Meleklerin Gazabı Ballantyne Serisi 3. Kitap

8,5/10  (2 Oy) · 
15 okunma  · 
3 beğeni  · 
793 gösterim
Toprağın yüzlerce metre derinliğindeki madenlerde canları pahasına çalışanlar buraya yalnızca para hırsıyla sürüklenmemişlerdir. Çünkü onlar mağrur ve savaşçı bir ulusun çocuklarıydı.
Bilinmeyenlerle dolu vahşi bir kıtaya dalıp, yeni bir sömürge kuran bir avuç İngiliz de yalnızca maceranın çağrısına uyup gelmemişti bu topraklara...
 Wilbur Smith bu romanında Afrika'nın sıcak, kavgalara gebe topraklarında iki ailenin kan davasına dönüşen çatışmasını anlatırken, ardında iki ulusun bitmeyen, amansız mücadelesini sergiliyor.
 (Arka Kapak)
  • Baskı Tarihi:
    1999
  • Sayfa Sayısı:
    400
  • ISBN:
    9789754058734
  • Çeviri:
    Melek Kaya
  • Yayınevi:
    Altın Kitaplar
  • Kitabın Türü:
Sabit NA 
12 Kas 2015, Kitabı okudu, 1 günde, Beğendi, 10/10 puan

Afrika yaşamı ve yakın tarihiyle ilgilenenlerin mutlaka okuması gereken bir kitap. 2. kısımdaki fazlaca tasvir ve uzun anlatım kitabın sonlarına doğru sıkıcı gelebilir.

Kitaptan 1 Alıntı

Tolga Önver 
05 Mar 2015, Kitabı okudu, Beğendi, Puan vermedi

Ralph ile Zouga ürkek bir hayranlıkla bakıyorlardı deliğe.
Zouga, «Eski zamanlarda madenlerde köle çocuklarını ya da Buşmenieri çalıştırdıklarını söylerler,» dedi.
«Altın damarının orada olup olmadığını öğrenmemiz gerek. Ama hiçbir yetişkin...» Ralph sustu, baba oğul birbirlerinin yüzüne baktılar, sonra ikisi birden Jan Cheroot'a döndüler.
«Asla!» dedi ufak tefek Hotento. «Ben yaşlı ve hasta bir insanım. Asla! Öldürseniz bile girmem oraya!»
Ralph çantasında bir mum parçası buldu. Zouga atları bağlamak için kullandıkları üç kangal ipi birbirlerine ekledi. Jan Cheroot da onların bu hazırlıklarını idama mahkûm bir insanın darağaçının kurulmasına bakarmış gibi seyrediyordu.
«Doğduğum günden bu yana geçen yirmi dokuz yıl içinde bana cesaretinden söz edersin,» diye Ralph kolunu Jan Cheroot'un omuzlarına atıp adamcağızı maden ağzına doğru sürükledi.
«Belki de biraz abartmalı konuşmuşumdur.»
Zouga yaşlı karaderilinin koltukaltlarından geçirdi ipi, beline
de bir çanta bağladı.
«Vahşilerle savaşan, fil ve aslan avlayan sen... bu küçücük delikten mi korkacaksın? İçerde ne olabilir ki? Bir iki yılan, biraz karanlık, birkaç hayalet... hepsi o kadar.»
Jan Cheroot, «Belki de çok abartmalı konuşmuş olabilirim,» <liye kısık sesle fısıldadı.
«Sen korkak mısın yoksa, Jan Cheroot?» «Evet!» diye Jan Cheroot başını salladı. «Korkağım elbette, burası da korkaklara göre bir yer değil.»
Ralph, adamın oltaya takılmış bir balık gibi çırpınmasına aldırmadan yakaladığı gibi kuyuya indirdi.

Meleklerin Gazabı, Wilbur Smith (Sayfa 15)Meleklerin Gazabı, Wilbur Smith (Sayfa 15)