Mor Mürekkep

8,3/10  (22 Oy) · 
97 okunma  · 
24 beğeni  · 
1.531 gösterim
Mor Mürekkep, birbirinden bağımsız konulardan bahseden ama bütünü dikkate alındığında ortak bir ruh etrafında öbeklenen denemelerden oluşuyor. Kimi zaman bir renk, kimi zaman bir kitap veya bir şahıs, kimi zaman da edebi bir sanattan hareketle farklı zaman ve duygusal iklimlerde kaleme alınan bu denemelerde her şeyden önce kıvrak ve akıcı bir Türkçe, bilgi dağarcığınızı zorlayan ve harekete geçiren bir birikimle karşılaşacaksınız. Mor Mürekkep’in çağrışımları okkasında duramayacak kadar zengin ve derin.
(Tanıtım Bülteni'nden)
  • Baskı Tarihi:
    Aralık 2004
  • Sayfa Sayısı:
    224
  • ISBN:
    9789753626880
  • Yayınevi:
    Timaş Yayınları
  • Kitabın Türü:
Muharrem Okumuş 
 25 Mar 12:54, Kitabı okudu, 12 günde, Beğendi, 10/10 puan

Nazan Bekiroğlu okumak onun dünyasına, satır aralarında misafir olmaktan da öte. Yüreğinize dokunacak o kadar söz, o kadar cümle ve o kadar noktalama dahi var ki sözcüklerin yüreğinize işlememesi için ayrıca çaba göstermeniz lazım. Anlatımı ise o kadar akıcı ve duru. Bu eserde başka eserlere sıkça çağrışımlarda ve atıflarda bulunması bu akıcılığı bir kaç noktada sekteye uğratabilir. Daha doğrusu eğer zaten okuyan biriyseniz her çağrışım ve atıfta, kitap içinde yeni bir kitap, Nazan Hoca'nın penceresinden nice yazarlar ve şairler beliriyor gözünüzde. Bu noktada daha fazla okumam gerektiği, yolun henüz çok başında olduğum itirafında da bulunmak istiyorum.

Herhangi bir kelimeden çok güzel ufuklara yelken açabileceğiniz bir eser. Yazar bazen size tembihlerde bulunurken, en çok da bir kıssa ile sizi kendinizle baş başa bırakıyor. Dahası kendinizden de öte bir dünyanın arayışı içersinde okuyorsunuz kitabı.

Deneme türünde, bir birinden bağımsız halde yazılmış gibi duran bölümlerden oluşsa da eser, kitabın seyri ilerledikçe bağımsız olan bölümlerin kelime kelime, ince ince bağlandığını fark ediyor, bir sonraki bölümü ayrı, apayrı heyecan ve merakla bekliyorsunuz.

Kendime dair, kitabı okuduktan sonra artık her kelimede, her harfte, her noktada ki noktalar kümesi tüm kelime ve harfler, değil bir mana binlerce mana arayışı içerinde olacağım kanısındayım. Bir “Nûn Masalı” ise şayet yazılanlar, bana dair olan da bir “Mim Masalı”dır kim bilir. Mim ile başlayıp, yine mim ile kendini tamamlayan ismimin yüklediği manadır benim de bir ömür, bir “muharrem” olarak, bir “yasak” olarak yaşayışım. Bundandır belki de benim kendime dokundukça cennetten kovulmak misali yalnızlık sürgünlerim, bundandır belki bana dokunanın ismimin manasından nasipdâr olması.

Okuyalım dostlar, kendimize, ismimize ve ömrümüze manalar yüklercesine. Yaşamakla birlikte ölümü de kabullenircesine okuyalım, okutalım.

İyi okumalar…

Lütfiye SOYLU 
01 Nis 2015, Kitabı okudu, 8/10 puan

Nazan Bekiroğlu'nun keyifli denemeleri.Daha sonra okuduğum kitaplarında hep bir "Mor Mürekkep" hissi arasam da nafile.Zirvede bırakmadığı iyi olmuş tabi de biz de garip bir okuruz bekliyoruz işte aynı tadı ya da aynı içtenliği mi demeliyim?Bilemedim şimdi.

Behzat POYRAZ 
16 Nis 17:26, Kitabı okudu, Beğendi, 8/10 puan

İlk okuduğumda bişey anlamadığım,ama daha sonra okudukça okuyasım geldi.aslında bu kitabı anlamak için nazanın dilini biraz tanımanız gerekiyo.kesinlikle tavsiye ederim.ama dediğim gibi biraz ağır.

mehmet tekiner 
30 Oca 2015, Kitabı okudu, 6/10 puan

Kitap güzel. Bazı yerlerde kelime oyunları çok iyi.
Ancak bazı yazıları okumadan atlamak zorunda kalıyor insan. Mesela "nakkaş"
Bekiroğlu'ndan daha üst seviye yazılar bekliyordum desem, küstahlık etmiş olur muyum?

Kitaptan 99 Alıntı

Meyrem KARADENİZ 
20 Eyl 15:18, Kitabı okudu, Beğendi, 8/10 puan

Kelimeler hayattan çıkıyor, hayat kelimelerden değil.

Mor Mürekkep, Nazan Bekiroğlu (Sayfa 13 - Timaş)Mor Mürekkep, Nazan Bekiroğlu (Sayfa 13 - Timaş)

Ziya Paşa diyor ya, insanın ihtiyacı bir lokma ekmek iken, bu keşmekeş-i derd-i ihtiyaç neden?

Mor Mürekkep, Nazan Bekiroğlu (Sayfa 209)Mor Mürekkep, Nazan Bekiroğlu (Sayfa 209)

Aşktan bahsettik, aşkı tanımıyorduk.Öldük, ölmüyorduk.Sadakatten söz ettik, sadakati bilmiyorduk.Sevdik, aslında sevmiyorduk. Aldık, veriyorduk; verdik, alıyorduk.Söz yerini buluyordu sadece, iyi düşüyordu, uygun.İçimiz bir hoş, ha bire büyüyorduk…

Söylemesek ölürdük.
İnanmadan söyledik, yine öldük.

Mor Mürekkep, Nazan BekiroğluMor Mürekkep, Nazan Bekiroğlu
Meyrem KARADENİZ 
25 Eyl 17:35, Kitabı okudu, Beğendi, 8/10 puan

Aynı sözcüklerle konuşuyoruz ama bir türlü aynı kavrama aynı mânâyı veremiyoruz.

Mor Mürekkep, Nazan Bekiroğlu (Sayfa 106 - Timaş)Mor Mürekkep, Nazan Bekiroğlu (Sayfa 106 - Timaş)

Neden yokluklarında bıraktıkları boşluk, varlıklarıyla doldurdukları yerden bunca geniş? Her defasında kendimizi de çoğaltarak ilâve ettiğimizden mi?

Mor Mürekkep, Nazan Bekiroğlu (Sayfa 214)Mor Mürekkep, Nazan Bekiroğlu (Sayfa 214)
Meyrem KARADENİZ 
05 Eki 14:26, Kitabı okudu, Beğendi, 8/10 puan

Mucize, kapılarını ancak kendisine inananlara açar.

Mor Mürekkep, Nazan Bekiroğlu (Sayfa 134 - Timaş)Mor Mürekkep, Nazan Bekiroğlu (Sayfa 134 - Timaş)

Verin kitaplarınızı sevdiklerinize, arkadaşlarınıza, dostlarınıza (satır altları çizili nüsha sizde kalsın.) Başlasın satır altlarını çizmeye. Sonra karşılaştırın sizdekiyle. En az dörtte dördü birbirini tutmuyorsa terk edin onu. Ya da izin verin o sizi terketsin.

Mor Mürekkep, Nazan Bekiroğlu (Sayfa 94)Mor Mürekkep, Nazan Bekiroğlu (Sayfa 94)

Bir "hâl içre olanın artık söze ihtiyacı mı olur? Hâller yeni, sözcükler eski mi? Öyleyse bütün lügatleri yakmalı ve yeni sözcükler bulmalı.

Mor Mürekkep, Nazan Bekiroğlu (Sayfa 198)Mor Mürekkep, Nazan Bekiroğlu (Sayfa 198)