Keder Atlısı

10,0/10  (1 Oy) · 
3 okunma  · 
0 beğeni  · 
387 gösterim
Keder Atlısı, yazarın dördüncü öykü kitabı. Dil işçiliğini ön planda tutan Duman, bu kitabındaki öykülerinde de yeni anlatım yollarını deniyor. Yer yer halk türkülerinden aldığı dizelere, sözcüklere yer veriyor. Keder Atlısı, hem yalın bir anlatımın hem de şiirsel bir dille kurulmuş katmanlı öykülerin bir arada bulunduğu bir kitap. Faruk Duman bu öykülerinde insanımızın bugün yaşadığı umarsızlığı,geçmişin izlerinin silinmesiyle yaşanan düş kırıklıklarını anlatırken masalsı, büyülü bir dünya ile yaşamın gerçeğini şaşırtıcı bir biçimde harmanlıyor.
  • Baskı Tarihi:
    Temmuz 2004
  • Sayfa Sayısı:
    128
  • ISBN:
    9789750704260
  • Yayınevi:
    Can Yayınları
  • Kitabın Türü:
Rogojin 
 13 May 20:32, Kitabı okudu, 1 günde, 10/10 puan

Faruk Duman'ın "Baykuş Virane Sever" adlı son hikâye kitabını okuduktan sonra neredeyse bütün eserlerini aldım. Romanlarından başlayayım dedim, ama sonra hikâyelerine döndüm. "Keder Atlısı" çok beğenilmiş, hatta ödül almış bir eser olarak başlamak için iyiydi. Okuyabildiğim hikâyelerinde yazarın son eserine kıyasla dilinin daha sade olduğunu düşündüm, bunu son eserinde cümleleri yarıda keserek kurduğu üslûbunu düşünerek söylüyorum. Keder Atlısı'nda da aynen Baykuş Virane Sever'de olduğu gibi hikâyelerin birbirinin devamı olup olmadığı tam anlaşılmıyor. Daha doğrusu bunu benim takip edemediğimi söylemem gerek. Okuduğum şeyin bana lezzet verdiğini, okumaktan keyif aldığımı, bunun bana estetik geldiğini görüyor, anlıyor; ama imgeleri takip edip yazarın gerçekte ne'den bahsettiğini, kurduğu dünyada neyin ne olduğunu anlayamıyorum; yalnızca ormanın, ağaçların, hayvanların ve iç seslerin iç içe girdiği, birbirini örttüğü bir dünya burası; isimler, varlıklar bazen kendileriler, bazense kendileri olmayan ve bence yazarın bildiği şeylere işaret ediyorlar. Muhakkak ki Faruk Duman'ın eserleri birden fazla okunmayı hak ediyor. Acaba yazarlar böylesine sislerin arasına karışmış, imgelerin büyüyüp büyüyüp herşeyi kapladığı eserlerinde bizlerden bu imgeleri açıklığa kavuşturmamızı mı istiyor, yoksa anlayamasak bile bu akışın keyfini alıp olabildiğince dahil olabilmemizi mi? Yoksa kendimizce anlamlar, dünyalar mı yaratabilelim istiyorlar?

Faruk Duman'ın hikâyeleri bana bunları düşündürdü işte. Diğer kitaplarını, yavaş yavaş, belki daha dikkatle, zaman içerisinde okumayı düşünüyorum.

ihtiyar 
02 Şub 22:03, Kitabı okudu, Puan vermedi

Bu kitabında yeni anlatım yollarını deneyen yazar başarılı olmuş mudur gerçekten bilmiyorum. Otorite sıradan okuyucu ise başarılı olmamıştır diyebilirim. Lakin benim anlamadığım, kapasitemin yetmediği bir durum mevcutsa söyleyecek söz yok... Ben bir iki öykü dışında beğenmedim. Sıkıldım en azından....