Kuyucaklı Yusuf

8,4/10  (997 Oy) · 
3.363 okunma  · 
858 beğeni  · 
14.172 gösterim
"Bu manasız ve yabancı hayatta bir tek şeye hakikaten sarılmış, hakikaten inanır gibi olmuştu. Bu da karısı idi. Muazzez'in varlığı Yusuf için büyük, boşlukları dolduracak mahiyette bir şey değildi, fakat onun yokluğu müthişti. Onun bu kadar sebepsiz yere, bu kadar insafsızca Yusuf'un hayatından koparılması çıldırtacak kadar acı idi. Hayatında asıl aradığı şeyin Muazzez olmadığını biliyordu, fakat Muazzez olmadan bunu aramaya muktedir olamayacağını sanıyordu."

Kuyucaklı Yusuf Türk edebiyatının belki de en romantik kahramanıdır. Hayatın ve insanların zalimliği karşısındaki naif duruşu ile bir yandan trajik bir sona ilerlerken, bir yandan da yaşadığı lirik aşk hiyakesinin kahramanı olarak edebiyat tarihinde yerini almıştır.
  • Baskı Tarihi:
    Ağustos 2016
  • Sayfa Sayısı:
    222
  • ISBN:
    9789750800016
  • Yayınevi:
    Yapı Kredi Yayınları
  • Kitabın Türü:
Şükran Güngör 
09 Ağu 2015, Kitabı okudu, 10 günde, 8/10 puan

Sabahattin Ali'nin kaleminden güzel bir kitap okuduğumu düşünüyorum. Kitabın dili gayet sade ve anlaşılır. Anlattığı dönemi kafanızda canlandırmaya çalışmak da güzeldi bana kalırsa. Konunun geçtiği yöre Ayvalık, Edremit; Akçay gibi yerleri - ki anne tarafından Ayvalıklı olduğumu da ekleyerek yani bölgeyi tanıyan biri olarak- de o dönemlerde hayal etmek bana ayrı bir haz verdi. Yalnız kitaba ismini veren kahramanımız! Yusuf beni biraz hayal kırıklığına uğrattı. Hep bir şey yapacak o gri renginden kurtulup bizlere kendini tanıtacak diye bekledim. Olmadı. Yusuf hep bi arka planda kaldı. Muazzez'in daha fazla ön planda olduğunu düşünüyorum. Hatta kitabın sonunda dahi ben Yusuf'u anlayamadım. Yusuf'ta hep bir mesafe hep bir perde var okuyucu ile arasında. Bunların yanında kitabın değinmiş olduğu belli zümrelerin iktidarı konusunun da güzel işlendiğini düşünüyorum. Tabi kitabı çok beğendiğimi de ekleyerek sözlerimi tamamlıyorum.

Bayan Okur 
09 Nis 08:09, Kitabı okudu, 5 günde, 8/10 puan

Kitap özellikle tavsiye ettiğim kitaplar arasında girdi. Kitaba aslında bugün başladım bugün bitirdim çünkü yoğun bir sınav haftanın vardı ama olsun sınavları okumak hızlı anlamak kuvvetli olduğu için erken bitirip kitabı okuma fırsatı buldum.
Kitap bir yetimin bir kaymakam tarafından alınmasıyla başlıyor. Kitapta en şaşırdığını nokta ise Muazzez'in annesi karakterini her sayfada şaşırarak okudum.
TAVSİYEMDİR MUTLAKA OKUYUN.

Ayçagül Akar 
17 Ağu 2015, Kitabı okudu, 9/10 puan

Kuyucaklı Yusuf: Kendini, hayatı boyunca evlatlığı olduğu kaymakam babası ve Muazzez’den başka kimseye yakın hissedememiş bir yetimin hikayesi… Sabahattin Ali kişiliğinin hüzünlü yanını, kalabalıklar içinde hissettiği yalnızlığını, anlaşılamama duygusunu Yusuf karakteri ile sunmuş bize. Paranın güç ve çirkeflik getirdiğini yermiş hikayesinde. Can alıcı betimlemeleri, duru ve akıcı anlatımı ile sürükleyici ve okunması gereken bir roman.

Yusuf karakteri bazı yönleri ile “İnce Memed”i hatırlattı bana. Mizacına ters olsa da zulmeden, hak yiyen ağaları öldüren İnce Memed başını alır, dağlara çıkar, imi timi belli olmaz, daha sonra okuyucu ile tekrar buluşur. Kuyucaklı Yusuf’un da devamı olmalı beklentisi oluştu bende.

Onur Erol 
 21 Kas 10:30, Kitabı okudu, 8 günde, Beğendi, 10/10 puan

Öykücü olarak bilinen Sabahattin Ali'nin ilk yazdığı romandır. Ve bence en güzel romanıdır. En azından benim için öyledir. Kürk Mantolu Madonna'nın isminden dolayı fazla ilgi gördüğünü düşünüyorum. Evet o da mükemmel denecek kadar güzel bir roman ama. Kuyucaklı gibi değil. Neyse romana dönecek olursak; gerilimin çoğu zaman zirve yaptığı bir roman Kuyucaklı Yusuf. İç hesaplaşmaların doruğa tırmandığı bir roman. Kitap yaptığı giriş cümlesiyle bizi nasıl bir romanın beklediğini haber veriyor; "1903 senesi sonbaharında ve yağmurlu bir gecede Aydın'ın Nazilli kazasına yakın Kuyucak köyü'nü eşkıyalar bastılar ve bir karı kocayı öldürdüler."

Bir roman ancak bu kadar güzel ancak bu kadar korku dolu başlayabilir. Büyük bir merakla sayfaları çevirdiğinizde Kuyucaklı Yusuf'la tanışıyorsunuz. Ve o tanışma sizi ta alıp Edremit'in Zeytinli köyüne kadar götürüyor. Özellikle Sabahattin Ali'nin betimlemelerine o kadar hayran kaldım ki, gözümde canlandırarak bir sinema filmi izler gibi okudum kitabı. O kadar gerçekçi o kadar derinden vuran bir kitap Kuyucaklı Yusuf.

"Yolun iki tarafındaki zeytinlikler taş kesilmiş gibi hareketsizdi. Hayvan ince ayaklarıyla çakıllarda kıvılcımlar saçıyor ve hızlı hızlı soluyordu."

Özellikle bu ve buna benzer betimlemelerle dolu kitap beni benden almıştır.

Ayrı bir konu Sabahattin Ali'nin öldürülmesi gerçekten Türk Edebiyatı için derin bir kayıptır. Belki de nice baş yapıtlar kazandıracaktı nice büyük romanlar yazacaktı. 42 yaşında hayata gözlerini yuman yazarı rahmetle anıyoruz. Bize bu romanları yazdığı için kendisine teşekkür ediyoruz. Daha çok kıymetini bilmeliyiz. Onu daha çok okumalıyız.

Bu arada İçimizdeki Şeytan isimli kitabındaki hayal kırıklığımı bu romanıyla ciddi şekilde telafi ettiğimi de belirtmek isterim. Belki tekrardan o romanı elime alıp tamamlayabilirim. İyi bir zamanda okumamış olabilirim. Umarım sorun bendedir. :)

Benden bu kadar.. Sürç-ü lisan ettiysek affola. Son olarak benim yazılarımı okuyanlar bilirler. Ben kolay kolay bir kitabı övmem. Benim için çok güzel bir buluşmaydı. Kuyucaklı Yusuf'u mutlaka okuyun dememe gerek yok sanırım. Keyifli Okumalar :)

Emrah Özdemir 
16 Kas 2015, Kitabı okudu, Beğendi, 9/10 puan

Kendini hiçbir yere ait hissetmeyen bir yetimin, yanlarında kaldığı ailenin kızına olan aşkının hüzünlü hikâyesi. Aşık oldukça ait olmadığı kasabaya sıkışmasının çaresizliği. Yalnızca kendini düşünen insanlardan nefret etmek için bir başka neden.

Uğur Ukut 
09 Kas 19:33, Kitabı okudu, 7 günde, Beğendi, 8/10 puan

Bir yetimin önce etrafındakilerle, daha sonra aşkı ve en sonra da kendi içindekilerle mücadelesinim anlatıldığı bir roman. Sanki yazar burda bşraz sıkıcı bir üslup kullanmış, psikolojik detaylara fazla girmiş gibi. Böyle olunca tükenmeyen bir anlatımı var. Bir de Sanki devamı yazılacak gibi yarım kalmış hissettim. Belki de bana öyle gelmiştir. Okuyucu mesajı net olarak alıyor kitaptan. Okunması kazançtır.

Tuğba GÜNERİ 
29 Haz 2015, Kitabı okudu, 9/10 puan

Sabahattin Ali 'nin elinden çıkmış çok güzel bir eser... Güzel bir hikaye , bir yetimin öyküsü ... Sayfaları merakla çeviriyorsunuz . Edebi bir dil kullanılmış fakat ağır , anlaşılmayacak kelimeler yok akılda kalıyor ve değer katıyor okuyucuya. Sabahattin Ali'nin romanlarını okurken tam bir beyefendi ile konuşuyormuş hissine kapılıyorum kibar ve asil geliyor insana ... Özetle kitaplığınızda bulunması gerekli değerli bir eser ...

Muharrem Armağan 
04 Nis 02:01, Kitabı okudu, Beğendi, 7/10 puan

Sabahattin Ali'nin elimde bulunan ve biraz önce bitirdiğim son kitabı.Öncelikle kitabı okurken ikinci bir İnce Memed'le karşılaşacağımı sandım ve bu konuda hayal kırıklığına uğradım.Yusuf genelde daha sakin ve daha saf geldi hatta yer yer Yusuf'u tokatlamak istediğim bile oldu.Kitabın sonu da aynı şekilde bir İnce Memed havasında devamı gelecek şekilde bitti keşke Sabahattin Ali 2. bir kitap yazıp bu kitapta Hilmi ve Şakir gibilere hadlerini bildirmiş olsaydı ama malesef kitap benim için birazda hayal kırıklığı ile bitti.Diğer okuduğum 2 kitabına göre biraz daha yavan kaldı Sabahattin Ali'nin bu kitabı ama Kuyucaklı Yusuf yazdığı ilk roman olduğu için de hoş karşılamak gerekiyor sanırım.Son olarak eğer Sabahattin Ali'nin romanlarına başlayacaksanız bu kitapla başlayın derim aksi takdirde diğer romanlarını okuduktan sonra okursanız biraz yavan kalabilir ve benim gibi biraz hayal kırıklığına uğrayabilirsiiz.

Ceren 
30 Ağu 2015, Kitabı okudu, 3 günde, Beğendi, 7/10 puan

Sabahattin Ali'nin o görmüş geçirmiş ve belki biraz da topluma ait olamamış kaleminden çıkan muazzam bir kitap. Karakterler, kitabın geçmiş olduğu dönem, gelişen olaylar insanı duygusallığa sürüklediği gibi kitap karakterleriyle birlikte hayatın acı yüzüne de tanıklık ediyorsunuz. Kitap, ana karakter olan Yusuf'un başından geçen olaylar üzerine kurulu. Ana karakter Yusuf fakat hareketleri aldığı kararlar ve olaylar bağlamından Yusuf'un bir nebze arka planda kalmış olduğunu söylemek mümkün. Buna sebep olarak da Yusuf'un asla tam olarak bir irade sahibi olamaması öne sürülebilir. Tam Yusuf benliğine kavuştu, iradesini çevreleyen baskılardan kurtuldu derken başına gelen acı bir olayla roman sonlanır. Bu yüzden de kendi açımdan Yusuf'un bundan sonra hayatına nasıl devam edeceğinin en merak uyandıran konu olduğunu söyleyebilirim.

Kezban Kırgöz 
05 Eki 00:19, Kitabı okudu, 5 günde, Beğendi, 10/10 puan

Sabahattin Ali'nin okuduğum ikinci kitabı anlatımının sade olması, betimlemelerin bu kadar güzel olması daha ilk sayfalardayken bile acaba ne olacak diye merak ediyorsunuz.Kitabın ilk sayfasının ölümle başlaması son sayfasında tekrar ölümle sonuçlanması beni şaşırttı doğrusu.Roman günümüzün sorunları ele alıyor.Yusuf karakteri bir şeye bağlı olmayı sevmeyen, okula gitmek istemeyen okuldaki öğrendigimiz bilgilerin bize bir yararı olmayacagını düşünür. Aslında çoğu insanda böyle düşünür.Romanda iyi ve kötü karakterlerin çatışması ön plandaydı ve bunları ekonomik gücün bireysel gücü bastırmasıyla harmanlamış çokta güzel olmuş.

Kitaptan 193 Alıntı

kitapları seven 
30 Haz 2015, Kitabı okudu, 4/10 puan

''O gelmez artık!'' dedi.
''Nereden biliyorsun?'' dedim.
''Gidişinden belliydi!'' dedi.

Kuyucaklı Yusuf, Sabahattin AliKuyucaklı Yusuf, Sabahattin Ali
Sümeyye Ev 
19 Oca 2015, Kitabı okudu, Puan vermedi

"Fakat her şey geçer, her şey unutulur. Kendini bir felâketin içinde kaybetmenin mânâsı yoktur. İnsan birazcık da kalender olmalıdır!"

Kuyucaklı Yusuf, Sabahattin AliKuyucaklı Yusuf, Sabahattin Ali

"Hiç geçmeyen, hiç unutulmayan şeyler de var, beyefendi!
Ölünceye kadar insanın sırtından atamayacağı şeyler de var..."

Kuyucaklı Yusuf, Sabahattin Ali (Sayfa 61)Kuyucaklı Yusuf, Sabahattin Ali (Sayfa 61)
Aysel 
07 Eki 2014, Kitabı okudu, 7/10 puan

Hayatta hiçbir şey ona kıymetli görünmemiş, peşinden koşmak, erişmek, sahip olmak arzusunu vermemişti. Etrafına daima bir yabancı gözüyle bakmış, hiçbir yere bağlanmak arzusu duymamış, bu yalnızlığının gururu içinde memnun olmaya çalışmıştı. Şimdi İlk defa bir şey istiyor, hem de korkunç bir şiddetle istiyordu. Fakat niçin bu istek bir imkansızlıkla beraber gelmişti? Niçin hayatının en büyük arzusunu, şimdiye kadar belki yine içinde, fakat en gizli yerlerde saklı duran bu arzuyu, hapsedildiği yeri parçalayarak ortaya çıkar çıkmaz öldürmeye mecbur kalıyordu?... Niçin? Kimin için?..

Kuyucaklı Yusuf, Sabahattin AliKuyucaklı Yusuf, Sabahattin Ali
Aysel 
07 Eki 2014, Kitabı okudu, 7/10 puan

“Ben şuna inanıyorum ki, üç buçuk günlük ömrümüzü kendimize zehir etmemek için ne mazideki hayatımıza ve kaçırdığımız fırsatlara ne de istikbalin olmayacak hülyalarına kulak asmayarak bugünümüze hapsolup yaşamalıyız. Her hadisenin insanı eğlendirecek bir tarafı vardır..."

Kuyucaklı Yusuf, Sabahattin AliKuyucaklı Yusuf, Sabahattin Ali

Zaten, bir felakete sükûn ve itidalle tahammül
edenlerin manzarası, o felaket için ağlayıp çırpınanların
manzarasından çok daha korkunç ve ezicidir.�

Kuyucaklı Yusuf, Sabahattin AliKuyucaklı Yusuf, Sabahattin Ali

"...davul, zurna, ey gaziler, sokaklarda kalabalık... Hem oynayan, hem bağıran, hem de yürüyen coşkun ve genç askerler... Kendilerini nasıl bir akıbetin beklediğini bilmeyen ve "ya gazi ya şehit" diye bağırdıkları halde ölümü akıllarına bile getirmeyen zavallılar... Hayatın yeknesaklığı içinde birdenbire beliriveren bu korkunç değişikliği gülerek kabul eden, ona koşan ve ne için, kimin için ölmeye gideceklerini, nerede ve nasıl öldürüleceklerini sormayı asla akıllarına getirmeyen kahramanlar..."

Kuyucaklı Yusuf, Sabahattin AliKuyucaklı Yusuf, Sabahattin Ali
Hüseyin Erol 
22 Oca 2015, Kitabı okudu, Beğendi, Puan vermedi

Kuru ve sabit gözlerin arkasında nasıl bir ateşin yandığını; yavaşça kalkıp inen göğsün içinde nelerin kaynadığı bilinmediği için, insan mütemadi bir ürkeklik ve tereddüt içinde üzülür...

Kuyucaklı Yusuf, Sabahattin Ali (Sayfa 17 - Yapı Kredi Yayınları)Kuyucaklı Yusuf, Sabahattin Ali (Sayfa 17 - Yapı Kredi Yayınları)
20 /

Kitapla ilgili 5 Haber

Sabahattin Ali’yi okutan, Kemal Tahir’i bekleten ne?
Sabahattin Ali’yi okutan, Kemal Tahir’i bekleten ne? Kürk Mantolu Madonna (1943) nicedir okurun kabulünde! Bu benim için şaşırtıcı gelmese de; ilkin orada İçimizdeki Şeytan’ı (1940), ardından da Kuyucaklı Yusuf’u (1937) görmek istiyordum. Nitekim İçimizdeki Şeytan şimdilerde okurun ilgi odağı oldu, sanırım Sabahattin Ali’nin “kült” romanı da bunu izleyecek.
Sabahattin Ali’yi okutan, Kemal Tahir’i bekleten ne?
Sabahattin Ali’yi okutan, Kemal Tahir’i bekleten ne? Kürk Mantolu Madonna (1943) nicedir okurun kabulünde! Bu benim için şaşırtıcı gelmese de; ilkin orada İçimizdeki Şeytan’ı (1940), ardından da Kuyucaklı Yusuf’u (1937) görmek istiyordum. Nitekim İçimizdeki Şeytan şimdilerde okurun ilgi odağı oldu, sanırım Sabahattin Ali’nin “kült” romanı da bunu izleyecek.
Farkında Mısınız? Sabahattin Ali 1948'de Öldü
Farkında Mısınız? Sabahattin Ali 1948'de Öldü Son yıllarda Muhteşem Gatsby, Dublinliler ya da Satranç'ın farklı yayınevleri tarafından basılan çevirilerini gördük. 2015 yılında ondan fazla yayınevi Gulyabani bastı, sayısız Küçük Prens baskısı gördük. 2016'da muhtemelen çok sayıda yayınevi Aşk-ı Memnu basacak. Ama asıl fırtına için biraz daha beklememiz gerekecek. 70 yıllık telif süresi Sabahattin Ali'nin eserleri için 2018 sonunda, George Orwell'ın eserleri için 2020 sonunda dolacak.