki yazma aşkını öldürdü. Bir kitap bu seviyede yazılabiliyorsa, bu seviyeye ulaşmadan yazmak okura hakaret değil mi?

Oblomov 
17 Mar 2016 · Kitabı okudu · 15 günde · Beğendi · 9/10 puan

Dostoyevski'nin bu romanının çok iyi olduğunu biliyordum ama yaklaşık bin sayfa olması ve yanında taşıması zor olacağından okumayı hep erteliyordum. En sonunda karar verip okudum. Keşke daha önce okusaymışım diye düşündüm. Bin sayfa olmasına rağmen kısa sürede bitirdim. Dostoyevski'nin bu romanı şimdiye kadar yazılmış en iyi romanlardan biri olsa gerek diye düşünüyorum.

Berk Liman 
27 Tem 2014 · Kitabı okudu · Beğendi · 10/10 puan

Dostoyevskinin en özel kitaplarından biri. Dostoyevski"yi tam anlamıyla okudum diyebilmeniz için mutlaka okumanız gereken eserleri arasında Karamazov Kardeşler.

5 /

Kitaptan 315 Alıntı

Ferah 
06 Eyl 2015 · Kitabı okudu · Puan vermedi

''Bir çocuğun ölümünü görmektense, dünyaya geliş biletimi iade etmek isterim.''

Karamazov Kardeşler, DostoyevskiKaramazov Kardeşler, Dostoyevski
Ferah 
25 Nis 2015 · Kitabı okudu · Puan vermedi

“Yakınlarımı nasıl seveceğimi hiçbir zaman bilemedim. Bence özellikle yakınlarını sevmek, yabancıları sevmekten daha zordur.”

Karamazov Kardeşler, DostoyevskiKaramazov Kardeşler, Dostoyevski
Suat Özmen 
01 Ara 2016 · Kitabı okudu · 9/10 puan

"Akıllı bir insanla konuşmak zevktir."

Karamazov Kardeşler, Dostoyevski (Sayfa 817 - Türkiye İş Bankası Kültür Yayınları)Karamazov Kardeşler, Dostoyevski (Sayfa 817 - Türkiye İş Bankası Kültür Yayınları)
Suat Özmen 
07 Ara 2016 · Kitabı okudu · 9/10 puan

"İyi, doğru bir şey yaptığınız zaman hayat hayat öyle güzel ki!"

Karamazov Kardeşler, Dostoyevski (Sayfa 1025 - Türkiye İş Bankası Kültür Yayınları)Karamazov Kardeşler, Dostoyevski (Sayfa 1025 - Türkiye İş Bankası Kültür Yayınları)
Ferah 
11 Nis 2015 · Kitabı okudu · Puan vermedi

''....kendi kendinize yalan söylemeyin.
Kendi kendine yalan söyleyip yalanını ciddiye alan insan sonunda ne kendinde ne de etrafta gerçeği seçemez olur. böylece hem kendisine hem başkalarına saygısızlık eder. Saygının olmadığı yerde sevgi de kaybolmaya başlar....''

Karamazov Kardeşler, DostoyevskiKaramazov Kardeşler, Dostoyevski
Ferah 
05 May 2015 · Kitabı okudu · Puan vermedi

''... 'İnsanlığı seviyorum' dedi ama ilginçtir ki insanlığı bir bütün olarak sevdikçe, insanın kendisini daha az seviyorum...''

Karamazov Kardeşler, DostoyevskiKaramazov Kardeşler, Dostoyevski
Suat Özmen 
 04 Ara 2016 · Kitabı okudu · 9/10 puan

"Suçluyu konuşturmanın en güvenilir çaresi, cinayete ait aslında çok önemli, fakat suclu için beklenmedik, önemi kestirilmeyen bir ayrıntıdan ansızın, yeri gelmiş gibi söz açmaktır."

Karamazov Kardeşler, Dostoyevski (Sayfa 957 - Türkiye İş Bankası Kültür Yayınları)Karamazov Kardeşler, Dostoyevski (Sayfa 957 - Türkiye İş Bankası Kültür Yayınları)
Suat Özmen 
19 Kas 2016 · Kitabı okudu · 9/10 puan

"Sonuna kadar inan, herkes doğru yoldan sapsa, doğru yolda kalan tek başına sen olsan bile."

Karamazov Kardeşler, Dostoyevski (Sayfa 429 - Türkiye İş Bankası Kültür Yayınları)Karamazov Kardeşler, Dostoyevski (Sayfa 429 - Türkiye İş Bankası Kültür Yayınları)

Kitapla ilgili 2 Haber

Dünyaca Ünlü 29 İsmin En Sevdikleri Kitaplar Sorulduğunda Verdikler Cevaplar
Dünyaca Ünlü 29 İsmin En Sevdikleri Kitaplar Sorulduğunda Verdikler Cevaplar Sevdiğiniz oyuncuların, yazarların favori kitaplarını öğrenince onlarla aynı zevke sahip olduğunuzu görebilirsiniz. Okumadıklarınızı ise bir an önce okumak isteyebilirsiniz. İşte dünyaca ünlü 29 ismin favori kitapları:
Cemal Süreya'nın Sevdiği ve Defalarca Okuduğu 4 Kitap
Cemal Süreya'nın Sevdiği ve Defalarca Okuduğu 4 Kitap Kötü bir romanı okuyamıyorum. On beş yirmi sayfa ilerledikten sonra elimden atıyorum. Buna karşılık şiirin her türlüsü çekici geliyor bana...