Mavi Kuş

8,4/10  (45 Oy) · 
167 okunma  · 
42 beğeni  · 
1.577 gösterim
Sıcaktan dili dışarı düşmüş bir köpek sarsak, ağır ve bezgin adımlarla meydanı bir baştan ötekine geçip köşedeki kasabın önünde durur.

Oracıkta dikilen kıdemli sokak kedileri kendilerine benzeyen bu yaşlı köpeği umursamaz.

Kasap dükkanının gölgeli kapısında naylon şeritlerden, rengarek boncuklardan oluşmuş bir sineklik asılıdır.

Sineklik kıpırdamaz.
Havada en ufak bir esinti yoktur.

Öğle sıcağı kasabının üzerine abanmıştır.
Öyleki sanırsınız gökten kıvılcım yağıyor.
Binalar, ağaçlar, insanlar ve açıktaki bilumum eşya bir ışık selinde yıkanmaktan bitap düşüp yerlere serilmiştir.

Kaburgaları açlıktan birbirine geçmiş yaşlı köpek, kasabın kapısına mahmur bakışlarla bir göz attıktan sonra, yine öyle yalpalayarak köşeyi kıvrılır, top akasyanın gölgesine yatar.
  • Baskı Tarihi:
    2011
  • Sayfa Sayısı:
    211
  • ISBN:
    9789759953102
  • Yayınevi:
    Dergah Yayınları
  • Kitabın Türü:
sena nur 
21 Kas 2016 · Kitabı okudu · 4 günde · Puan vermedi

Bu kitap tam bir mustafa kutlu klasiği ,betimlemeler her zamanki gibi mükemmel. Kitap çok akıcı kendinizi mavi kuşun yolcusu gibi hissediyorsunuz, kitap mükemmel yanlız sonu hariç. Yinede herkesin okuması gereken bir kitap olduğunu düşünüyorum.

Selin 
15 Tem 2016 · Kitabı okudu · 3 günde · Beğendi · 8/10 puan

●Mustafa Kutlu ile tanışmış olduğum ilk kitap. Üslubu oldukça akıcı ve etkileyiciydi. Samimi bir dil kullanarak okuyucu kitabın içine daha çok çekmiş.
●Sonunda oldukça şaşırdım doğrusu. Hiç böyle bir sonu tahmin etmemiştim. Kitabı beğenmemdeki en büyük etken bu oldu.
●Kitaplığıma yeni bir yazar daha eklemiş olmaktan sevinç duyuyorum.

"Şimdi gülsün mü, ağlasın mı?
Hem gülsün, hem ağlasın.
Hayat budur işte..."


Aynen bu alıntı söz gibi ben de hem güldüm hem üzüldüm okurken ama daha çok gülmüştüm:)

Sonunda da uzun uzun düşünmüştüm.

Şeyma 
18 Ara 2016 · Kitabı okudu · 3 günde · Beğendi · 8/10 puan

Öncesinde Mustafa Kutlu kitaplarını okumuş biri olarak, bu eserde de şehrin gürültüsünden uzaklaşacağım güzel bir Anadolu hikâyesi okuyacağımı düşünerek kitabın sayfalarını çevirdim. Beklediğimin üstünde tatlı mı tatlı, hoş bir yolculuk hikâyesiyle ve birbirinden tuhaf karakterlerle tanıştım. Mavi Kuş isimli otobüsün taşradan şehirdeki istasyona yaptığı bir yolculuk ve otobüste yer alan yolcuların hayat hikâyeleri arasında buldum kendimi. Yazarın her kitabında olmazsa olmaz bir unsur olarak yer alan taşra betimlemeleri, Anadolu manzaraları bu eserde de okuyucuyu karşılıyor. Mustafa Kutlu çevrenin fiziksel özellikleri, ağaçları, dağı, tepesi, kahvesi hakkında betimlemeler yaparken karakterlerin yaşamöykülerini ayrıntısıyla anlatmayı da ihmâl etmemiş. Sayfaları ağır ağır çevirip Mavi Kuş'un içindeki boş koltuklardan birinde yolculuk ediyormuşum gibi hissederken, kitabın son birkaç sayfasına geldiğimde güzel bir rüyadan uyanmış hissine kapıldım. Şimdi kitap bittiği için diyeceksiniz fakat öyle değil sevgili okur. Mustafa Kutlu bu naif öyküye öyle bir son yazmış ki, sanki okuyucunun hevesi nasıl kursağında bırakılır diye düşünmüş taşınmış ve bu sonuca varmış. Beklemediğim, bu tuhaf finale rağmen Mavi Kuş'un içerisindeki kâh güzel, kâh yorucu, kâh ilginç yolculuğa eşlik ettiğim için mutluyum. İyi ki okumuşum dediğim kaliteli bir Mustafa Kutlu eseri. Tavsiyedir, okuyunuz. :)

Muhafazakar Lugat 
27 Ağu 2015 · Kitabı okudu · Beğendi · 10/10 puan

Mavi Kuş da Mustafa Kutlu’nun diğer kitapları gibi Dergâh Yayınları’ndan çıkmış bir eser. İlk baskısını 2002 yılının Eylül ayında yapmış. Ben 21. baskıdan okudum. Toplam 210 sayfadan oluşan kitabın kapak resmi de yazar tarafından çizilmiş.
İsminden yola çıkarak içerisinde mavi renkli bir kuştan bahsedildiğini düşünüyorsanız yanılıyorsunuz. Mavi kuş kitap kapağında resmedilen otobüsün ismi. Mavi renkli otobüsün ön kapısında beyaz bir kuş resmi var altında da “Mavi Kuş” yazısı. İşte otobüsün ismi de buradan geliyor. Mustafa Kutlu ilk bölümde adeta okuyucuyu elinden tutarak Mavi Kuş’un kasabasını gezdirerek tanıtır. Kasaba meydanına bakan tüm dükkanları tek tek gezdirir. Bu gezinti esnasında okuyucuyu hem gülümsetir hem düşündürür. Mesela şişman kıllı kasabın dükkanda keman çalması şaşırtıcıdır, ya da kuyumcu Nazım Efendi’nin kasabın çırağını elinde kelle ile kapıda gördüğünde korkması merak uyandırıcı, Aynalı Lokanta’dan bahsedişi de çok derindir aslında, düşündürücü.

Fadime 
03 Ara 2016 · Kitabı okudu · 1 günde · Beğendi · 10/10 puan

Bir araba içindeki yaşananları sürükleyici bir şekilde nasıl anlatır bir insan demeyin. Sürükleyici akıcı merakla okunacak o eseri Mustafa Kutlu yapmış işte somut bir şekilde. Ve son sayfalar şaşıp kalacağınız o son sayfalar.... Neyse ben sonunu anlatıp da heyecanınızı kaçırmayayım. Şiddetle okumanızı öneriyorum şiddetle :) :) :)

Salih Çermik 
10 Oca 16:55 · Kitabı okudu · Beğendi · 10/10 puan

Sanki ben de hikâyenin içindeyim ve sessizce oturup Mustafa Kutlu'nun tasvirlerini seyrediyorum. Kâh kahramanlarla beraber yaşıyorum olayları kâh Mustafa Kutlu'nun kahramanlarla konuşmasına tebessüm ediyorum. Bu kadar mı sadelik olur, bu kadar mı incelik olur, bu kadar mı bizden olur. Mutlaka ama mutlaka okuyun.

nt 
07 Oca 23:38 · Kitabı okudu · 2 günde · Beğendi · 8/10 puan

Başlangıçta neyin ne olduğunu anlamakta güçlük çektiğiniz tavirlerle yoğunlaştırılmış bir anlatım var. Daha sonra bu hikayeye kendinizi kaptırıyor ve bu otobüs yolculuğunun bir parçası olup yolcu koltuğuna oturuyorsunuz. Birbirinden alakasız birçok yolcunun hikayesine tanıklık ederken kah gülüyor kah bu kadar da olmaz diyorsunuz. Sıcak,içten,yalın ve sonu sürprizli bir hikaye.

samet öztrk 
12 Şub 2016 · Kitabı okudu · 6 günde · Beğendi · 7/10 puan

mustafa kutlunun okuyucu olay örgüsüne dahil eden güzel kaleminden güzel bir hikaye olmuş.ama sonu beklediğim kadar guzel olmadi..

Sevde Nur çakıcı 
03 Şub 2016 · Kitabı okudu · Beğendi · 8/10 puan

okurken dışınızdan gülebileceğiniz bir kitap,köy hayatıyla şehir hayatını çaktırmadan harmanlanmış bir kitap

Kitaptan 40 Alıntı

mavera 
11 Tem 2016 · Kitabı okudu · Puan vermedi

Unutmak olmazsa insanoğlu nasıl yaşardı bunca acı ortasında.
Ya hatırlamak!..
Evet, o da var. Ömür böyle geçiyor işte; kâh unutup kâh hatırlayarak..

Mavi Kuş, Mustafa Kutlu (Sayfa 146)Mavi Kuş, Mustafa Kutlu (Sayfa 146)
Mâsiva 
01 Nis 2016 · Kitabı okudu · Puan vermedi

-Ölümün gölgesinden bir an öce uzaklaşmalı.
-Mümkün mü bu?
-Evet mümkün.
-Nasıl ?
-Unutarak!
-Unutarak mı?
-Elbette... Unutmak olmasa insanoğlu nasıl yaşardı buna acı ortasında.
-Ya hatırlamak!..
-Evet, o da var. Ömür böyle geçiyor işte;kâh unutup kâh hatırlayarak.

Mavi Kuş, Mustafa KutluMavi Kuş, Mustafa Kutlu
Mâsiva 
30 Mar 2016 · Kitabı okudu · Puan vermedi

-Hey be...İkimiz bir olunca...Neler yaparız,neler...Para kazanırız... Tatlı yeriz,vapura bineriz.
-Sen ne bilirsin vapuru be!..
-Resmini gördüm Erol,valla, gazetede

Mavi Kuş, Mustafa KutluMavi Kuş, Mustafa Kutlu
Mâsiva 
31 Mar 2016 · Kitabı okudu · Puan vermedi

-Ben bir bibliyoman idim Murat bey.
-Bibliyoman?
-Evet.Türkçesi kitap hastası,kitap sever.

Mavi Kuş, Mustafa KutluMavi Kuş, Mustafa Kutlu
ESRA 
 14 Oca 16:38 · Kitabı okudu

-Zaman... Saat.. Buralarda saat zamanı bölmez hanımefendi.Yekpare bir zaman var bu iklimde.
Hani Tanpınar ne diyordu:

....Ne içindeyim zamanın
Ne de büsbütün dışında
Yekpâre geniş bir ânın
Parçalanmaz akışında.

Mavi Kuş, Mustafa Kutlu (Sayfa 59 - Dergah)Mavi Kuş, Mustafa Kutlu (Sayfa 59 - Dergah)
4 /