Küçüğe Bir Dondurma

7,4/10  (5 Oy) · 
17 okunma  · 
3 beğeni  · 
745 gösterim
"Bir gün gelir, hayatımızda bir yabancı olduğunu fark ederiz. Daha doğrusu, o güne kadar tanıdığımızı sandığımız kişi ansızın bir yabancıya dönüşür.
Bu yabancı babamızdır.
Gerçi görünüşü aynıdır (biraz yaşlanmıştır en fazla). Bizimle konuşmasında ya da davranışlarında yeni bir şey yok gibidir. Yine de onun bakışlarında, daha önce olmayan bir yabancının gölgesini hissederiz."
  • Baskı Tarihi:
    Şubat 2009
  • Sayfa Sayısı:
    172
  • ISBN:
    9786051110882
  • Yayınevi:
    Doğan Kitap
  • Kitabın Türü:
Merve Fikir 
24 Kas 2015, Kitabı okudu, 6 günde

İnsanın geçmişte yaptığı hatalar yüzünden, geçmişi ile yüzleşebilmesi güzel ve bir o kadar da acıklı bir duygu. Bunu maalesef herkes yapamıyor ve hataları ile yüzleşmekten korkuyor.

Bu kitap, Tuna Kiremitçi' nin okumuş olduğum 2.kitabıdır. Diğer kitabını çok fazla anımsayamasam da bu kitabı bayağı duygusal olmuş. Karşısındaki kişi ile konuşurmuş gibi yazılmasından dolayı kendinizi kitabun içindeymiş gibi hissediyorsunuz. Sanki yazılanları size anlatıyormuş gibi.

Kitaptan 15 Alıntı

Oysa şimdi anlıyorum ki insan elleriyle biçim vermeli kendi yalnızlığına, bir heykele biçim verir gibi...

Küçüğe Bir Dondurma, Tuna KiremitçiKüçüğe Bir Dondurma, Tuna Kiremitçi

Babamın adamı olan Borges'in dediği gibi, zaman geleceğe doğru hiç durmadan çatallanıyordu. Aldığımız ve almadığımız kararlarla yeni yollara sapıyor ya da sapmıyorduk. Bu yolların oluşturduğu karmaşık ağın üzerinde dengemizi kaybetmemeye çalışarak yürüyor ya da yürümüyorduk; tıpkı ip cambazları gibi.

Küçüğe Bir Dondurma, Tuna Kiremitçi (Sayfa 104)Küçüğe Bir Dondurma, Tuna Kiremitçi (Sayfa 104)

"İnsan hayatta en çok hatalarına tanıklık edenleri affetmez" diye bir sözü var Cemal Süreyya'nın. Bu sözü düzeltmek istiyorum, müsaadenle: İnsan hayatta en çok hatalarının kurbanı olanları affedemiyor ne yazık ki.

Küçüğe Bir Dondurma, Tuna Kiremitçi (Sayfa 97)Küçüğe Bir Dondurma, Tuna Kiremitçi (Sayfa 97)

İnan bana, dokunamadığın birinin babası olmaktan daha kötü bir şey varsa, o da hayali birinin babası olmak.

Küçüğe Bir Dondurma, Tuna Kiremitçi (Sayfa 16)Küçüğe Bir Dondurma, Tuna Kiremitçi (Sayfa 16)
Tuncay YILDIRIM 
 27 Eyl 17:27, Kitabı okudu, 9/10 puan

Güzel oğlum; Gördüğün gibi, bunları yazarken üç kuşağın ortasında kalıyorum. Önümde deden, arkamda sen, Aklımda Nazım Hikmet'in dizesi:"Ölmüş babamdan ileri, doğmamış çocuğumdan geriyim."

Küçüğe Bir Dondurma, Tuna Kiremitçi (Sayfa 83)Küçüğe Bir Dondurma, Tuna Kiremitçi (Sayfa 83)

O gece yağmurluydu hava. Annenin deyişiyle "beynimdeki kayış kopmadan" altı yıl önceydi. Sıcak ve sessizdi hastane odası. Annen bitkindi ve uyuması gerekiyordu. Ağlamaya başladığında seni kucağıma almış, ne düşüneceğimi bilmez bir halde sallamaya başlamıştım. Mutluluğun bu ete kemiğe bürünmüş hali çok şaşırtmıştı beni. Senin yeni doğmuş bedeninden ruhuma saf bir kusursuzluk akıyordu. O sırada açmıştın gözlerini ve karşılaşmıştık.
Beni tanıdığına yemin edebilirdim. Yani ilk defa görüyormuş gibi bakmıyordun hiç. Şimdi düşünüyorum da, belki de bana değil, biraz üstümüzde kanat çırpan meleklerine bakıyordun. Asıl aşina olduğun onlardın. Eğer söylendiği gibi, melekleri sadece yeni doğmuş bebekler görebiliyorsa, aralarında önceden kurulmuş bir arkadaşlık neden olmasın?

Küçüğe Bir Dondurma, Tuna Kiremitçi (Sayfa 13)Küçüğe Bir Dondurma, Tuna Kiremitçi (Sayfa 13)

Birine karşı duyduğumuz suçluluk gereğinden fazla sürerse, bilinçaltımız o kişiye yavaş yavaş sinirlenmeye başlıyor. Suçluluk çok yorucu bir duygu olduğundan, ona neden olan insana bakarken içimizde biriken öfkeyi de hissediyoruz. Bu öfke iyice yoğunlaştığında, kontrolümüzü kaybedip patlamalar yaşamaya başlıyoruz sonra.

Tabii her patlamanın ardından suçluluk duygumuz daha da artıyor. O insana söylediğimiz her kırıcı söz, ruhumuzu saran suçluluk zincirine yeni bir halka ekliyor. Bu da kısırdöngüye yol açıyor tabii; halkalar ve patlamalar arasında, yavaş yavaş tükenen bir hayat...

Küçüğe Bir Dondurma, Tuna Kiremitçi (Sayfa 142)Küçüğe Bir Dondurma, Tuna Kiremitçi (Sayfa 142)

Unutuşun vahasından hatırlamanın çöllerine döndüm. Bunu yapma cesaretini senin başına gelenler verdi bana. Düşündüm ki el kadar bir çocuk bunlara katlanabiliyorsa, ben de hiç olmazsa yaşananların gölgesine dayanabilirim. Hatırladıkça anlıyorum ki hiçbir şey unutulmuyor aslında. Ama bellek kendi içinde bir arka oda, bir tavan arası, bir sandık yaratıp en sarsıcı anları oraya dolduruyor. Tozları halının altına süpüren salak hizmetçi gibi, günü birinde her şeyin ortaya çıkacağını bile bile.

Küçüğe Bir Dondurma, Tuna Kiremitçi (Sayfa 110)Küçüğe Bir Dondurma, Tuna Kiremitçi (Sayfa 110)

Gün gelir, hayatımızda bir yabancı olduğunu fark ederiz. Daha doğrusu, o güne kadar tanıdığımızı sandığımız kişi ansızın bir yabancıya dönüşür.
Bu yabancı babamızdır.
Gerçi görünüşü aynıdır (biraz yaşlanmıştır en fazla). Bizimle konuşmasında ya da davranışlarında yeni bir şey yok gibidir. Yine de onun bakışlarında, daha önce olmayan bir yabancının gölgesini hissederiz.

Küçüğe Bir Dondurma, Tuna Kiremitçi (Sayfa 113)Küçüğe Bir Dondurma, Tuna Kiremitçi (Sayfa 113)
2 /