Kızıl Darı Tarlaları

8,4/10  (7 Oy) · 
19 okunma  · 
5 beğeni  · 
817 gösterim
Çin'in Nobel ödüllü yazarı Mo Yan'ın Kızıl Darı Tarlaları, Shandong ailesinden üç kuşağın, 1923-1976 yılları arasındaki öyküsünü aktaran bir roman. Yazar, bir mücevher güzelliğindeki doğa manzaraları fonuna yerleştirdiği ve kronolojik sıra gütmeden kurguladığı romanda, Japon istilasına karşı verilen Direniş Savaşı, Çinlilerin birbirleriyle çatışmaları, Komünist Devrim, Kültür Devrimi gibi Çin tarihindeki önemli halk hareketlerini ve bütün bu yıllar içindeki tutkulu aşkları anlatıyor.
Çin sinemasının önde gelen yönetmenlerinden Yimou Zhang'ın beyaz perdeye aktardığı Kızıl Darı Tarlaları, tarihsel bir anlatımla kara mizahı ustalıkla kaynaştırıyor. Roman, geçmişle bugün, ölüyle diri, iyiyle kötü arasında belirgin bir ayrım yapılmadan sürüyor.

Nobel ödül töreninde konuşan Per Wästberg'in dediği gibi, Mo Yan, bireyi kimliksiz insan yığınlarından çekip ortaya çıkaran; alaycı ve iğneleyici bir üslupla tarihe, tarihî çarpıtmalara, yoksunluklara ve siyasal riyakârlıklara karşı çıkan bir yazar.
(Tanıtım Bülteninden)
  • Baskı Tarihi:
    Haziran 2013
  • Sayfa Sayısı:
    528
  • ISBN:
    9789750718175
  • Çeviri:
    Erdem Kurtuldu
  • Yayınevi:
    Can Yayınları
  • Kitabın Türü:
ihtiyar 
03 Tem 21:19, Kitabı okudu, 7 günde, Beğendi, Puan vermedi

Bir kitaptan ne beklersiniz? Anlatım tarzıyla sizi etkilemesini mi? Mesela anlatıcı ailenin üçüncü kuşağından çocuk olsa, “dedem, babam, ninem” vb. şekilde ve miş li, mış lı 522 sayfa anlatım yapsa, kronolojik bir sıra izlemese, hatta bir ara keçi çobanı bir çocuğa hikayeyi anlattırsa “Bazıları bu keçi güden çocuğun ben olduğunu söyler, o olup olmadığımı bilmiyorum” diye okura bilgi verse ve bunlara alışana kadar sıkılsanız, sonra alışınca kitabı elinizden bırakamasanız. Ya da bir kitapta üç dört tane ana tema ile sayısızca üzerinde saatlerce konuşulabilecek konucuklar olsa, bu kitabı okuduktan sonra darı bitkisi de buğday kadar aklınızdan çıkmayacak olsa, iğrençliğin tavan yaptığı, midenizin bulandığı, sizi fazlasıyla sarstığı anlar, tebessüm ettiğiniz anlar, üşüdüğünüz, ısındığınız, sıkıldığınız, buna ne gerek var dediğiniz anlar olsa… Yoksulluk, Japon askerine karşı direniş, aşk, kara mizah ve bir savaş romanı olsa…
Olayların akışındaki kurguyu nasıl yaptın be adam, bu kadar ayrıntıyı bir birine nasıl bağladın, bir direniş öyküsünün içine yasak aşkı, bir eşşek karşılığı cüzzamlı hastaya gelin giden kızı… Spoiler yapmadan bu kitabı anlatmak mümkün değil bence… Okurken Hemingway’in çanlar kimin için çalıyor romanı da hatırlattı bana. Herşey bitince devrimden sonra o kızıl darı tarlalarının yerine, melez tohumlarla yetişen rengini, boyunu, lezzetini kaybeden darıların yer alması da mesaj yüklü bir finaldi.
Sonuç olarak meraklandırıcı bir şekilde yazdım diyebiliriz ve biliyorum ki meraklananlar okumak isteyecek ve biliyorum ki kitabı beğenmeyenler çıkacak :)) Lakin ben beğendim.

“Bu kitapla köyümün uçsuz bucaksız kızıl darı tarlalarında dolaşan kahraman ruhlara ve haksız yere ölenlere sesleniyorum. Ben sizin soyunuzdan gelen bu değersiz, soya sosuna batırılmış kalbimi söküp parçalara ayırdım, üç kâseye koyup darı tarlalarına bıraktım. Sizlere adağımdır bu! Gelin yiyin!”

Fatih DOĞANCI 
20 Kas 2014, Kitabı okudu, 8/10 puan

İnsanlarının acılarla dolu tarihini bir masal diliyle yazmış Mo Yan..

Sefa Kumru 
03 Ara 2015, Kitabı okudu, 14 günde, Beğendi, 8/10 puan

Kitap masalsı bir dille karakterler üzerinde sürekli geri gidiyor ve boşlukları tamamalıyor. İlginç bir anlatım tekniği var.

Kitaptan 3 Alıntı

ihtiyar 
27 Haz 16:20, Kitabı okudu, İnceledi, Beğendi, Puan vermedi

Bu kitapla köyümün uçsuz bucaksız kızıl arı tarlalarında dolaşan kahraman ruhlara ve haksız yere ölenlere sesleniyorum. Ben sizin soyunuzdan gelen bu değersiz, soya sosuna batırılmış kalbimi söküp parçalara ayırdım, üç kâseye koyup darı tarlalarına bıraktım. Sizlere adağımdır bu! Gelin yiyin!

Kızıl Darı Tarlaları, Mo YanKızıl Darı Tarlaları, Mo Yan
ihtiyar 
 01 Tem 21:04, Kitabı okudu, İnceledi, Beğendi, Puan vermedi

Köyümüz aslında sazlık ve çalıların bol olduğu, içinde tilki ve yabani tavşanların gezindiği bir oyun bahçesiymiş, daha sonra çobanlar için birkaç kulübe yapılmış, ardından bu kulübeler azılı katillerin, sefil sarhoşların, umutsuz kumarbazların yuvası olmuş. Ev yapıp toprak sürerek köyü kendi oyun bahçelerine çevirmişler, buradan zorla sürülen tilki ve yabani tavşanlar, ayrılırken insan ırkını kınayan çığlıklar atmış. Köy şimdi harabe halindeymiş, onu insanlar inşa etmiş ve yine insanlar yıkmış. Şimdi gerçekten de yıkıntıların üzerine inşa edilmiş, acı ve neşenin birbirine karıştığı, üzgün bir oyun bahçesiymiş.

Kızıl Darı Tarlaları, Mo Yan (Sayfa 249)Kızıl Darı Tarlaları, Mo Yan (Sayfa 249)
ihtiyar 
01 Tem 21:41, Kitabı okudu, İnceledi, Beğendi, Puan vermedi

Yanık et ve kan kokusu o sabahın başat kokusuymuş; siyah ve kırmızı o sabahın başat renkleriymiş; hüzün ve ağırbaşlılık o sabahın başat duygularıymış,

Kızıl Darı Tarlaları, Mo Yan (Sayfa 266)Kızıl Darı Tarlaları, Mo Yan (Sayfa 266)

Kitapla ilgili 2 Haber

Kızıl Darı Tarlaları'nın gölgesinden
Kızıl Darı Tarlaları'nın gölgesinden Nobel Ödüllü Çinli yazar Mo Yan geçtiğimiz aylarda ilk kez Türkçe'ye çevrilen kitabıyla Türk okuyucusuna merhaba dedi. Romanı olmayan bir ülkenin hikayesini başarılı bir dille romana aktaran Mo Yan'ın 'Kızıl Darı Tarlaları' daha önceden beyaz perdede seyirciyle buluşmuştu.