Kınalı Küheylanlar

10,0/10  (3 Oy) · 
16 okunma  · 
3 beğeni  · 
524 gösterim
Bu kitapta okuyacağınız her hikayede göreceksiniz ki, çok değil, bir insan ömründen az bir zaman önce, dedelerimizin ancak hüsranla yad ettiği bir rüya: geleceğin inşasına katılma iradesi, bugün gerçek oluyor.

Türkiye'nin, yeryüzü cenneti hayalinin kabusa dönüştüğü bir zamanda yeni toplumun oluşturulmasında ve dünyanın geleceğinde gerekli cesaret ve iradeyi gösterdiğine; Bazı insanların gençlikleri veya hayatları pahasına da olsa artık nehrin yatağını bulduğu müjdesine, yer yer hüzünlü ama daima umut verici, tertemiz gerçekler üzerinden katılacaksınız. Bu kitabı okurken, tek ve ayrık yaşam hikayelerine değil, bir büyük nehre akan derin ırmaklara şahit olacaksınız.
  • Baskı Tarihi:
    Kasım 2011
  • Sayfa Sayısı:
    150
  • ISBN:
    9786055510541
  • Yayınevi:
    Kaynak Yayıncılık
  • Kitabın Türü:
şeyma kelbaş 
12 Şub 13:10, Kitabı okudu, Beğendi, 10/10 puan

yurtdısına gıden erkek ogretmenlerımızın basından gecen acı tatlı olayları anlatıyor tavsıye ederım herkezın okumasını

Kitaptan 30 Alıntı

Metin Özdemir 
18 Haz 03:40, Kitabı okudu, Beğendi, 10/10 puan

Gurbette zordur Ramazan...
Dostlar, akrabalar, gürül gürül okunan ezanlar, şakalar yoktur.
Kubbelerden taşan tekbirler duyulmaz, minarelerde mahya ışıkları parlamaz.
Her akşam iftar verir siyah incilerine.
Kendi elleriyle hizmet eder.
Amacı Ramazan medeniyetini onlara da tanıtmaktır.
Yemekten ziyade beyazın kendilerine hizmet etmesi büyüler siyah insanları.
Beyaz, acı,işkence, zulüm demektir onlar için.
Her eve, her yüreğe yetecek acılar bırakmıştır beyaz insan. Ama Hakan Usta başkadır. Baba adamdır. Yüreği sevgi doludur. Başka beyazlar gibi değildir. Güven veren bir hali vardır. Yiğit yüzlü, tatlı sözlüdür.

Kınalı Küheylanlar, Harun Tokak (Sayfa 25)Kınalı Küheylanlar, Harun Tokak (Sayfa 25)
Metin Özdemir 
18 Haz 12:03, Kitabı okudu, Beğendi, 10/10 puan

" Ben Şems'ten önce üşüdüğüm zaman ısınıyordum, sonra ısınamaz oldum, zira Şems bana dedi ki; Yeryüzünde bir tek insan üşüyorsa sen ısınmazsın, aç bir insan varsa doyamazsın, acı çeken biri varsa uyuyamazsın."
Aşk ateşini fitilini ateşleyen Şems'le mustaid fıtrat olarak okyanuslar gibi birbirlerine boşalmışlar ve el ele tutuşarak aşk zirvelerine doğru yürümüşlerdi.

Kınalı Küheylanlar, Harun Tokak (Sayfa 79)Kınalı Küheylanlar, Harun Tokak (Sayfa 79)
Metin Özdemir 
18 Haz 12:22, Kitabı okudu, Beğendi, 10/10 puan

Alçak gönüllü olmak, olgunlaşmış insanlarda daimi haldir.

Kınalı Küheylanlar, Harun Tokak (Sayfa 86)Kınalı Küheylanlar, Harun Tokak (Sayfa 86)
Metin Özdemir 
18 Haz 03:19, Kitabı okudu, Beğendi, 10/10 puan

Gurbette çocuk olmak zordur. Bir çocuk kalbini ülkesinden, sokakta birlikte oynadığı arkadaşlarından, okulundaki öğretmenlerinden koparmak kolay değildir.

Kınalı Küheylanlar, Harun Tokak (Sayfa 25)Kınalı Küheylanlar, Harun Tokak (Sayfa 25)
Metin Özdemir 
18 Haz 11:57, Kitabı okudu, Beğendi, 10/10 puan

Şimdi Asya'nın buz kesen bozkırlarında üşüyen öğretmenleri görünce; köylerinde, kentlerinde anne babaların yanında sımsıcak yuvalarında olması gereken insanları bu soğuk gurbetlere düşüren nedir diye düşünüyorum.
Ömürlerinin baharında on binlerce genci, sevgililerinin siyah gözlerine koşar gibi Asya'nın bozkırlarına, ya da Afrika'nın kızgın çöllerine koşturan sevda nedir?
Bir Leyla gibi sevdikleri köylerinden kasabalarından neden uzaktalar?
Bazıları niçin grubu olmayan gurbetlere gömülmeyi vasiyet etti?
Niçin, bazılarının mezarları mavi gökler ülkesi. Moğolistan bozkırlarında, bazılarının Afrika çöllerinde, Hint Okyanusu'nun kenarında?
Niçin, öğrencisini kurtarmak Ural'ın azgın sularına atlayan Yasin'imiz, şimdi az ilerimizde Tanrı Dağları'nın eteklerinden uçsuz bucaksız bozkırları seyrediyor?
Bir dilenciye para vermekten yüksünen nice iş adamlarımız neden kendilerini cömertlik okyanusuna salıverdiler de; dallarına bahar değen bir ağaç gibi, cömertlik suyu yürüverirdi damarlarına?
Sahi ne oldu, ne değişti bu insanların hayatında?

Kınalı Küheylanlar, Harun Tokak (Sayfa 78)Kınalı Küheylanlar, Harun Tokak (Sayfa 78)
Metin Özdemir 
18 Haz 12:20, Kitabı okudu, Beğendi, 10/10 puan

Anadolu insanına üşümeyi, başkaları için yaşamayı öğrettiler. "Başkalarını kurtarma derdi olmayan kendisi de kurtulamaz." felsefesini öğrettiler.

Yirmi beş milyonluk bu milletin imanını selamette görürsem cehennemde yanmaya razıyım." sözünü bir çelenk gibi yirminci asrın alnına altın harflerle astılar.

Benim gibi hayalleri köyünün dağları ile sınırlı olan nicelerine: " Aç sineni ummanlar gibi ol, kalmasın dünyada mahzun bir gönül." dediler. "Ateş düştüğü yeri yakar" sözünü değiştirip: "Ateş nereye düşerse düşsün, bizi yakar." anlayışını benimsediler.

Kınalı Küheylanlar, Harun Tokak (Sayfa 80)Kınalı Küheylanlar, Harun Tokak (Sayfa 80)
Metin Özdemir 
18 Haz 05:15, Kitabı okudu, Beğendi, 10/10 puan

Azrail Türkçe konuşur mu?
“Ayaklarım kopmuş, her tarafım kan revandı. Herhalde birazdan Azrail gelir diye düşünüp bildiğim duaları okumaya başlamıştım ki birden karşımda sizi gördüm. Sizin bize ölüm meleği kişinin en sevdiği insan suretinde gelir dediğiniz hatırıma geldi. Herhalde Azrail Ramazan Hocam’ın suretinde geldi, diye düşündüm. Ama baktım, Azrail Türkçe konuşuyor, bu kadar da olmaz, Azrail Türkçe konuşur mu? Bu Ramazan Öğretmenimin ta kendisi, dedim.”

Kınalı Küheylanlar, Harun Tokak (Sayfa 64)Kınalı Küheylanlar, Harun Tokak (Sayfa 64)
Metin Özdemir 
19 Haz 20:22, Kitabı okudu, Beğendi, 10/10 puan

"Ateş düştüğü yeri yakar"derler, onunsa yüreği hep ateşin düştüğü yerdeydi.

Kınalı Küheylanlar, Harun Tokak (Sayfa 113)Kınalı Küheylanlar, Harun Tokak (Sayfa 113)
Metin Özdemir 
 18 Haz 03:08, Kitabı okudu, Beğendi, 10/10 puan

Türkiye'ye döndüğünde her vesile ile "Ben Hakan Usta, Tanzanyalıyım" demeye başlar. Siyah güllerin sevdası düşer yüreğine.
Anası, kararlılığı karşısında: " Git oğlum, Allah yolunu açık etsin." demişse de ayrılık yakar yiğidin anasını ve yıkılır.
Olan hep anaların yüreği ne olur ya.
Son sabah namazını ailesiyle birlikte büyük mücahid ve muhacir Eyüp Sultan'ın türbesinde kılar.
"Eyüp Sultan da Medine'den, medeniyetin beşiğinden ne için geldiyse ben de aynı sebeple buradan Tanzanya'ya göç etmek istiyorum. Mesele para kazanmak değil. Onların işi gücü yok muydu? Biz de müslümanız, Onlar da müslümandı" sözleriyle hicret aşkını asrın alnına bir çelenk gibi asarak eşi ve çocuklarıyla birlikte salar kendini yad ellere.
"Allah'ım bize Tanzanya'yı sevdir, gayemizden ayırma, bizi nefislerimizle başbaşa bırakma" duası ile başlar Tanzanya günlerine.

Kınalı Küheylanlar, Harun Tokak (Sayfa 24)Kınalı Küheylanlar, Harun Tokak (Sayfa 24)
Metin Özdemir 
 18 Haz 03:46, Kitabı okudu, Beğendi, 10/10 puan

"Anneciğim babam Cennete gitti, neden kendini harap ediyorsun?"
Daha birkaç gün önce, "burada tabutlar örtüsüz taşınıyor, şık durmuyor" diyerek Türkiye'den getirttiği yeşil bir örtüyle örterler tabutunun üzerini.
Yiğit yüzlü beyazlarla, yürekleri sevgi dolu siyah incilerin birbirlerine sarılıp ağlamaları ne hazin bir manzaradır Allah'ım!
Bu, belki de siyahların bir beyaz için döktükleri ilk gözyaşlarıdır.
Yiğidin namazının Tanzanya'nın bir önceki cumhurbaşkanı kıldırır. Milli Savunma Bakanı saf bağlar.
Okul müdürü İbrahim Bey; Koca Usta'nın ortağı ve teyze oğlu Murat Bey'e: " Okulu çok seviyordu, hep çocukların seslerini duymak istiyordu, acaba okulun bahçesindeki keşanatların altına mı gömsek mi?" der.
Murat Bey'in cevabı hazırdır;
"Hayatta olup bunu duysaydı yeniden ölmek isterdi, bütün hayali buydu."
Yolunuz bir gün Tanzanya'nın başkenti Darüsselam'a uğrarsa Feza Türk Koleji 'nin bahçesinde dalları gibi gölgeleri de karışık olan keşanat ağaçlarının ışıklı gölgesinde yatan bir yiğit görürsünüz.
Uçsuz bucaksız kızgın çölde düşen bir yiğit.
İşte o Erzurumlu Hakan Usta'dır.

Kınalı Küheylanlar, Harun Tokak (Sayfa 28)Kınalı Küheylanlar, Harun Tokak (Sayfa 28)
3 /