Mansfield Parkı Umut Parkı

7,2/10  (10 Oy) · 
48 okunma  · 
11 beğeni  · 
944 gösterim
Mansfield Parkı, tıpkı Emma gibi, Jane Austen'ın olgunluk dönemi romanlarındandır. Gerçi zina, Austen'ın romanlarında pek rastlanan bir tema değildir, ama huzur içinde yaşayan ev halkını birbirine kattığında, hiç umulmadık sonuçlara yol açacaktır. Romanın kadın kahramanı Fanny Price, bu sonuçlarla mücadele etmek zorunda kalacak, bu arada bir yandan kendi duygularıyla yüzleşirken, bir yandan da yakın çevresinden gelen baskılara karşı koyması gerekecektir.

Mansfield Parkı, gerek anlatım biçimi, gerek dini ve dinsel görev bilincini tartışması bakımından Austen'ın en ciddi romanıdır. Fanny Price, Bertram ailesinin kır evlerinde onların elinde yetişmiş, pek ilgi gösterilmeyen, içekapanık bir kızdır. Roman geliştikçe gerçek bir kahramana dönüşecek, ahlakî yetkinliği sayesinde sonunda kendisini Bertram ailesine bütünüyle kabul ettirecektir.

Aşk ve Gurur ve Emma gibi Mansfield Parkı'nı da Nihal Yeğinobalı'nın yetkin Türkçesiyle sunuyoruz.
(Tanıtım Yazısından)
  • Baskı Tarihi:
    Ocak 2014
  • Sayfa Sayısı:
    488
  • ISBN:
    9789750709364
  • Çeviri:
    Nihal Yeğinobalı
  • Yayınevi:
    Can Yayınları
  • Kitabın Türü:
Kübra 
 08 Ara 2016, Kitabı okudu, 8 günde, Beğendi, 7/10 puan

Mansfield Parkı Austen'ın okuduğum ikinci kitabı. İlk 200 sayfada çok sıkılınca yarım bıraksam diye düşündüm, ama yarım bırakmaktan pek hoşlanmadığım ve yazardan umutlu olduğum için devam ettim. Bu sayfalar kesinlikle gereksiz uzunluktaydı. Yazarın burada cömertçe kullandığı kalemini, son sayfalar için esirgemiş olması ise tam bir hayal kırıklığı oluşturuyor. Çünkü son sayfalarda kendisinin de belirttiği gibi olayları yüzeysel anlatıp geçmiş. Halbuki orada olan olaylardan rahat 1 cilt daha çıkar ve okuyucuya en başta hayal ettiği şeyi doyasıya okuturdu. Sürprizbozan içermeden inceleme yazmak böyle kitaplar için zor. O yüzden direk anlatmasam bu incelemeden hemen sonra okuyacak olan varsa bazı şeyleri tahmin edebilir ve bence hoş olmaz :) Çünkü ben bu merak ettiğim şeylerin beni kışkırtması ile Norris teyzeye katlandım.

Gelelim içeriğe: 3 kız kardeş birbirinden farklı evlilikler yapar. İçlerinden biri bir baronla evlenerek ''Lady'' ünvanıyla şereflenir. Bu kadın kitap boyunca esnedi. Evet evet esnedi. Uyuşuk, tembel, bencil faydasız insanın tekiydi, oysa sadece güzel olmak gibi artı bir özelliği vardı. Gerçi hakkını yemeyelim, en azından kimsenin işine pek karıştığı söylenemez, bu da bir şey. Bu hanımın bir ablası vardı -olmaz olasıca- hani herkesin her işine karışan, hiçbir vasfı olmamasına rağmen kendini yükseklerde göstermeye çalışan, bencil, fitneci, adalet duygusu daha doğmadan göbek bağıyla birlikte kesilmiş tipler vardır ya işte tam olarak bu cadı kadın, o insanlardandı. Kadının isminin geçtiği yerlerde insan gözlerini deviriyor, gözleriyle haykırıyor, gözleriyle kaçıyor. Hızlı okuma kursu için bu isme bakınız, gözleriniz depar atar. Bunların 3. bacıları da koca bulamayınca sefil bir adamla evlenir. Sürekli içen, evine aile reisliği yapamayan, ama 9 çocukla rekoru elinde tutan bir tip.

Mrs. Norris kitap boyunca tek bir iyilik içeren cümle kurdu, o da zavallı kız kardeşlerinin bir çocuğunun zengin kız kardeşi tarafından büyütülmesi önerisi. Babacan Baron bunu kabul etti ve Fanny sefil ve görgüsüz ailesinden kurtarılıp, bu ailenin yanına yerleştirildi. 10 yaşındaydı ve hayat Cedric'in hayatından daha zordu. Sonrası Mrs. Norris'in onu teyze kızlarından ayrı tutması, sürekli aşağılaması, eziklemesi ama yavrucağın ağzını açıp gık dahi dememesi. O kızların da o kadar kötü yetişmesine sebep oldu ki herkesin ahlakını bozdu. Teyze oğullarından Tom başına buyruk ve umursamaz bir gençti. Başına gelen büyük bir felaketten sonra onun da hayatı değişti. Ama Fanny'ye geldiği günden beri bütün içtenliğiyle abilik yapan Edmund onun için bir abiden çok fazlasıydı. Dosttu, arkadaştı, sırdaştı. Onların o seviyeli diyalogları, sahtelikten uzak kibarlıkları gerçekten hayali kurulacak cinsten bir durum. Tabi Edmund'un kalbiyle Fanny'nin kalbinin birbirinden çok farklı rotalarda aşka tutulması, arsız karakterlerin komşu olarak oraya yerleşmesi, kızların ve Edmund'un hayatında asla tahmin edemeyecekleri olaylara sebep oldu.

Jane Austen sosyeteyi, dönemi, ilişkileri çok başarılı bir dille anlatmış. Yer yer sıkılsam da kitap fena değildi. Son kısmı okurun asıl beklentiye girdiği kısımken böyle özet geçmese kitap 9 puan alırdı. Yine 10 vermezdim. Çünkü Fanny fazla pısırık, Edmund fazla kördü. Yazarımız kitapta bize aslında şunu anlatmaya çalışmış ve biraz sıkarak da olsa başarmış: ''Parayla adam olunmaz.''

Bir arkadaşıma Jane Austen sence övüldüğü kadar iyi mi dedim, çok güzel bir cevap verdi: ''Bestsellerlerden farkı daha muhafazakar olması'' anlatıldığı dönem 1800'lü yıllar olunca haliyle böyle oluyor. Bir Jane Austen daha okumak için çooook uzun bir ara verme niyetiyle incelememi sonlandırıyorum. Bu da benim herkese önereceğim kategoride olmayan kitaplardan. Okuyacaklara keyifli okumalar dilerim.

Kitaptan 1 Alıntı