Martin Eden

9,1/10  (387 Oy) · 
965 okunma  · 
328 beğeni  · 
7.266 gösterim
Jack London'ın, kendi hayatından izler taşıyan romanı Martin Eden, denizci bir gencin kişiliğinden ödün vermeden sınıf atlama çabalarını anlatıyor. Zengin bir ailenin kızına âşık olan Martin Eden, ona erişebilmek uğruna kendini ilme ve ünlü bir yazar olma hayaline adıyor; bu hayal uğruna takıntılı denilebilecek bir şekilde varını yoğunu ortaya koyuyor.

Edebiyat tarihinin kuşkusuz en özgün karakterlerinden biri olan Martin Eden, azmi ve zekâsıyla yalnızca işçi sınıfını değil, girmeye çalıştığı burjuva dünyasını da aşıyor. Böylece maskelerin ardında yatanı görüyor, toplumun gerçek yüzünü idrak ediyor. Neticede her iki sınıfa da ait olamamanın yorgunluğu, yazarlık serüveninde çektiği fiziksel ve ruhsal zorluklara eklenince Martin, derin bir yalnızlığa sürükleniyor. Başarı sürecinin haşinliğinin sonunda başarının tatminsizliğiyle karşı karşıya kalıyor. Jack London'ın başyapıtı olan bu trajik roman, okurlarını tıpkı Martin'in hayatı gibi dalgalı bir yolculuğa çıkarıyor.
(Tanıtım Bülteninden)
  • Baskı Tarihi:
    Ekim 2016
  • Sayfa Sayısı:
    520
  • ISBN:
    9786053322122
  • Çeviri:
    Levent Cinemre
  • Yayınevi:
    İş Bankası Kültür Yayınları
  • Kitabın Türü:
Anıl 
 27 Ağu 21:12, Kitabı okudu, 18 günde, 10/10 puan

Tanıştırayım sizi Martin Eden, bundan böyle hikâyesi ile artık benim en yakın arkadaşımdır. Güvenin ona tüm samimiyetimle söylüyorum bizden, içimizden birisidir o. Tanışın onunla oldukça mütevazı birisidir, yanında olun onun, asla sizi yarı yolda bırakmayacaktır, anlatın bütün derdinizi, tüm sıkıntılarına rağmen sizi dinleyecektir elinden geliyorsa yardım da edecektir ve son olarak kulak verin anlatacaklarına öyle ki anlatacakları bir haykırıştır.

Kitabın daha ilk sayfasını okurken anladım Martin Eden’i seveceğimi. Belirli bir nedeni olmaksızın ve onun hayatına harici bir göz misafiri olarak tanık olmama rağmen sevdim onu. Ah ne kadar isterdim liseden, üniversiteden veyahut iş yerimden tanıdığım reel bir birey olmasını. Kitap okumanın en güzel yanı da bu olsa gerek hiçbir zaman var olamayacağını bildiğin bir karakteri sevmek, sevebilmek.

Hikâyeye dönecek olursak Örgü, Martin’in tesadüfi bir karşılaşma sonrası sosyal statüsünü ve gücünü, eğitiminden ve zenginliğinden alan Ruth’a ilk görüşte âşık olması ile başlar. Eğitim ve zenginlik, Martin’in hikâyesi için bu noktada anahtar kelimelerdir ki Ruth’u elde etmek için öncelikle bu unsurları elde etmesi gerekecektir ve bunun içinde önünde alması gereken uzun bir yol vardır.. Yolculuk boyunca maddi olarak sıkıntılar çekecek ve yer yer bu yolda inancını da kaybedecektir fakat Ruth’a olan aşkı onun için bu yolda her daim itici bir kuvvet olmaktadır. Martin’in tek hedefi kitap yazmak ve bunun getirileri (para, ün, statü ve güç) ile Ruth’u elde etmektir. Daha sonrasında anlayacaktır ki ilk etapta Ruth için istediği para ve ün onu çok farklı bir toplumsal psikoloji sentezi yapmaya itecektir. Bir toplumun, her sınıfının ayrı ayrı profilinin çizildiği bu kitapta inanılmaz tespitler de göz önüne serilmektedir. Demek istediğim toplumun asıl önemsediği fikirlerden daha ziyade para ve ündür tezi gerekçeleri ile açıklanmaktadır. Bu noktada kitaptan bir alıntı yapmak istiyorum; “Size ayın yeşil peynirden yapılmış olduğunu söyleyebilirim ve sizde beni onaylarsınız, en azından yadsımazsınız, çünkü dolar dağlarım var.”

İnanılmaz hikâye örgüsünün yanı sıra edebi bir ziyafet de sunan bu kitabı okumaya yeni başlayan arkadaşlara kesinlikle önermiyorum. Bu kitabın lezzetini tam manasıyla alabilmek ve anlayabilmek için bunun bir gereklilik olduğunu düşünüyorum. Ben bu kitabı okudum kazanımlar benimdir ancak Martin Eden’i bir sonraki elime alışımdan önce araya en az elli kitap sıkıştırmak istiyorum ve inanıyorum ki o zaman geldiğinde kazanımlarım daha fazla olacaktır.

Bekir İstanbul 
17 Tem 17:22, Kitabı okudu, 14 günde, 9/10 puan

İncelemem kitabı okuyanlar için özet niteliğinde olacak, tüm kitabı size hatırlatacak. Kitabı okumayanlar için de bir filmin fragmanı gibi olacak, yani fragman ilginizi çekerse kitabı okursunuz.

Hacimli, ağır ilerleyen, insanın içine işleyen, yer yer biraz sıkan, etkileyici bir hayat hikayesi. İçinde cevher olan, güzelliği bilen, fırsat buldukça kitap okumaya çalışan, bir denizci olan Martin Eden bir gün bir arkadaşına akşam yemeğine misafir gider, kitaplarda okuduğu lüks ve gösterişli hayatın gerçekliğine hayran olur, evdeki güzel kızın büyüsüne kapılır. Ruth da Martin Eden'nin kaba tavırlarına, yanlışlarla dolu konuşmasına rağmen güçlü kuvvetli sağlık fışkıran duruşundan etkilenir.

Bu akşamdan sonra Martin Eden çılgınlar gibi okumaya başlar, şehir kütüphanesinden çıkmaz. İlk olarak nezaket kuralları ve gramer ile ilgili kitapları okur. Okudukça zaten çok şuurlu ve farkındalığı yüksek olan Martin Eden kendi potansiyelini keşfeder, çok hızlı öğrendiğini görür. Alın teri ile kazandığı paralar bitmek üzereyken artık kas gücüyle değil kaleminin gücüyle hayatını, lüks ve güzel şeyleri, sevdiği, aşık olduğu kızı kazanmak için yazar olmaya karar verir çünkü bu işte çok iyi para olduğunu öğrenmiştir ve içinden gelen duygularla çok başarılı olacağına inanmaktadır. Yazar olma hayaliyle gece gündüz müthiş bir azimle çalışır, yazar, yazdıkları hikaye ve şiirleri dergilere gönderir fakat yazıları editörler tarafından bir türlü kabul edilmez. Artık tamamen parası bitmiştir, mahalle esnafındaki borç defteri iyice kabarmıştır, çoğu zaman aç gezmektedir ve kimse gereken desteği Martin Eden'e vermemektedir, sevdiği kız Ruth bile. Artık kaybetmiştir Martin, iş bulmak zorundadır...

Bir otelde çamaşırcı olarak çalışacaktır, işten vakit buldukça okumak için yanına epey miktarda kitap almıştır. Fakat işler umduğu gibi gitmemiştir, çalışma şartları çok ağırdır, uzun mesai saatleri sonunda yorgunluktan tek bir sayfa kitap bile okuyamamaktadır, hatta yorgunluktan düşünemiyordur bile. Birkaç aydan fazla dayanamamış, biraz para biriktirdikten sonra işten ayrılmıştır. Yazar olmayı tekrar deneyecektir...

Bir taraftan yazılarını yazan bir taraftan kitap okumaya devam eden Martin Eden kendini iyice geliştirmiştir, felsefe ve edebiyat alanında artık çok yüksek bir seviyeye ulaşmıştır fakat yazıları hala dergiler tarafından kabul edilmemektedir, açlık ve yokluğa rağmen az bir uykuyla çok çalışmaya devam etmektedir. Yaptığı marjinal sistem eleştirileri yüzünden Ruth'un ailesinden iyice kopmuştur ve ailesinden etkilenen Ruth da Martin'i yalnız bırakmıştır...

Martin büyük bir yazar olabilecek midir? Maddi rahatlığa kavuşabilecek midir? Zenginlik mutluluk getirecek midir? Ruth'la araları düzelecek midir? Bu soruların cevabını merak ediyorsanız kitabı okumalısınız... Bence bu kitabı okumalısınız.

Sadettin TANIK 
15 Haz 2015, Kitabı okudu, 5 günde, Beğendi, 9/10 puan

Jack London'ın çok hüzünlü ve etkileyici bir kitabı. Kitabı okurken "bu kadar canlı ve mükemmel bir kurguyu ve betimlemeyi ancak kendisi yaşayan yazabilir" diye düşünmüştüm. Kitabı bitirince araştırdığımda gerçekten de kendi otobiyografisi sayıldığını öğrendim ve her şey yerine oturdu. Martin Eden isimli kahraman eğitimsiz, çocukluğu çok dramatik geçmiş ve sıradan bir gençken, hayatı Ruth adlı aristokrat sınıfa ait bir kızla tesadüfen tanışmasıyla birden değişir. Bundan sonra başarılı olmak ve sevgilisine layık olmak için verdiği azimli ve sıradışı mücadeleler gerçekten takdire değer. Oldukça geç keşfettiğim yazarlardan. Okumaya yeni başlayanlara biraz sıkıcı gelebilir bazı bölümleri ama kitap kurtlarına özellikle tavsiye ederim.

KeMâL 
 12 Kas 2015, Kitabı okudu, 4 günde, Beğendi, 10/10 puan

Yazarın ilk okuduğum kitabı Vahşetin Çağrısı'ydı. O kitaptan da çok etkilenmiştim. Bu kitabını ise kütüphanemde uzun süre durmasına rağmen okuduğum kitaptan etkilenerek okumaya başladım.
Jack London' un yazar olma öyküsünü anlattığı yarı otobiyografi kitabıymış. Üst tabaka ve alt tabaka arasında ki kültür farkının sahte bir yaşamdan ibaret olduğuna değinmiş yazar. Verdiği mesajlar ve yazar olma azmi uğruna çektiği sıkıntılar ile beni en fazla etkileyen kitaplar arasına soktu. Ayrıca bireycilik ve sosyalistlik üzerine yapılan ironik eleştiriler de çok etkileyiciydi.
İçinde felsefe, aşk, dürüstlük, yaşama azmi, çalışma azmi, verilen sözlerin tutulması, canı uğruna ideallerinden vazgeçmeme, ailenin önemi, dostluğun önemi ve daha sayamayacağım konularıyla muhteşem bir şaheserdir. Kitap başlarda sizi bu ne dedirtebilir ama biraz sabırla okuyunca kopamayacağınızdan eminim. İçinize işleyeceğine eminim. Muhteşem betimleme, muhteşem kurgu. Bugüne kadar okuduklarım arasında en iyi 3 kitaba girmiştir kendisi. Okuyunca etkisinden çok çıkamayacak, romanın içindeki Martin Eden olacaksınız.
Çok daha fazlasını yazmak isterdim ama okuyun dile getiremediğim çok şey var bu kitapla ilgili.
Kesinlikle tüm okuyuculara mutlak tavsiyemdir. Okuyun, okutun, yayın, paylaşın...

Şeyma 
 21 Eki 13:21, Kitabı okudu, 4 günde, 9/10 puan

Martin Eden ile tanışmaktan gurur ve mutluluk duymayan bir okuyucu var mıdır? Hem de böylesine idealist, doğrulardan şaşmayan, bildiği yolda ne pahasına olursa olsun yürümekten vazgeçmeyen, mücadeleci insanlarla karşılaşmanın şans sayıldığı bir zamanda yaşıyorken. Kitabı bitirip, istemeyerek de olsa o son sayfayı kapadığım andan itibaren kendimi bu talihli insanlardan biri olarak gördüm. Eğitim ve görgü açısından düşük bir seviyeye sahip olup, âşık olduğu kız uğruna kendini zihinsel olarak bu denli yetiştirebilen ve en önemlisi bunun için çabalayan kaç insan vardır ki şu hayatta? Yaşadığımız çağ, hayatı birlikte paylaştığı insanlar için dahi en ufak bir fedakârlığı göze alamayan insanlarla doluyken; Martin'in bu çabası hiç de küçümsenecek bir çaba değil. Jack London, eserinde alt tabakaya mensup bir insanın sevdiği kız uğruna sınıf atlamak için geçirdiği zihinsel gelişimi mükemmel bir şekilde ele almış. Burjuvazinin acımasız yönlerini bütün çıplaklığıyla ortaya koyarken, diğer yandan alt tabakadaki insanların yaşadığı içler acısı durumu da gözler önüne sermiştir. Gün gelip toplumun kendisinden beklediği para, şöhret gibi olgulara ulaştığında ise karakterinden ödün vermeyen, tam aksine içinde bulunduğu burjuva toplumunun çıkarcı, iki yüzlü tavrını bütün netliğiyle görerek bu ahlaksız çoğunluğa uymayı reddeden bir insan profili de sunuluyor eserde. Tüm bu gerçeklerin hatırlatılmasının yanı sıra eserdeki en önemli nokta; maddi değerleri amaç edinmiş, karaktersiz bir toplumun dik durmak için tek başına mücadele eden bir insanı yok oluşa sürüklemesiydi bana kalırsa. Yaşayan bir beden ama çıkarcı insanların tavırlarına maruz kalıp ölen bir ruh...
Bu kaliteli eseri İş Bankası Yayınları'ndan okumak güzeldi fakat kitaptaki bazı kavramlara dair açıklamaların sayfanın altında verilmesi yerine kitabın son kısmına konulması kitaba dair olumsuz bir yöndü benim için. Zira her kavramda kitabın arkasına dönüp bakmak okuyucunun dikkatini dağıtıp, konudan uzaklaşmasına sebep olabiliyor. Yine de böylesine kaliteli bir eseri okumak için bu zahmete katlanmaya değer. Okumayı düşünen arkadaşlara şimdiden keyifli okumalar diliyorum. :)

necla özçelik 
12 Eyl 2015, Kitabı okudu, 6 günde, Puan vermedi

Kitabı okurken kendimi adeta martin'in gölgesiymiş gibi hissedeyor ve onun yaşadıklarını yaşıyormuşum gibi hissetmekten alamıyordum kendimi.Kâh bi denizci olup sefere cikiyor kah aşkımdan yanıp tutuşan bir aşık olup sevdiğime en iyi hayatı sunabilmek ona en iyi şekilde layık olabilmek için çırpınıp duruyorken cok kiucuk seylerle mutlu olabilen içi yaşama sevinciyle dolup taşan kitabın kahramanı gibi hisseder olmuśtum kitabın sonlarına doğru felsefeden bahsedişi beni ayrı bi heyecanlandırmıştı. Elimden düşürmediğim fakat çok akıcı olduğu için tek solukta bitirdiğim bi kitap Martin Eden ,
Jack London'nın bu kitabında da diğerlerinde olduğu gibi kendi hayatından kesitler görmek mümkün ve yine kitabını acıklı bi sonla bitirip -ki bu artık okurlarının alışageldiği bişeybişey- okuru yasa boğuyor adeta Başlarda kıpır kıpır olur içiniz sonra kendinizi meçhul bi kişiye aşıkmış gibi hisseder ve en sonunda da hayattan bıkmış bi halde, kitabın son sayfalarına doğru nerden geldiği bilinmeyen karanlık ve uçsuz bucaksız bir boşlukta buluverirsiniz kendinizi ... İşte Martin Eden bu üç evreden oluşan bir şaheser ....

(Bu kitabı okumadan -ölmenizi- tavsiye etmiyorum :))

Ülkü Ciner 
02 Nis 2015, Kitabı okudu, Beğendi, 10/10 puan

Bu kitabı okumadım adeta yaşadım.Martin Eden'in umudunu, aşkını, nefretini ve çevresindeki insanların çıkarcı tavırlarına karşı boş vermişliğini insanın içine işlemesini çok güzel başarmış Jack London... Özellikle kitaptaki şu cümle beni benden aldı "Martin'de hep kendi kendine, o sonu gelmeyen soruyu sordu: Neden o zaman doyurmadınız karnımı?"
Kitabı bitirince şunu sordum kendime; Jack London sen O musun yoksa O sen mi?

Esma Tezgi 
08 Mar 16:21, Kitabı okudu, 5 günde, Beğendi, 10/10 puan

Kitabın dilinin çok iyi olduğunu kitabın başından anlayabiliyorsunuz, konu ise okudukça kendini belli ediyor ve onun ne kadar güzel olduğunu düşünüp durmadan edemiyorsunuz. Yazarın değindiği noktalar, değinme tarzı beni büyüledi. Son zamanlarda okuduğum tartışmasız en iyi kitaplardan biriydi, edebi yönden insanı fazlasıyla tatmin oluyorsunuz ve bitince boşluğa düşüyorsunuz.

Martin Eden son zamanlarda okuyup en çok sevdiğim, beni edebi anlamda tatmin eden ve kalıcı izler bırakan mükemmel bir kitaptı. Şimdiye kadar okumadığım için hayıflanıyorum ama olsun çok güzel bir zaman denk geldi, yazarın diğer kitaplarını da bir an önce okumaya çalışacağım. Martin Eden kesinlikle okunmasını tavsiye ettiğim bir kitap oldu, umarım okumuşsunuzdur ya da okur beğenirsiniz.

Daha fazlası için; http://yorumatolyesi.blogspot.com/2016/03/martin-eden.html

M. 
27 Eyl 21:05, Kitabı okudu, 5 günde, Beğendi, 8/10 puan

Martin Eden'e aşık oldum. Evet aşık oldum. Adeta hırstan oluşmuş bir insan okudum, bir o kadar da mütevazilik. Sanırım uzun bir süre Martin gibi hareket edip, onun gibi düşüneceğim...

Alev 
05 Oca 18:26, Kitabı okudu, 9 günde, Beğendi, 9/10 puan

Yine bitirdiğimde kitaba sıkıca sarılıp dakikalarca boşluğu izlediğim ve yine aynı şekilde okurken "neden daha önce okumadım?" sorusunu defalarca sorduğum bir eser. Bu incelemeyi yazarken şu an cidden oldukça zorlanıyorum. Ne yazmalıyım ya da nasıl anlatmalıyım üzerimde bıraktığı etkiyi bilmiyorum. Yeni yılın bitirdiğim ilk kitabı olması ne de güzel..

Bazı kitaplar vardır, ilk birkaç sayfasından sonra tamamen sarar kollarını size ve yine bazı kitaplar vardır ilk sayfasından kollarını dolar boynunuza. Bu kitap 2. kısma giriyor elbette. İlk sayfasından itibaren kendine çekti, bıraktığım anda okumam için yalvaran bir el uzattı bana. Final haftası dolayısıyla biraz geç okuyup bitirdim, ama iyi oldu sanırım, kitabı yavaş yavaş sindirerek okudum. Her insanın kitaplığında bulunması gereken bir eser olduğunu düşünüyorum.

Kitaptan 372 Alıntı

"Sen bir işi tamamladıktan sonra elde ettiğin başarıda değil, o işi yaparken buluyorsun mutluluğu."

Martin Eden, Jack London (Sayfa 325)Martin Eden, Jack London (Sayfa 325)
Selman Ç. 
23 Haz 23:39, Kitabı okudu, İnceledi, Beğendi, 10/10 puan

Ne söylediğinizi, biraz da nasıl söylediğiniz belirler.

Martin Eden, Jack London (Sayfa 74 - İş Bankası Kültür Yayınları)Martin Eden, Jack London (Sayfa 74 - İş Bankası Kültür Yayınları)
Sadettin TANIK 
20 Haz 2015, Kitabı okudu, İnceledi, Beğendi, 9/10 puan

Bu acı ölüm değildi, sersemlemiş bilincinde bocalayarak dolaşan düşünceydi. Ölüm acı vermezdi. Hayattı, hayatın sancısıydı bu feci, bu insanı yasa boğan his.

Martin Eden, Jack LondonMartin Eden, Jack London
M. 
23 Eyl 23:43, Kitabı okudu, İnceledi, Beğendi, 8/10 puan

"Bir kadının yüzüne bakıp sarhoş olacağımı hiç sanmazdım."

Martin Eden, Jack LondonMartin Eden, Jack London
Uğur Erdoğan 
01 Nis 2015, Kitabı okudu, İnceledi, 9/10 puan

Mektup okuyan arkadaşına bakarken masanın üstündeki kitapları gördü. Açlıktan ölen bir adamın gözleri, yiyecek gördüğünde nasıl arzuyla dolarsa, öyle bir arzu belirdi gözlerinde.

Martin Eden, Jack London (Sayfa 7 - İthaki Yayınları)Martin Eden, Jack London (Sayfa 7 - İthaki Yayınları)
Sadettin TANIK 
20 Haz 2015, Kitabı okudu, İnceledi, Beğendi, 9/10 puan

Aklın aşkla hiçbir ilgisi yoktu. Sevdiği kadının doğru ya da yanlış akıl yürütmesi hiç fark etmiyordu. Aşk aklın üzerindeydi.

Martin Eden, Jack LondonMartin Eden, Jack London
M. 
27 Eyl 21:00, Kitabı okudu, İnceledi, Beğendi, 8/10 puan

Hayat, hastalıklı bir insanın yorgun gözlerini yakan güçlü bir ışık gibiydi.

Martin Eden, Jack LondonMartin Eden, Jack London
38 /

Kitapla ilgili 2 Haber

Trajik ve Destansı Jack London Hikayeleri
Trajik ve Destansı Jack London Hikayeleri Yaşamı boyunca 200’e yakın hikayeyi kaleme alan Jack London’ın hayatın kavgasına dair öykülerinin yer aldığı Meksikalı, Can Yayınları tarafından yayımlandı.
İşte, Feridun Andaç’a göre gençlerin okuması gereken 10 kitap!
İşte, Feridun Andaç’a göre gençlerin okuması gereken 10 kitap! Edebiyatımızın usta ismi Feridun Andaç, “İlkgençlik çağında birinin iki şeye ihtiyacı var: iyi kitap/yazar ve sinema. Onu duygu yolculuğuna çıkarıp gezindirebilecek ve düşüncelere salacak kitaplar ve filmlerle buluşması, o yaş döneminde bunları okuyup izlemesi eminim ki yaşama çizgisinin belirlenmesinde etkileyici olacaktır.” diyor. Aşağıda, Edebiyat Haber okurları için seçtiği on kitabı bulabilirsiniz.