Milenyum İnsanları

9,0/10  (1 Oy) · 
1 okunma  · 
0 beğeni  · 
378 gösterim
Ballard Milenyum İnsanları’nda yeni yüzyılı güvensizlik, kaygı, terör ve savaşlarla karşılayan modern insanın, çökmüş bir üst-orta sınıf banliyösünden yükselen çığlığına kulak kabartıyor. Sistemin temel değerlerini biçimlendirmiş bir sınıfın, güvenlikli sitelerde yaşayan, çocuklarını paralı okullarda okutan eğitimli insanların; doktor, mühendis, mimar ya da akademisyenlerden oluşan beyaz yakalıların büyük bir düş kırıklığı içinde çalkalanışının öyküsü bu. Modern yaşamın dayatmalarına ne maddi gücü yeten, ne manevi duyarlılığı elveren, öte yandan tüketim alışkanlıklarından vazgeçemeyen, kuşatıldıkları kalıplardan ve sınırlardan sağduyuyla sıyrılamayacak kadar sıkışmış, soğukkanlılığını yitirmiş bir aydın sınıfın trajikomik dalgalanmaları...

Londra’nın orta yerinde ayaklanan orta sınıf, şiddete yönelerek taşıdığı yurttaşlık sorumluluğunun yükünden ve tüketim toplumunun hapishanesinden kurtulmaya kalkışır. Böylece orta sınıfın devrimi başlar.

Yapıtlarında modern insanın karanlık iç dünyasında pervasızca gezinmeyi ve sapkınlıklarımızı acımasızca gözümüze sokmayı seven bir yazar var karşımızda. Süper Kent ve Kokain Geceleri’nde de altını çizdiği gibi, ümitsiz insanların, ümitsizce çareler arayıp durduğuna inanır Ballard.

“Öteki”ne yönelik öfke ve huzursuzlukla tüm sosyal dengeleri alaşağı olmuş bir dünyada çılgınlaşmak, delice içsel yolculukların içine kendini bırakmak, ne sevip ne de nefret edebildiğimiz Ballard “karşı-kahramanlarının” bulabildiği tek kurtuluştur. XX. yüzyılın sunduğu değerleri bilinçle reddetmek, sokaklardaki parkmetreleri kırmaktan, film kiralanan mağazaları kundaklamaya, az gelişmiş ülkelerde turizmden voleyi vuran şirketleri bombalamaya, hatta sokakta rastgele adam öldürmeye uzanan kontrol edilemez bir kopuşa sürüklenmek de olasıdır onlar için.

Yazarın bize sorduğuysa şudur: Bu bedeli onlarla paylaşırken, bir an için durup, kendimize dışardan bakabiliyor muyuz?

“XXI. yüzyılın ilk esaslı romanı.” N. Royle, Independant
  • Baskı Tarihi:
    2005
  • Sayfa Sayısı:
    288
  • ISBN:
    978-975-539-458-6
  • Orijinal Adı:
    Millenium People
  • Çeviri:
    Zeynep Çiftçi
  • Yayınevi:
    Ayrıntı Yayınları
  • Kitabın Türü:

Kitaptan 3 Alıntı

"Turizm büyük bir uyuşturucu. Devasa bir güven numarası ve insanlara yaşamlarında ilginç bir şey olduğu gibi tehlikeli fikirler veriyor. Var oluş biçimlerindeki her yükseliş aynı havaalanlarına ve tatil köylerine, aynı hindistancevizi ve ananaslı içki saçmalıklarına taşıyor insanları. Turistler esmer tenlerine ve parlayan dişlerine bakarak gülümsüyor ve mutlu olduklarını sanıyorlar. Ama yanık tenleri onların aslında kim olduklarını gizliyor; kafaları Amerikan çöplüğüyle dolu ücretli köleler. Seyahat XX. yüzyılın bize bıraktığı son fantezi; bir yerlere gitmenin kendimizi yeniden yapılandırmamızı sağlayacağına dair bir yanılsama."

Milenyum İnsanları, J. G. BallardMilenyum İnsanları, J. G. Ballard

"Polis şiddetinin, protestoculardan gelen direnişle değil, polisin kendi can sıkıntısıyla doğru orantılı olduğunu fark etmiştim."

Milenyum İnsanları, J. G. BallardMilenyum İnsanları, J. G. Ballard

"XX. yüzyıl yaptığımız her şeyi, düşünce biçimimizi şekillendiriyor. Onun için söyleyebileceğimiz çok az şey var. Savaşlar, soykırım gibi, dünyanın yarısı aç, diğer yarısı da kendi ölü zihinlerinde uyurgezer bir halde. Tüm şu hipermarketlerle ve kapılarla çevrelenmiş topluluklar."

Milenyum İnsanları, J. G. BallardMilenyum İnsanları, J. G. Ballard