Mujik

9,0/10  (3 Oy) · 
8 okunma  · 
2 beğeni  · 
438 gösterim
"Yakında büyük bir ucube yazmaya başlayacağım. Bir mujik tasviri yapacağım; eğitimli, mimar, düzenbaz, zeki, elbette yaşama tutkuyla bağlı olacak."

Maksim Gorki, 1899 yılında Anton Çehov'a yazdığı bir mektupta Mujik'in ortaya çıkışını böyle anlatıyordu. Gorki'nin bir taşra kentinde aydın olmanın nasıl bir şey olduğunu hassas bir gözle ve sert eleştiri gücüyle ele aldığı bu kısa roman tamamlanmadan kaldı fakat sürekli yeni projelerle halk yararına işler yapmaya çalışan Mimar Akim Andreyeviç Şebuyev portresi adım adım devrime yaklaşan Rusya'da ortaya çıkan insanın habercisi oldu.
(Tanıtım Bülteninden)
  • Baskı Tarihi:
    Mart 2014
  • Sayfa Sayısı:
    168
  • ISBN:
    9789750719684
  • Çeviri:
    Mehmet Özgül
  • Yayınevi:
    Can Yayınları
  • Kitabın Türü:
Arda Çolakoğlu 
16 Eyl 22:02, Kitabı okudu, 3 günde, 8/10 puan

Çok güzel bir kitaptır ders verici öğreticidir. Kitapta değişik karakterdeki aydınların (yaşamın içinden, umutsuz, zeki, düzenbaz ve küçümseyen) toplumsal yaşamdaki rollerinden ve fikirlerinden bahsediliyor. Belirli bir konudaki fikir ayrılıkları ve tartışmaları görülüyor. Kitap 1899 yılında yazılmasına rağmen betimlenen karakterler günümüze de ışık tutar. Kitabı okuduğumda o yıl yazılmış kitabın günümüze nasıl ışık tutabildiğini görünce "işte yazar budur" dedim.

Kitaptan 2 Alıntı

nedense bir adamı tanımlamakta tuhaf bir aceleciliğimiz vardır, yanımıza sokulan birine şöyle ya da böyle bir sıfat yakıştırmaya can atarız. bu ivecenlliğimizin sonu çoğ kez ne olur, bilir misiniz? yeni tanıdığımız birinin karakter inceliklerini göremeyiz, belki de bile bile gözden kaçırırız. çünkü ölçülerimizden hiçbirine sığmayan bu incelikler o insanı tanımamıza engel olmaya başlamıştır. sık sık öyle durumlar olur ki, bir adamın kendine özgü karakter incelikleri dışardan farkedilmediği, görmezlikten gelindiği için o kişinin özgünlüğü olmaktan çıkar; bazı durumlarda da çevresindekilerin aldırmazlığından etkilenen adam, başkalarına benzememekten korkarak, karakterinin onlara uymayan yönlerini budamaya çalışır. eğer bu karakter özellikleri fazlaca sivriyse adama karşı büsbütün düşmanca bir tavır takınılır. kilise kapısında arkadaşlarından birkaç metelik fazla sadaka topladı diye bir dilenci de kıskanılıp horlanmaz mı?”

Mujik, Maksim GorkiMujik, Maksim Gorki

Taşra kentlerinde aydınların hepsi birbirini yakından tanır, bu yüzden de aralarında konuşulmadık şey kalmamıştır neredeyse. Eğer böyle bir çevreye yeni bir insan girecek olursa, herkesin dikkatini üzerine çekmesi çok doğaldır; ilk günler onunla ilgilenirler, gelişine sevinmiş gibidirler, adamı tanımak için uzaktan ölçüp biçerlerken arada bir sataşanlar da çıkar. Adamcağız, ölçülerine kolayca uyan biriyse ona hemen bir nitelik yakıştırırlar; iş, böylelikle kapanır ve onu aralarına alıp kendilerinden biri sayarlar. Ama dar çevrelerine uymayan biriyse kimse aldırış etmez ona: Adama da köşesine çekilip kendini içkiye vermekten başka çıkar yol kalmaz, toplumun dışına itilmiş biridir o artık. Nedense bir adamı tanımlamakta tuhaf bir aceleciliğimiz vardır, yanımıza sokulan birine şöyle ya da böyle bir sıfat yakıştırmaya can atarız. Bu ivecenliğimizin sonu çoğu kez ne olur bilir misiniz? Yeni tanıdığımız birinin karakter inceliklerini göremez, belki de bile bile gözden kaçırırız. Çünkü ölçülerimizden hiçbirine sığmayan bu incelikler o insanı tanımamıza engel olmaya başlamıştır. Sık sık öyle durumlar olur ki, bir adamın kendine özgü karakter incelikleri dışarıdan fark edilmediği, görmezlikten gelindiği için o kişinin özgünlüğü olmaktan çıkar, bazı durumlarda da çevresindekilerin umursamazlığından etkilenen adam, başkalarına benzememekten korkarak karakterinin onlara uymayan yönlerini budamaya çalışır. Eğer bu karakter özellikleri fazlaca sivriyse adama karşı büsbütün düşmanca bir tavır takınılır. Kilise kapısında arkadaşlarından birkaç metelik fazla sadaka topladı diye bir dilenci de kıskanılıp horlanmaz mı?

Mujik, Maksim Gorki (Sayfa 9 - Can)Mujik, Maksim Gorki (Sayfa 9 - Can)