Menekşeler Atlar Oburlar

7,5/10  (4 Oy) · 
9 okunma  · 
4 beğeni  · 
419 gösterim
İlk gençliğimi düşle gerçek arasındaki çizgide geçirdim ben. Yanılsamayla yüz yüze gelmeden yaşayanlar ve bu yüzden yaşamlarını kendilerine ait bir şeymiş gibi hissedenler bu çizginin varlığından habersizdir. Çünkü bu çizgi düşle gerçeği birbirinden ayırmakla kalmaz, aynı zamanda onları birbirine bağlar. Bir şey yaşarsınız ama aslında yaşadığınız başka bir şeydir. Hıçkırarak ağlarsınız ama aslında kahkahalar atmışsınızdır. Sevgi, mutluluk, zafer, hepsi birer yanılsamadır. Yaşam kurgudur, gerçek düştür. Yalnızca inancınızla biçimlenen bir avuç hamur. Neye inanıyorsanız, gerçek odur.

İzmir yakınlarındaki küçük bir kasabada yaşayan varlıklı bir ailenin tek çocuğudur Hüseyin. Malların ve çiftliğin yönetimini yüklenen amcası, geleneklere uymayıp meyhane işletmeyi seçen babası, menekşe kokulu annesi, çiftlikteki sevgili atları, yengesi, halaları ve komşu kadınlar arasında büyür. Ancak hep mutluluk içinde geçmez kasaba hayatı. Babasını küçük yaşta kaybeder. Okulda ise sorunlu bir öğrencidir, yine de kazanır üniversiteyi. Kişiliğindeki bölünmeler o yıllarda başlar. Ve bir Cumartesi günü bütün yaşam öyküsü değişir; her şey tersine dönmüş, birbirine geçmiş, ortada kendisinin figüran olduğu bir oyun kalmıştır. Yakın tarihin yaşanmış siyasi olaylarına yapılan göndermelerle dokunmuş Menekşeler Atlar Oburlar, bir düş kırıklığının, boşa geçen, kaybedilmiş bir hayatın romanı.
(Tanıtım Bülteninden)
  • Baskı Tarihi:
    Mart 2012
  • Sayfa Sayısı:
    208
  • ISBN:
    9786055340285
  • Yayınevi:
    Kırmızı Kedi Yayınevi
  • Kitabın Türü:

Okuduğum sırada Hüsnü Arkan'ın şarkılarını severek dinlediğim Ezgi'nin Günlüğü grubunun solisti olduğunu bilmeden okudum. 12 Eylül olaylarını ve o dönemde yaşanılan zorlukları anlatan bu kitabı okuduktan sonra yazarı araştırdım ve çok şaşırmıştım. 4 roman ve 1 de şiir kitabı olan Hüsnü Arkan'ın diğer kitaplarını okumadım fakat bu kitabının da en az sesi kadar güzel olduğunu düşünmüştüm.

Kitap ve Kahve Gezegeni 
11 May 22:35, Kitabı okudu, 6 günde, Beğendi, 7/10 puan

Ezginin günlüğü müzik grubunun solisti olan Hüsnü Arkan ın kitap yazdığını öğrenince bir kitabını alıp okumak istedim.
Menekşe kokan bir anne, kendini atlarla kıyaslayan bir adam, obur bir amca... İzmir yakınlarındaki küçük bir kasabada yaşayan varlıklı bir ailenin tek çocuğudur Hüseyin. Çocukluğu babasının meyhanesinde geçerken, birgün babasının ölüm haberini alır. Amcası geleneklere aykırı diyerek meyhaneyi kapatır. Babasının ölümünden sonra hayat mutlulukla geçmez. Okulda sorunlu bir öğrenci olmasına rağmen ziraat mühendisliğini kazanır. İlk seneler okul hiç yolunda gitmez ve kişilik bölünmeleri başlar. Kendini tedavi edip okulu bitirir ve çiftliğe amcasının yanına geri döner. Hayali babası gibi meyhane açmaktır. Amcasının karşı çıkmalarına karşılık bir anlaşma yapar ve çiftlikte kalır. Anlaşma süresi bittikten sonra kendisi için hazırlanan oyunlardan habersiz İzmir e meyhane açmaya gider. Kitapta İzmir sokaklarının yanı sıra yakın tarihin yaşanmış siyasi olaylarına da değinilmiş. Kitapla ilgili şahsi yorumuma gelecek olursak; yazar kitabı kahramanımızın iç sesiyle yazmış gibi. Olayların yanında duygu tahlilleride mevcut. Başta, olayların sonundan biraz bahsedip hikayenin başından anlatılmaya başlanmış bir film tadındaydı.

Kitaptan 1 Alıntı

Meyhanede oturuyorduk kapı açıktı. Karanlık, az önce, sokağın köşesindeki İtalyan kilisesinden çıkmıştı. Sokak lambalarını ellerinden tutup Kordon'a yürümüştü. Biz meyhanedekiler, hep birlikte arkalarından bakıyorduk. Kordon'da, karanlığın ve lambaların banklara oturduğunu, sessizlik denen kabuklu yemişi yiyip çöplerini körfeze attıklarını görür gibiydik.

Menekşeler Atlar Oburlar, Hüsnü Arkan (Sayfa 20)Menekşeler Atlar Oburlar, Hüsnü Arkan (Sayfa 20)