Karısını Şapka Sanan Adam

8,6/10  (11 Oy) · 
32 okunma  · 
11 beğeni  · 
891 gösterim
Somut zamanda "kayıp" olan bir insanın varlığını oturtabileceği, kendini var kılabileceği bir yer var mıdır? Varlığının farkında bile olmadan kullandığımız duyularımızın küçük bir kısmını kaybettiğimizde neler olabilir? Profesör Sacks'tan romantik tavırlı, geniş ve açık uçlu yaklaşımlarla örülmüş "ciddi" bir kitap. Sıradan her insan için "zihinsel" bir yolculuk, nöroloji ile ilgilenenler içinse kaçınılmaz bir kitap.
(Tanıtım Bülteninden)
Fatma Akyüz 
 04 Kas 18:34, Kitabı okudu, 10 günde

Karısını Şapka Sanan Adam, Nörolog Oliver Wolf Sacks’in kendi hastalarının hikâyelerinden oluşan bir kitap. Toplam yirmi dört vakanın anlatıldığı bu kitaptaki hastalıkların neredeyse tamamının çaresi bulunmamakta. Anlatılan vakalar birbirinden ilginç ve etkileyici olmakla birlikte, maalesef trajik.

Kitabın güzel yanlarından biri, anlatılan vakalar için özgün başlıkların kullanılmış olması. Örneğin kitaba ismini veren Karısını Şapka Sanan Adam vakasında; tanınmış bir müzisyen olan, yıllarca öğretmenlik de yapmış Dr. P.nin beyin ile göz arasındaki bozuk iletişimden kaynaklanan bir görme sorunu vardır. Birçok sorunla birlikte insan yüzlerini tanıma yetisini de kaybetmiştir. Yapılan muayene sonrası şapkasını alıp çıkacakken, eşinin kafasını şapka zannedip almaya çalışır.

Bazı vakalar o kadar etkileyici ve hayret verici ki, kendimi Oliver Sacks’in yerine koyduğum, olayları onun gözünden yaşadığım oldu. Bazı vakalar da bana izlediğim yabancı film ve dizilerdeki hastalıklı karakterleri hatırlattı. Özellikle Tourette Sendromunun anlatıldığı Tikli Ray vakasındaki Ray, Fringe dizisinde -ki izlemeyenlere şiddetle önereceğim bir dizidir- bir bölümde oynayan muhteşem hesaplama yeteneği olan bir karakterdi benim için.

Kitap fazlasıyla tıbbi terim içeriyor. İlk hikayelerdeki terimlerin genelde açıklaması verilmiş. Sonrasında terimlerle daha sık karşılaşmaya başlıyorsunuz fakat anlatılmak istenen çoğunlukla anlaşılıyor. Anlaşılmadığı yerde de Vikipedi sağ olsun :) Kitabın ortalarına doğru bu terimler nedeniyle hikâyeden ara sıra koptuğum da oldu tabii. Yine de bütün vakalar anlaşılabilmekte.

Oliver Sacks’in yine hastalarını anlattığı bir kitap olan Uyanışlar(Awakenings) adlı kitabı sinemaya uyarlanmıştır(1990). Robin Williams’ın Oliver Sacks’i canlandırdığı, hasta rolünü de Robert De Niro’nun oynadığı filmi yakın zamanda izlemeyi düşünüyorum. IMDb linki de burada : http://www.imdb.com/title/tt0099077/

Bu kitapla birlikte daha iyi anladım ki insan beyni, içinde neler barındırdığı tam olarak bilinemeyen en değerli hazinemiz. Kitabı okurken aynı vakada bile bazen hastalıklarının çaresizliğine üzülürken, bazen normal insanlarda olamayacak harika yeteneklerine hayran kaldım. Bu hislerim özellikle son bölümde anlatılan zihinsel engelli ama birbirinden farklı yetenekleri olanlar için. (Sacks, bu insanları anlattığı bölüme de güzel bir isim vermiş: Basit ve Yalının Dünyası.) Örnek olarak zihinsel engelli olan ikiz kardeşin, tüm kayıplarına rağmen, sayılarla olan yetenekleri açıklanamayacak kadar muhteşem. Sayıları hesaplama değil, anlama yetenekleri olan harika iki kişi.

Umarım yakın zamanda, tıp alanındaki gelişmeler hepimizi şaşırtacak derecede bir hâl alır. Zira çaresi olmayan bu kadar hastalığın bulunması, tıbbın ne kadar âciz bir durumda olduğunu bize her gün hatırlatıyor.

Murat Ç 
19 May 2015, Kitabı okudu, Beğendi, 8/10 puan

Kitabın arkasındaki söze kesinlikle katılıyorum.

"Sıradan her insan için "zihinsel" bir yolculuk, nöroloji ile ilgilenenler içinse kaçınılmaz bir kitap."

mehmet aysu 
30 Kas 2015, Kitabı okudu, Puan vermedi

Somut zamanda "kayıp" olan bir insanın varlığını oturtabileceği, kendini var kılabileceği bir yer var mıdır?
Varlığının farkında bile olmadan kullandığımız duyularımızın küçük bir kısmını kaybettiğimizde neler olabilir?
Romantik tavırlı, geniş ve açık uçlu yaklaşımlarla örülmüş "ciddi" bir kitap.
Sıradan her insan için "zihinsel" bir yolculuk, nöroloji ile ilgilenenler içinse kaçınılmaz kaynak.

Kitaptan 23 Alıntı

Matematik, her zaman, tüm bilim dallarının kraliçesi olarak adlandırılır. Matematikçiler, sayıların büyük bir sır olduğunu hissederler. Dünyanın gizil bir şekilde sayılarla organize edildiğini düşünürler. Bu durum Bertrand Russell'ın Otobiyografi'sinin önsözünde çok güzel bir şekilde ifade edilmiştir:

"Bilgiyi, eşit bir tutkuyla aradım. İnsanların duygularını anlamak isterken, yıldızların neden parladığını da öğrenmek istedim. Pisagor gücünü anlamaya çalıştım."

Karısını Şapka Sanan Adam, Oliver SacksKarısını Şapka Sanan Adam, Oliver Sacks

"Bahçeyle uğraşırken büyük bir huzur duyuyorum... Hiçbir çatışma çıkmaz onlarlayken, bitkilerin egoları yoktur, duygularınızı incitmezler..."

Karısını Şapka Sanan Adam, Oliver SacksKarısını Şapka Sanan Adam, Oliver Sacks

Her birimiz, bir biyografi bir hikâyeden ibaretiz. Her birimiz, algılarımız, duygularımız düşünce ve davranışlarımızla bilinçdışı olarak, içimizde, sürekli, etkili bir anlatıyı (hikâyeyi) yapılandırırız. İçsel konuşmalarımız, sözel anlatılarımız da buna dahildir. Biyolojik ve fizyolojik açıdan birbirimizden pek farklı olmasak da tarihsel olarak, hikâyelerimiz açısından hepimiz birbirimizden farklı ve özgün kişileriz.

Karısını Şapka Sanan Adam, Oliver SacksKarısını Şapka Sanan Adam, Oliver Sacks

Bir adam eğer ayağını veya gözünü kaybederse, bunu bilir ama benliğini kaybederse, bilecek bir "ben" artık orada olmadığı için bunu bilemez.

Karısını Şapka Sanan Adam, Oliver SacksKarısını Şapka Sanan Adam, Oliver Sacks

"Koku duyusu mu? Bunu hiç düşünmüyorum. Normal olarak böyle bir şeyi düşünmezsiniz ama onu kaybettiğimde, aniden kör olmak gibi, hayat büyük ölçüde zevksiz ve heyecansız bir hale dönüştü. Koku'nun ne büyük bir keyif ve mutluluk kaynağı olduğunu düşünemiyor insan. İnsanları kokluyorsun, şehri kokluyorsun, kitapları ve baharı kokluyorsun -belki bilinçli olarak değil ama her şeyle ilgili temelde zengin bir bilinçaltına sahip olarak- her şeyi kokluyorsun. Tüm dünyam aniden fakirleşti."

Karısını Şapka Sanan Adam, Oliver SacksKarısını Şapka Sanan Adam, Oliver Sacks

Bir zamanlar otizm, çocukluk dönemi şizofrenisi olarak değerlendirilirdi. Aslında durum tam tersidir. Şizofrenler her zaman dış dünyanın etkisinden yakınırlar; güçsüz, etkisiz, kendi olamayan, başkaları tarafından oynatılan insanlardır. Öyle olduklarına inanırlar. Otistikler ise hiç etkilenmemekten, dış dünyadan tamamıyla yalıtılmış olmaktan muzdariptirler.

Karısını Şapka Sanan Adam, Oliver SacksKarısını Şapka Sanan Adam, Oliver Sacks

Yüzünde, gözleri kapalı olsa da hâlâ o mutluluk dolu gülümseme vardı. Çalışanlar onun dönüş yolculuğunda olduğunu söylediler. Bir gün sonra öldü. Ya da kendisinin de söyleyebileceği gibi Hindistan'a doğru kurduğu geçidi tamamlayarak oraya vardı.

Karısını Şapka Sanan Adam, Oliver SacksKarısını Şapka Sanan Adam, Oliver Sacks

Hermann von Helmholtz, müzikal algılamayı anlatırken, bir bütün oluşturan seslerin analiz edilerek ayrıştırılabileceğini ama, müzikal bütünü oluşturan seslerin aslında bir araya geldiklerinde özgün nitelikler olarak duyulduklarını, bundan dolayı da birbirinden ayrılamaz bir bütünü oluşturduklarını ifade eder... Böylesi sesleri, insan yüzleriyle karşılaştırır. Bu sesleri, notaları da aynen insan yüzlerini tanıdığımız gibi kişisel bir yolla tanıdığımızı söyler. Kısacası seslerin ve melodilerin, kulakların fark ettiği yüzler olduklarını, bu yüzlerin sıcaklık, duygusallık ve kişisel bir ilişki içinde fark edildiklerini anlatmaktadır. Onlar sanki aşina olunan kişiler, kişiliklerdir.

Karısını Şapka Sanan Adam, Oliver SacksKarısını Şapka Sanan Adam, Oliver Sacks

Bayan S., altmışlı yaşlarında, zeki bir kadındır. Sağ hemisferinin arka ve iç bölümlerini etkileyen ağır bir inme geçirmiştir... Bedeniyle ve dış dünyayla ilgili 'sol' kavramını tamamıyla kaybetmiştir. Bazen porsiyonlarının çok az olduğundan yakınır. Çünkü tabağının sadece sağ tarafında olanları yer. Tabağın bir de sol tarafı olduğunu fark etmez. Bazen yüzünün sağ tarafına makyaj yapar, ruj sürer, bu arada sol tarafı ihmal eder. Bu durumu tedavi etmek neredeyse imkânsızdır. Çünkü bu durumda olan bir kişinin dikkati diğer tarafa çekilemez. Üstelik kişi, durumunda bir yanlışlık olduğunu da fark etmez. Konuyu, düşünce düzeyinde anlayabilir ve güler ama doğrudan bilmesi imkânsızdır.

Karısını Şapka Sanan Adam, Oliver SacksKarısını Şapka Sanan Adam, Oliver Sacks

"Yaşamınızı oluşturan temelin hafıza olduğunu fark etmeniz için ufaktan ufağa hafızanızı kaybetmeye başlamanız gerekiyor."

Luis Buñuel

Karısını Şapka Sanan Adam, Oliver SacksKarısını Şapka Sanan Adam, Oliver Sacks
3 /