Memleket Hikayeleri

7,4/10  (46 Oy) · 
308 okunma  · 
30 beğeni  · 
1.804 gösterim
Memleket Hikâyeleri Türk edebiyatında Anadolu'nun en hakiki hikâyeleridir. Anadolu Memleket Hikâyeleri'nde bütün gerçek varlığı ve iç dünyasıyla karşımıza getirilmiştir.
- Nihad Sami Banarlı-

Geniş ününü mizah ve siyasal yergi yazılarıyla sağlayan Refik Halid'in mizah yazıları gibi hikâyeleri de edebiyatımızın bu alanında bir aşama olmuştur. O zamana kadar İstanbul sınırları
dışına çıkamayan Türk hikâyesini Anadolu'ya yöneltmekle hikâyeciliğimize yeni bir ufuk açmış, yeni bir soluk getirmiştir.
- Cevdet Kudret, Türk Edebiyatında Hikâye ve Roman
Refik Halid'in anlattığı olaylar bütünüyle yaşadığı dönemin olaylarıdır. Memleket Hikâyeleri ile Gurbet Hikâyeleri'nde canlandırılan kişilerin çoğu adeta canlıdır. Bütün bu yönleriyle Halide Edip onun "yalnız Türk edebiyatının değil, Rus ve Amerikan edebiyatlarından sonra, hikâyecilikte cihan ölçüsünde ön planda bir yer işgal edebilecek bir hikâyecimiz" olduğunu belirtir.
- Tanzimat'tan Bugüne Edebiyatçılar Ansiklopedisi-
(Tanıtım Bülteninden)
  • Baskı Tarihi:
    2011
  • Sayfa Sayısı:
    183
  • ISBN:
    975-10-0106-4
  • Yayınevi:
    İnkılap
  • Kitabın Türü:
Muhammed Y. Altun 
 16 Haz 13:39, Kitabı okudu, 1 günde, 8/10 puan

Kitapta on sekiz tane hikaye var ve bir tanesi hariç hepsi Cumhuriyet öncesine ait. Genel olarak, çökmek üzere olan devletin yoksul insanlarının hayatına yer verilmiş. Bazen Anadolu'nun küçük bir beldesinde bazen de İstanbul, Bursa gibi şehirlerde geçiyor hikayeler. Bu nedenle de farklı değerler üzerine kurulmuş farklı sosyal yapılar ve yerli tipler görüyoruz. Kitaptaki doğal üsluptan, gerçekçi ve akıcı dilden olsa gerek kendimi her hikayenin sonunda hikayenin yaşandığı yerin toplumsal değerleriyle bugün arasında bağlantı kurmaya çalışırken buluyordum. Yani ki hem Anadolu'nun yaklaşık yüz yıl önceki halini gösteren hem de bugünü düşünme isteği uyandıran güzel bir eser.

Birsen Ergün 
02 Ağu 2015, Kitabı okudu, Puan vermedi

Refik Halid, muhalif bir yazar. Asıl kendini ifade ettiği alan gazetecilik. Kirpi takma adıyla Ittihad ve Terakki döneminde yazdığı sivri dilli, ağır eleştirileri sebebiyle iki yıl Anadolu'ya sürgüne gönderilir. Sinop, Ankara gibi farklı şehirlerde kalır. İşte bu sürgündeki sürecinde kaleme aldığı hikâyeler Memleket Hikâyeleri adıyla kitap haline getirilmiştir. Refik Halid, sade bir Türkçe ile yazar eserlerini elbette dönemini göz önünde bulundurmak lazım. Inceden inceye kirpiliğini yapmıştır yine de.

Öznur 
15 May 2015, Kitabı okudu, 5/10 puan

Bitmesi ve yarım kalmaması için hızlı bir şekilde okuduğum kitaplardandı.Olaylar gerçek yaşanmış.Ama gerçekten çok sıkılarak okudum.Yazarın diğer kitaplarını da okumayı düşünüyordum bu kitabı okuduktan sonra vazgeçtim.Ben şahsen tavsiye etmiyorum bu kitabı.

Troublemaker 
30 Eyl 22:12, Kitabı okudu, 20 günde, Beğendi, Puan vermedi

1919 yolları civarlarında meydana gelmiş türkiye'nin savaş zamanlarında ücra köylerinde yaşayan insanların hayatlarını anlatan 20 ye yakın hikâyeden oluşan bir kitap. Güzel bi kitap aslında ama sonlarına doğru sıkılmaya başladım. Hemen bitsin diye okudum sonlarını ama onun dışında güzeldi. Okumak isteyenlere tavsiye ederim.

Şule Yıldırım 
27 Şub 18:34, Kitabı okudu, 24 günde, 5/10 puan

Kitabın ilk kısımları çok dikkat çekici ve güzel olsa da son kısımları insanı sıkmaya başlıyor son kısımları okurken çok sıkıldım bir türlü bitmedi ama okumanızı kesinlikle isterim belki son kısımları sizleri benim kadar sıkmaz

vurkan i 
29 Kas 2015, Kitabı okudu, Puan vermedi

Yazarın buram buram memleket kokan hikayeleri.İnsanların birbirlerine zulümleri, acımasızlıkları.Yönetimdeki kişilerin acizlikleri vb vb

Arif ARSLAN 
06 May 20:59, Kitabı okudu, 31 günde, 4/10 puan

kitabı okudum ama fazla güzel değildi. Bana fazla sürükleyici gelmedi. Kitabı okulda verilen bir ödev yüzünden okudum. Sizde okuyun . Ben beğenmedim ama siz beğenebilirsiniz.

Kitaptan 4 Alıntı

Metin Özdemir 
26 Ağu 22:17, Kitabı okudu, Beğendi, 7/10 puan

Bütün ömürlerini netice vermiyen davalar arkasında büyük ümitlerle koşa didişe geçirip nihayet umduklarını bulamadan meyus yıkılıp ölen adamlar gibi buraya nihayet tırmananlar da hiç şüphesiz arayıp beklediklerini bulamamaktan ileri gelme bir kederle düşüp kalmışlardı.

Memleket Hikayeleri, Refik Halid Karay (Sayfa 8)Memleket Hikayeleri, Refik Halid Karay (Sayfa 8)
Metin Özdemir 
26 Ağu 22:53, Kitabı okudu, Beğendi, 7/10 puan

İlle Çiçek Emine eve geleli Mustafa büsbütün çökmüştü; arasırâ sol dizine bir ağrı
giriyor, ayağının parmaği filizlenmeye başlamış, yamrı yumru bir patates gibi şişiyordu. Haftalarca yattığı, inlediği oluyordu.
Hediye götürdüğü memurların zoruyla kendisini muayene eden doktor :
-Biraz nefsini yen be adam, gürleyip gideceksin ! .. Diyordu. Lâkin Hacı Mustafa «Atın ölümü arpadan olsun beyim, öyle de
gözümüzü yumacağız, böyle de. Aldırma sen!» Cevabıyle reçeteleri sarığının arasına sıkıştırıyor, eczahaneye adımını atmıyordu.

Memleket Hikayeleri, Refik Halid Karay (Sayfa 55)Memleket Hikayeleri, Refik Halid Karay (Sayfa 55)
Metin Özdemir 
 26 Ağu 22:44, Kitabı okudu, Beğendi, 7/10 puan

Zevk, safa bu adamları bir deniz gibi, gırtlaklarına kadar sarmıştı, içinde rahat, sakin bir balık hayatı geçiriyorlar, dünya ile meşgul olmuyorlardı. Ertesi günden itibaren daha ciddi daha azimli görünme, bu bayağı duygulu, âdi ömürlü adamlara daha sert daha kaba muamele etmek karariyle yumrukları kısılı, yüreği kinli, tekrar uyudu...

Memleket Hikayeleri, Refik Halid Karay (Sayfa 42)Memleket Hikayeleri, Refik Halid Karay (Sayfa 42)
Metin Özdemir 
26 Ağu 23:02, Kitabı okudu, Beğendi, 7/10 puan

Belki «Şehriban» kadar «Fadik »kadar oyunda hünerli değildi. Fakat sesi kulaklara değil, doğru yüreğe çarpar; yüreğe işlerdi. Saz ve oyun başladı. Ağır, uyutucu bir havaya uydurulmuş yayık şiveli bir mânasız türkü, kasabanın en seçme türküsü, şimdi bu ahırın, tozlu bir eşya gibi oynatıldıkça insanın nefesini tıkayan kirli havasını sarıyordusarıyordu.

Gezi bağlarında bir top gülüm var
Hey Allah'tan korkmaz sana bana ölüm var...

Bu memlekette de öyle pek oynak, pek değişik fıkır fıkır oyun makbul değildi. Temkinli, ağır hareketler hoş görülüyor, daha tesiryapıyordu. Yalnız boğuk, kaba sesli ziller bu tembel saz ve tembel oyun içinde bir elektrik cereyanına tutulmuş gibi mütemadiyen
çırpınır, çınlardı. Sari Bal'ın zilleri, her çingeneninkinden daha kıvrak, daha kahkahalı aksediyordu; zira altındandı. Tahmisoğlu Feyzi ona sade altın zil değil, inci işlemeli, sim telli ne de fistanlar yaptırmıştı... Zavallı delikanlı parayı yeyip bitirince Reji kolcusu (tütün tekeli bekçisi) yazılmış ve Çerkezlerle olan bir kavgada belkemiğinden vurularak tam yedi sene kötürüm yaşamış, sonra verem imdadına yetişip kurtulmuştu.

Memleket Hikayeleri, Refik Halid Karay (Sayfa 74)Memleket Hikayeleri, Refik Halid Karay (Sayfa 74)