Kazım Karabekirin Gözüyle Yakın Tarihimiz İstiklal Savaşı'nın İçyüzü

6,2/10  (9 Oy) · 
45 okunma  · 
3 beğeni  · 
553 gösterim
"19 Nisan 1919da Trabzona çıktım"

Kazım Karabekir Paşa İstiklal Savaşı'nın bugüne kadar göz ardı edilen, gösterilmeyen, yazılmayan taraflarını inceliyor. Tarihe yeni bir gözle bakmak isteyenler için muhteşem bir araştırma...

İnkılap tarihlerimizin neden Tarih sıfatını hak etmediğini anlamak için Kâzım Karabekir Paşanın hayatına bakmak yeterli olacaktır. Sadece bir kaç fersiz cümlede geçer ismi. Resmi bile son yıllara kadar ders kitaplarında hemen hiç yer almazdı. Hatta bazılarına kalırsa rejim düşmanı, Hilafetçi ve haindi. İyi ama ne yapmıştı Paşa bu hakaretleri hak etmek için?

Karabekir Paşanın askeri ve siyasi hayatında haksızlıklara uğraması yetmiyormuş gibi, tarih kitaplarından da emekleri silinmişti. Doğu Cephesinde zafer üstüne zafer kazanarak makûs talihimizi yenen Paşa, Sevri yırtan ilk antlaşmanın altına imza atmıştı. Savaş sonunda adına Şark Arslanı diye posterler basılıyor, özellikle Doğuda savaşın gerçek kahramanı sayılıyor, adı efsaneleşiyordu.

Ne olduysa savaş sonunda oldu ve Karabekir önce ordudan uzaklaştırıldı, derken Mecliste mücadele ederken görüldü, sonra partisi kapatıldı ve ertesi yıl İstiklal Mahkemesinde idamla yargılandı. Gözetim altında tam 13 yılını geçirdi. İstiklal Savaşını birlikte başlattığı ve en zayıf anında Emrinizdeyim Paşam diye desteklediği Mustafa Kemal Paşa ve çevresine eserleriyle muhalefet etti.

İstiklal Savaşını kardeşlik duygularıyla bağlı bir kadroyla vermiştik. Ancak asıl savaş bundan sonra başlamış, iktidar rüzgârı, İstiklal Savaşının İlk Beşinden 4ünü idam sehpasının önüne fırlatmıştı. Suçları neydi? Muhalefet etmek. Peki savaşı esaretten kurtulmak için yapmamışlar mıydı? Şimdi de hem kendi haklarını, hem de milletin haklarını savundukları için darağaçlarının gölgesinde bir hayata mahkûm ediliyorlardı.

İşte herkesin sustuğu bir zamanda Karabekir tek başına muhalefet bayrağını açtı ve basının önüne çıktı. İstiklal Savaşını sanki sadece Mustafa Kemal Paşa yapmış gibi anlatılıyordu. Oysa Karabekir Paşa diyordu ki: Onu Anadoluya gelmeye ben ikna ettim. Hatta bir ay önce, 19 Nisan 1919da Trabzona çıktım

MUSTAFA ARMAĞAN, Karabekirin 1918-1922 dönemini kendi ağzından aktarıyor. Yıllardır susturulmuş olan Paşayı konuşturuyor. Onun gözüyle tarihimizi sarsan 4 yılın hikâyesini yazıyor. Konuşan ne de olsa bir kahramandır. Kahraman olmayanlara düşen ise onu saygıyla dinlemektir, diyor.
  • Baskı Tarihi:
    Ocak 2013
  • Sayfa Sayısı:
    240
  • ISBN:
    9786051144320
  • Yayınevi:
    Timaş Yayınları
  • Kitabın Türü:
Nurettin D 
05 Ağu 2015, Kitabı okudu, 7/10 puan

Mustafa Armağandan farklı tarzda bir kitap. Belgeleri elinde harmanlamış ve bu yapıtı ortaya çıkarnış Armağan.
Kitapta Kazım Karabekir Paşanın doğru tetkiklerini ve bu tetkikler neticesinde sefil hayatı yaşamasını, silah arkadaşlarının saraylarda keyif sürerken Paşanın emekli maaşı için kuyruğa girmesini görecek, biraz hırslanacak biraz sinirlenecek ama en çok da üzüleceksiniz.

salih 
11 Şub 15:57, Kitabı okudu, 6 günde, 8/10 puan

Aslında bu kitap Kazım Paşanın İstiklal harbinin bir özeti şeklinde olmuş diyebiliriz bu bakımdan eksikler var tabi. Kolaya kaçanlar ilk bu kitabı okuyabilir ama bence İstiklal Harbimiz kitabından sonra okunması gereken bir kitap. Tarihe başka bir açıdan bakmak bilmediklerimizi belgeleriyle görüp öğrenme anlamında faydalı olacaktır. Bu vesileyle gerek Kazım Karabekir gerek Atatürk, Ali Fuat Paşa, Refet Paşa, Rauf Paşa gibi Milli Mücadeleyi başlatan ve sonrada bu kutsal davaya destek olan tüm asker ve milletimizin ruhları şad olsun.

Tarihsel Maddeci 
04 Kas 13:58, Kitabı okudu, 1/10 puan

Türkiye'de yaygın bir tabir var. "Mustafa Armağan tarihçiliği..."
Yani kanıtsız, demogojik, bilim dışı tarihçilik...
İşte bu kitap da aynı sürecin devamıdır. Tüm bunlara rağmen, Kazım Karabekir'in yazdığı kitaptan haberdar oldum. Bu kitap, aslında tefeci-bezirgan zümrenin devrimi saptırmak için ne kadar uğraştığını da göstermekte. Kazım Karabekir'i okuyarak, Türkiye-SSCB arasında gelgitler konusunda netçe bilgi sahibi olabilirsiniz.

A.Yasiiiin Altun 
22 Şub 2015, Kitabı okudu, 5/10 puan

Bu kitapta yazarın hangi söylediği belgeye dayalı hangisi belgeye dayalı değil anlaşılmıyor. Verdiği bilgiler insan da bir şüphe uyandırıyor sadece.