8,0/10  (2 Oy) · 
10 okunma  · 
1 beğeni  · 
513 gösterim
Panait Istrati romanlarında çoğunlukla yolculuklarını anlatır. Fakat gezdiği ülkeler değil, tanıdığı insanlar ön plandadır. Yapıtları kendi yaşamıyla bütün insan kardeşlerinin çektiklerinin son derece içten, dürüst, gösterişsiz karışımıyla oluşturulmuş; bir bakıma Balkanlar'da yazılmış "Memleketimden İnsan Manzaraları"dır. Pek çok dilde okunan, sevilen bir yazar oluşu da bunu doğruluyor gibidir. Mihail, Istrati'nin diğer kitapları gibi Balkanlar'ı mekân seçmiştir. Tuna Nehri kıyısındaki İbrail'de herkesten farklı, yaşantısını sevgi üzerine inşa eden Adrien, fırında çalışan Mihail ile tanışır. Mihail farklıdır. Fransızca kitaplar okur, altı yedi dil konuşur. Ancak herkese karşı mesafelidir. Kolay kolay insanların ona yaklaşmasına izin vermez ama yine de her zaman hayatın içinde, sokaklardadır. Adrien ve Mihail sanat, edebiyat, yaşam ve insan üzerine sürdürdükleri sohbetler sırasında birbirlerine arkadaşlığın sarsılmaz sevgisiyle bağlanırlar.
(Tanıtım Bülteninden)
  • Baskı Tarihi:
    Mayıs 2013
  • Sayfa Sayısı:
    180
  • ISBN:
    9786053608516
  • Çeviri:
    Bertan Onaran
  • Yayınevi:
    İş Bankası Kültür Yayınları
  • Kitabın Türü:
Halil Yavuz KAYA 
11 May 2015 · Kitabı okudu · Puan vermedi

Bu kitap Panait Israti nin "Arkadaş" adlı kitabı ile aynı yayın evlerinin isimlerini vermeyeceğim. biri Mihail diğeri Arkadaş olarak yayımlamışlardır. o bakımdan yorum bu kadar olacak... Asıl olan yorum bu davranış ve yaklaşım tarzı hususunda olmalı...

Kitaptan 6 Alıntı

Hasan Gct 
21 Kas 2016 · Kitabı okudu · 7/10 puan

Sıradan insanlar, iki yoldan birini seçmesini istiyorlardı: Ya istasyon şefinin oğlu gibi yapıp "avukat olmak için" okumalı, ya da sürüde kalıp çalışmalı, evlenmeli, çocuk yapmalı ve ölmeliydi. Başka yolu yoktu.

Mihail, Panait Istrati (Sayfa 13)Mihail, Panait Istrati (Sayfa 13)
Hasan Gct 
21 Kas 2016 · Kitabı okudu · 7/10 puan

"Yaşamda iyi bir yer edinmek mi? Neden? Ensesi kalın bir işveren, bir tüccar olmak için mi yaşayacağım yani? Pek, yalnızca rahatlık ve para sıkıntısı çekmemek mi önemli olan? Bu zavallı insanlar ve sen, bütün yaşamımı, bütün günlerimi, bütün saatlerimi nasıl servet yapılacağını öğrenmeye harcamamı ve sonunda zengin olmamı isterdiniz. O zaman, beni daha çok sayardınız... Ama ben bu saygınlığı istemediğimi söylüyorum sizlere ve zenginlik, hiç de umurumda değil... Bu varlıklı kişilerin yoksul yaşamlarını kendi gözlerimle görüyor; nasıl yaşadıklarını, neleri sevdiklerini, neye tutulduklarını biliyorum. Onlara hiç de imrenmiyorum! Dünyaları verseler, duygularımı onlarınkiyle değişmem. İnsan değil solucan onlar. Yaşamın büyüklüğünden haberleri bile yok..."

Mihail, Panait Istrati (Sayfa 10)Mihail, Panait Istrati (Sayfa 10)

Malını akrabalığından başka bir niteliği olmayan akrabalarla paylaşmak, ya da bir kadına sırf kadın olduğu için varını yoğunu yedirtmek; söyler misiniz bana sadakalarını kendi kendilerine veren bu insanlarla benim ne yakınlığım olabilir? Hayır! Hayatımda mevki sahibi olmaya hak kazanacak tek yaratık, dostluk yüzünden bütün varlığını bana verecek ve benim de bütün varlığımla kendisine bağlanacağım insan olacaktır. Gerisi beni ilgilendirmez.

Mihail, Panait IstratiMihail, Panait Istrati

Hayatta iyi bir mevki sahibi olmak mı? Amma da iş! Sırf büyük bir patron, büyük bir tüccar olmak amacıyla yaşamak ha? Rahatlıktan, maddi refahtan başka aranacak şey yok mu? Bütün saatlerimi, bütün günlerimi, bütün ömrümü zengin olma yollarını aramakla geçireyim, sonunda da zengin olayım o zaman sen, bir de şu biçareler, beni takdir edeceksiniz... Ama, sana bir şey söyleyeyim mi, ben bu takdire metelik vermem, zengin olmaya da hiç heves ettiğim yok.
O zengin dedikleri adamların acınacak hayatları gözümün önünde, nasıl yaşadıklarını, neleri sevdiklerini, nelere düşkün olduklarını görüyorum... Onlar insan solucanlarıdır. Hayatın büyüklüğünden hiç ama hiçbir şey anlamazlar...

Mihail, Panait IstratiMihail, Panait Istrati
kübra ballı 
23 Ağu 2015 · Kitabı okudu · Beğendi · Puan vermedi

Ve bu onulmaz yara, dünyanın dört bir yanında, gece gündüz açılmaktadır: Çalışırken, dinlenirken, uyurken, gezip tozarken, şarkı söylerken ya da ağlarken. Onun keskin kılıcı hiç sektirmeden inip kalkar, dünya döndükçe de devam edecektir inip kalkmaya, çünkü kötülük yaşamın kendisindendir. Hiçbir şey gelmez ona karşı elimizden. Ne yapabiliriz, güzel güzel büyürken fırtınanın soyup soğana çevirdiği ağaç karşısında? Ne yapmalı?

Mihail, Panait Istrati (Sayfa 155)Mihail, Panait Istrati (Sayfa 155)
kübra ballı 
10 Ağu 2015 · Kitabı okudu · Beğendi · Puan vermedi

Kenar mahalle halkı için sürüden ayrılmak, yiğitlik taslamak demektir, buysa işlenecek suçların en ağırıdır.

Mihail, Panait IstratiMihail, Panait Istrati