Milyarlarca ve Milyarlarca Milenyum Eşiğinde Yaşam ve Ölüm Üzerine Düşünceler

8,8/10  (8 Oy) · 
20 okunma  · 
4 beğeni  · 
974 gösterim
Carl Sagan kariyerinin son kitabı Milyarlarca ve Milyarlarca'da hepimizin içinde yaşadığı evrene ilişkin temel konuları her zaman olduğu gibi hem aklıyla hem yüreğiyle ele alıyor. Konu ister insandaki avlanma içgüdüsü, ister çocukluğunun oyuncak trenindeki elektrik transformatörünün kokusu, isterse küresel ısınma ya da Mars'ta yaşam olsun... Kitaptaki denemeler evrenin uçsuz bucaksızlığında yol alırken, insan zihnini de araştırıyor. Çünkü Sagan'a göre gelecek yüzyıllarda karşılaşacağımız sorunları ancak bilimi ve duyguyu birleştirerek çözebiliriz.
(Tanıtım Yazısından)

Kitaptan 2 Alıntı

Dünya
İnsan soyunun 100 aileden oluşan bir köy halkı olarak düşünürsek, ailelerin 65'i okur yazar değil, 90'ı ingilizce konuşamıyor, 70'inin evinde su yok, 80 ailenin hiç bir üyesi uçağa binmemiş, yedi aile tüm toprakların % 60'ına sahip ve mevcut enerjinin %80'ini kullanıyor. 60 aileyse tüm toprağın %10'una sıkışmış durumda. Sadece bir ailenin üniversite öğrenimi görmüş bir üyesi var.

Milyarlarca ve Milyarlarca, Carl Sagan (Sayfa 164)Milyarlarca ve Milyarlarca, Carl Sagan (Sayfa 164)

Dünya'da yaşam dört milyar yıl "bakıcılar" olmadan da sorunsuz devam etmişti. Dünya'da yüz milyon yıl var olmuş trilobitler ve dinozorlar, bu zamanın sadece binde biri kadar bir süredir yaşayan bir türün kendini yeryüzündeki yaşamın koruyucusu olarak görevlendirmesine herhalde gülerlerdi. Çünkü asıl tehlike bu türün kendisidir. Bunu dinler de fark etmiştir ki, Dünya'yı insanlardan korumak için bakıcı insanlara ihtiyaç vardır.

Milyarlarca ve Milyarlarca, Carl SaganMilyarlarca ve Milyarlarca, Carl Sagan