Kukla

8,2/10  (99 Oy) · 
497 okunma  · 
89 beğeni  · 
2.124 gösterim
Yıllar sonra karşılaşan iki üvey kardeş. Karanlık güçlerin tetikçisi Doğan... Yaşamın anlamını alkolde arayan eski gazeteci Adnan. Onların yaşamlarından Türkiye'nin yakın tarihi. Gündelik hayatımızı alt üst eden entrikalar, cinayetler, komplolar... Hep sözü edilen ama bir türlü gün ışığına çıkarılamayan o derin devlet. Gizli örgütler, idealist gençler, çıkarcı gazeteciler... Ergenekon'un yıllar önce yazılan romanı.

'Yaşam, kaybetmeyi öğrenmektir... Kaybetme maceramız daha ana karnından çıktığımızda başlar. Hiç emek harcamadan hüküm sürdüğümüz, dünyanın en güvenli, en yumuşak korunağını, ana rahmini kaybederiz önce. Bizden intikam almak için bekleyen dünya, sanki niye çıktın oradan dercesine, gözlerimizi yakan ışıkları, kulaklarımızı tırmalayan gürültüsü, sıcağı, soğuğu, açlığı, kiri, hastalığıyla saldırır üzerimize. Ama biz de öyle kolay kolay pes etmeyiz. Kaybettiklerimizin yerine anında başka bir şey koyarız. Hem cennetimizi yitirsek de o kutsal yerin sahibi olan annemiz bizimledir, üstelik yanında bir de baba verilmiştir emrimize. Dışarıdaki dünyaya alışmaya başlayınca, kaybettiğimiz cenneti hemen unutuveririz. Ancak büyüdükçe, bize gösterilen ilgi günden güne azalır. Azalan ilgi dünyanın bizden ibaret olmadığını gösteren bir uyarıdır aslında. Ama bu uyarıyı görmezden geliriz. Düşler kurar, hayaller uydurur, kaybettiklerimizin yerine yenilerini koyarak dünyayı kendimiz sanmayı, bu güzel yalana kanmayı sürdürürüz."
(Tanıtım Bülteninden)
  • Baskı Tarihi:
    Mart 2013
  • Sayfa Sayısı:
    470
  • ISBN:
    9789752897403
  • Yayınevi:
    Everest Yayınları
  • Kitabın Türü:

Eşinden ayrılmış, bir oğlu olan, Plymouth marka baba yadigarı bir arabaya sahip olan Adnan adında, alkolik ve işinden yeni kovulmuş bir adamın yıllar sonra üvey kardeşiyle karşılaşmasıyla başlıyor her şey. Karşılaşma demek de yanlış olur, üvey kardeşi Doğan'ın ondan yardım istemesiyle demek daha doğru.
Adnan olaylara karışmak istemediği halde cinayetlerin ve entrikaların içinde buluyor kendini. İstese de istemese de olaylar onun etrafında gelişiyor. Ardı ardına ölümler gerçekleşiyor, birisi/birileri planını uygulamaya koyuyor.
Ayrıca son bölümlerinde yaşanan olaylar bana hep söylenilen bir sözü hatırlattı: ''Bu devirde babana bile güvenmeyeceksin.''
Polisiyeyi sevenlere ve ülkemiz yakın tarihiyle ilgili ufak bilgiler edinmek isteyenlere öneririm.

Halil Yavuz KAYA 
17 Nis 21:08, Kitabı okudu, Beğendi, 7/10 puan

Polisiye maceralarından hoşlanan okurlar için vazgeçilmez bir klasik daha sunmuş Ahmet Ümit. İşin özün de konu kitabın belki onda birini ancak kapsar. Çok güzel betimlemeler, harika ifadeler eşliği ile sizi sıkmadan okunacak bir kitap. 12 Eylül darbesi öncesi ülkemizde oynanan ( tezgahlı) oyunun iç yüzü. O günlerin sağ -sol çatışmalarının, ülkücü - devrimci ayrıştırılmasından varılmak istenen noktanın aydınlatılması bir nevi. Devletin içİnde ki gizli eller, yine devletin içinde başka bir devlet yapılanması. Gençlerin kullanılmaları. Bazı unsurların artık kendileri için mafya vari çalışmaları ki her türlü pisliğin var olduğu suç çetelerinin ortaya çıkması.Her şey var, hikayeyi destekleyen bilgilendirme çeşnisinde. Yazar sanırım kalkış noktasını Susurluk vakıasından yola çıkmış bir nebze, bilhassa başlardaki gelişimler için diyebilirim Abdullah Çatlıyı göz önünde tutmuş gibi geldi bana.

Derya Berber Tali 
 21 Kas 2015, Kitabı okudu, 4 günde, 9/10 puan

Her kitabın da dolu dolu bilgilerle okuyucusunu bilgilendiren Ahmet Ümit ,bu sefer Susurluk olayı ,1980 darbesi hakkinda geniş bilgiler sunuyor..Ayrıca Ergenekon olayından önce yayınlanan bu kitabı için bilmeden Ergenekonu anlatmışım diyor röportajında. ..Hem nefes kesen bir polisiye okumak ;aynı zamanda dolu dolu bilgi almak istiyorsanız mutlaka okuyun derim..

Dr. Elmyra 
16 Eyl 2015, Kitabı okudu, 5 günde, 8/10 puan

Birbirinden nefret eden 2 üvey kardeş yıllar sonra karşılaşır. Devlet adına tetikçilik yapmış Doğan'ın, alkolik, yıldızı sönmüş gazeteci olan üvey kardeşi Adnan'ın yardımına ihtiyacı vardır. Sonrası soluksuz okuyacağınız bir roman...
12 Eylül sonrası, derin devlet, gizli örgütler ve iç hesaplaşmaları klasik Ahmet Ümit polisiye kurgusuyla okumak ayrı güzel oldu.

Burak Denizli 
18 Şub 13:28, Kitabı okudu, 4 günde, 8/10 puan

İlginç bir hikayesi var. Ama tek kötü yanı kitabı okumaya başladıktan sonra bazı şeyleri tahmin edebiliyorsunuz. Her ne kadar finalini tahmin edebiliyor olsanızda Ahmet Ümit gülümseyip göz kırpıyor kitabın finalinde.

Yıldız 
09 Haz 02:16, Kitabı okudu, Puan vermedi

İki üvey kardeşin zıtlığını anlatan, konusunu çok kaliteli biçimde ele alan harika bir kitap.Siyasi konulu polisiye seviyorsanız şiddetle tavsiye ediyorum. Büyük bir zevkle okuyacaksınız

ihtiyar 
31 Ağu 2015, Kitabı okudu, Beğendi, 8/10 puan

Klasik Ahmet Ümit romanı, suçluyu tahmin etmeye çalış. Aynı zamanda genel kültürünüze katkı sağlayacak bir kitaptır. Ahmet Ümit iyi bir araştırmacı...

amon_ra 
20 Şub 15:00, Kitabı okudu, -736410 günde, Beğendi, 10/10 puan

yazar senaryo çalışmalarına başlamış. filmini izlememiz yakındır. Susurluk olayından esinlenerek yazmış Ahmet Ümit,
yanlış hatırlamıyorsam

Kâmil 
18 May 2015, Kitabı okudu, Puan vermedi

Ahmet ÜMIT... okuduğum ikinci kitabında da aynı senaryoyu ele almış... Kendisini komünist olarak değerlendirdiği için diğer aşırı ucu kullanıp eserlerine denge getirerek okuyucu kitlesini artırmayı hedeflemiş.
Kukla, 12 Eylül döneminin sağ sol davasını güzel işlemiş. Çok kısa bir pasajda ele almış olsa da oldukça etkili olmuş. Vermek istediği mesaj yerine ulaşmış.
Hakikaten bizim insanımız dolmuşa çok çabuk biniyor ama kolay inemiyor. O zamanlar sağ sol davası vardı... Hepimiz korkuyla titrerdik. Sonra laik-dinci furyası başladı suçsuz günahsız nice okumuş çocuk bir yerlerden atıldı. Daha sonra dinci laik (!) furyası başladı. Sistem tersten işledi. Ama olan yine suçsuz günahsız insanlara oldu. Daha da sonra dinci dinci kavgası başladı... Henüz film bitmedi ibretle seyrediyoruz. Elimizde patlamış mısır büyük bir iştahla yerken gözümüzü ekrandan ayırmadan izliyoruz.
Büyük Resim şekillenmeye başladı aslında bir çok insan farkına varmaya başladı mozaiğin çatlamaya başladığını şartların olgunlaşmaya başladığını... Dolmuşa kolay binmeyeceğimiz günleri de görürüz inşallah... Yekdiğerini ötekileştirmeden yaşayalım güçlü kalalım...

Hakan Şanal 
19 May 15:41, Kitabı okudu, Puan vermedi

Ahmet Ümit'ten başka bir polisiye roman daha.

Karakterimizin başından geçen olaylara baktığımızda geçmişten günümüze süregelen çarpık ilişkileri vurgulamaya çalışmıştır Ahmet Ümit.

2 /

Kitaptan 65 Alıntı

''...Nedir bu sevme yeteneği? Bir kadına ömür boyu duyulan bağlılık mı? Üstelik kadının seni sevmemesine rağmen. İyi söylüyorsun da aşk denilen şey de bu değil mi zaten; ulaşılmaz olana duyulan güçlü istek...''

Kukla, Ahmet Ümit (Sayfa 216)Kukla, Ahmet Ümit (Sayfa 216)

Cesaretin en büyük düşmanı zekadır, soğukkanlılığınki ise hırs. Bunlar ateş ve buz gibidirler. Birbirlerini yok ederler. Çok cesur adamlar gördüm, ama inan bana hiçbiri yeterince akıllı değildi. Akıllıların çoğu ise cesaretin aptallık olduğunu düşünüyordu. Çevremde pek çok hırslı insan vardı, ama hemen hepsi, onları isteklerine ulaştıracak olan asıl özellikten sabırdan, serinkanlılıktan yoksundurlar. Serinkalı olanlar ise hırslı olamayacak kadar uyuşuk ve tembeldiler.

Kukla, Ahmet ÜmitKukla, Ahmet Ümit

Umudun yaşamı güzelleştirdiğini söylerler, yalan. Umut düş kırıklığı yaratmaktan, gereksiz yere acı çekmemizi sağlamaktan başka bir işe yaramaz, insana gereken yalnızca gerçektir. Basit, yalın ve kaba gerçek.

Kukla, Ahmet ÜmitKukla, Ahmet Ümit

''Yine ne yapıp etmiş, kafamı karıştıracak düşüncelere kapılmayı başarmıştım...''

Kukla, Ahmet Ümit (Sayfa 180)Kukla, Ahmet Ümit (Sayfa 180)

''...Herkes benim gibi midir, bilmiyorum, ama ben insanların yaşamlarını hem merak eder hem de bunları öğrenmekten gizli bir tedirginlik duyarım. Bir gazeteci için kötü bir özellik mi? Hiç de değil. Gazeteciliğin temelinde merak vardır. Meraktan sonra araştırma gelir, gerçeği bulunca da işiniz bitmez, öğrendiklerinizi başkalarıyla paylaşmadığınız sürece olay ne kadar önemli, öğretici, etkileyici, bilgilendirici olsa da hiçbir zaman habere dönüşmez. Olay paylaşıldığı sürece haberdir...''

Kukla, Ahmet Ümit (Sayfa 178)Kukla, Ahmet Ümit (Sayfa 178)

''Bazen yaşam aniden hızlanır. Hızlanmanın nedeni bellidir aslında, ama geçen dakikaların, saatlerin, günlerin içinde genellikle farkına varmayız bunun. Ancak, hızdan başımız dönüp de şöyle bir sendeleyince, neler oluyor, buraya nasıl geldik, diye durup geriye bakmaya çalışır, olayları yeniden değerlendirme gereği hissederiz...''

Kukla, Ahmet Ümit (Sayfa 336)Kukla, Ahmet Ümit (Sayfa 336)
Halil Yavuz KAYA 
06 Nis 23:36, Kitabı okudu, İnceledi, Beğendi, 7/10 puan

Hasta olmak için katillerle konuşmaya gerek yok ki. Dünya gırtlağına kadar boka batmış durunda. Kiminle konuşsam hasta ediyor zaten beni.

Kukla, Ahmet Ümit (Sayfa 131)Kukla, Ahmet Ümit (Sayfa 131)