Kibrit-i Ahmer'in Peşinde/ İbn Arabi

0,0/10  (0 Oy) · 
1 okunma  · 
0 beğeni  · 
429 gösterim
"Vakıamda bir meleğin beyaz bir nurla beraber bana geldiğini gördüm. Bu sanki güneş ışığından bir parçaydı. "Bu nedir?" diye sordum. Bana şöyle cevap verildi: "Bu Eş-Şu'ara suresidir." Onu yuttum ve o zaman sanki bir tüy göğsümden boğazıma, boğazımdan da ağzıma çıkıyormuş gibi hissettim. Bu başı, dili, gözleri ve dudakları olan bir hayvandı. Başı Meşrık ve Mağrib ufuklarını kaplayıncaya kadar genişledi, sonra yeniden küçüldü ve göğsüme geri döndü. O zaman bildim ki sözüm Meşrık'a da Mağrib'e de ulaşacak."

Bu rüya sadık çıkmış, Şeyh-i Ekber'in vefatını takip eden asırlar boyunca Ekberi irfan sürekli yayılarak en uzak ülkelere kadar ulaşmış, Meşrık ve Mağrıb'i kaplamıştır: Suriye, Mısır, Kuzey Afrika, İran, Türkiye, Hindistan, Endonezya, Çin...

Şeyh-i Ekber şöyle söylemektedir: "Elhamdülillah, intikam ve cezayı sevenlerden değilim. Allah beni rahmet üzere yarattı ve "Biz seni ancak alemlere rahmet olarak gönderdik" buyurduğu zatın rahmetinin varisi kıldı."

"Bir vakıamda Allah bana sırrımda göründü ve şöyle buyurdu: "Benim keremime dair gördüğünü kullarıma öğret. Neden herşeyi kuşatmış olduğu halde kullarım rahmetimden ümit kesiyor?"

Bu "herşeyi kuşatan rahmet" Hatem-i Evliya'nın tüm eserlerine kaynaklık edecektir: Evrensel bir umut mesajı, nihai hükmün Yaratan'ın rahmeti olacağına dair ısrardan asla vazgeçmeyen bir hatırlatma...
(Arka Kapak)
  • Baskı Tarihi:
    Mayıs 2003
  • Sayfa Sayısı:
    375
  • ISBN:
    9789758719419
  • Çeviri:
    Atila Ataman
  • Yayınevi:
    Gelenek Yayıncılık
  • Kitabın Türü: