Karılar Koğuşu

7,3/10  (10 Oy) · 
41 okunma  · 
4 beğeni  · 
665 gösterim
Kemal Tahir, ölümünden sonra yayımlanan romanı Karılar Koğuşu'nda Malatya Cezaevi deneyimlerini, İkinci Dünya Savaşı yıllarının Türkiyesini anlatmak için kullanır. Türkiye, İkinci Dünya Savaşı'na katılacak mı? Katılacaksa Almanların yanında mı müttefiklerin yanında mı yer alacak? Savaşın belirsizliği, insanları daha büyük bir sefalete sürüklerken Murat, mahkumların seslendikleri biçimiyle İstanbullu, hapis hayatının zorlukları içinde, giderek bayağılaşan, bayağılaştıkça her şeyi yapabilen insanların yaşamına tanık olur. Bu tanıklık, "kötü yola" düşmüş kadınların, cezaevine gelmesiyle yeni bir biçim kazanır. "Ahlak ve namus kavramları, para ve güç karşısında elden ele gezer bir haldeyken tutuklu olmakla özgür olmak arasındaki fark nedir?" diye sorar kendi kendine Murat. İdama mahkum edilen Hanım, Malatya Genelevi'nden gelen Tözey, Gardiyan Şefika ve küçük mahkum Aduş... Her birinin birbirinden farklı hikayesi, Murat'ın sorgulamalarıyla birlikte, okura, Anadolu kadınının hapisanede de bitmeyen çilesini anlatıyor.
(Tanıtım Yazısı'ndan)
  • Baskı Tarihi:
    Haziran 2005
  • Sayfa Sayısı:
    399
  • ISBN:
    9789752731301
  • Yayınevi:
    İthaki Yayınları
  • Kitabın Türü:
Meşrebi Kalender 
02 Şub 13:12, Kitabı okudu, 7 günde, 8/10 puan

Sosyal yaşamda birbirleri ile hiçbir şekilde ilişki kurmayacak hatta birbirlerine tek bir söz bile söyleme gereği duymayacak insanların gurbette bir de “mahpusta” arkadaş, sırdaş hatta dost olabilmelerinin sebebi; hiç insan olmaması yerine “kötüsü” ile idare etmek yani doğasındaki homo economicus” luğunu konuşturup elindeki ile yetinmesi mi? Yoksam, konu alçak gönüllülük olduğunda “mabadını bir türlü abad” edemeyen insan, kendi kendimize uydurduğumuz ve göğsümüze madalya gibi taktığımız sıfatların anlamının kalmadığı bir yerde, hepimizin aslında aynı ben i Adem olduğumuzun farkına varması mı? Bilinmez dostlar… Heç bilinmez…

2. Cihan Harbinde,Malatya Hapishanesinde siyasisi, üfürükçüsü, koca katili, vesikalısı… Otuz iki kısım tekmili birden küçük bir dünya anlatılıyor roman boyunca. Kim “suçlu” kim “masum”…. Dostoyevski’ yi hatırlayacaksınız “bu ne yaman çelişki böyle” diyenlerin arasında en başta olan.

O dönemde hakim olan, genel kabul gören cahilce düşüncelerle, yaşadığımız dönemde hakim olan, genel kabul gören cahilce düşünceleri karşılaştırdığımızda hiçbir şeyin değişmediğini sadece makyajlarını veya kostümlerini değiştirdiklerini görüyoruz. Cehalet-i Hakimiye değişmez iktidar…

Hücresinde bir portresi bulunan Nazım’a karşı aşırı bir sevgi ve saygı besleyen İstanbullu Murat karakteri ( aslında yazarın kendisi ama siz kimseye söylemeyin) aynı Nazım gibi; aç bir insan gördüğünde eline bir kuru ekmek verip “azizlik” mertebesine ulaşmak yerine, bu insan niye aç diye sorduğu için komünist “damgası” yemeyi tercih etmiştir.

Ön yargılarımızı portmantoya bırakıp okuyalım Kemal Tahir’i… Unutmayalım,onun yaraları bile merhem değil “ tuzum, tuzum” diyordu… Onun bir vatan derdi vardı “ bin dermana değişmeyeceği”…

Yazdıkları damarlarında dolaşan böyle yazarları daha dikkatli okuyup daha dikkatli okutturalım…

Üstat'tan bu sefer otobiyografik bir roman. Başından geçen normal mapus olaylarını anlatarak, karılar koğuşundaki mahpusların nasıl mahpus oldukları, dava süreçleri ve davalarına veya başka isteklerine İstanbullu Murat tarafından yazılan istidalarını konu alan, bölgenin şivesine de çok çok hakim olan keyifli bir kitaptı. Kitaptan sonra filmini de izlemenizi tavsiye ederim. Filmde de soğuk bir atmosfer var ama kitabın havasını %100 yansıtıyor gerçekten.

ihtiyar 
24 Ağu 2015, Kitabı okudu, 8/10 puan

Kemal Tahir'in Malatya Cezaevinde yazmış olduğu kitaptır. Kendi iç dünyasına yolculukta yapar yazar bu eserinde. Aynı zamanda Murat karakteri kendisidir. Sinema filmi de çekilmiş bir eser.

uğur öztürk 
17 Haz 21:14, Kitabı okudu, Beğendi, 9/10 puan

O kadar durgun ki başından sonuna kadar sadece final sahnesi çok güzeldi idama mahkum olan kadını baş kahraman kurtaracak sanıyorum kurtaramıyor kadın idam ediliyor düşündüm kadın idam edilir mi diye içim cızz etti final sahnesinde şunu tartışmak lazım kadınlar idam edilir mi bizde idam kalktı zaten yıllar önce kadın idam edilmiş kesinlikle idama karşıyım kadına idam ı bırakın dayağa şiddete köleleştirmeye karşıyım ezilen sömürülen şiddet gören kadınlarımız sosyalizm gelince özgürlüğe kavuşacaksınız...

Çetin Özdemir 
25 Ağu 09:23, Kitabı okudu, 8 günde, 3/10 puan

Genelde kitapları önyargısız okumaya çalışırım. Ama roman içerisindeki Allah'a, peygambere, inanan insanlara yapılan benzetmeler ve betimlemeler hiç hoşuma gitmedi. Kitabı yarıda bırakmayı bile düşündüm.
Yazar kendisini İstanbullu olarak roman içerisinde isimlendirmiş ve kendi haricindeki tüm karakterlerin namussuz, hırsız ya da farklı kötü sıfatlar ile sıfatlandırmış. Açıkçası ben kitabı beğenmedim. Bir döneme de ışık tuttuğunu düşünmüyorum.

Kitaptan 9 Alıntı

- Eski zaman iyi olmaz Hacı... Eski zaman, yaşamaktan ümidini kesmiş ihtiyarlar için iyidir. Genç adama berbattır, bugün kötüdür, ancak yarın iyidir.

Karılar Koğuşu, Kemal Tahir (Sayfa 98)Karılar Koğuşu, Kemal Tahir (Sayfa 98)

- Siz uğraşmışsınız da başınız göğe ermiş...
- İşte şimdi haklısınız... Size felaketli bir yol gösteriyorum. Sakın bana aldanmayın. Bu memlekette on dört yaşındaki kızlar, vesika alıp kırıta kırıta kerhaneye giderler de , meydan muharebesi görmüş erkekler siyasi partilere giremezler. Bu hali gören zavallı Türk Milleti de, haklı olarak: "Rey karıya verildi. Erkeklik öldü." diyor. Halbuki reyi millete vermek diye bir şey olur mu? Reyi millet verecekti.

Karılar Koğuşu, Kemal Tahir (Sayfa 248)Karılar Koğuşu, Kemal Tahir (Sayfa 248)

Allah'a, cennete, cehenneme inanmadan iyi olmak marifet... Öteki türlüsü alışveriş oluyor.Pazarlık oluyor.

Karılar Koğuşu, Kemal Tahir (Sayfa 99)Karılar Koğuşu, Kemal Tahir (Sayfa 99)

Bu pisliğin içinde de kitaplara yazılan o ilahi aşkdan bir zerre varsa... Aşkında da Allah belasını versin!

Karılar Koğuşu, Kemal Tahir (Sayfa 257)Karılar Koğuşu, Kemal Tahir (Sayfa 257)

Demin oradaydı, bir müddet sonra şuraya geçecekti. Belli bir şey, köpoğlu dünya dönüyordu.

Karılar Koğuşu, Kemal Tahir (Sayfa 54)Karılar Koğuşu, Kemal Tahir (Sayfa 54)

... bütün korkak ve yaradılış itibarıyla yumuşak insanların kendisinden aşağıdakilere karşı birdenbire kapıldığı insafsız öfkeyle...

Karılar Koğuşu, Kemal Tahir (Sayfa 199)Karılar Koğuşu, Kemal Tahir (Sayfa 199)

Sevmek, en değersiz şeyleri, en feci sıralarda, en kıymetli şeyler haline getirdiği için mutlaka lazımdı.

Karılar Koğuşu, Kemal Tahir (Sayfa 47)Karılar Koğuşu, Kemal Tahir (Sayfa 47)