Malazgirt'te Bir Cuma Sabahı

8,9/10  (7 Oy) · 
62 okunma  · 
11 beğeni  · 
1.338 gösterim
Malazgirt savaşı, tarihimizin dönüm noktalarından biridir. Bu itibarla alabildiğine önemli, alabildiğine manalıdır. Gerçi tarihimizi taçlandıran büyük zafer hakkında çok şey yazılmıştır. Ancak yazılanların çoğu, savaşın sebepleriyle neticelerine dairdir. O şartları yaşayan "insan" ihmal edilmiştir. Acaba o günün insanı, dünyaya nasıl bakıyordu? Kendinden olmayan milletleri nasıl görüp değerlendiriyordu? Ona göre savaş neydi, barış ne mana ifade ediyordu? Ölüm-kalım savaşına insanları gönüllü yapan duygu, nasıl bir duyguydu? Zaferin insanı ruh ve madde olarak nasıl bir insandı? Biz bu "meçhul asker"i aradık. Bulup bulamadığımıza okuyucu karar verecektir.
(Arka Kapak)
  • Baskı Tarihi:
    Haziran 2005
  • Sayfa Sayısı:
    220
  • ISBN:
    9789754080544
  • Yayınevi:
    Nesil Yayınları
  • Kitabın Türü:
Burak Levent Çalık 
08 Eki 2015, Kitabı okudu, 8 günde, Beğendi, 10/10 puan

Çok güzel ve duygusal bir kitap. Herkese tavsiye ederim. Beni en çok etkileyen şey Bizans İmparotoru Romen Diyojen'in muharabe sonunda Sultan Alpaslan'ın ellerine kapanıp "bu savaşı niye kaybettiğimizi bir kez daha anladım ey sultanım!" demesiydi.

Emre Dinç 
22 Nis 2015, Kitabı okudu, Beğendi, 8/10 puan

Fena değildi fakat piyasadaki tarih kitaplarından bir artısını göremedim , özgünlüğü var desem yalan olur. Bu alanda yazan Sepetçioğlu'nu tercih ederim.

Kitaptan 9 Alıntı

Kin insanoğlunun göz bağıdır, bağlar gözünü, kör kör yürütür. Ya ateş olur yakar, ya kuyu olur boğar, ya batak olur yutar.

Malazgirt'te Bir Cuma Sabahı, Yavuz Bahadıroğlu (Sayfa 9)Malazgirt'te Bir Cuma Sabahı, Yavuz Bahadıroğlu (Sayfa 9)

Alpaslan üç gün askeriyle kaldı burada. Şu kilisenin onarılmış damını görüyor musun delikanlı? Onun yardımıyla oldu. Yıkıldı yıkılacak haline dayanamamış da, kilise de olsa mabeddir, harap halde görmek bizi üzer, diyerek dülgerlerini seferber edip, iki günde yeniletmiş.

Malazgirt'te Bir Cuma Sabahı, Yavuz Bahadıroğlu (Sayfa 123)Malazgirt'te Bir Cuma Sabahı, Yavuz Bahadıroğlu (Sayfa 123)

Et ile tırnağın birbirlerinden ayrılması ne derece ızdırap verirse insana, kalesinden ayrılmak bir kumandana bin beter ızdırap verir.

Malazgirt'te Bir Cuma Sabahı, Yavuz Bahadıroğlu (Sayfa 61)Malazgirt'te Bir Cuma Sabahı, Yavuz Bahadıroğlu (Sayfa 61)

Bizans ordugahı bir arı kovanına benziyor. Lakin arılar başka başka kovanlardan toplanmış, zoraki bir kalabalık meydana getirilmiş. Balarısı ile eşek arısı, yaban arısı karma karışık. Kimin ne işi var, kim ne için vuruşacak, kim niye silaha sarılmış, belirsiz.

Malazgirt'te Bir Cuma Sabahı, Yavuz Bahadıroğlu (Sayfa 65)Malazgirt'te Bir Cuma Sabahı, Yavuz Bahadıroğlu (Sayfa 65)

Hiçbir surette ne kan ne din bağı yok aralarında, yalnızca menfaat bağı. Peki, ama bu bağ insanı ateşe sürükleyecek kadar kuvvetli miydi?

Malazgirt'te Bir Cuma Sabahı, Yavuz Bahadıroğlu (Sayfa 97)Malazgirt'te Bir Cuma Sabahı, Yavuz Bahadıroğlu (Sayfa 97)
Burak Levent Çalık 
09 Eki 2015, Kitabı okudu, İnceledi, Beğendi, 10/10 puan

"Ey Sultan! Seni bu topraklardan atmak için türlü ırklardan büyük ordular kurdum, bu yolda pekçok para harcadım. Fakat yenildim. Ve şuan niçin yenildiğimi anlıyorum."

Malazgirt'te Bir Cuma Sabahı, Yavuz Bahadıroğlu (Sayfa 219)Malazgirt'te Bir Cuma Sabahı, Yavuz Bahadıroğlu (Sayfa 219)