Kokotlar Mektebi

6,3/10  (3 Oy) · 
7 okunma  · 
2 beğeni  · 
436 gösterim
Hüseyin Rahmi her şeyden önce sosyolog ve psikolog değildir, o bir romancıdır. Fakat Kokotlar Mektebi müdiresi, Hüseyin Rahmi'yi topluma hizmet eden bir filozof olarak görür ve onunla metreslerin durumu üzerine tartışır. Yazar, bir kokotu seven yeğeni İrfan Yekta sebebiyle karşımıza bir roman kahramanı olarak çıkar. Kokotlar Mektebi'nden aldığı bir metresle yaşamaya başlayan bir adamın karısı da genç bir erkekle dost hayatı yaşamaya başlar. Karı kocanın yaşadıkları, romanın ilgi çekici hikâyelerinden biridir. Romanda yalnızca cinsel arzularına göre hareket eden bir grup insanın yaşantısına ve görüşlerine yer verilir. Yazar eserin inandırıcılığını şu sözlerle okuyucuyu uyararak dile getirir: "Bu hikâye baştan sona hayalîdir. Kokotlar Mektebi'ni İstanbul'un hiçbir semtinde boşuna aramayınız. Bulamazsınız."
(Tanıtım Bülteninden)
  • Baskı Tarihi:
    Aralık 2015
  • Sayfa Sayısı:
    352
  • ISBN:
    9786059241236
  • Yayınevi:
    Bilge Kültür Sanat
  • Kitabın Türü:
Meşrebi Kalender 
23 Şub 22:36, Kitabı okudu, 16 günde, 6/10 puan

Kitapta; eğitimli metres yetiştirilen bir “okul” arka fon olarak kullananılıp, kadın erkek ilişkileri ve kadının toplum içindeki yeri, kimi zaman okurun kafasını karıştıracak kadar keskin sorularla irdelenmiş. ((Öğğğğk yoruma gel).

Evet kötü bir yorum , sitemizdeki tartışmalarda bolca kullanılan anlamıyla “doyurucu “ değil. Ama bir sor, yaptım ama niye yaptım? Çünkü şuanda derdim yorum yapmak değil reklam yapmak. (Kitabı kötü niyetlerime alet edeceğim en Nuri Alço’sundan.) Hem de subliminal falan değil gözünüze soka soka, vapur satıcıları gibi reklam yapmak.( Bunun yeri burası değil diyen; gelininin koyduğu eşyaların yerini bir türlü beğenmeyen kaynana zihniyetine sahip olanlara, üç numaralı Deli Kadir bakışımı attıktan sonra bal dökmeye devam edeyim efenim.)

Abilerimmmm… Ablalarımmmm… Ve her sivilcesinden mutluluk fışkıran ergenlerimmmm…. 2. Geleneksel Tanıtım Kermesimize Hoşgeldiniz !!!

( Şaka, şaka böyle tanıtmayacağım…) Bir kitap okudum hayatım değişti diyenlerden misiniz? Çok mu uçtum ? Peki, hanginiz okuduğumuz kitapların hayatımıza etki etmediğini savunabilir?

O zaman gelin daha çok kişinin kitap okumasına biz de yardım edelim. Ve bu yardımda bırakın paradan söz etmeyi, hiçbir entel mabadın abad olmasına gerek kalmayacağına izci sözü de veriyorum. ( Homurdanmayalım kendi aramızda, sadede geliyorummmm.) Bahsedeceğim şey Kaf Dağının ardındaki bir şey değil, bu sitede de birkaç kez üzerinde durulmuş.

Sizi GETEM’e ( Görme Engelliler Teknoloji Merkezi) gönüllü okuyucu olmaya davet ediyorum. http://www.getem.boun.edu.tr bu linki tıklayın, inceleyin ve kitaplara susamış insanlara yardım edin.

Çekinceleriniz olmasın kitap seslendirmek için öyle Kopenhag kriterleri falan yok. Bizim milli , Nefes Alsın Yeter Kriteri kadar olmasa da çok kolay birkaç noktaya dikkat ederek rahatlıkla bir çoğumuz okuyabilir.

Slagon ve kapanış….

Hadi Getem Çok Güzel Sen de Gel !!!