Kırmızı Pelerinli Kent

6,9/10  (15 Oy) · 
47 okunma  · 
12 beğeni  · 
990 gösterim
Dünya okurlarınca "geleceğe kalacak elli yazar" arasında sayılan Aslı Erdoğan'ın Türkiye'de olduğu kadar Avrupa'da da ses getirmiş kitabı: Kırmızı Pelerinli Kent. Bir kentin karanlık sokaklarında, kuytu köşelerinde kendi izini süren bir yalnızlık öyküsü.
(Tanıtım Bülteninden)
  • Baskı Tarihi:
    Eylül 2012
  • Sayfa Sayısı:
    144
  • ISBN:
    9789752893580
  • Yayınevi:
    Everest Yayınları
  • Kitabın Türü:

Aslı Erdoğan, belleğimize görkemli karnavallarıyla yer etmiş ünlü Rio de Janeiro’yu değil “….. insan acısından lif lif dokunmuş kırmızı peleriniyle benliğini sarıp sarmalayan, keskin dişlerini karnaval maskelerinin ardına gizleyen Rio de Janerio’yu?” insanı en can alıcı yerinden vuran o kendine özgü anlatımıyla anlatmış.

Kentin keskin dişleri; arka sokaklardaki sıradanlaşmış soygun, tecavüz, ölüm, cinayet, uyuşturucu ve silah kaçakçılığı, çete hesaplaşmaları, açlık, sefalet, cinsellik, fuhuş batağında olan çocuklar, salgın hastalıklar, nemli, boğucu sıcaklar…

Sokakta her an kafanıza dayanan silahla ya da kör bir kurşunla öldürülebileceğiniz gerçeği, sokakta yatan evsizler, vücudu darp, işkence izleriyle kaplı dilenen aç çocuklar, veremli, trahomolu, AIDS’li ilkokul çağındaki çocuklar, ruhu elinde alınan Rio’nun melez kadınlarının anlatıldığı betimlemelerde kentin acımasız, karanlık yüzleri tüm çıplaklığıyla, şiddetiyle kitabın satırlarına serilmiş.

İstanbul’dan Rio de Jenario’ya okumak için gelen iyi bir ailenin hayata kafa tutan kızı Özgür’ün kentin olumsuzluklarıyla baş edebilmek için Kırmızı Pelerinli Kenti yazmaya başlar. Kitapta Özgür’ün kendi yaşamını anlattığı bölümler ile onun yazdığı romandan bölümler iç içe. Betimlemeler oldukça fazla, bölümler arası geçişlerde okuma bütünlüğünü korumakta zorlandığım anlar oldu. Anlatılanlar iç açıcı değil. Ancak yazar dış dünyayı gözlemlemede ve kâğıda dökmekte oldukça başarılı. Cümlelerindeki derinlikleri keşfetmek güzeldi. Anlatılan olaylardan beni hiç mutlu eden bir bölümün olmadığını düşünürken Özgür’ün romanının en içten bölümü diye nitelendirdiği bölüm aklıma geldi, bu hariç.

Kırmızı Pelerinli Kente gitmek isteyenlere (Kitabı okuduktan sonra gitmek isteyen olur mu bilmiyorum.) yazarın önerilerini eklemek istiyorum. “Rio’nun AIDS ve suç rekorlarının bir an bile akıllarından çıkarmamalarını, hiçbir koşulda tek başlarına dolaşmamalarını, saat, altın ya da altına benzer bir takı takmamalarını, kentin kanının üzerlerine sıçramaması için her türlü akılcı önlem almalarını öneririm. Ayrıca Corcovado’dan (şu ünlü, devasa İsa heykelinin bulunduğu tepe) günbatımını izlemelerini, -tropiklerde etkileyici, ama çabucak olup biten bir gösteridir- ve kesinlikle taze papapya suyunu denemelerini…''

Seda 
08 Kas 2014 · Kitabı okudu · 6/10 puan

Aslı Erdoğan'ın okuduğum ilk kitabı. Türk yazarların Türkiye'yi anlatmalarına alışmışız hep, bu açıdan yazar Brezilya'nın Rio de Janeiro şehrini anlatmasıyla beni fazlasıyla şaşırttı. Kitabı bitirdikten sonra yazarın biyografisine baktığımda gördüm ki gerçekten de Brezilya'da yaşamış, yoksa o şehri böylesine iyi bir anlatımla anlatamazdı diye düşünüyorum. Fazlasıyla kasvetli olan kitapta, Rio'nun karanlık yüzünü karakteri Özgür'ün ağzından anlatıyor Aslı Erdoğan. Kesinlikle özgün ve akıcı bir dili var ama kitabın konusunu beğenemedim. İnsanı Rio'dan soğutan, yalnızlık kokan ve şehrin varoşlarını anlatan iç karartıcı bir kitap bu, bu nedenle aynı şekilde depresif bir zamanınızda okumanız belki de daha iyi olacaktır.

Cavanşir Gadimov 
28 Eyl 2016 · Kitabı okudu · 1 günde · Beğendi · 8/10 puan

Rio, İstanbul'dan çok uzak bir yer. Bir Türk kadını buraya neden gider? İsmi Özgür. Giderken de özgür müydü, yoksa sonradan özgür oldu. Ancak Rio'daki ortam tam olarak ona belki de istediği özgürlüğü sağlayamaz. Belki başlangıçta. Bir süreliğine yaşadığı özgürlük sarhoşluğu. Ancak asıl büyük özgürlüğü kısıtlayıcı duvarların Rio'da olduğunu görür. Rio'nun nasıl bir şehir olduğunu, uyuşturucu, genç yaşta fuhşa sürüklenen kızlar, hırsızlık, cinayet ve insan yaşamının sudan ucuz olduğu bir şehir.
http://kitapokurum.blogspot.com/...-pelerinli-kent.html

Kitaptan 26 Alıntı

BEN denilen çemberin içindeki adacıklar birer birer elinden kaçmış, çevresinde bağımsız uydular oluşturmuşlardı.

Kırmızı Pelerinli Kent, Aslı Erdoğan (Sayfa 83)Kırmızı Pelerinli Kent, Aslı Erdoğan (Sayfa 83)

Adım başı aç bir çocuk yanında bitiyor ve onu şu soruyla baş başa bırakıyordu. “İnsanlıktan çıkıyor muyum?

Kırmızı Pelerinli Kent, Aslı Erdoğan (Sayfa 82)Kırmızı Pelerinli Kent, Aslı Erdoğan (Sayfa 82)

İç içe geçmiş sonsuz sayıda Matruşka bebeği vardı önünde; ne yaparsa yapsın, en dipteki dünyaya, öze, gerçeğin çekirdeğine erişemiyordu.

Kırmızı Pelerinli Kent, Aslı Erdoğan (Sayfa 96)Kırmızı Pelerinli Kent, Aslı Erdoğan (Sayfa 96)

Her kuruşun hesabını yapmak ağır geliyordu ona; “parasızlık “ denilen o illetle, dünyanın onda dokuzunun çektiği sıradan, basit, bayağı durumla baş edemiyordu.

Kırmızı Pelerinli Kent, Aslı Erdoğan (Sayfa 48)Kırmızı Pelerinli Kent, Aslı Erdoğan (Sayfa 48)

Sonunda, çevresini kuşatan boşluğa anlam katabilecek tek kişinin kendisi olduğunu anladı. Başka hiç kimse onun adına yaşamın şifrelerini çözemez, asma kilitlerini açamazdı.

Kırmızı Pelerinli Kent, Aslı Erdoğan (Sayfa 83)Kırmızı Pelerinli Kent, Aslı Erdoğan (Sayfa 83)
Çiğdem Aksoy 
03 Ara 2014 · Kitabı okudu · Beğendi · 8/10 puan

Kendimi olduğumdan daha büyük göstermek için yazıyorum, çünkü...
çok, çok küçüğüm.

Kırmızı Pelerinli Kent, Aslı Erdoğan (Sayfa 105)Kırmızı Pelerinli Kent, Aslı Erdoğan (Sayfa 105)
3 /