Kule Canbazı

7,9/10  (12 Oy) · 
58 okunma  · 
8 beğeni  · 
751 gösterim
Nâzım sayısız dostlarından biri olarak, Pablo Neruda'yı ziyaret etmeye karar verir. Ne de olsa, Neruda onun evine gelmiş, yanında da armağan olarak kırmızı renkte bir kadeh getirmiştir...
Avrupa'daki bir arkadaşına telefon açar ve ondan Neruda'nın adresini ister. Bu istek, bir gün bile yaşamaz yorgun yüreğinde; çok değil, ertesi gün sırtı duvara dayalı bir şekilde yere oturur ve kalakalır öylece!..

Son nefesinde, yıllardır uzak kaldığı memleketini görme arzusuyla, Neruda'ya gitme isteği el ele tutuşur böylelikle.
Daktilosunun iç cebindeki küçük bir kâğıt parçasında, el yazısıyla yazdığı Neruda'nın adresi durmaktadır hâlâ...
O daktilonun tuşlarına dokunan parmaklar, Nâzım Hikmet'in parmaklarıdır!...

Pablo Neruda 1971 yılında Nobel Edebiyat Ödülü'nü almış...
Kimin umurunda!?...

Nâzım Hikmet'in daktilosunun iç cebinde adresinin çıkmasından daha büyük bir ödül olabilir mi?
(Tanıtım Bülteninden)
  • Baskı Tarihi:
    Mart 2011
  • Sayfa Sayısı:
    162
  • ISBN:
    9789944887953
  • Yayınevi:
    İş Bankası Kültür Yayınları
  • Kitabın Türü:
KeMâL 
06 Nis 15:43, Kitabı okudu, 2 günde, 7/10 puan

Sunay Akın'dan okuduğum ikinci kitap oldu ve tarzı sanırım bu şekilde. Araştırmalar sonucu oluşan bilgiler, küçük unutulmuş anekdotlar.

Eser sayesinde genel kültürü genişletebilir, bilmediklerinizi veya yanlış bildiklerinizin doğrularını öğrenebilirsiniz. İlk kez duyacağınız ve şaşırtıcı bilgilerle " hadi ya ! , vay canına ! " diyebilirsiniz.

Araştırmaya iten ve öğretici bir kitap. Kısa kısa bölümlerle anlatılmış öyküler. Dili gayet akıcı. Yararlı ve okunulabilir bir eser. Tavsiye edilebilir.

ihtiyar 
24 Ağu 2015, Kitabı okudu, Beğendi, 7/10 puan

Ne söylenebilir ki, Sunay Akın klasiği işte, araştırma, araştırma. Genel kültür anlamında size katkıda bulunacak bir kitap. İlk defa duyacağınız, eksik bildiğinizi fark edeceğiniz geçmişte yaşanmış yaşamlar ve olaylar.

Fulya 
15 Ara 2015, Kitabı okudu, 8/10 puan

İlginç bilgilerle bezenmiş, çok güzel anlatımı olan muhteşem bir Sunay Akın kitabı daha.

Kitaptan 19 Alıntı

KeMâL 
06 Nis 15:20, Kitabı okudu, İnceledi, 7/10 puan

Oyuncak
Oyuncak ve insan kalbi çok benzer birbirine. Bazen tamiri olmaz ikisinin de...

Kule Canbazı, Sunay Akın (Sayfa 144 - Türkiye İş Bankası Kültür Yayınları)Kule Canbazı, Sunay Akın (Sayfa 144 - Türkiye İş Bankası Kültür Yayınları)
Berfun Berçin 
19 Nis 18:36, Kitabı okudu, Beğendi, 10/10 puan

Bir uçurtma yaptım,telli duvaklı;
Kuyruğu ebemkuşağı renginde;
Bir salıverdim gökyüzüne;
Gökyüzünü gördüm.

Kule Canbazı, Sunay Akın (Sayfa 93 - İş Bankası Kültür Yayınları)Kule Canbazı, Sunay Akın (Sayfa 93 - İş Bankası Kültür Yayınları)
ihtiyar 
01 Eyl 2015, Kitabı okudu, İnceledi, Beğendi, 7/10 puan

Yalnızca güneş mi; uçurtma da, doğudan yükselmiştir. Çinli rahiplerin ruhlarla buluşup gelecekten haber vermek amacıyla gökyüzüne saldığı uçurtma, denizciler tarafından Batı’ya götürüldüğünde bir oyuncağa dönüşür.
Batı’da oyuncak, bilimin öncüsüdür. Gökyüzünün öfkesi olan yıldırıma uçurtma sayesinde tasma takılır, evcilleştirilir. Bu tasmanın adı “paratoner” dir ve uçurtmanın ipi Benjamin Franklin’in elindedir. Elektriğin bir akım ve enerji olduğunu keşfeden Franklin, bilimin yolunda yeni bir kapı açmayı başarır. Bunu da uçurtmasına bağladığı bir anahtarla yapar!

Kule Canbazı, Sunay AkınKule Canbazı, Sunay Akın
Sibiryalı Bir Güneş Subayı 
15 Nis 2015, Kitabı okudu, Beğendi, 8/10 puan

"Eğitim, bilime dayandırılmaz ve yeniliklerden uzak kalırsa, yıkanmayan bir ayağa dönüşür ve içine sokulduğu terliği de kokutur."

Kule Canbazı, Sunay AkınKule Canbazı, Sunay Akın
KeMâL 
06 Nis 14:26, Kitabı okudu, İnceledi, 7/10 puan

Demek ki, çocuklara alınan çok pahalı oyuncaklar onlar için bir şey ifade etmiyor. Onlarında istedikleri tek şey ilgi ve sevilmek, bunlar olduktan sonra onlar için bir kağıt parçası bile büyük bir oyuncak olabiliyor."

Kule Canbazı, Sunay Akın (Sayfa 110 - Türkiye İş Bankası Kültür Yayınları)Kule Canbazı, Sunay Akın (Sayfa 110 - Türkiye İş Bankası Kültür Yayınları)
KeMâL 
05 Nis 14:43, Kitabı okudu, İnceledi, 7/10 puan

Canbaz
Yalnız kalan cambaz; denge arayışındadır.

Kule Canbazı, Sunay Akın (Sayfa 62 - Türkiye İş Bankası Kültür Yayınları)Kule Canbazı, Sunay Akın (Sayfa 62 - Türkiye İş Bankası Kültür Yayınları)
Beytullah Ömer DUMLU 
29 Ağu 2015, Kitabı okudu, Puan vermedi

Kültür seviyesi yüksek ülkelerde aileler oyuncağı çocuğun hayalgücü gelişsin diye verirken kültür seviyesi düşük ülkelerde oyalansın diye verirler.

Kule Canbazı, Sunay AkınKule Canbazı, Sunay Akın
KeMâL 
06 Nis 15:26, Kitabı okudu, İnceledi, 7/10 puan

Savaş
Savaşlarda para kazanma çarkları daha hızlı döner. Zengin olana canını kurtarma yolları açılırken; yoksulun boynuna madalya takılır.

Kule Canbazı, Sunay Akın (Sayfa 148 - Türkiye İş Bankası Kültür Yayınları)Kule Canbazı, Sunay Akın (Sayfa 148 - Türkiye İş Bankası Kültür Yayınları)
ihtiyar 
01 Eyl 2015, Kitabı okudu, İnceledi, Beğendi, 7/10 puan

Lordun arabası bir köy evinin önünde durur. Atların koşarken çıkardığı sesi önceden duyan çiftçi Fleming, kapının önündedir. Arabadan inen adam Fleming’e doğru yaklaşır:
“Oğlumun hayatını kurtardın. Sen olmasaydın yaşamıyor olacaktı. Sana borcumu ödemeliyim.”
Çiftçi Fleming, kendisinin yerinde kim olsa aynı şeyi yapacağını söyler. Tarlada çalıştığı bir gün, yakındaki bataklıktan bir ses duymuş ve koştuğunda beline kadar çamura gömülmüş bir çocuk görmüştü. Hiç düşünmeden bataklığa girmiş ve bin bir zorlukla da olsa çocuğu kurtarmıştı. İşte, karşısında duran, o çocuğun babasıdır. Fleiming, insanlık görevini yaptığını ve bunun karşılılığında maddi bir şeyi asla kabul etmeyeceğini söyler.
Tüm bunlar konuşulurken, çiftçinin yanında duran çocuğa doğru kayar lordun gözleri. Çelimsiz çocuk, evlerin önünde o güne kadar görmediği at arabasına ve lordun kıyafetlerine bakmaktadır hayranlıkla. Lord Randolph, masraflarını karşılamak üzere Fleming’in çocuğunu, hayatını kurtardığı kendi oğlunun okuluna göndermeyi teklif eder. Ülkenin en iyi okullarında okuyan çocuk doktor olur ve adını 1928 yılında penisilini bulan Alexender Fleming olarak yazdırır bilim tarihine!
Çiftçi Fleiming’in bataklıktan kurtardığı çocuk, ağır bir zatürreye yakalanır büyüdüğünde de. Bir kez daha Azrail’in gölgesi altındadır. Bu kez Alexander Fleiming yetişir imdadına ve penisilin sayesinde ölümden kurtulur. Çiftçi Fleiming, lordun oğlunu o gün kurtarmasaydı, oğlu ünlü bir bilim insanı olmaya giden yolu yürüyemeyecekti… Ve o yolun sonunda, lordun oğlu ölümün karşısında ikinci kez galip gelmeyi başaramayacaktı!

Kule Canbazı, Sunay AkınKule Canbazı, Sunay Akın
ihtiyar 
01 Eyl 2015, Kitabı okudu, İnceledi, Beğendi, 7/10 puan

Bir adam öldü
Gazatalar bile yazdı öldüğünü
Acanslar bile verdi
Ama gömülmedi
Ne bok yesin mezarcıbaşı
Nasıl örtsün toprağını
Adam hababam bağırmakta
Batan güneşe karşı.
Nüfusunu düşseler kütükten
Helvasını kotarsalar,
Vasiyetini yazsalar,
Adam hababam ummakta
Doğan güneşe karşı.
Adam adam değil ki;
Adam kurtuluş marşı.

Kule Canbazı, Sunay AkınKule Canbazı, Sunay Akın
2 /