Kardeşimin Hikayesi

8,6/10  (972 Oy) · 
2.949 okunma  · 
802 beğeni  · 
10.709 gösterim
Serenad fırtınasından sonra Livaneli'den nefes kesen bir roman...

Sakin bir balıkçı köyünde genç bir kadının cinayete kurban gitmesiyle başlar her şey. Dünyadan elini eteğini çekmiş emekli inşaat mühendisiyle genç, güzel ve meraklı gazeteci kızın tanışmasına da bu cinayet vesile olur. Kurguyla gerçeğin karıştığı, duyguların en karanlık, en kuytu bölgelerine girildiği hikâye, daha doğrusu hikâye içinde hikâye de böylece başlar. Modern bir Binbir Gece Masalı'nın kapıları aralanır. Ancak bu kez Şehrazad erkektir.

Kardeşimin Hikâyesi aşkın mutlulukta ulaşılacak son nokta olduğuna inananları bir kez daha düşünmeye davet eden, aşka, aşkın karmaşıklığına ve tehlikelerine dair nefes kesen bir roman. Her sayfada yeni bir gerçekliği keşfedecek, kuşku ile kesinliğin sınırlarında dolaşacaksınız.

"Mantıksız gibi geliyor ama o sabah uyandığımda tuhaf bir haber alacağımı biliyordum. Karadeniz'in lacivert dalgalarıyla baş başa kalmış olan bu ıssız köyde geçen her gün birbirinin aynısı olduğu için burada insanların heyecanla konuşacağı olaylara pek sık rastlanmazdı. O günün de ötekiler gibi sessizce akıp gitmesi gerekirdi ama galiba başka şeyler olacaktı. O mahmur sabah saatlerinde bir cinayet haberi alacağımı bilmiyordum elbette ama bir haber gelecekti. Daha yataktan çıkmamıştım, gözlerim kapalıydı, arkalarında fosforlu çizgiler bırakarak yıldırım hızıyla hareket eden mor tavşanları izliyordum."
  • Baskı Tarihi:
    Nisan 2013
  • Sayfa Sayısı:
    330
  • ISBN:
    9786050914443
  • Yayınevi:
    Doğan Kitap
  • Kitabın Türü:
Meral 
17 Nis 2015 · Kitabı okudu · Beğendi · 10/10 puan

Kitabı daha yeni bitirdim. :-) Birçok arkadaşım şiddetle tavsiye ettiği kadar varmış. Hiç ummadığım olaylar oldu. Acaba katil şu mu diye diye, yürüttüğüm okumamın arasına birde Mehmet 'in hikayesi girince kitabın içine gömüldüm. Artık Zülfü Livaneli 'nin tam bir hayranıyım :-):-):-):-):-)

Cansu Atay 
07 Kas 2014 · Kitabı okudu · Beğendi · 10/10 puan

'... bana sorarsanız, iyi yazılmış bir kitabı her zaman çok kısa bulmuşumdur.' demiş ya Jane Austen; katılıyorum ona. Çabuk bitti...

Beyza Yuksel 
24 Haz 2015 · Kitabı okudu · 9/10 puan

Kuzenimin tavsiyesi üzerine okuduğum bir kitap oldu. Ilk defa bir Zülfü Livaneli kitabı okuyorum. Öncelikle söylemem gerekirki aşırı derecede hayret edilecek bir sonu var. Kesinlikle tahmin edemezdim böyle bir durumu. Duygular yaşananlar ve bunların
getirdiği inanılmaz bir psikoloji.. Üzerinde düşünmek gerekir.
Şiddetle tavsiye ediyorum kesinlikle okunmalı.

Firuze çicek 
 05 Eyl 2016 · Kitabı okudu · 5 günde · Beğendi · 9/10 puan

Kitap iyiki bitti, azdaha tamamını alıntı olarak paylaşacaktım. Kahraman'ımız Ahmet, kendisini dünyadan soyutlamış, kitaplarıyla yaşayan biri. Gazeteci bir kızla karşılaşıp karşılıklı sohbet ve kardeşinin hikayesi anlatılıyor. Her olayı bir kitapla örneklemesi olaylara bakış açısı çok farklı geldi. Bir de dokunma fobisi ilginçti. Anlatımı akıcı, sıkılmadan okuyabilirsiniz.( spoil içerebilir)

Ben kitap bitinceye dek birçok tahminde bulundum fakat hiç ummadığım şekilde bitti .... Kesinlikle herkes okumalı.... İnsanı kendine bağlıyor....

Nazlıcan sayraç 
03 Eki 2016 · Kitabı okudu · 10/10 puan

Başlarda yavaş ilerliyor olsa da çok sürükleyici ve şaşırtıcı bir kitap. Elimden düşüremediğim ve sonunda ağzımın açık kaldığı nadir kitaplardan.

zübeyde 
21 Kas 2016 · Kitabı okudu · 9 günde · Beğendi · 10/10 puan

Hikaye nerde biter gercek nerde baslar, en güzel özeti belki de bu kitap.Biz hayattan ne isteriz hayat bize ne verir.Gercekten müthiş bir kitap mutlaka alip okuyun başindam sona acaba şimdi ne olacak diye okuduğum bir kitapti.Zülfü Livaneli müthiş bir eser yazmiş:)

ŞEYDA ARMAN 
08 Eki 2015 · Kitabı okudu · Beğendi · 10/10 puan

Etkilendim, hatta ürperdim sanki. Son zamanlarda okuduklarımın en iyisi diyebilirim. aradığımı bulmuş gibi oldum, arkadaşımdan ödünç almıştım, geri vermek konusunda tereddütlerim var :)

emine çelikbaş 
13 Oca 2016 · Kitabı okudu · 5 günde · Beğendi · 9/10 puan

Zülfü Livaneli’nin okuduğum ilk kitabı ve eminim ki devamı da gelecek.

Daha okumaya başlar başlamaz sizi normal bir kahramanın beklemediğini fark ediyorsunuz ve biliyorsunuz ki beklenmeyen olaylar olacak. Ya da en azından ben böyle düşündüm. Kahramanın insanlara dokunamaması, sessiz bir köyde inzivaya çekilmesi, aşırı bir düzen hastası olması, kıyafetlerinin özelliklerine, hava şartlarına göre sınıflandırılarak dolaplara asılması, kitaplarının raf raf değil oda oda düzenlenmesi, arkadaşının ölümü karşısında aşırı soğuk ve ilgisiz davranması, olaylara bakış açısı (ve daha neler neler) kitabın psikolojik yönden sizi gereceğinin habercileri.

Kahraman konuşmalarıyla sizi her şeyden şüphe duymaya teşvik ediyor. Bir süre sonra adı geçen her kahraman için “acaba katil bu mu” diye sorgulamaya başlıyorsunuz.

Öte yandan ara ara olayların geçtiği yer-tarihler hakkında da bilgilendirmeler de var ve bu beni yine araştırmalara sevk etti. Kitaplarda en sevdiğim yön de hikayenin gerçek tarih içinde kurgulanmış olması.
Kitabın son bölüm bitimine bayıldım. Son bölüm bir roman değil adeta gerçek bir dava dosyasıydı sanki. Bitince gerçekten kitabı evirip çevirdim ve hikaye gerçektir yazısı aradım ve … :))

Okuyun gerçekten.

Dilek Aykut 
09 Ağu 2016 · Kitabı okudu · 8 günde · Beğendi · 10/10 puan

Zülfü Livaneli'nin okuduğum ilk kitabıydı. Bundan sonra da her kitabını okumayı düşünüyorum . Çünkü yazarın dili, üslubu gayet başarılı . Yazar böylesine guzel yazinca da kitabi hiç sıkılmadan okuyabiliyorsunuz.
Okumayı düşünen arkadaşlara biraz içeriğinden bahsetmek istiyorum . İki bölüm olarak ele aldım .
İlk bölüm: Ortada bir cinayet var. Yazar bu kişinin kim olduğunu öyle güzel saklıyor ki aklıniza bir an da o kişiningelmesi biraz güç . Okuduğum incelemelerden de yola çıkarak bunu söylüyorum. Zaten kitabın tadı da orda değil midir ? Kimin ne yaptığını hemen kestirmek okuma heyecanını giderir diye düşünüyorum .
İkinci bölüm : ilk başta okuduğunuzda aklınızda sürekli cinayeti kim yaptı ? sorusu geliyor ve bunun kim olduğunu düşünüyorken bu bölümde bir kardeşin hikayesi anlatılıyor . Yazar burda da çok başarılı . Hikâyenin sonunu kestirmek yine biraz güç.
Daha sonra bu iki bölümün harmanlanmasıyla cinayeti kimin yaptığı ortaya çıkıyor . Ve ben sonunu okurken çok şaşırmıştım.
En kısa sürede okumanız dileğiyle keyifli okumalar .
:))

Kitaptan 171 Alıntı

Sadettin TANIK 
 30 May 2015 · Kitabı okudu · Beğendi · 8/10 puan

Aşk
Kıskanmayı bile unutmak. Onu mutlu eden herkesi ve her şeyi sevmek. O noktada sahiplenmek biter, saf aşk kalır.

Kardeşimin Hikayesi, Zülfü LivaneliKardeşimin Hikayesi, Zülfü Livaneli
Hasan KILIÇ 
29 Nis 2016 · Kitabı okudu · İnceledi · Beğendi · 9/10 puan

İnsan hiçbir umut beslemediği zaman durumu kabullenebiliyor ama kapkara bulutlar arasından iğne ucu kadar kendini gösteren bir güneş ışını belirince bütün dünyası o ışığa bağlı oluyor...

Kardeşimin Hikayesi, Zülfü Livaneli (Sayfa 262 - doğan kitap)Kardeşimin Hikayesi, Zülfü Livaneli (Sayfa 262 - doğan kitap)
Sema öztürk 
30 Ara 2016 · Kitabı okudu · İnceledi · Beğendi · 10/10 puan

Ama inan bana, insanların çoğunun ruhu, bedeninden önce çürür.

Kardeşimin Hikayesi, Zülfü Livaneli (Sayfa 236)Kardeşimin Hikayesi, Zülfü Livaneli (Sayfa 236)
Sadettin TANIK 
 31 May 2015 · Kitabı okudu · Beğendi · 8/10 puan

"Sokakta birisi Sokrates'e hakaret etmiş, bir de tekme atmış. Sokrates hiç aldırmadan yürüyüp gitmiş. Durumu görenler niye bir tepki göstermediğini sormuşlar. O da: Bir eşek beni ısırsa onu dava mı etmeliyim sizce?' demiş."

Kardeşimin Hikayesi, Zülfü LivaneliKardeşimin Hikayesi, Zülfü Livaneli

"Hayatın özü, büyük sırrı; olmazsa olmazı: Unutmak. Eğer unutmak diye bir şey olmasaydı, yaşam da olmazdı. İnsan, unutmadan hayatını sürdüremez. "

Kardeşimin Hikayesi, Zülfü Livaneli (Sayfa 31)Kardeşimin Hikayesi, Zülfü Livaneli (Sayfa 31)
Sadettin TANIK 
30 May 2015 · Kitabı okudu · Beğendi · 8/10 puan

"Zenginlik insana ait bir özellik değil" diyorum. "Para insanın doğal bir parçası değil; kaybolabilir, çalınabilir, soyut bir kavram bir takım sıfırlar... Zaten hayatta anlamlı olan değerler parayla sahip olunamayanlar. Kitap, çalışacak insan, eşya alabilirsin; ama bunlar bilginin, dostluğun, paylaşma duygusunun yerini tutamaz... "

Kardeşimin Hikayesi, Zülfü LivaneliKardeşimin Hikayesi, Zülfü Livaneli
Sadettin TANIK 
30 May 2015 · Kitabı okudu · Beğendi · 8/10 puan

Yüzüne yayılan ifadeyi görünce, mutluluğun insanı biraz aptal gösterdiğini düşündüm.

Kardeşimin Hikayesi, Zülfü Livaneli (Sayfa 143)Kardeşimin Hikayesi, Zülfü Livaneli (Sayfa 143)
Sema öztürk 
30 Ara 2016 · Kitabı okudu · İnceledi · Beğendi · 10/10 puan

Ne mutlu cehaletin koruyucu rahmi içinde bir cenin gibi büzülüp yatanlara..

Kardeşimin Hikayesi, Zülfü Livaneli (Sayfa 250)Kardeşimin Hikayesi, Zülfü Livaneli (Sayfa 250)
Erhan Çilingir 
15 Eki 2014 · Kitabı okudu · Beğendi · 9/10 puan

"Aşkın, gözü kapalı uçurum kıyısında yürümek olduğunu bilen biri aşık olur mu hiç?" deyip sustum.

Kardeşimin Hikayesi, Zülfü Livaneli (Sayfa 222)Kardeşimin Hikayesi, Zülfü Livaneli (Sayfa 222)
18 /

Kitapla ilgili 1 Haber

Zülfü Livaneli: Kafamdaki hikayeleri bitiremedim
Zülfü Livaneli: Kafamdaki hikayeleri bitiremedim Bursa Nilüfer İlçesi Belediyesi Kütüphane Müdürlüğü ‘Edebi Kazılar’ söyleşisine Zülfü Livaneli katıldı. Livaneli 'İçimdeki ezgiyi paylaştım ama kafamdaki hikayeleri bitiremedim' dedi.