Küçük Şeyler 3 Yaşama Yerleşmek

8,3/10  (12 Oy) · 
91 okunma  · 
13 beğeni  · 
1.224 gösterim
"Bazılarımız bazen -ve sanırım çok azımız da her zaman- dört elle yapışırız yaşama. Fark ederek, hissederek, ânı yaşayarak yaşarız; bazılarımız ise âdeta parmak ucuyla tutar yaşamı.

Bir sandalyeye, koltuğa veya bir sedire, kendimizi bırakarak, yayılarak yerleşmek de mümkündür, eğreti bir şekilde oturmak da... Benzer şekilde, yaşama bütün varlığımızla, varoluşumuzla yerleşmek de mümkündür, eğreti bir şekilde ucundan ilişmek de...

Bir at, üstüne tam yerleşmeyen süvariyi nasıl üstünden atarsa, yaşam da kendine tam yerleşmeyenleri, bir anlamda yeterince uyum sağlayamayanları üstünden atar, devre dışı bırakır"

Üstün Dökmen, bu kitabında, kaliteli yaşamanın vazgeçilmez koşulu olan "Yaşama Yerleşmek"i anlatıyor.
(Arka Kapak)

Kitaptan 8 Alıntı

Pınar 
04 Tem 2015, Kitabı okuyor, Beğendi

"Bir makine çalışmadığında, çalışsın diye sürekli zorlamak yerine, akılcı davranıp çalışmama nedenini araştırırız. Bir insan istediğimizi yapmadığında ise neden araştırmak yerine zorlamayı tercih ederiz."

Küçük Şeyler 3, Üstün Dökmen (Sayfa 75)Küçük Şeyler 3, Üstün Dökmen (Sayfa 75)

'' Taşların yarısı siyah yarısı beyaz olan satranç tahtası gibi, kendimi iyilerle kötüler arasında parsellenmiş hissediyorum. ''

Küçük Şeyler 3, Üstün DökmenKüçük Şeyler 3, Üstün Dökmen
Döngüsel 
04 Şub 23:09, Kitabı okudu, 4/10 puan

Bir sandalyeye, koltuğa veya bir sedire, kendimizi bırakarak, yayılarak yerleşmek de mümkündür, eğreti bir şekil­de oturmak da. Benzer şekilde, yaşama bütün varlığımızla, varoluşumuzla yerleşmek de mümkündür, eğreti bir şekilde ucundan ilişmek de.

Küçük Şeyler 3, Üstün Dökmen (Sayfa 13)Küçük Şeyler 3, Üstün Dökmen (Sayfa 13)
Döngüsel 
29 Şub 22:55, Kitabı okudu, 4/10 puan

Kimi annelerin şöyle övündüklerini duyarsınız: "Benimki iki yaşında, maşallah pek akıllı; misafirliğe gezmeye gideriz, hiçbir şeyi ellemez. Yavrum öyle uslu uslu oturur." Bence bu tavır insan haklarına aykırı. Evlerimiz züccaciyeci dükkanı gi­bidir; özellikle misafir gelmeden önce çekmecelerden bütün bibloları kristalleri çıkarıp sehpaları donatırız. Bunlar, o yaş­ taki bir çocuk için inanılmaz ilginç şeylerdir, ellemek, yeni
uyarıcılarla tanışmak ister.
Baskıyla çocuğu 'ellemeyen, gözleyen/izleyen' bir in­san haline getirdiğiniz zaman, büyür lisede laboratuvarda camekanın gerisinde aletleri izler, otuz yaşına gelince de her gece televizyonda Maria Mercedes'in başına gelenleri izler. Televizyonun karşısındaki koltuğa eğreti oturur; yaşama da eğreti oturur.

Küçük Şeyler 3, Üstün Dökmen (Sayfa 114)Küçük Şeyler 3, Üstün Dökmen (Sayfa 114)
Döngüsel 
 21 Şub 22:02, Kitabı okudu, 4/10 puan

Çocuğumuz çalışmazsa "çalış" diye onu zorlarız; ancak bir makine çalışmadığı zaman makineyi zorlamayız, çalışmama nedenini araştırırız. Çalışmayan bir makinenin karşısına ge­çip otuz defa "çalış" diye bağırmayız veya tepki vermeyen bir düğmeye kırk defa basmayız. Bir makine çalışmazsa, bu duru­mun nedenini araştırırız, tamirciye danışırız. Peki, bir makine çalışmadığı zaman bunun nedenini araştırıyoruz da, bir insan çalışmadığında niçin bunun nedenini araştırmıyoruz?

Küçük Şeyler 3, Üstün Dökmen (Sayfa 67)Küçük Şeyler 3, Üstün Dökmen (Sayfa 67)
Döngüsel 
01 Mar 23:11, Kitabı okudu, 4/10 puan

Çölde belirli bir noktadan yola çıkan sağak bir kişi, sağ ayağı solundan biraz güçlü olduğu için, gün boyu yürüdü­ğünde sola doğru büyük bir daire çizer; ve böylece akşama doğru başlangıç noktasına döner. Açık denizde bir adadan kürek çekerek ayrılanlar da yine, farkında olmadan bir dai­re çizip bir süre sonra aynı adaya dönerler. Yola çıkan solak­sa sağa doğru büyük bir daire çizer, başlangıç noktasına ge­ri döner. Son derece sinir bozucu ve hayret uyandırıcı olan bu durumun nedeni, kişilerin çevrelerinde doğru gitmeleri­ne yardımcı olacak referans noktalarının bulunmamasıdır. Şehirlerdeki evleri, yolları, elektrik direklerini farkında olmadan referans alıp düz yürüyebiliriz. Çölde ve denizde bu refe­ransların bulunmaması istenmeyen daireler çizmeye yol açar. Bu durumun anlaşılması üzerine, uyduyla yol bulma cihaz­larının bulunmadığı dönemlerde asked birliklere ve araştır­ma ekiplerine birer solak konulmaya başlanmıştır. Bir haber­ci gönderileceği zaman bir solak ve bir sağak birlikte yola çı­karılıyormuş. Bu iki kişi birbirlerini küçük küçük sola ve sağa ittikleri için doğru yolu bulup ileriye gidebiliyorlarmış.

Küçük Şeyler 3, Üstün Dökmen (Sayfa 145)Küçük Şeyler 3, Üstün Dökmen (Sayfa 145)
Döngüsel 
01 Mar 22:49, Kitabı okudu, 4/10 puan

Bütün enerjimizi insan ilişkilerine ayıramayız şüphesiz ki; para kazanmak da gerekli, hobiler de gerekli. Belki de öğren­memiz gereken şey enerjimizi sahip olduğumuz şeylere den­geli dağıtmak, bize ait'lere hakkını vermektir. Bir erkek tele­vizyonda haberleri izlerken, eşi veya çocuğu konuştuğunda sinirlenip, "Bak konuştun, haberleri kaçırdım," diyebilir. Bu bey haklıdır, haber kaçmıştır; ama eşi de kaçmaktadır, çocu­ğu da kaçmaktadır.

Evet, haberler kaçar; ama bütün bir yaşam da kaçmakta­dır. Eşinizi kırk yıl daha dinleyebileceğinizin garantisi yoktur. Çocuklarımız da kaçar; kaçmasınlar diye sürekli fotoğrafları­nı çekeriz. Çocuğunuz eğer on beş yaşındaysa, beş yaşındaki görüntüsü artık yoktur, bitmiştir. Eğer onları beş yaşında ye­teri kadar dinlememişsek, beş yaşındaki sözleri de sonsuzluk­ta kaybolur.

Küçük Şeyler 3, Üstün Dökmen (Sayfa 138)Küçük Şeyler 3, Üstün Dökmen (Sayfa 138)