0,0/10  (0 Oy) · 
2 okunma  · 
0 beğeni  · 
476 gösterim
Eğer ölülerin mezarda düşündüğü bir şey varsa, toprağın altından komşu mezara ulaşmak, ölen kadının kefenini kaldırıp onun uykusuna karışmaktır.

Gustave Flaubert: Realizmin doruklarında, romantizmin eteklerindeydi. Elimizdeki kitaba bakılırsa, öğle yemeğinde peynir yemiş bir ağzı öpmediği; kafesteki kanaryalara, köle halklardan daha çok acıdığı; medeni kanuna dayanarak, sabah kendisine verilen bir bakirenin yatağına zorla girmek istemediği anlaşılmakta. "L'Idiot de la famille"?
(Tanıtım Bülteninden)
  • Baskı Tarihi:
    Ocak 2014
  • Sayfa Sayısı:
    104
  • ISBN:
    9786053753490
  • Orijinal Adı:
    Novembre
  • Çeviri:
    Elif Gökteke
  • Yayınevi:
    İthaki Yayınları
  • Kitabın Türü:

Kitaptan 1 Alıntı

Hiçbir şeyi sevmedim, oysa öyle çok isterdim ki sevmeyi! Hiç güzel bir şey tatmadan öleceğim. Yalnız, serin bir pınarın başında, soluk soluğa atın üzerinde, ormanın derinliklerinden gelen av borusunun sesini duymadım hiç; ılık bir gecede, güllerin kokusunu içime çekerek, avcumda dost bir elin titrediğini, sessizce elimi kavradığını da hissetmedim hiç. İçimdeki tümüyle içilip bitirilmiş, karanlığına örümceklerin ağ kurduğu delik bir fıçıdan daha boş, daha delik, daha hüzünlüyüm.
Hepiniz gibi ben de yaşayan, uyuyan, yiyen, içen, ağlayan, gülen, iyice kendi içine kapalı bir adamdım, büyütülür büyütülmez koparılan umutların yıkıntılarını, ezilip unufak edilen şeylerin aynı tozlarını, bin kez yürünmüş, aynı patikaların, keşfedilmemiş, ürkütücü ve sıkıcı aynı derinlikleri, kendini götürdüğü her yerde bulan bir adam. Siz de benim gibi her sabah uyanıp yeniden güneşi görmekten bıkmadınız mı? Arzu duymaktan ve usanmaktan bıkmadınız mı? Beklemekten ve elde etmekten bıkmadınız mı?
Bunları yazmak neye yarar? Aynı sızlanan sesle aynı kasvetli öyküye devam etmek niye? Başlarken, güzel olacak diyordum, ama ilerledikçe gözyaşlarım yüreğime düşüyor, sesimi boğuyor

Kasım, Gustave FlaubertKasım, Gustave Flaubert