Koku Bir Katilin Öyküsü

8,6/10  (272 Oy) · 
1.047 okunma  · 
221 beğeni  · 
6.067 gösterim
Patrick Süskind'in, Almanya'da ilk yayımlanışında tam anlamıyla olay yaratan, aylarca liste başlarında kalan Koku adlı bu romanı, gerçekte alışılagelmiş çoksatarların oldukça dışında kalan, tarihsel boyutlarda kapsamlı bir toplum eleştirisini sergileyen bir kitap. Olay, 18. yüzyıl Fransasında geçer; kitabın kahramanı Jean-Baptiste Grenouille ise tüm insani duyumlardan ve duygulardan yoksun, salt kokulara karşı görülmedik ölçüde duyarlı ve istediği kokuları üretebilmek için cinayet işlemekten kesinlikle çekinmeyen bir katildir. Herkesin ve her şeyin kokusunu almakta, tüm kokuları üretmekte gerçek bir dâhi olan Grenouille, kendi kokusunun bulunmadığını, onun bulunduğu yerlerde insanların insan kokusunu alamadıklarını anladığı gün, dünyasını da yitirir. Kendisi için tek çıkar yol, başkalarına onun için sanki insanmış izlenimini verebilecek kokular sürünmektir. Toplum içinde bireyselliğini hiçbir zaman edinememiş toplum tekini, kendi benliğinin dışında her şeyi yaratabilmiş dâhiyi sergileyen bu görkemli alegorinin olağanüstü bir akıcılıkla erişilen son bölümü, benzeri herhalde ancak bir Kafka'da görülebilecek bir insanlık trajedisinin simgesidir.
  • Baskı Tarihi:
    2010
  • Sayfa Sayısı:
    264
  • ISBN:
    9755100598
  • Orijinal Adı:
    Das Parfum
  • Çeviri:
    Tevfik Turan
  • Yayınevi:
    Can Yayınları
  • Kitabın Türü:
Aysel 
08 Ağu 2015, Kitabı okudu, Beğendi, 9/10 puan

Galiba iki yıl önceydi. Bir kitapçıya girmiştim. Kitap alacaktım ama hangisi olacağına bir türlü karar veremiyordum. Sonra bir kitab`a kaydı gözüm. Deste deste kitapların üzerinde kapağı ters çevrilmiş halde yatıyordu. " Çok incelenmiş herhalde, düzgün bir şekilde bırakılmamasına göre... " sonunda ilk defa kitapçıdan çabuk çıkacağımı düşünüp sevinmişdim de. Kitab`ı elime almamla gözlerimin yuvasından fırlaması, elimden fırlatırcasına atmam bir olmuştu. Kitab`ın kapağında ne vardı o bana kalsın :) Kitapçıdan düşündüğüm gibi çabuk ( arkama bakmadan kaçmıştım ) çıkmıştım çünkü birilerinin beni oyuna getirdiğini, şimdi bir yerlerden kıs kıs bakıp güldüğünü düşünmüşdüm. Ne hayal ama :)
Uzun lafın kısası " Koku " kitabı ile ilgili hiç de iyi anım olmamışdı. Aklıma o kitab`ı bir daha almayacağımı kazımıştım. Sonradan yayınevi kapak resmi büyük tepki topladığı için, tüm kitaplarını geri getirtip yeniden basmıştı ama olsun bir kere görmüştü ya insanlar.

Ve 1k`nın bana bozdurduğu bir yemin daha olmuş oldu.

Kitaba gelirsek, 1760`lı yıllarda doğan Grenouille, isimli koku ustasından bahsediyor. Grenouille, koku alma alanında üstün yeteneğe sahiptir. Öyle ki, kilometrelerce uzaklıktaki nesnelerin kokusunu duyabilir, yağmurun yağmasını, kaybolmuş paranın nerede saklandığını, insanlardan gelen bir anlık kokudan şimdi ne yapmış olduklarını, yalan ve ya doğruyu mu söylüyorlar ayırt edebilir.
Ama bir tuhaflığı da vardır Grenouille`nin. Her nesnenin kokusunu alan adamın kendi kokusu yoktur... Ve Grenouille bunu farkettiği an hem kendi hem öteki insanların hayatı değişecektir...

Doğal insan kokusu elde edip kendini normal insan sıfatına getirmek için, cinayetler işlemeğe başlar.
"Onun istediği, belirli insanların kokusuydu: o çok seyrek olan, aşk uyandıran insanların kokusu. Böyleleriydi onun kurbanları. "
Hedefi, genç, çok güzel, kokuları muhteşem olan kızlardır. Grenouille `nin cinayetten elde ettiği kokuları biriktirmekte yeteneği had safadadır desek yeridir herhalde. Yazar, öyle kesinkes anlatıyor ki, kokuları karıştırmağı, insandan koku almağı bir an affallıyorsunuz. Olabilir mi? diye.

Bundan başka, kitab`da karakterin iç savaşları, eksikleri, gözlemlemeleri, pisikoloji buhranları ustalıkla kaleme alınmış diye bilirim. Sonu benim için kitaba yakışır şekilde bitti.
Okumadan önce bayağı internette araştırmış, farklı farklı yorumlara bakmıştım. Çoğu yarım bırakmıştı. Başlarken anladım ben, bu kitab yarım bırakılacak türden kitab değil.
Unutmadan, filmi de var. Kitab kadar olmasa da sevdim ben.
Bu da fragmanı :
https://www.youtube.com/watch?v=E0_ylpGRxVs kitab ve film ile kısacık tanışmanız için :)

Keyifli okumalar.

Furkan 
06 Eki 2015, Kitabı okudu, 4 günde, Beğendi, 9/10 puan

Bu muhteşem kitabı tanımama neden olan Aysel ablanın yorumu oldu. İyiki de okumuşum dediğim kitaplar arasında yerini aldı. Konu çok ilginç ve merak uyandırıcı. Düşünsenize bütün kokuları tanıyorsunuz, ayırt edebiliyorsunuz, sınıflandırıyorsunuz ve hatta değişik kombinasyonlarla milyonlarca koku yaratabiliyorsunuz. İşte Grenouille tam olarak bunu yapıyordu ve sadece burnunu ve zihnini kullanarak. Bir parfümcüde çalışmaya başlayarak zamanının çok ötesinde harika kokular üretmeyi başarır. Hatta kokusunu aldığı her şeyi parfüm şişesine koymaya çalışır. Taş, toprak, kapı kolu, cam gibi maddelerin bile kokusunu diğer çiçekler gibi parfüm yaparak toplamaya çalışır.
Hatta insan kokusunu...

Bence bu adam koku sinestezi si, hayatında kokulardan başka hiçbir şey yok. Süskind in kitaptaki cümlelerine ve betimlemelerine hayran kalmamak elde değil. Öyle bir anlatıyor ki adamın ruh halini ve kokuları kendinizi onun yerine koyuyorsunuz. Bu kitap sayesinde bir daha koku almanın ve kokuların ne kadar muhteşem olduğunu kavradım. Kitabı keyifle ve şaşkınlıkla okuyabilirsiniz sonunda baya bi şaşırdım yok artık bu kadarı da olmaz dedirtti bana.
Hadi keyifli okumalar ve de iyi akşamlar...

(Aysel ablanın yorumu : #3942600 /> (Bkz. Sinestezi :https://tr.wikipedia.org/wiki/Sinestezi

200 küsür sayfanın ortasına kadar "koku" kelimesini yaklaşık olarak 1000 kere hatta daha fazla okudum diye düşünüyorum. Koku kelimesi dahil birçok başka kelime ve örneklerin arka arkaya tekrarı insanı zorluyor ve üstüne bir de devrik cümleler ile dolu çevirisi eklenince okumak daha da bir zorlaşıyor. Mesela karakter odaya giriyor ve odadaki nesneleri koklayacak ya neredeyse iğne kutusunun içindeki iğneleri bile tek tek yazmadığı kalmış yazarın; kalem, kağıt, bardak, çatal, bıçak, kaşık, tabak, koltuk, çekmece, dolap, yorgan, yastık, terlik, ayakkabı, askılık, askı, kapı, kapı kolu, kapı menteşesi, kapı pervazı gibi her nesneyi her seferinde ama her seferinde tek tek sayması ve üstüne parfüm yaparken gül kokusu, lavanta kokusu, karanfil kokusu, papatya kokusu, gül yağı, keten yağı, o yağı, bu yağı, şu yağı, o kokusu, bu kokusu, şu kokusu, şu kokusunun yanındaki nesnenin kokusu gibi her şeyi ama her şeyi defalarca tekrar etmesi beni benden aldı ve o karakterin artık burnunu kırma isteği doldurdu içimi. Eminim şu yaptığım örnekleri okurken sizler de zorlanıyorsunuzdur; sonuçta kitaptaki her kokuyu gül kokusunu, lavanta kokusunu, karanfil kokusunu, papatya kokusunu, yağ kokusunu, doğa kokusunu, deniz kokusunu, insan kokusunu, balık kokusunu, tuz kokusunu, koku kokusunu vs. saydıkça saydım.

Nurhan Işkın 
20 Tem 2015, Kitabı okudu, 9/10 puan

Kitabın kurgusu alışılmışın dışında bir konu.Tüm kokuların üstünde olan insan kokusunu elde etmek için hastalıklı bir düşünce ile elde etmeye çalışan Jean'in akıl almaz cinayetlerini okuyup şaşırmaya hazır olun...

yağmur 
06 Nis 2015, Kitabı okudu, Beğendi, 7/10 puan

Romanımızın kahramanı Grenouille bir kokuya sahip olmadan ve kambur, sakat olarak dünyaya gelmiştir. Her şeyin kokusunu alabilmrktedir. Taşın, ağacın, otun, insanların, hayvanların... Kokuların hepsini aklında tutabiliyor ve kokular için cinayet işliyor. Konusu çok farklı bir kitap. Kitabın akışı çok güzeldi. Insan Grenouillenin başına ne gelecek diye merak ediyor.Ilk defa bu tarz bir kitap okudum ve beni etkiledi.

Özünün qoxusu olmamasına baxmayaraq Parisin daha sonra Grassenin ən yaxşı qoxu tanıyan ətriyyatçısına çevrilən Jan Batist Qrenyula heyran qaldım.

Gülay 
17 Nis 2015, Kitabı okudu, Beğendi, 10/10 puan

Kendi kokusu olmayan kendi kokusunu bulmak için herşeyi göze alan bir sapkının hikayesi.Patrick Süskınd olayları harika bir kurgu ile anlatıyor.Bu kitabı okuyanlar eminim benim gibi kokulara karşı daha duyarlı olmaya başlamışlardır.

ESRA ÖZGÜL 
04 Şub 2015, Kitabı okudu, Beğendi, 10/10 puan

Tek kelimeyle övgüye değer...
Sağlam felsefi temellere oturtulmuş, sosyolojik ve psikolojik açılımları olan Patric Süskind eseri.
Çok ince ayrıntılar atlanmış olsa da, filmi de tam bir görsel şölen.

KeMâL 
 12 Nis 16:53, Kitabı okudu, 5 günde, Beğendi, 10/10 puan

Dostlar Merhaba… Uzun süredir uzun ve çok daha detaylı inceleme yapmamıştım. Bu kitap gerçekten çok hoşuma gitti. İlk olarak yazardan söz edeyim. Patrick SüskindGüvercin adlı uzun öykünün de sahibi. O hikâyeyi okurken de betimlemelerine hayran kalmıştım yazarın; okumadıysanız tavsiye ederim. Neyse; yazarın dili muazzam, harika bir akıcılık, kendine çekicilik, betimlemeler, tasvirler harika. Roman ilk sayfasından itibaren etkisi altına alıyor. Elimden bırakmak istemedim. İlginç ve şimdiye kadar okumadığım bir türde çok farklı bir hikâyesi var. Kitapta olaylar ve olayların okuyucudaki etkisi daha ilk sayfadan itibaren başlıyor. Kitap su gibi aktı gerçekten. Ruhsal Zekâ adlı kitapla beraber okumayı düşünüyordum ki o bir anda elimde kaldı gitti.

Yazar o kadar başarılı ki diğer tüm romanlar gibi görsel öğeleri tarif etmemiş diğer bir duyu organımız olan burunla ( koku almak ) üzerine bir roman yazmış. Ve bunu o kadar güzel başarmış ki gerçekten zoru başarmış, farklılığını kanıtlamış. Okurken burnunuzu çekip duracaksınız. Roman içerisindeki meyvelerin, bitkilerin kokuları hissedeceksiniz.

Kahramanın iç dünyasını ve dönüşümünü etkileyici bir dille aktarmış. Fazla detaya girmemek adına, spoiler vermemek adına içerikle ilgili detaylı yorum yapmak istemiyorum. Sıra dışı bir bebeklik, çok farklı bir çocukluk sonrasındaki gençlik yılları ve ilk işe girmesi. Parfümcülükten ilerleyen bir hikaye ve cinayetler… Kokuya karşı duyarlılık ve tutku.

Maceralarla dolu, farklı, fantastik, çılgın ve heyecan dolu bir katil romanı. Okumanızı kesinlikle tavsiye ederim. Hiç beğenmeyen birisi bile bu kitabı elinden bırakamamış. Diğer yorumlara da bakın mutlaka. Beklentiyi artırmak istemem kesinlikle ama çok güzel bir roman. Filmi varmış mutlaka filmini de izleyeceğim. Sürçü lisan ettiysem affola. Mutlu ve iyi okumalar...

Kitabın son bölümünü de ise söyle bir not var; bilgilendirmek adına ve çok hoşuma gittiği için paylaşmak istedim....

KOKU

Patrick Süskind, Almanya’da ilk yayımlanışında tam anlamıyla olay yaratan, aylarca liste başlarında kalan Koku adlı bu romanı, gerçekte alışılagelmiş çoksatarlarm oldukça dışında kalan, toplum eleştirisini sergileyen bir kitap. Romana konu olan olay, 18’inci yüzyılda Fransa’da geçer. Kitabın kahramanı Jean-Babtiste Grenouille ise tüm insancıl duyumlardan ve duygulardan yoksun, yalnızca kokulara karşı görülmedik ölçüde duyarlı, istediği kokuları üretebilmek için cinayet işlemekten kesinlikle çekinmeyen bir katildir. Herkesin ve her şeyin kokusunu almakta, tüm kokuları üretmekte gerçek bir dahi olan bu genç adam, kendi kokusunun olmadığını, bulunduğu yerlerde insanların insan kokusu alamadıklarını anladığı gün dünyasını yitirir. Kendisi için tek çıkar yol, başkalarına sanki insanmış izlenimi verecek kokular sürünmektir. Toplum içinde bireyselliğini hiçbir zaman edinememiş, kendi benliğinin dışında her şeyi yaratabilmiş dâhiyi sergileyen bu görkemli alegorinin olağanüstü bir akıcılıkla erişilen son bölümü, benzeri herhalde Kafka’da görülebilecek bir insanlık tragedyasının simgesidir.

AHMET CEMAL

Birsen Ergün 
01 Ağu 2015, Kitabı okudu, Beğendi, Puan vermedi

Öyle etkilendim ki sinemaya uyarlanınca izlemeyi hiç düşünmedim, zihnimde hala capcanlı duran kurgusu, etkisi değişmesin yalnızca kendi hayal dünyamdaki hâliyle kalsın diye. Kitabı oneren arkadaşım her seyin kokusunu aldığını hissedeceksin demişti. Yanıltmadı. Ölmeden önce okumanız gereken bilmem kaç romandan biri.

Kitaptan 58 Alıntı

Aysel 
05 Ağu 2015, Kitabı okudu, İnceledi, Beğendi, 9/10 puan

"Ah, ne kötüydü dürüst bir adamın böyle dolambaçlı işler yapmak zorunda kalması! Ne kötüydü insanın, sahip olduğu en değerli şeyi, onurunu böyle iki paralık şey için lekelemesi!"

Koku, Patrick SüskindKoku, Patrick Süskind
Aysel 
02 Ağu 2015, Kitabı okudu, İnceledi, Beğendi, 9/10 puan

" Oysa insanın aklını kullanabilmesi için en başta iç güvenine, huzura ihtiyacı vardı. "

Koku, Patrick SüskindKoku, Patrick Süskind
Aysel 
07 Ağu 2015, Kitabı okudu, İnceledi, Beğendi, 9/10 puan

" Onu en çok rahatlatan şey, insanlardan uzaklaşmak olmuştu... "

Koku, Patrick SüskindKoku, Patrick Süskind
Aysel 
05 Ağu 2015, Kitabı okudu, İnceledi, Beğendi, 9/10 puan

"İnsanın felaketi, sessizce odasında, ait olduğu yer olan odasında oturmak istememesinden gelir, der Pascal. "

Koku, Patrick SüskindKoku, Patrick Süskind
Aysel 
09 Ağu 2015, Kitabı okudu, İnceledi, Beğendi, 9/10 puan

"O nefretlik pis kokudan kurtulmuştu! Gerçekten, bütünüyle yalnızdı! Dünyadaki tek insan kendisiydi... "

Koku, Patrick SüskindKoku, Patrick Süskind
Aysel 
12 Ağu 2015, Kitabı okudu, İnceledi, Beğendi, 9/10 puan

"İçi öylesine iğrenmeyle, dünyadan ve kendi kendinden iğrenmeyle doluydu ki, ağlayamıyordu bile... "

Koku, Patrick SüskindKoku, Patrick Süskind
Aysel 
09 Ağu 2015, Kitabı okudu, İnceledi, Beğendi, 9/10 puan

"Sadece kendi öz, biricik eğlencesi için çekilmişti mağaraya, sadece, kendi kendine yakın olmak için. "

Koku, Patrick SüskindKoku, Patrick Süskind
Aysel 
02 Ağu 2015, Kitabı okudu, İnceledi, Beğendi, 9/10 puan

" Başka insanlarla ilişkisi kesinkes zorunlu kılmadıkça dili kullanma külfetine girmez oldu. "

Koku, Patrick SüskindKoku, Patrick Süskind
Aysel 
07 Ağu 2015, Kitabı okudu, İnceledi, Beğendi, 9/10 puan

" Kendi berbat huzursuzluklarını, kendi doyumsuzluklarından duydukları tadı, dünyada hiçbir nimetle yetinemeyişlerinin verdiği zevki, kısacası: Kafalarındaki uçsuz bucaksız kargaşayı bütün topluma yaymayı gerçekten başardılar! "

Koku, Patrick SüskindKoku, Patrick Süskind