8,4/10  (26 Oy) · 
50 okunma  · 
19 beğeni  · 
856 gösterim
Köpek Kalbi, hem Rusya'da hem de Batı'da geçen yüzyılın sakıncalı kitaplarından. 1925'te yazılan, ülkesinde ancak 1987'de yayımlanabilen bu roman, 1917 Rus Devrimi'nin toplumsal sonuçlarına odaklanmış. Yer yer Frankenstein'ı andıran, gerçeküstü atmosferiyle kendisini bir distopyanın eşiğinde tutan bir kara mizah, Köpek Kalbi. Oldukça sağlam iplerle birçok metne bağlanan anlatısı, Rus bir doktorun elinden ortaya çıkan tehlikeli bir insan-hayvan türünün, insan doğası üzerinden burjuva ve proleterya görünümlerini yakalayıp hicvediyor. Postmodern romanın unsurlarını, yazıldığı döneme rağmen içinde saklayan Köpek Kalbi; Gogol'un hemşehrisi ve en önemli mirasçısı, Usta ile Margarita'nın yazarı Bugakov'un komünist devrime ve dünyaya bakışını yansıtan küçücük bir roman.
  • Baskı Tarihi:
    Eylül 2016
  • Sayfa Sayısı:
    136
  • ISBN:
    9786053325949
  • Orijinal Adı:
    Hearth Of A Dog
  • Çeviri:
    Mustafa Yılmaz
  • Yayınevi:
    İş Bankası Kültür Yayınları
  • Kitabın Türü:
Onur Erol 
09 Mar 2016 · Kitabı okudu · 5 günde · Beğendi · 10/10 puan

Kitabı okurken çok eğlendiğimi rahatlıkla söyleyebilirim. Mizah ve hicivle harmanlanmış romanda çok farklı olayları okuyacağınız şüphesiz. Bulgakov'un dili kullanmadaki beceresi kitapta çok etkili olmuş. Karakterlerin derinliği muazzamdı. Filipoviç, Bormental ve Şarik romanın baş kahramanları diyebilirim. Kitap hakkında sayfalarca inceleme bile yapılabilir. O derece derinliği olan düşündüren eğlendiren harika bir roman Köpek Kalbi. Daha çok diyalog şeklinde geçen romandan büyük keyif alacağınızı düşünüyorum. Açıkçası kitabı aldığımda bu kitaba bu kadar gülebileceğimi hiç ama hiç tahmin etmezdim. Güzel bir sürpriz oldu benim için.. Mutlaka okuyun derim.. 10/10

eso.okur 
 15 Ara 2016 · Kitabı okudu · Beğendi · 9/10 puan

Bulgakov 'un sayfa sayısı az fakat anlam değeri yüksek bir kitabı. Yazıldıktan 60 yıl sonra basılan bu kitap, Sovyet zamanında yasaklanmıştır içerdiği işçi sınıfına yaptığı göndermelerden, siyasi manalardan dolayı.

Ünlü bir profesör cerrah bir sokak köpeğine, bir işçinin hipofizini (beynin organizasyonunu sağlayan bez) ve testislerini nakletmesiyle başlayan bu novella başta her şey gayet iyi giderken, yaratılan şeyin bir türlü köpek davranışlarını bırakamaması profesörün kabusu olur.

Profesörün hipofizi köpek vücudunda deneyerek insanların gençleşeceklerini düşünüyor. Fakat işler hiç de profesörün düşündüğü gibi gelişmiyor,( -ok yaydan fırladı bir kere geri dönüşü yok.) Hipotez salgı bezi İnsanları hayvanlaştırıyor ya da hayvanları insanlaştırıyor. Bir köpek olan kobayımız ameliyattan sonra insan davranışları sergilemeye çalışsa da hayvan karakterini de yansıtması profesörün başına çorap örüyor.

Zamanla 'köpek - insan' ın ahlaki davranışlarının olumsuz etkilerinden dolayı yarattığı bu modelin absürt vakaları bir yandan eğlendirirken bir yandan da düşündürmüyor değil ya hani.

M.Y. 
 06 Eki 2016 · Kitabı okudu · 3 günde · 8/10 puan

Kitaba ilk başladığımda bir sokak köpeğinin kendince gözlemleriyle eğlenceli bir toplum eleştirisi gelecek diye beklemiştim ancak olaylar ilerledikçe -yazarın esasında doktor olmasının da etkisiyle- işin rengi biraz değişmeye başlayıp hiç beklemediğim bir hal aldı. Gerçi sokak köpeğimiz durup dururken zengin birisi tarafından sahiplenince var bir iş diyorsunuz ama en azından ben böyle bir şey beklemiyordum. Kitap konusu itibariyle bence daha uzun ve detaylı bir şekilde anlatılmaya fazlasıyla müsait. Kısa bir Frankenstein öyküsü okumak isteyenler buyursun :)

Erkan Ergül 
14 Haz 2016 · Kitabı okudu · Puan vermedi

Köpek Kalbi… Bu kitabı raflarda gördüğümde aklıma ilk gelen nedense Kafka’nın Dönüşüm’ündeki “Samsa” karakteri oldu. Kitabı okuyunca ise, hayvan-insan dönüşümünün benzerlik gösterdiğini fark ettim. Ama sadece bu dönüşümdür benzerlik olan.

Sokak köpeği Şarik kışın gelmesiyle açlık ile karşı karşıyadır. Bir yemekhaneye yemek bulma ümidiyle yaklaştığında, aşçı üzerine kaynar suyu döker. Suyun yaktığı vücudu ağır yara alarak oradan uzaklaşır ve bir kapıya sığınır. Tam bu esnada iyi giyimli birisi Şarik’e yaklaşır ve ona sucuk ikram eder. Bu ikrama kayıtsız kalmayan Şarik, ikram sahibinin peşine takılır.

Roman böyle başlıyor. Sizlere romanın geri kalanını anlatmak istemiyorum. Verdiği mesajlara değinmek gerekirse, kitap 1927 Rusya’sında yazılıyor. 1968’de ABD’de, 1987’de ise Rusya’da ancak yayımlanabiliyor. Rusya’da bu kadar geç yayımlanmasının temel sebebi ise, Komünizmi şiddetli bir şekilde kara mizah ile eleştirmesidir. Rusyanın yaratmak istediği insan profilinin, olsa olsa ağır aksak şekilde insana dönüşen köpek Şarik gibi olacağını yüksek perdeden dile getirmektedir Bulgakov.

Kitaba başlamadan önce, mutlaka Bulgakov’un yaşam öyküsünü bir şekilde okuyun. Sonra da köpek Şarik’in dönüşümüne şahitlik edin.

Komünizm iyi bir şey midir? Açıkçası bu kitap ile bunu anlamak zor. Ama en azından o dönemi yaşamış Bulgakov’un düşün dünyasından da görmek, okurun algısına küçükte olsa bir etki bırakmaktadır.

Ne diyelim,
Şarik sizi çağırıyor.

Erkan ERGÜL

Hüseyin Düver 
13 Oca 12:35 · Kitabı okudu · 2 günde · Beğendi · 5/10 puan

Ele aldığı konu oldukça önemli sosyolojik meselelere parmak basıyor. Düşündürücü bir mizah var. Ama diğer okuduğum kitaplara göre sönük kalması mı yoksa o an tam bu kitabın kafasını yaşamadığımdan çok aşırı beğendiğimi söyleyemem. Ortalama bir kitaptı benim için.

İlay Yüksel 
16 Ara 2016 · Kitabı okudu · 1 günde · 7/10 puan

Zavallı bir sokak köpeğine, oldukça kaba, hiç bir baltaya sap olamamış bir bireyin hipofiz bezlerinin nakli gerçekleşiyor kitapta. Zaten doktor olan Bulgakov'un ana fikri oldukça düşündürücü... Zamanla hayvanlık özelliklerini kaybedip, üzerine insani özellikleri en acımasız şekilde kazanan köpek Sharik, toplumda kendine yer edinmeye çalışıyor. İnsan ruhu en derinlerine kadar yansıtılırken, diğer taraftan işçi sınıfı ve komunizm eleştiriliyor

cihan akbulut 
10 Eki 2016 · Kitabı okudu · 10/10 puan

kendi yarattığımız şeyler bazen başımaza sorun yaratabilir ve bu sorunu yok etmek için yarattığımızdan daha zor çaba harcarız.hatta geri dönüşü olmayabilir.

Kitaptan 21 Alıntı

Canlılar söz konusuysa terörle bir yere varılmaz. Hangi gelişmişlik seviyesinde olurlarsa olsun.

Köpek Kalbi, Mihail Afanasyeviç Bulgakov (Sayfa 19 - Türkiye İş Bankası Kültür Yayınları)Köpek Kalbi, Mihail Afanasyeviç Bulgakov (Sayfa 19 - Türkiye İş Bankası Kültür Yayınları)
Hatice Gümüş 
Dün 12:55 · Kitabı okuyor · Beğendi

Bir gün boş vaktim olursa insan beynini araştıracağım ve tüm bu sosyal kargaşanın sayıklamadan ibaret olduğunu ispat edeceğim.

Köpek Kalbi, Mihail Afanasyeviç BulgakovKöpek Kalbi, Mihail Afanasyeviç Bulgakov
Hatice Gümüş 
Dün 12:58 · Kitabı okuyor · Beğendi

Kimseyi cezalandırmak yok! Bunu iyi yaz aklına! İnsana da, hayvana da yalnızca telkinle yaklaşılabilir.

Köpek Kalbi, Mihail Afanasyeviç BulgakovKöpek Kalbi, Mihail Afanasyeviç Bulgakov
Hatice Gümüş 
17 Oca 15:17 · Kitabı okuyor · Beğendi

Bak sen şu dünyanın haline! Anlaşılan ölmek için çok erken. Umutsuzluğa düşmek gerçekten günah belki de.

Köpek Kalbi, Mihail Afanasyeviç BulgakovKöpek Kalbi, Mihail Afanasyeviç Bulgakov
Hatice Gümüş 
 17 Oca 15:24 · Kitabı okuyor · Beğendi

"Sevecenlikle, efendim. Yani canlı varlıklara yaklaşırken mümkün olan tek yöntemle. Canlılar söz konusuysa terörle bir yere varılmaz. Hangi gelişmişlik seviyesinde olurlarsa olsun. Her zaman bunu iddia ettim, ediyorum ve edeceğim. Terörden boşuna medet umuyor onlar. Hayır efendim, hiç faydası olmaz. İster beyaz, ister kızıl, isterse de kahverengi! Terör sinir sistemini tamamıyla felç eder.

Köpek Kalbi, Mihail Afanasyeviç BulgakovKöpek Kalbi, Mihail Afanasyeviç Bulgakov
Hatice Gümüş 
17 Oca 15:09 · Kitabı okuyor · Beğendi

Ama işte gözlere bakınca, ne uzaktan ne de yakından asla yanılmazsın! En önemli şey gözlerdir! Tıpkı barometre gibidirler. Kimin ruhunda büyük bir kuraklık var, kim durduk yere böğrüne tekmeyi yapıştırabilir, kim kendi gölgesinden bile korkar, hepsini ele verir.

Köpek Kalbi, Mihail Afanasyeviç BulgakovKöpek Kalbi, Mihail Afanasyeviç Bulgakov
Hatice Gümüş 
17 Oca 15:04 · Kitabı okuyor · Beğendi

Umutsuzluk yıkmıştı onu. Ruhu o kadar acı ve keder, o kadar yalnızlık ve korku içindeydi ki...

Köpek Kalbi, Mihail Afanasyeviç BulgakovKöpek Kalbi, Mihail Afanasyeviç Bulgakov
3 /

Kitapla ilgili 1 Haber




Burası çok ıssız