Kardeşimin Hikayesi

8.6/10  (751 Oy) · 
2.502 okunma  · 
609 beğeni  · 
8.799 gösterim
Serenad fırtınasından sonra Livaneli'den nefes kesen bir roman...

Sakin bir balıkçı köyünde genç bir kadının cinayete kurban gitmesiyle başlar her şey. Dünyadan elini eteğini çekmiş emekli inşaat mühendisiyle genç, güzel ve meraklı gazeteci kızın tanışmasına da bu cinayet vesile olur. Kurguyla gerçeğin karıştığı, duyguların en karanlık, en kuytu bölgelerine girildiği hikâye, daha doğrusu hikâye içinde hikâye de böylece başlar. Modern bir Binbir Gece Masalı'nın kapıları aralanır. Ancak bu kez Şehrazad erkektir.

Kardeşimin Hikâyesi aşkın mutlulukta ulaşılacak son nokta olduğuna inananları bir kez daha düşünmeye davet eden, aşka, aşkın karmaşıklığına ve tehlikelerine dair nefes kesen bir roman. Her sayfada yeni bir gerçekliği keşfedecek, kuşku ile kesinliğin sınırlarında dolaşacaksınız.

"Mantıksız gibi geliyor ama o sabah uyandığımda tuhaf bir haber alacağımı biliyordum. Karadeniz'in lacivert dalgalarıyla baş başa kalmış olan bu ıssız köyde geçen her gün birbirinin aynısı olduğu için burada insanların heyecanla konuşacağı olaylara pek sık rastlanmazdı. O günün de ötekiler gibi sessizce akıp gitmesi gerekirdi ama galiba başka şeyler olacaktı. O mahmur sabah saatlerinde bir cinayet haberi alacağımı bilmiyordum elbette ama bir haber gelecekti. Daha yataktan çıkmamıştım, gözlerim kapalıydı, arkalarında fosforlu çizgiler bırakarak yıldırım hızıyla hareket eden mor tavşanları izliyordum."
  • Baskı Tarihi:
    Nisan 2013
  • Sayfa Sayısı:
    330
  • ISBN:
    9786050914443
  • Yayınevi:
    Doğan Kitap
  • Kitabın Türü:
Meral 
17 Nis 2015, Kitabı okudu, Beğendi, 10/10 puan

Kitabı daha yeni bitirdim. :-) Birçok arkadaşım şiddetle tavsiye ettiği kadar varmış. Hiç ummadığım olaylar oldu. Acaba katil şu mu diye diye, yürüttüğüm okumamın arasına birde Mehmet 'in hikayesi girince kitabın içine gömüldüm. Artık Zülfü Livaneli 'nin tam bir hayranıyım :-):-):-):-):-)

Hacı Seydaoğlu 
02 Mar 2015, Kitabı okudu, Beğendi, 8/10 puan

Lise yıllarından beri sohbet ettiğim insanların önemli bir kısmının "İleride bir gün, bir köye yerleşmek, doğal ürünlerle beslenmek ve küçük bir kütüphane kurup ömrünün sonuna kadar kitap okumak" gibi hayalleri vardı. Benim de hakeza böyle bir hayalim var. Daha bu hayali gerçekleştiren ya da nasıl gerçekleştireceğine dair somut bir şeyler söyleyen kimseye pek denk gelmedim. İşte bu kitapta ana karakter bunu gerçekleştiriyor. Üstelik karakterin bizden biri olması ve güncel olması bizim de nasıl gerçekleştirebileceğimize dair güzel ipuçları veriyor.

Kitapta biraz polisiye tadı var. Birbirinden bağımsız iki olay var ve bunların sonunu merak ettirdiğinden dolayı sürekleyici bir kitap. Fakat bana göre olaylar baş karakterin tespitlerinin, psikolojik tahlillerinin gölgesinde kalmış. Tahlilleri o kadar gerçekçi ve güzel ki bence böylesi daha iyi olmuş. Diğer karakterler de çok iyi seçilmiş. Ama ana karakter bir başka olmuş. Herhalde 200 sayfa daha Ahmet'i anlatsa sıkılmadan okurdum.

Kitabın Türkçe olması benim için ayrı bir güzellik. Çünkü bir kitabı yazarın yazdığı dilde okumak, kurduğu cümlelerin direk o yazara ait olduğunu bilmek hissi okurken daha çok etkiliyor. Kısacası bu türde kitapları okuyorsanız Kardeşimin Hikayesini de okumanızı öneririm.

Fatih* 
03 Eyl 2015, Kitabı okudu, 1 günde, 6/10 puan

Kitabın kapağındaki resim Belçikalı Ünlü Ressam Rene Magritte'in bir tablosuna aittir. Belçika'nın Chatelet kentinden geçen Sanbre nehrinin kıyısındaki evlerden birinde küçük bir çocuk yaşamaktadır. Bu küçük çocuk bir gece uyurken gelen sesler üzerine dışarıda bir kalabalığın, ellerinde meşaleler ile nehir boyunca yürümekte olduğunu görür. Herkes telaş içinde nehire doğru bağırmakta, bir şey aramaktadır. Küçük çocuk ne olduğunu merak ederek kalabalığa doğru yöneldiğinde bir kadının nehre atlayarak intihar etmiş olduğunu öğrenir. Ve o kadın ne yazık ki kendi annesidir. Çocuk, annesinin cesedini geceliği yukarı doğru sıyrılmış olarak yüzünü örtmüş şekilde görür. İşte o küçük çocuk Rene Magritte'dir. Ve çizdiği tablolarda yüzleri bezlerle örtülü insanlar çizmesinin nedeni de annesinin o son halinin gözlerinin önünden gitmemesidir.

Beyza Yuksel 
24 Haz 2015, Kitabı okudu, 9/10 puan

Kuzenimin tavsiyesi üzerine okuduğum bir kitap oldu. Ilk defa bir Zülfü Livaneli kitabı okuyorum. Öncelikle söylemem gerekirki aşırı derecede hayret edilecek bir sonu var. Kesinlikle tahmin edemezdim böyle bir durumu. Duygular yaşananlar ve bunların
getirdiği inanılmaz bir psikoloji.. Üzerinde düşünmek gerekir.
Şiddetle tavsiye ediyorum kesinlikle okunmalı.

Cansu Bovary 
07 Kas 2014, Kitabı okudu, Beğendi, 10/10 puan

'... bana sorarsanız, iyi yazılmış bir kitabı her zaman çok kısa bulmuşumdur.' demiş ya Jane Austen; katılıyorum ona. Çabuk bitti...

Ben kitap bitinceye dek birçok tahminde bulundum fakat hiç ummadığım şekilde bitti .... Kesinlikle herkes okumalı.... İnsanı kendine bağlıyor....

emine çelikbaş 
13 Oca 11:42, Kitabı okudu, 5 günde, Beğendi, 9/10 puan

Zülfü Livaneli’nin okuduğum ilk kitabı ve eminim ki devamı da gelecek.

Daha okumaya başlar başlamaz sizi normal bir kahramanın beklemediğini fark ediyorsunuz ve biliyorsunuz ki beklenmeyen olaylar olacak. Ya da en azından ben böyle düşündüm. Kahramanın insanlara dokunamaması, sessiz bir köyde inzivaya çekilmesi, aşırı bir düzen hastası olması, kıyafetlerinin özelliklerine, hava şartlarına göre sınıflandırılarak dolaplara asılması, kitaplarının raf raf değil oda oda düzenlenmesi, arkadaşının ölümü karşısında aşırı soğuk ve ilgisiz davranması, olaylara bakış açısı (ve daha neler neler) kitabın psikolojik yönden sizi gereceğinin habercileri.

Kahraman konuşmalarıyla sizi her şeyden şüphe duymaya teşvik ediyor. Bir süre sonra adı geçen her kahraman için “acaba katil bu mu” diye sorgulamaya başlıyorsunuz.

Öte yandan ara ara olayların geçtiği yer-tarihler hakkında da bilgilendirmeler de var ve bu beni yine araştırmalara sevk etti. Kitaplarda en sevdiğim yön de hikayenin gerçek tarih içinde kurgulanmış olması.
Kitabın son bölüm bitimine bayıldım. Son bölüm bir roman değil adeta gerçek bir dava dosyasıydı sanki. Bitince gerçekten kitabı evirip çevirdim ve hikaye gerçektir yazısı aradım ve … :))

Okuyun gerçekten.

ŞEYDA ARMAN 
08 Eki 2015, Kitabı okudu, Beğendi, 10/10 puan

Etkilendim, hatta ürperdim sanki. Son zamanlarda okuduklarımın en iyisi diyebilirim. aradığımı bulmuş gibi oldum, arkadaşımdan ödünç almıştım, geri vermek konusunda tereddütlerim var :)

Zülfü Livaneli' nin okuduğum ilk kitabı olan bu ilginç hikâye çok başarılı. Güçlü yorumu, psikolojik tahlilleri ve olaylara bakış açısıyla çok güçlü bir yapıt. Olayların ilgi çekici ve sürekliyici olması,kitabın beklenmeyen süpriz bir sonla bitmesi de insanı heyecanlandırıyor.
Okuyan herkesi farklı bir yönden içine alacak bir kitap. Okunması gereken çok güzel bir eser olmuş. Herkese tavsiye ediyorum....

Zülfü Livaneli'yi edebi anlamda da tanımış oluyorum bu kitabıyla sevgili 1K ailesi.
Yorumlar, incelemelerde buram buram şaşkınlık vardı, nedir bu kadar şaşırmaya neden olan kitap derken gerçekten de sonunda afalladım.
Konusunu çok başarılı buldum, dilini de çok beğendim yazarın.




SPOİLER İÇERİR !!!!


Daha önce Ceyda Kılınç'ın Çilekteki Nefret kitabını okumuştum Çilekteki Nefret'de de sonu buna çok yakın bitiyordu; şöyle açıklamak gerekirse bu kitabın sonunda yaşadığım o şaşkınlığı aynı sebeple bahsettiğim kitapta da yaşamıştım.
Belki bu sebeptendir ki bu ikizlerde bir şey var dedim kitap boyunca, bir yere kadar doğru düşünmüşüm ta ki 1963 yılındaki kazada ölen üçüncü kişiyi öğrenene kadar.

Son olarak canım arkadaşım Melek Macit, katil aklımın ucundan bile geçmedi o kadar ki katili bulmayı çalışmayı bile unutmuşum, o da ayrı bir şok etkisi yarattı tabi :)

Toplamak gerekirse kitap çok başarılı, tavsiye edilir. :)

Nur-AL 
28 Oca 2015, Kitabı okudu, Beğendi, 9/10 puan

İlk kez Zülfü Livaneli'nin bir kitabını okudum ve çok beğendim. Konusuyla, kurgusuyla ve verdiği duyguyla gerçektende çok etkileyici bir kitap. Yazarın kitaptaki ortamları, nesneleri ve o atmosferi yazış şekli ister istemez okurun kendini o ortamda hissetmesine ve kendini hikayenin içinde bulmasına neden oluyor. Okudukça olayların akışıyla insanı inanılmaz büyük bir merak kaplamasıyla beraber birde gerilim içerisine sokuyor. Çok güzel bir psikolojik gerilim türünde kitap olmuş "Kardeşimin hikayesi". Süprizlerle dolu, insanı hayretler içerisinde bırakan ve en nihayetinde son bölümlere gelincede "nasıl yaa.." dedirtecek türde bir kitap. Kitap sever herkesin mutlaka okuması gereken bir kitap olduğunu düşünüyorum. Herkese keyifli okumalar...

Kardeşimin hikayesi kitabı çok şaşırtıcı , sonunun tahmin edilmesi zor bir kitap. Ben kitap bitinceye dek birçok tahminde bulundum fakat hiç ummadığım şekilde bitti . Kesinlikle herkes okumalı. :)

Hasan KILIÇ 
29 Nis 23:29, Kitabı okudu, 4 günde, Beğendi, 9/10 puan

Spoiler içerir...

İlk defa Zülfü Livaneli okudum ve kurguya bayıldım... Her harfte bu kitabı okuma isteğim ve sonuna olan merakım giderek arttı. Şimdi bitirdim ve hemen inceleme yazmak istedim...

Kitabın temel konusu bence aşk ve zararları... Şimdiye kadar bütün yazarlar, bizlere aşkım hayranlık duyulan yönünü belki en fazla acısını anlattılar.... Hiçbiri aşk için ölen, öldüren, tutsak eden. onun yerine yaşayan insanlardan bahsetmedi...

Aşkın zararları yanında mükemmeliyetinden ve insanı insan yapan duygu olduğundan da bahsediyor ... Bu kısımda da çok güzel bir örnek var.

Muhteşem bir cinayet, kardeşlik, aşk ve Binbir Gece Masalları öyküsü...

Okuyun, hayran kalacaksınız...

Ebru Türk 
18 Ağu 2015, Kitabı okudu, Beğendi, 9/10 puan

Tek kelimeyle muhteşem. "Son zamanlarda okuduğun güzel kitap var mı ?"Sorusuna tereddütsüz cevabım. Okuduğum ilk Livaneli kitabı ve diğer Kitapları da Okumayı düşünüyorum artık

Büşra Özkan 
16 Tem 2015, Kitabı okudu, 10/10 puan

Tek kelimeyle harika bir kitap ! Hem çok akıcı ilerlerken hemde bolca düşündürüyor.Birazda kendinizi sorguya çekiyorsunuz.Okuduğunuz sayfaların aslında öyle olmadığını görünce büyük bir hayrete düşüyosunuz.Özellikle son sayfalarını soluksuz okuyacaksınız.

ARİFE ERZURUMLU 
14 Haz 11:24, Kitabı okudu, 7 günde, Beğendi, 8/10 puan

Kitabın ana karakteri daha ilk sayfada merak uyandırmayı başardı. Polisiye bir hikayeyi aşk ile buluşturan bu roman daha sonra aşkı sorgulamanıza sebep olacak.

Emine Acarer Sarı 
02 Haz 22:21, Kitabı okudu, 5 günde, Beğendi, 10/10 puan

Ahmet'i ve hayatını sayfalarca okusam bıkmazdım herhalde. Kim mi bu Ahmet? Kendisini genç yaşta emekliye ayırarak sessiz bir sahil kasabasına yerleşen, evinin her odasını kütüphaneye çevirerek günde 10 saat kitap okuyan, gardrobunu hava sıcaklığına göre bölümlere ayıran, duyguları hissedemeyen bu nedenle Sevgili makinesini icat eden çok seveceğiniz sıradışı biri. Arzu Kahraman cinayeti, olayı çözmeye çalışan gazeteci kız ile Ahmet'in kesişen yolları ve kardeşin hikayesi, tahmin bile edemeyeceğiniz hüzünlü bir son. Mutlaka okumanızı tavsiye ederim.

Yıldız 
09 Haz 02:30, Kitabı okudu, Beğendi, 10/10 puan

Kitabın kahramanları bile çok detaylı düşünülmüş, sonunda şoka uğradığım ve tekrar tekrar okuduğum bir kitap. Beni çok etkiledi. Kitabın sonundaki şifreyi çözmek çok heyecan vericiydi. Ve etkisini yaşadığım şey kahramanın evi, o odalar Zülfü livaneli gerçekten hayallerime dokunuş yapmıştı. Okumalısınız

Kitaptan 131 Alıntı

Sadettin TANIK 
 30 May 2015, Kitabı okudu, Beğendi, 8/10 puan

AşkKıskançlık
Kıskanmayı bile unutmak. Onu mutlu eden herkesi ve her şeyi sevmek. O noktada sahiplenmek biter, saf aşk kalır.

Kardeşimin Hikayesi, Zülfü Livaneli
Hasan KILIÇ 
29 Nis 09:16, Kitabı okudu, İnceledi, Beğendi, 9/10 puan

İnsan hiçbir umut beslemediği zaman durumu kabullenebiliyor ama kapkara bulutlar arasından iğne ucu kadar kendini gösteren bir güneş ışını belirince bütün dünyası o ışığa bağlı oluyor...

Kardeşimin Hikayesi, Zülfü Livaneli (Sayfa 262 - doğan kitap)

"Onca sayfa okunur mu hiç ya? Özetlerine baktım.
 Bunları söylerken kucağındaki iPad'i işaret ediyordu.
 O zaman hayatı, aşkı, ölümü, felsefeyi, edebiyatı 140 karakterlik tweet'lerle ifade eden bir kuşakla konuştuğumu daha derinden kavradım. Aramızdaki uçurum kapanmayacak cinstendi."

Kardeşimin Hikayesi, Zülfü Livaneli
Sadettin TANIK 
31 May 2015, Kitabı okudu, Beğendi, 8/10 puan

"Sokakta birisi Sokrates'e hakaret etmiş, bir de tekme atmış. Sokrates hiç aldırmadan yürüyüp gitmiş. Durumu görenler niye bir tepki göstermediğini sormuşlar. O da 'Bir eşek beni ısırsa onu dava mı etmeliyim sizce?' demiş."

Kardeşimin Hikayesi, Zülfü Livaneli

"Hayatın özü, büyük sırrı; olmazsa olmazı: Unutmak. Eğer unutmak diye bir şey olmasaydı, yaşam da olmazdı. İnsan, unutmadan hayatını sürdüremez. "

Kardeşimin Hikayesi, Zülfü Livaneli (Sayfa 31)
Sadettin TANIK 
30 May 2015, Kitabı okudu, Beğendi, 8/10 puan

Yüzüne yayılan ifadeyi görünce, mutluluğun insanı biraz aptal gösterdiğini düşündüm.

Kardeşimin Hikayesi, Zülfü Livaneli (Sayfa 143)
Sadettin TANIK 
30 May 2015, Kitabı okudu, Beğendi, 8/10 puan

"Zenginlik insana ait bir özellik değil" diyorum. "Para insanın doğal bir parçası değil; kaybolabilir, çalınabilir, soyut bir kavram bir takım sıfırlar... Zaten hayatta anlamlı olan değerler parayla sahip olunamayanlar. Kitap, çalışacak insan, eşya alabilirsin; ama bunlar bilginin, dostluğun, paylaşma duygusunun yerini tutamaz... "

Kardeşimin Hikayesi, Zülfü Livaneli
Erhan Çilingir 
15 Eki 2014, Kitabı okudu, Beğendi, 9/10 puan

"Aşkın, gözü kapalı uçurum kıyısında yürümek olduğunu bilen biri aşık olur mu hiç?" deyip sustum.

Kardeşimin Hikayesi, Zülfü Livaneli (Sayfa 222)
Nur-AL 
27 Oca 2015, Kitabı okudu, İnceledi, Beğendi, 9/10 puan

...insan hiçbir umut beslemediği zaman durumu kabullenebiliyor ama kapkara bulutlar arasından iğne ucu kadar kendini gösteren bir güneş ışını belirince bütün dünyası o ışığa bağlı oluyor. Ben de umutlanmıştım ve...

Kardeşimin Hikayesi, Zülfü Livaneli (Sayfa 262)
Aysel 
30 Kas 2014, Kitabı okudu, Beğendi, 7/10 puan

“Peki sizin ayrıcalığınız ne?" diye soruyor.
“Çok basit.” diyorum. “Okumak, sadece okumak. Okuyan insan dünyanın aklına yaslar sırtını.O zenginlerin arkadaşları- birkaç finansçı, üç beş holding yöneticisi, üstelik içtenlikten her zaman şüphe duyulan ilişkiler içindeler. Oysa benim dostlarım dünyanın gelmiş geçmiş en akıllı, en yaratıcı insanları: Aristoteles, Platon, İbn Rüşd, Faulkner, Homeros, Nietzsche, İbn Haldun… bunları hangi maddiyatla bir tutabilirsin?”

Kardeşimin Hikayesi, Zülfü Livaneli
Sadettin TANIK 
30 May 2015, Kitabı okudu, Beğendi, 8/10 puan

Normal olarak insanlar, bir tanıdıklarının ölüm haberini aldıklarında üzüntü belirtirler. Yaşadığım deneyimler sonucunda bu kadarını biliyordum. Evet, üzüntü ifade eden bir şeyler söylemeliydim ama duyguları öğrensem bile, dozunu ayarlamayı bilmiyordum henüz. Yani beynim biliyordu ama kalbim bilmiyordu. Zaten o zavallı, yorgun pompa ne bilebilir ki?

Kardeşimin Hikayesi, Zülfü Livaneli (Sayfa 12)
Hasan KILIÇ 
28 Nis 12:15, Kitabı okudu, İnceledi, Beğendi, 9/10 puan

... Aşkın tehlikeleri falan. Bak bu Anna Karenina, aşk yüzünden intihar; bu Bovary o da aşk yüzünden intihar; bu Werther, o da aynı şekilde; bu Othello, aşk yüzünden cinayet; bu Fuzuli'den Leyla ile Mecnun. Öteki kitapların da sayfalarını çevir. Onlarda da delirmeler, toplu katliamlar, intiharlar, cinayetler göreceksin. Söylüyorum sana, dünyanın en tehlikekeli duygusu aşktır. İnsanları felakete sürükler.

Kardeşimin Hikayesi, Zülfü Livaneli (Sayfa 169 - doğan kitap)
9 /

Kitapla ilgili 1 Haber

Zülfü Livaneli: Kafamdaki hikayeleri bitiremedim
Zülfü Livaneli: Kafamdaki hikayeleri bitiremedim Bursa Nilüfer İlçesi Belediyesi Kütüphane Müdürlüğü ‘Edebi Kazılar’ söyleşisine Zülfü Livaneli katıldı. Livaneli 'İçimdeki ezgiyi paylaştım ama kafamdaki hikayeleri bitiremedim' dedi.