Kelebeklerin Göçü

9,0/10  (5 Oy) · 
8 okunma  · 
5 beğeni  · 
807 gösterim
Mezarın başında, anne dediğim mezar taşıyla dertleşiyordum.
'Tuhaf bir hafta geçirdim. İnan ömrüm boyunca karşılaşmadığım bir sürü acayip hadise, birbiri ardına geldi. Aslında buraya birkaç gün sonra gelecektim, ama planlarda umulmadık bir değişiklik oldu. Bizim projede çalışan birisi vardı, adı Tayfun. İntihar etmiş. Neden böyle bir şey yaptığını bilmiyorum. İşte tuhaflık da bunun yüzünden oldu. Bana gelip abuk sabuk bir şeylerden bahsetti. Pek kafama takmadım. Müfit Hoca ile ilgili delice düşünceleri vardı sanıyorum. Kendisini öldürmek isteyenlerin olduğunu düşünüyormuş. Aslına bakarsan anne, ben de pirelenmiyorum değil hani.'
Korkuyordum…
Dünya ülkelerinin silahlanmaya ayırdığı bütçelerin büyüklüğü hakkında bir fikriniz var mı?
Siz bu satırları okurken bile, silah üreticileri hızla depolarını doldurmakla kalmıyor, silah baronları mevduat hesaplarına her saniye milyonlarca dolar ekliyor!
Üretilen bunca yüksek teknolojili savaş aletlerine ne oluyor?
Bir müzede sergilenmediği çok açık… Sonuçta üretilen her şey, satılması muhtemel ticari bir malzemedir! Ve ülkeler, bu ölüm oyuncaklarına çılgınlar gibi para harcıyorlar. Yoksulluk çeken halklarına, ölümcül bir özgürlük vaat ediyorlar…
Herkes sinsi bir paranoyanın pençesinde!
Ve terapistleri: Silah Üreticileri.
'Elimde kanıt yok ama Oğuz'un intihar etmiş olabileceğine ihtimal vermiyorum… Yükseklik korkusu yüzünden uçağa bile binemeyen birisi, bir otelin on beşinci katına çıkıp, kendini balkondan aşağıya bırakmaz!'
Korkuyordum…
(Tanıtım Bülteninden)
  • Baskı Tarihi:
    Şubat 2014
  • Sayfa Sayısı:
    264
  • ISBN:
    9789759964627
  • Yayınevi:
    Profil Yayıncılık
  • Kitabın Türü:
Serdar Poirot 
15 Mar 2015, Kitabı okudu, Beğendi, 9/10 puan

Güzel bir polisiye roman daha. Kaya adında iyi bir bilgisayar programcısı milli bir yazılım projesinde çalışmaktadır. Ancak projede çalışan tanıdıklarından Oğuz intihar eder. Oğuz'un samimi arkadaşı Tayfun, olayın intihar olmadığını cinayet olduğunu savunmaktadır. Bunu Kaya'ya anlatır ve Müfit Hoca'sını da suçlar. Kaya bu duruma inanmaz ancak kısa süre sonra Tayfun da ölü bulunur. Artık Kaya bakkal Yunus dışında kimseye güvenemez olmuştur. Eski kız arkadaşı Yeliz ve ölen babasına da lanet okur. Hayatı ciddi bir şekilde tehlike altındadır. Acaba postu deldirmeden kurtulabilecek midir? Soluksuz okunan bir roman.