Meleğin Oyunu

9,0/10  (5 Oy) · 
7 okunma  · 
5 beğeni  · 
359 gösterim
İspanya'da Don Quixote'tan Sonra En Çok Satan Rüzgarın Gölgesi Yazarından,

Uluslararası Besteller Listelerinde 1 Numara Olan Yeni Bir Kitap Daha....

Barselona'da berbat bir pansiyonda yaşamakta olan genç David Martín, gecelerini, yaşadığı kentin yeraltı dünyası hakkında öyküler yazarak geçirmektedir. Takma bir isimle yazdığı polisiye romanlar ve öykülerle hayatını kazanan David'in günün birinde, önünden geçmekte olduğu eski bir ev, nedenini bilmediği bir içgüdüyle ilgisini çeker ve David kısa bir süre sonra bu eve yerleşir. David'in kilitli bir odada bulduğu fotoğraflar ve mektuplar evin bir önceki sahibinin esrarengiz ölümüne ışık tutmaktadır. Genç yazarın içinde yaşadığı evin gizemlerle dolu öyküsü zaman içinde etkili bir zehir gibi kemiklerine kadar işler. Genç yazar bir gün, Andreas Corelli adındaki esrarengiz bir yayıncıdan bir mektup alır. Adam, ona müthiş bir teklif yapmaktadır. Ondan, o güne dek benzeri olmayan, kalpleri ve akılları yerinden hoplatacak güçlü bir roman yazmasını ister. David çalışmaya başladığı zaman, romanı ile yaşadığı evi saran gölgeler arasında bir bağ olduğunu fark eder...
(Tanıtım Bülteninden)
  • Baskı Tarihi:
    Haziran 2010
  • Sayfa Sayısı:
    512
  • ISBN:
    9789752112346
  • Orijinal Adı:
    The Angel's Game
  • Çeviri:
    Esat Ören
  • Yayınevi:
    Altın Kitaplar
  • Kitabın Türü:
Sevgi Sertel 
03 Kas 23:29, Kitabı okudu, 12 günde, Beğendi, 9/10 puan

Ve yazarın ikinci kitabı “ Meleğin Oyunu” da bitti. İlk kitabı Rüzgarın Gölgesi de çok başarılıydı ancak bu ondan da şahane. Daha ilk satırlarda kitap beni direk içine hapsetti.

Rüzgarın Gölgesi'nde olduğu gibi yine Barcelona şehri.
Ana karakterimiz yine bir yazar olan David Martin. Ucuz, dökük bir Otelde sefil bir hayat yaşar. Şehrin ileri gelenlerinden Paul Vidal'ın yıllar önce sorumlusu olduğu bir olaydan dolayı suçluluk duygusu ile Martini kanatları altına alır ve bir Yayıncıya onun yazdığı hikayelerden bahseder. Böylelikle Martinin yazarlık hayatı başlar.

Yıllarca beğenerek önünden geçtiği, ve hep ilgisini çeken ancak kimsenin taşınmadığı, lanetli olduğu inanılan bu sırlarla dolu olan Kuleli eve taşınması ile asıl hikayemiz başlar.
Sevdiği kız Christina'nın desteği ile daha sonra iki roman yazar: Vefa borcu olduğunu düşündüğü romanının Paul Vidal imzasıyla yayınlanmasını sağlar, diğeri ise kendi ismiyle yayınlanır. Vidal ismiyle yayınlanan Romana övgüler yağdırılırken kendi adıyla çıkan ise yerin dibine batırılır.
Martin, esrarengiz yayıncı Andreas Corelli den bir kitap yazması için bir teklf alır, kitabı yazmak istemese de, kendisine ödenen yüksek bedelden sonra yazmayı kabul eder. Corelli, Martin'den yeni bir din için bir manifesto, bir kutsal kitap yazmasını ister...
Bir taraftan kitabını yazarken, diğer yandan evin geçmiş hikayesini araştırmaya başlar... Ancak bu araştırmayı yaparken, kendisini nelerin beklediğinden habersizdir.
Yazar yine roman içinde roman yazmış :)

Kitabın finaline doğru yazarımız süper ters köşelerle kafamı allak bullak etmeyi başardı. Herşeyin açıklandığı bir final yerine, gizemlerle örülmüş bir sonla bitiyor kitabımız :)
İkinci kitap da da Sempere ailesinin olması ve 'Unutulmuş Kitaplar Mezarlığı'nı tekrar ziyaret etmek çok keyifli oldu.
Ben çok beğenerek okudum, herkese tavsiye ediyorum...

Ümit güder 
22 Ara 2015, Kitabı okudu, Beğendi, 8/10 puan

Rüzgarın gölgesinden sonra okuduğum ikinci kitabın yazarın daha duygusal

Kitaptan 2 Alıntı

Cok dostu olduğunu söyleyen insanlara güvenmem. Kimseyi doğru dürüst tanımadıklarının belirtisidir.

Meleğin Oyunu, Carlos Ruiz ZafonMeleğin Oyunu, Carlos Ruiz Zafon

"Kırık kalpler hakkında en iyi şey nedir bilir misin? " diye sordu Eulalia.
"Hayır"
"Sadece bir kere kırılırlar o kadar. Ondan sonra sadece çizikler olur."

Meleğin Oyunu, Carlos Ruiz ZafonMeleğin Oyunu, Carlos Ruiz Zafon