Kumandanım Galiçya Ne Yana Düşer? Mehmetçik Avrupa'da M. Şevki Yazman'ın Anıları

9,0/10  (2 Oy) · 
3 okunma  · 
3 beğeni  · 
353 gösterim
Galiçya... Birinci Dünya Savaşı'nda bir cephe... Pek çok kişinin adını duysa da, yerini bilmediği
uzak bir diyar...

Harbiye Nazırı Enver Paşa'nın müttefik Alman ve Avusturyalılara destek için en seçkin birlikleri yolladığı, Doğu Avrupa'da
bir cephe...

Galiçya'da çarpışan M. Şevki Yazman, bu az bilinen cepheyi sadece savaş tarihi açısından değil, tüm yönleriyle anlatıyor:

Anadolu ve Balkan köylerinden gelen erlerin dilinden dinine, yemeğinden âdetlerine tümüyle yabancısı oldukları bir dünyayı keşifleri...

Cephede müttefikleri hayran bırakan bir sorumluluk duygusu; cephe gerisinde meslektaşlar ve yöre halkıyla kurulan dostluklar...

Yazman'ın anıları, savaş kadar savaşanları ve savaşanların her şeye rağmen, yaşama sevincini nasıl koruduklarını anlatan
sıra dışı bir belge.
(Tanıtım Yazısından)
  • Baskı Tarihi:
    Nisan 2011
  • Sayfa Sayısı:
    368
  • ISBN:
    9789944880671
  • Yayınevi:
    İş Bankası Kültür Yayınları
  • Kitabın Türü:
Burak Denizli 
26 Nis 13:52, Kitabı okudu, Beğendi, 10/10 puan

Hayatım boyunca okuduğum en güzel kitaplardan birisi. Türk olarak kendi askerimizin atalarımızın dedelerimizin yaşadıklarını nasıl kahramalıklar yaptığını destansı mücadelelerini o zamanların temiz anadolu insanımızın profini mükemmel bir şekilde bizlere sunan bir eser

Kitaptan 2 Alıntı

Burak Denizli 
26 Nis 13:59, Kitabı okudu, İnceledi, Beğendi, 10/10 puan

Bu arada, bu acı ve insanı, kafasını bi yerlere vurduracak gelişmeler, şu diyaloglarla, biraz da olsa dağılıyor:
"Ahmet, söyle bakayım, Avusturya neresidir?"
"Evendim.Alaman gıralının memleketi."
"Amma da yaptın ha, sen söyle bakayım İbrahim, Ahmet'in dediği doğru mudur?"
"Ahmet doğru dimedi evendim."
"Peki sen doğrusunu söyle."
"Evendim. Alamanya, Avusturya gıralının memleketidir."
"Seninki daha enfes oğlum!"
Yahut:
"Ali, söyle bakayım, Avusturya'nın başkenti neresidir?"
"Vıy-ana evendim."
"Ya Macaristan'ınki?"
"Budu pişti."
Çalışkan çocuğa ne dersin:Aferin!
''Acep bu Avusturya memleketinde bizim İstanbul kadar büyük şehirler var mı?"
"Ülen sen ne diyon, geçen Boşnak Ahmet anlatıyordu, dinlemedin mi? Avusturya'nın köyleri bile bizim İstanbul'dan büyüktür..."
"Bırak şu Boşnağı. Senin aklın kesmeyo mu ki, yedi düvelde İstanbul gibi bir şehir yoktur."
Öteden birisi anlatıyor:
"Bu Avusturya'da zorlu avratlar varmış derler."
''Bıırakın şu gök gözlü Frenk avratlarını be! Onların iyisi mi olur hiç? Sen kara Fadime'den geçme yine."
Bir Konyalı soruyor:
"Bizim Konya'nın divlek (kavun) zamanı geliyor. Acep orada da divlek bulunur mu ki?"
Boşnak Ahmet cevap veriyor:
"Hemşerim, orada kokoroz dedikleri mısırlı patatesten başka bir şey arama."
O anda Mehmetçiklerin hepsinin birden canı sıkılıyor, kimi memleketinin üzümünü, kimi karpuzunu, kimi kavununu, şeftalisini, bin bir meyvesini anlatmaya başlıyorlar ve bu defa muhabbet kendi köylerine, kendi yurtlarına ve Fatma'lara doğru gidiyor.

Kumandanım Galiçya Ne Yana Düşer?, Kansu ŞarmanKumandanım Galiçya Ne Yana Düşer?, Kansu Şarman
Burak Denizli 
26 Nis 14:02, Kitabı okudu, İnceledi, Beğendi, 10/10 puan

Ancak 15'inci Türk Kolordusu Alman ve Avusturya-Macaristanlı müttefiklerine bu desteğinin sonucunda, 12 000 Türk askerini ülkelerinin yüzlerce kilometre uzağında, hiçbir zaman Türk toprağı olmamış Galiçya'da yitirdi. Osmanlı Devleti bölgede müttefiklerine çok değerli bir katkı yapmakla birlikte aynı dönemde Kafkasya'da Erzincan'ı, Mezopotamya'da Kut ve Bağdat'ı ve Filistin'de Gazze'yi kaybetti.

Kumandanım Galiçya Ne Yana Düşer?, Kansu ŞarmanKumandanım Galiçya Ne Yana Düşer?, Kansu Şarman